(60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lanete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.

لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَدِينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ فِيهَا اِلَّا قَلِيلًا مَلْعُونِينَ اَيْنَمَا ثُقِفُوا اُخِذُوا وَقُتِّلُوا تَقْتِيلًا

le in lem yentehi l-munāfiḳūne ve(e)lleƶīne fī ḳulūbihim meraDun ve l-murcifūne fī l-medīneti le nuğriyenneke bihim ṧumme lā yucāvirūneke fīhā illā ḳalīlen / mel'ǔnīne eynemā ṧuḳifū uḣiƶū ve ḳuttilū teḳtīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَئِنْle inandolsun eğer
2لَمْlem
3يَنْتَهِyentehiن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakvazgeçmezlerse
4الْمُنَافِقُونَl-munāfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.iki yüzlüler
5وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve
6فِيbulunanlar
7قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinde
8مَرَضٌmeraDunم ر ضHasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmakbir hastalık
9وَالْمُرْجِفُونَve l-murcifūneر ج فTitremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı, kargaşa veya rahatsızlık durumunda olmak. Rajfatun - deprem, güçlü patlama. Murjifun - dedikoducular, kargaşa çıkaran kişi, yanlış endişe verici haberler/söylentiler veya kötü hikayeler yayan kişi.kötü haberler yayanlar
10فِي
11الْمَدِينَةِl-medīnetiم د نşehirşehirde
12لَنُغْرِيَنَّكَle nuğriyennekeغ ر وKarıştırmak, ortaya çıkarmak, uyandırmak, tutuşturmak, uzaklaştırmak, arzu uyandırmak, baştan çıkarmak/ayartmak/cezbetmek, heyecanlandırmak, yapıştırılmış, yapıştırılmış olan, yapışık/bağlı, düşkün, merak etmek; belirli bir kırmızı boya.seni üstüne süreriz
13بِهِمْbihimonların
14ثُمَّṧummesonra, ayrıca
15لَا
16يُجَاوِرُونَكَyucāvirūnekeج و رDüşüşe geçmek veya sapmak, yanlış ya da haksız davranmak, yakınında veya yakın yaşamak (bir başkasına), korumak, kurtarmak veya sığınma vermek.senin yanında kalamazlar
17فِيهَاfīhāorada
18اِلَّاillādışında
19قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.az bir zaman
1مَلْعُونِينَmel'ǔnīneل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.la'netlenirler
2اَيْنَمَاeynemānerede
3ثُقِفُواṧuḳifūث ق فÜstesinden gelmek, rastlamak, bulmak, yakalamak, almak, hakimiyet kazanmak, zeki olmak, yetenekli olmak, karşılaşmak, yakalamak/üstesinden gelmekrastlansalar
4اُخِذُواuḣiƶūا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekyakalanırlar
5وَقُتِّلُواve ḳuttilūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakve öldürülürler
6تَقْتِيلًاteḳtīlenق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakşiddetle

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Münâfıklarla gönüllerinde hastalık olanlar ve Medîne'de kötü haberler yayanlar, bu işten vazgeçmezlerse andolsun ki sana, onlara karşı bir kuvvet veririz de sonra artık orada pek az bir müddet komşu olabilirler sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Münâfıklarla gönüllerinde hastalık olanlar ve Medîneʼde kötü haberler yayanlar, bu işten vazgeçmezlerse andolsun ki sana, onlara karşı bir kuvvet veririz de sonra artık orada pek az bir müddet komşu olabilirler sana.

Adem Uğur

Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki ikiyüzlüler, sağlıksız düşünenler ve Medine'deki dedikodu yayanlar eğer vazgeçmezler ise, kesinlikle seni onlara salarız. . . Sonra orada sana az komşuluk yapmış olurlar.

Ahmet Tekin

Andolsun ki, müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıklar, iki yüzlüler, kalpleri kararmış, akıllarından zoru olan hasta ruhlular, Medine’de pis dedikodular yapanlar, kötü, bozguncu haberler yayarak halkın inancını sarsanlar, morallerini bozanlar, bu hallerini düzeltmezler, bu yaptıklarından vazgeçmezlerse, elbette seni onlara saldırmaya teşvik ederiz, savaşmanı, onları şehirden çıkarıp sürmeni emrederiz. Sonra kısa bir müddetin dışında, sana komşu olarak bile o bölgede kalamazlar.

Ahmet Varol

Andolsun eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve şehirde kötü haberler yayanlar (yaptıklarından) vazgeçmezlerse seni üzerlerine musallat ederiz. Sonra orada senin yanında ancak az bir süre kalabilirler.

Ali Bulaç

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakkı için, eğer münafıklarla kalblerinde şehvet hastalığı bulunanlar ve şehirde müminlerin ayıblarını arayıb yayanlar, (fenalıklarından) vazgeçmezlerse, muhakkak seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle o şehirde (Medine’de) az bir zamandan fazla komşu olamazlar;

Ali Rıza Safa

İkiyüzlüler, yüreklerinde sayrılık olanlar ve çevrede kötü haberler yayarak ortalığı karıştıranlar buna son vermezlerse, onların üzerinde üstünlük kurmanı sağlarız. Orada senin yanında çok az kalabilirler.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kötü haber yayanlar vazgeçmezlerse, seni onların üzerine süreriz. Sonra orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Bekir Sadak

Ikiyuzluler, kalblerinde fesat bulunanlar, sehirde bozguncu haberler yayanlar, eger bundan vazgecmezlerse, and olsun ki, seni onlarla mucadeleye davet ederiz; sonra cevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Celal Yıldırım

Münafıklar, kalblerinde (fitne ve fesâd gibi) hastalık bulunanlar ve Medine'de olmadık fena haberleri yayanlar, eğer bu huylarından vazgeçmezlerse, and olsun ki, seni üzerlerine caydırıcı olarak göndeririz, sonra da Medine'de senin komşuluğunda pek az bir süre kalabilirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(60-61) Münafıklar, kalplerinde çürüklük bulunanlar ve Medine’de asılsız haber yayanlar yaptıklarına son vermezlerse seni onların üzerine sevkedeceğiz; o zaman seninle beraber orada fazla oturamayacaklar, Allah’ın rahmetinden uzaklaşmış olarak nerede bulunsalar yakalanıp öldürülecekler.

Diyanet İşleri

(60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lanete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.

Diyanet İşleri (eski)

İkiyüzlüler, kalblerinde fesat bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse, and olsun ki, seni onlarla mücadeleye davet ederiz; sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Diyanet Vakfi

Andolsun, iki yüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar (fuhuş düşüncesi taşıyanlar), şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalblerinde bir hastalık olanlar ve Medine'de dedikodu yapanlar, bu yaptıklarından vazgeçmezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla komşu kalamazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, eğer o münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde yalan haberler yapıp tahrikte bulunanlar vazgeçmezlerse, mutlaka seni kendilerine musallat kılarız sonra orada çevrene pek az yanaşabilirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için eğer vazgeçmezlerse o münafıklar, kalblerinde maraz bulunanlar ve şehirde eracif neşr eden, tahrikat yapanlar, mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat kılarız, sonra orada cıvarına pek az yanaşabilirler

Erhan Aktaş

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

Fizilal-il Kuran

İki yüzlüler, kalplerinde fesat bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse, andolsun ki seni onlarla mücadeleye davet ederiz; sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Gültekin Onan

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcılık yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.

Hamdi Döndüren

Andolsun münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kentte yalan haber yayanlar, eğer bundan vazgeçmezlerse, seni onların üstüne süreriz. O zaman da, onlar kentte senin yanında az bir zaman kalabilirler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, eğer münafıklar, vicdanlarında bir maraz bulunanlar, şehirde fena haberler yayanlar (bu hallerinden) vaz geçmezler) se mutlak ve muhakkak seni kendilerine musallat ederiz. Sonra orada seninle az bir (zamandan fazla) komşu olamazlar.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Andolsun münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kötü haber yayanlar (bu hallerinden) vazgeçmezlerse, elbette seni onlara musallat ederiz, sonra orada senin yanında ancak az (bir süre) kalırlar.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, eğer münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar ve Medîne’de yalan haber yayanlar (yahudiler, bu yaptıklarından) vazgeçmezlerse, seni onlara mutlaka musallat ederiz; sonra orada (Medîne’de) ancak pek az (bir süre) sana komşu kalabilirler!

İbni Kesir

Andolsun ki münafıklar, kalblerinde hastalık bulunanlar, şehirde bozguncu haberler yayanlar, buna son vermezlerse; muhakkak seni onlarla mücadeleye çağırırız da sonra çevrende az bir zamandan fazla kalamazlar.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde çirkin haber yayanlar vazgeçmezlerse, seni onların üzerine salarız; sonra lanetlenmiş olarak, orada senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler. Nerede ele geçirilirlerse yakalanır ve (şiddetli bir) ölümle öldürülürler.

Muhammed Esed

İşte böyle, eğer ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık olanlar ve yalan haberler yayarak (Peygamber'in) kent(in)de huzursuzluk çıkaranlar (düşmanca hareketlerinden) vazgeçmezlerse (ey Muhammed,) onlar üzerinde üstünlük kurmanı sağlarız, o zaman bu (kentte) sana çok az bir süre komşu kalacaklardır:

Mustafa İslamoğlu

Şu kesin ki, eğer ikiyüzlüler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde yalan haber yayarak ortalığı karıştıranlar buna bir son vermezlerse, seni onların üzerine öyle bir salarız ki, sonra kısa bir süre dışında sana komşu olarak bile orada kalamazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, eğer münafıklar ve kalplerinde bir maraz bulunan kimseler ve şehirde fena haberler yayanlar, (bu hallerine) nihâyet vermezlerse elbette seni onların üzerlerine musallat ederiz. Sonra sana orada ancak pek az komşu olabilirler.

Ömer Öngüt

Andolsun ki münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve Medine'de yalan haber yayanlar vazgeçmezlerse, seni onlara musallat ederiz. Sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Suat Yıldırım

(60-61) Münafıklar, kalplerinde bir hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar ve şehirde müminlerin kusurlarını arayarak kötü haber yayanlar, bu hallerinden vazgeçmezlerse, Biz onlara karşı sana emir ve hakimiyet veririz de sonra orada ancak az bir zaman sana komşuluk edebilirler. Lânetlenirler, nerede rastlanırlarsa yakalanıp öldürülürler.

Süleyman Ateş

Andolsun, iki yüzlüler, kalblerinde hastalık bulunanlar, şehirde kötü haberler yayanlar (bu yaptıklarından) vazgeçmezlerse seni onların üstüne süreriz (onlarla savaşmanı ve onları şehirden sürüp çıkarmanı sana emrederiz); sonra orada, senin yanında ancak az bir zaman kalabilirler.

Süleymaniye Vakfı

Münafıklar /iki yüzlüler, kalplerinde hastalık olanlar /kafirler ve Medine'de panik yaratacak yalan haberler yayanlar yaptıklarından vazgeçmezlerse kesinlikle seni onlara musallat ederiz de çevrende fazla kalamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İkiyüzlüler ile, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine'de tedirginliğe yol açanlar, yaptıklarına son vermezlerse seni onların üstüne salarız, artık çevrende fazla kalamazlar.

Şaban Piriş

Münafıklar, kalplerinde hastalık olanlar ve Medine'de bozguncu, asılsız haber yayanlar eğer buna son vermezlerse, seni onların üzerine göndeririz, sonra orada seninle komşulukları fazla sürmez.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar ve şehirde kışkırtıcı yapan (yalan haber yayan)lar (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler.

Ümit Şimşek

Münafıklar ile kalplerinde fesat bulunanlar ve yalan haberlerle şehirde ortalığı karıştıranlar eğer bu hareketlerinden vazgeçmezlerse, Biz seni onların üzerine göndeririz de, pek azı müstesna, artık orada sana komşuluk edemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

İkiyüzlüler, kalplerinde maraz bulunanlar, şehirde çirkin haberler yayanlar, bu yaptıklarına son vermezlerse, seni onların üzerine gitmeye elbette teşvik edeceğiz. Bundan sonra onlar, orada senin yakınında, çok az kalabilirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər ikiüzlülər, qəlbi xəstə olanlar və şəhərdə qarayaxma şayiələr yayanlar öz yaramaz əməllərinə son qoymasalar, səni onlara qarşı çıxmağa çağırarıq. Sonra onlar orada artıq səninlə ancaq qısa bir müddət ərzində qonşuluq edər və

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər münafiqlər, qəlblərində mərəz (zinakarlıq, pozğunluq mərəzi) olanlar və Mədinədə qəsdən yalan şayiələr yayanlar (bu pis əməllərinə) son qoymasalar, şübhəsiz ki, səni onların üstünə qaldırarıq. Sonra onlar səninlə ancaq az bir müddət orada qonşu ola bilərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Heuchler, die Wankelmütigen und die Lügner, die Gerüchte in Medina verbreiten, nicht aufhören, werden Wir dich gegen sie vorgehen lassen, und so werden sie nur kurz in deiner Nähe weilen.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn nicht die Heuchler und diejenigen, in deren Herzen Krankheit ist, und diejenigen, die beunruhigende Gerüchte in der Stadt verbreiten, (damit) aufhören, werden Wir dich ganz gewiß gegen sie antreiben. Hierauf werden sie nur noch kurze Zeit darin deine Nachbarn sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn die Heuchler und diejenigen, in deren Herzen Krankheit ist, und die, welche Gerüchte in der Stadt verbreiten, nicht (von ihrem Tun) ablassen, dann werden Wir dich sicher gegen sie anspornen, dann werden sie nur noch für kurze Zeit in ihr deine Nachbarn sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wenn die Munafiq, diejenigen, in denen Herzen Krankheit ist, und die Anti-Propagatoren in Madina nicht aufhören, dann werden WIR dich doch gegen sie aufbringen, dann werden sie darin (in Al-madina) nicht mehr mit dir benachbart sein, außer für kurze Zeit.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Unless the hypocrites and those whose hearts reflect the morbidity inherent in their inmost being as well as those who incite to rebellion against the Muslims in the city and molest the women cease from such actions, We will instigate you to war upon them and give you mastery over them and they shall then find it difficult to neighbour with you therein but for a short while.

Abdul Haleem

If the hypocrites, the sick at heart, and those who spread lies in the city do not desist, We shall rouse you [Prophet] against them, and then they will only be your neighbours in this city for a short while.

Abdullah Yusuf Ali

Truly, if the Hypocrites, and those in whose hearts is a disease, and those who stir up sedition in the City, desist not, We shall certainly stir thee up against them: Then will they not be able to stay in it as thy neighbours for any length of time:

Abul A'la Maududi

If the hypocrites and those in whose hearts there is a sickness, and the scandal mongers in Madinah do not desist from their vile acts, We shall urge you to take action against them, and then they will hardly be able to stay in the city with you.

Aisha Bewley

If the hypocrites and those with sickness in their hearts and the rumour-mongers in Madina do not desist, We will set you onto them. Then they will only be your neighbours there a very short time.

Al-Hilali & Khan

If the hypocrites, and those in whose hearts is a disease (evil desire for illegal sex), and those who spread false news among the people in Al-Madinah stop not, We shall certainly let you overpower them: then they will not be able to stay in it as your neighbours but a little while.

Ali Quli Qarai

If the hypocrites do not relinquish and [also] those in whose hearts is a sickness, and the rumourmongers in the city [do not give up], We will surely urge you [to take action] against them, then they will not be your neighbours in it except for a little [while].

Amatul Rahman Omar

If the hypocrites, those who carry a disease in their hearts and the scandal-mongers (who circulate false rumours to cause agitation) in the city, do not give over (their evil designs and stop their activities), We shall (one day) make you exercise authority over them, then they will not dwell long in this (city) with you (as your neighbours).

Arthur John Arberry

Now; if the hypocrites do not give over, and those in whose hearts there is sickness and they that make commotion in the city, We shall assuredly urge thee against them and then they will be thy neighbours there only a little;

Bijan Moeinian

If the hypocrites, those who have a psychological problem [illwishers of Islam (though Muslim themselves), cherishing evil intentions and having criminal mentalities] and those who spread baseless rumors in Medina do not stop it, I (God) will help you to reveal their true natures so that they may hardly be able to live in this city and leave it out of shame.

E. Henry Palmer

Surely if the hypocrites and those in whose hearts is a sickness and the insurrectionists in Medinah do not desist, we will surely incite thee against them. Then they shall not dwell near thee therein save for a little while.

Edip-Layth

If the hypocrites, and those with disease in their hearts and those who spread lies in the city do not refrain, then We will let you overpower them, then they will not be able to remain as your neighbors except for a short while.

George Sale

Verily if the hypocrites, and those in whose hearts is an infirmity, and they who raise disturbances in Medina, do not desist; we will surely stir thee up against them, to chastise them: Henceforth they shall not be suffered to dwell near thee therein, except for a little time,

Hamid S. Aziz

O Prophet! Say to your wives and your daughters and the women of the believers that they let down upon them their over-garments (cloaks); this will be more proper, that they may be known, and not be molested; and Allah is Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

Indeed in case the hypocrites do not refrain, and the ones in whose hearts is sickness, and they that make commotion in the city, indeed We will definitely induce you against them; thereafter they will not be your neighbors there except for a little (while).

Marmaduke Pickthall

If the hypocrites, and those in whose hearts is a disease, and the alarmists in the city do not cease, We verily shall urge thee on against them, then they will be your neighbours in it but a little while.

Mohamed Ahmed - Samira

If the hypocrites and perverts, and the rumour-mongers of Madinah, do not desist even now, We shall rouse you against them, so they would not be able to live but a short time in the city with you.

Muhammad Asad

THUS IT IS: if the hypocrites, and they in whose hearts is disease, and they who, by spreading false rumours, would cause disturbances in the City [of the Prophet] desist not [from their hostile doings]. We shall indeed give thee mastery over them, [O Muhammad] - and then they will not remain thy neighbours in this [city] for more than a little while:

Mustafa Khattab

If the hypocrites, and those with sickness in their hearts, and rumour-mongers in Medina do not desist, We will certainly incite you ˹O Prophet˺ against them, and then they will not be your neighbours there any longer.

Progressive Muslims

If the hypocrites, and those with disease in their hearts and those who spread lies in the city do not refrain, then We will let you overpower them, then they will not be able to remain as your neighbours except for a short while.

Sahih International

If the hypocrites and those in whose hearts is disease and those who spread rumors in al-Madinah do not cease, We will surely incite you against them; then they will not remain your neighbors therein except for a little.

Sam Gerrans

If the waverers desist not, and those in whose hearts is disease, and the spreaders of lies in the city, We will impel thee against them; then will they not be your neighbours therein save a little,

Shabbir Ahmed

Thus it is. If the hypocrites and they in whose hearts is a disease, and the alarmists in the City do not cease, We indeed give you the authoritative mastery over them. Then they will be your neighbors no more than a short while.

Syed Vickar Ahamed

Truly, if those hypocrites (who lie against Islam) and those in whose hearts is a disease, cause unrest in the City (Medinah), do not stop (their mischief and wickedness), We shall certainly make you stand up against them: Then will they not be able to stay in it (the City) as your neighbors for a long time:

Taqi Usmani

If the hypocrites and those having malady in their hearts and the ones who spread rumors in Madīnah do not stop (their evil deeds), We will certainly stir you up against them, then they shall no longer live in it as your neighbors, but for a little while,

The Monotheist Group

If the hypocrites and those with disease in their hearts and those who spread lies in the city do not refrain, then We will let you overpower them, then they will not be able to remain as your neighbors except for a short while.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, si les hypocrites, ceux qui ont la maladie au cœur, et les alarmistes (semeurs de troubles) à Médine ne cessent pas, Nous tʹinciterons contre eux, et alors, ils nʹy resteront que peu de temps en ton voisinage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, eger ku munafiq û ew ên ku di dilê wan de nexweşiya (fihûşê) heye û ew ên ku li Medînê xeberên derew belav dikin, dev ji van (bizavên xwe) bernedin emê destûra te li wan bidin (ku tu şerê wan bikî û wan ji Medînê derînî). Piştre li wê derê li cem te ew ê bes demeke hindik bişên bimînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als de huichelaars, zij die in hun harten een ziekte hebben en de verspreiders van valse geruchten in de stad niet ophouden dan zullen Wij jou zeker tegen hen laten optreden; dan zullen zij slechts korte tijd daarin jouw buren blijven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, indien de huichelaars, en zij, in wier harten een gebrek huist, en zij die onrust te Medina veroorzaken, niet ophouden, zullen wij u zekerlijk tegen hen opwinden om hen te tuchtigen; voortaan zal het hun niet veroorloofd wezen nabij u daarin te wonen, behalve voor een korten tijd.

Hollandaca — Siregar

Als de huichelaars, en degenen in wier harten een ziekte is, en de lasteraars in Medinah, niet ophouden, dan zullen Wij jou tegen hen maatregelen laten nemen. Daarna zullen zij daar niet jouw buren zijn, behalve even.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если не удержатся лицемеры и те, в сердцах которых болезнь [сомнение], и распространяющие слухи в Медине (от нанесения вреда верующим), то Мы направим тебя (о, Пророк) против них (даруя Нашу поддержку). Потом они будут соседствовать с тобой в ней [в Медине] только недолго

Rusça — Osmanov

Если мунафики и те, чьи сердца порочны, и распространители [ложных слухов] в Медине не перестанут (злословить о муслимах] то ты одолеешь их благодаря Нашей поддержке и недолго они будут соседствовать с тобой здесь (т. е. в Медине),

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OM INTE hycklarna och de som har tvivlets sjuka i sina hjärtan och de som vållar oro i (Profetens) stad genom att sprida ut falska rykten - (om de) inte upphör (med sina förehavanden), skall Vi sannerligen låta dig (Muhammad) gå hårt fram mot dem (och) då kommer de inte länge att förbli dina grannar i (staden).