Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًا وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِنِينَ الْقِتَالَ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَزِيزًا

ve radde (a)llahu (e)lleƶīne keferū bi ğayZihim lem yenālū ḣayran ve kefā (a)llahu l-mu'minīne l-ḳitāle ve kāne (a)llahu ḳaviyyen ǎzīzen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَرَدَّve raddeر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geri çevirdi
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar edenleri
5بِغَيْظِهِمْbi ğayZihimغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencereöfkeleriyle
6لَمْlem
7يَنَالُواyenālūن ي لElde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmekeremediler
8خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayra
9وَكَفَىve kefāك ف يYeterli olmak, yetmek.ve yeter
10اللّٰهُ(a)llahuAllah
11الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlere
12الْقِتَالَl-ḳitāleق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaksavaşta
13وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15قَوِيًّاḳaviyyenق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).güçlüdür
16عَزِيزًاǎzīzenع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertüstündür

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah, kâfirleri, hiddetleriyle, şiddetleriyle defetti, onlar hiçbir hayra nâil olamadan; ve Allah, savaş için yetti inananlara ve Allah, pek kuvvetlidir, üstündür.

Adem Uğur

Allah, o inkâr edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah(ın yardımı) savaşta müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir.

Ahmed Hulusi

Allah, hakikat bilgisini inkar edenleri bir hayra nail olmaksızın kendi hışımları ile defetti! Allah, savaşta iman edenlere yeterli geldi. . . Allah Kaviyy'dir, Aziyz'dir.

Ahmet Tekin

Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri, hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah’ın, mü’minlerin savaşta karşılaştıkları güçlükleri gidermeye, mü’minlere yardıma gücü yeter. Allah güçlüdür, kudretli ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Allah, kâfirleri hiçbir hayra (zafer veya mala) eremedikleri halde, öfkeleriyle geri çevirdi. Allah savaşta mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, üstündür.

Ali Bulaç

Allah, inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.

Ali Fikri Yavuz

Allah (Hendek savaşındaki) o kâfirleri, hiç bir zafere eremedikleri halde öfkeleriyle geri çevirdi. Böylece Allah, savaş yükünü müminlerden kaldırdı. Allah KAVÎ’dir= her şeye gücü yeter, Azîz’dir= her şeye gâlibdir.

Ali Rıza Safa

Allah, nankörlük edenleri, öfkeleriyle geri çevirdi; hiçbir yarar elde edemediler. Allah, inananları da savaştan uzak tuttu. Çünkü Allah, Kudretlidir; Üstündür.

Bayraktar Bayraklı

Allah, inkar edenleri, kinleriyle birlikte geri çevirdi. Onlar hiçbir başarı elde edemediler. Savaşta, inananlara Allah yeter. Allah çok kuvvetlidir; çok güçlüdür.

Bekir Sadak

Allah inkar edenleri, kinleriyle geri cevirdi, bir hayra ulasamadilar; savasta, inananlara Allah'in yardimi yetti. Allah kuvvetli olandir, guclu olandir.

Celal Yıldırım

Allah, o küfredenleri öfke ve kinleriyle geri çevirdi de hiç bir hayra eremediler. Allah savaşta (yardımcı olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah inkârcıları, hiçbir şey elde edemeden, kin ve öfkeleri ile geri çevirdi. Allah’ın desteği müminler için yeterlidir. Allah güçlüdür, üstündür.

Diyanet İşleri

Allah, inkar edenleri, hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta mü'minlere kafi geldi. Allah, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah inkar edenleri, kinleriyle geri çevirdi, bir hayra ulaşamadılar; savaşta, inananlara Allah'ın yardımı yetti. Allah kuvvetli olandır, güçlü olandır.

Diyanet Vakfi

Allah, o inkâr edenleri hiçbir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Allah(ın yardımı) savaşta müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem Allah kâfirleri herhangi bir hayra ulaşmadan hınçlarıyle defetti. Bu şekilde Allah, müminlere savaşta kâfi geldi. Allah çok güçlüdür, çok üstündür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem Allah o kafirleri elleri hiçbir hayra ermeksizin öfkeleriyle defetti. Ve bu şekilde Allah müminlere savaş hakkında yetiverdi. Allah çok güçlüdür, üstündür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah hem o kafirleri hiçbir hayra elleri irmeksizin gayzleriyle def'etti ve bu suretle Allah, mü'minlere kıtalin hakkından geliverdi ve Allah, kaviy, aziz bulunuyor

Erhan Aktaş

Kafirleri bir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, Mü'minlere savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirleri bir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, Mü'minlere savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri hiçbir yarar elde etmeden kinleriyle geri çevirdi. Ve Allah, inananlara savaşta yeterli geldi. Allah, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.

Fizilal-il Kuran

Âllah, o kafirleri hiçbir şey elde edemeden öfkeleriyle geri çevirdi. Allah'ın yardımı savaşta mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir.

Gültekin Onan

Tanrı, küfredenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Tanrı (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) inançlılara yetti. Tanrı çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.

Hamdi Döndüren

Böylece Allah, inkâr edenleri, amaçlarına ulaşamadan, öfkeleriyle birlikte geri çevirmişti. Çünkü Allah savaşta mü’minlere yetmişti. Gerçekten Allah mutlak üstündür, çok yücedir.

Hasan Basri Çantay

Allah, o kafirleri hiçbir hayra eremedikleri halde öfkeleriyle red (ve def) etdi. Allah, muhaarebe (hususunda) mü'minlere elverdi. Allah kavidir, (her şey'e) gaalibdir.

Hasib Asutay

Allah, o inkâr edenleri hiçbir hayra (başarıya) ermeden öfkeleriyle geri çevirdi. Allah (ın yardımı) savaşta müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak üstündür.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki Allah, inkâr edenleri (kendi) öfkeleriyle geri çevirdi; hiçbir hayra (zafere)eremediler. Allah ise, savaşta (galip gelmeleri için) mü’minlere yetti. Çünki Allah, Kavî (pek kuvvetli)dir, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir.

İbni Kesir

Allah, küfredenleri kinleriyle geri çevirdi. Ve hiç bir hayra nail olmadılar. Allah, savaşta mü'minlere yetti. Ve Allah; Kavi, Aziz olandır.

Mehmet Okuyan

Allah o kâfirleri (onlar) hiçbir menfaate ulaşamadan öfkeleri ile geri çevirmişti. Savaş (konusun)da Allah(ın yardımı), müminlere yeter. Allah kuvvetlidir, güçlüdür.

Muhammed Esed

Allah, böylece, hakikati inkara şartlanmış olanları bütün öfke ve hiddetleri içinde yüzüstü bıraktı; onlar hiçbir fayda elde edemediler, çünkü savaşta müminler(i korumay)a Allah'ın yardımı yetti, gördüler ki Allah güçlüdür ve kudret sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Allah, kinleri yüzünden küfre gömülenleri geri püskürtmüş, ellerine hiçbir şey geçmemiştir; zira Allah mü'minlere savaşta da yeter: ve zaten Allah eşsiz bir kuvvet, mutlak bir izzet sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah, kâfir olan kimseleri pürgazap oldukları halde geri çevirdi, bir hayra kavuşmadılar. Ve Allah, mü'minlere savaşta muvaffak olmaları için kafî oldu. Ve Allah Teâlâ pek kuvvetlidir, pek galiptir.

Ömer Öngüt

Allah o kâfirleri öfke ve kinleriyle geri çevirdi. Onlar hiç hayra eremediler. Allah savaşta müminlere yetti. Allah kuvvetlidir, Azîz'dir.

Suat Yıldırım

Allah, o kâfirleri, elleri boş olarak, kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Müminlerin savaşmasına hacet bırakmadı. Herkes anladı ki Allah pek kuvvetlidir, mutlak galiptir.

Süleyman Ateş

Allah, inkar edenleri öfkeleriyle geri çevirdi; hiçbir hayra eremediler. Allah savaşta (rüzgar ve meleklerin yardımıyle) mü'minlere yetti. Allah güçlüdür, üstündür.

Süleymaniye Vakfı

Allah, kafirlik edenleri (düşman kuvvetlerini) öfkeleriyle geri döndürdü. Hiçbir şey elde edemediler. Savaşta müminlere Allah yeter. Allah güçlüdür, daima üstündür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, gerçekleri görmezlikten gelen düşman kuvvetlerini, ellerine bir şey geçiremeden, kin ve nefretleri icerisinde geri çevirdi, çatışma sırasında da Allah'ın yardımı müminlere yetti. Allah güçlüdür, işini başarır.

Şaban Piriş

Allah, kafirleri, öfkeleri içinde geri çevirdi. Zafere ulaşamadılar. Savaşta Allah, müminlere yetti. Çünkü Allah güçlüdür, galiptir.

Tefhim-ul Kuran

Allah, küfredenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah, (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.

Ümit Şimşek

Allah o kâfirleri, emellerine erişememiş halde, öfkeleriyle geri gönderdi. Sonuçta, mü'minlere savaşta Allah kâfi geldi. Çünkü Allah karşı konulmaz kuvvet sahibidir; Onun gücü herşeye üstün gelir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, küfre sapanları öfkeleriyle yüz geri etti; hiçbir hayra ulaşamadılar. Allah, çarpışma sırasında müminler için yeterli oldu. Allah Kavi'dir, Aziz'dir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Allah kafirləri qəzəbli olduqları halda geri qaytardı və onlar heç bir xeyrə nail olmadılar. Döyüşdə Allah möminlərə kifayət etdi. Allah Qüvvətlidir, Qüdrətlidir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott ließ die Ungläubigen in ihrer Wut zurückweichen, ohne daß sie ein Ergebnis erreicht hätten. Er nahm den Gläubigen die Mühe des Kampfes ab. Gottes Macht und Gewalt sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Und Allah wies diejenigen, die ungläubig waren, mit ihrem Grimm zurück, ohne daß sie etwas Gutes erlangt hätten. Und Allah ersparte den Gläubigen den Kampf. Allah ist Stark und Allmächtig.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Allah schlug die Ungläubigen in ihrem Grimm zurück; sie erlangten keinen Vorteil. Und Allah ersparte den Gläubigen den Kampf. Und Allah ist Allmächtig, Erhaben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ALLAH wehrte diejenigen, die Kufr betrieben haben, mit ihrer Wut ab. Sie erreichten nichts Gutes. Und ALLAH ersparte den Mumin den Kampf. Und ALLAH ist immer allkraftvoll, allwürdig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And Allah drove back the infidels, in the rage of their distemper, who failed to accomplish their intended end and Allah spared the votaries the fighting and averted the imminent disaster. Allah has always been Qwiyun (Omnipotent) and Azizun (Almighty).

Abdul Haleem

God sent back the disbelievers along with their rage- they gained no benefit–– and spared the believers from fighting. He is strong and mighty.

Abdullah Yusuf Ali

And Allah turned back the Unbelievers for (all) their fury: no advantage did they gain; and enough is Allah for the believers in their fight. And Allah is full of Strength, able to enforce His Will.

Abul A'la Maududi

Allah sent back the unbelievers empty-handed, their hearts seething with rage. Allah sufficed the believers in their fight. Allah is Most Powerful, Most Mighty.

Aisha Bewley

Allah sent back those who were kafir in their rage without their achieving any good at all. Allah made saved the muminun from having to fight. Allah is Most Strong, Almighty.

Al-Hilali & Khan

And Allâh drove back those who disbelieved in their rage: they gained no advantage (booty). Allâh sufficed for the believers in the fighting (by sending against the disbelievers a severe wind and troops of angels). And Allâh is Ever All-Strong, All-Mighty.

Ali Quli Qarai

Allah sent back the faithless in their rage, without their attaining any advantage, and Allah spared the faithful of fighting, and Allah is all-strong, all-mighty.

Amatul Rahman Omar

And Allâh drove the disbelievers back (from Madînah and they turned back) with fire of rage (and full of spite for the Muslims); they gained no good. And Allâh sufficed the believers in (their) fighting. Allâh is Ever Powerful, All-Mighty.

Arthur John Arberry

And God sent back those that were unbelievers in their rage, and they attained no good; God spared the believers of fighting. Surely God is All-strong, All-mighty.

Bijan Moeinian

[See how] God made the disbelievers army to retreat while in rage without any gain. God Himself was enough [to fight against them for] for the believers. Indeed God is the Most Powerful, the Almighty [only one sand storm of Him and a mighty army looses the ground!]

E. Henry Palmer

And God drove back the misbelievers in their rage; they gat no advantage;- God was enough for the believers in the fight, for God is strong, mighty!

Edip-Layth

God drove back those who rejected with their rage, they left empty handed. God thus spared those who acknowledge any fighting. God is Powerful, Noble.

George Sale

God hath driven back the infidels in their wrath: They obtained no advantage; and God was a sufficient protector unto the faithful in battle; for God is strong and mighty.

Hamid S. Aziz

That Allah may reward the truthful for their truth, and punish the hypocrites if He please or relent towards them (mercifully); surely Allah is Forgiving, Merciful.

Mahmoud Ghali

And Allah turned back (the ones) who disbelieved in their rage; they attained no charity, and Allah was a sufficient (protector) to the believers from fighting. And Allah has been Ever-Powerful, Ever-Mighty.

Marmaduke Pickthall

And Allah repulsed the disbelievers in their wrath; they gained no good. Allah averted their attack from the believers. Allah is ever Strong, Mighty.

Mohamed Ahmed - Samira

God drove the unbelievers back in their fury, and they gained no advantage. God was sufficient (to help) the believers in the battle. God is all-powerful and all-mighty.

Muhammad Asad

Thus, for all their fury, God repulsed those who were bent on denying the truth; no advantage did they gain, since God was enough to [protect] the believers in battle - seeing that God is most powerful, almighty;

Mustafa Khattab

And Allah drove back the disbelievers in their rage, totally empty-handed. And Allah spared the believers from fighting. For Allah is All-Powerful, Almighty.

Progressive Muslims

And God drove back those who disbelieved with their rage, they left empty handed. God thus spared the believers any fighting. God is Powerful, Noble.

Sahih International

And Allah repelled those who disbelieved, in their rage, not having obtained any good. And sufficient was Allah for the believers in battle, and ever is Allah Powerful and Exalted in Might.

Sam Gerrans

And God repelled those who ignored warning in their wrath — they have not attained to good; and God sufficed the believers in the fight; and God is strong and exalted in might.

Shabbir Ahmed

And Allah repulsed the disbelievers in their fury; they gained no advantage. Allah sufficed the believers against the attack. For, Allah is Strong,

Syed Vickar Ahamed

And Allah drove back the unbelievers in spite of their anger: They did not gain any advantage; And Allah is enough for the believers in fight. And Allah is Full of Strength (Qh'avi), All Mighty (Aziz).

Taqi Usmani

Allah has turned back the disbelievers with all their rage, having achieved no good; and Allah sufficed the believers against fighting. And Allah is Powerful, Mighty.

The Monotheist Group

And God drove back those who disbelieved with their rage, they left empty handed. God thus spared the believers any fighting. God is Powerful, Noble.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Allah a renvoyé, avec leur rage, les infidèles sans quʹils nʹaient obtenu aucun bien, et Allah a épargné aux croyants le combat. Allah est Fort et Puissant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafirbûne, Xwedê ew bi kîn û xezeba wan ve vegerandin. Wan tu feyde bi dest xwe ve neanî. Xwedê di şer de besî bawermendan e. Bêguman Xwedê xurt û desthilat e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar God heeft hen die ongelovig zijn in hun woede teruggewezen zonder dat zij iets goeds bereikt hadden; God heeft de gelovigen voor het strijden gevrijwaard; God is sterk en machtig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft de ongeloovigen met hunne woede teruggedreven. Zij verkregen geen voordeel uit dien krijg, en God was een toereikende beschermer voor de geloovigen in den slag; want God is sterk en machtig.

Hollandaca — Siregar

En Allah dreef de ongelovigen en hun woede (over hun verlies) terug; zij verkregen niets van het goede. En Allah hield (de ongelovigen) af van de gelovigen in de strijd. En Allah is Sterk, Almachtig

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Аллах отразил тех, которые стали неверными [объединенные войска неверующих] (от Медины), (и ушли они без успеха) со своим гневом: и не обрели они добра (ни для этого мира, ни для Вечной жизни). И избавил Аллах верующих от сражения (послав на неверующих ветер и ангелов); и (ведь) Аллах – сильный, величественный!

Rusça — Osmanov

Как ни яростны были неверные, Аллах обратил их в бегство, и не добились они успеха. Пусть верующим помогает в сражении только Аллах. Аллах - могучий, великий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud lät förnekarna avtåga, rasande över att inte ha uppnått den framgång (som de räknat med); Gud besparade nämligen de troende (den avgörande) drabbningen - hos Gud finns all styrka, all makt.