Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

وَاَنْزَلَ الَّذِينَ ظَاهَرُوهُمْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مِنْ صَيَاصِيهِمْ وَقَذَفَ فِي قُلُوبِهِمُ الرُّعْبَ فَرِيقًا تَقْتُلُونَ وَتَأْسِرُونَ فَرِيقًا

ve enzele (e)lleƶīne Zāherūhum min ehli l-kitābi min SayāSiyhim ve ḳaƶefe fī ḳulūbihimu r-ruǎ'be ferīḳan teḳtulūne ve te'sirūne ferīḳan

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنْزَلَve enzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve indirdi
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
3ظَاهَرُوهُمْZāherūhumظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakonlara yardım eden
4مِنْmin-nden
5اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarehli-
6الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
7مِنْmin-nden
8صَيَاصِيهِمْSayāSiyhimص ي صKorumak, savunmak, muhafaza etmek, gözetmek, güvende tutmak. Siisah - kale, horoz mahmuzları, boynuz, koruma ve güvenlik/savunma/muhafaza için kullanılan herhangi bir şey.kaleleri-
9وَقَذَفَve ḳaƶefeق ذ فFırlatmak, atmak, ilham vermek, incitmek, ortadan kaldırmak, atmak, daldırmak, birisini (çirkin ve kötü eylemlerle) suçlamak, ateş etmek, (ok gibi) fırlatmakve düşürdü
10فِيiçine
11قُلُوبِهِمُḳulūbihimuق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalbleri
12الرُّعْبَr-ruǎ'beر ع بKorku/dehşet, korkutmak, korkudan titremek, büyük huşu, tehdit edilmiş, yüksek ve şiddetli ses, kafiyeli düzyazı, büyülenmiş/büyülenmiş olmak, doldurmak (örn. kap, vadi), parçalara veya dilimlere ayırmak, zayıf ve korkak, sarsılma/titremekorku
13فَرِيقًاferīḳanف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir kısmını
14تَقْتُلُونَteḳtulūneق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürüyordunuz
15وَتَأْسِرُونَve te'sirūneا س رtutsak etmek, mahkum etmek, eklem/bağ/çerçeve/güç/enerjive esir alıyordunuz
16فَرِيقًاferīḳanف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir kısmını da

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kitap ehli oldukları halde onlara yardım edenleri de, yüreklerine korku düşürüp kalelerinden sürdü çıkardı, bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da tutsak ediyordunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kitap ehli oldukları halde onlara yardım edenleri de, yüreklerine korku düşürüp kalelerinden sürdü çıkardı, bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da tutsak ediyordunuz.

Adem Uğur

Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Ahmed Hulusi

Ehl-i kitaptan onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine endişe düşürdü. . . Bir bölümünü öldürüyordunuz, bir bölümünü de esir ediyordunuz.

Ahmet Tekin

Allah, ehl-i kitaptan, müşrik ordularına yardım edenleri, kalelerinden indirdi ve akıllarına, kalplerine korku düşürdü. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Ahmet Varol

Kitap ehlinden onlara yardım edenleri de kalelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

Ali Bulaç

Kitap ehlinden onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.

Ali Fikri Yavuz

Kitap ehlinden olub (Hendek savaşındaki) o kâfirlere yardım edenleri (yani Kurayza oğullarını), Allah kalblerine korku düşürerek kalelerinden indirdi de bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Ali Rıza Safa

Kitap halkı arasından onlara yardım edenleri kalelerinden indirdi ve yüreklerine korku saldı. Bir bölümünü öldürdünüz, bir bölümünü de tutsak aldınız.

Bayraktar Bayraklı

Allah, kitap ehlinden düşman gruplara yardım edenleri kalelerinden indirip, kalplerine korku saldı. Siz onlardan bir grubu öldürüyor, bir grubu da esir alıyordunuz.

Bekir Sadak

Allah, Kitap ehlinden, kafirleri destekleyenleri kalelerinden indirmis, kalblerine korku salmisti; onlarin kimini olduruyor, kimini de esir aliyordunuz.

Celal Yıldırım

Allah, Kitap Ehli'nden düşmanlara arka çıkıp yardım edenleri kalelerinden indirdi de kalblerine korku saldı. Onlardan kimini öldürüyordunuz, kimini de esir ediyordunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, Ehl-i kitap’tan onlara destek verenleri kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı; artık onların bir kısmını öldürüyorsunuz, bir kısmını da esir alıyorsunuz.

Diyanet İşleri

Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir ediyordunuz.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, Kitap ehlinden, kafirleri destekleyenleri kalelerinden indirmiş, kalblerine korku salmıştı; onların kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz.

Diyanet Vakfi

Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem de kitap ehlinden onlara arka çıkıp destekleyenleri, kalplerine korku düşürerek kulelerinden indirdi, (siz onların) bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir (alıyordunuz).

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem de ehli kitabdan onlara muzaheret edenleri, kalblerine korku düşürerek kulelerinden indirdi, bir kısmını katlediyordınız bir kısmını esir

Erhan Aktaş

Allah, Kitap Ehli'nden düşmanlara yardım edenleri kalelerinden indirdi. Ve yüreklerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, Kitap Ehli'nden düşmanlara yardım edenleri kalelerinden indirdi. Ve yüreklerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, Kitap Ehli'inden düşmanlara yardım edenleri kalelerinden indirdi. Ve yüreklerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz.

Fizilal-il Kuran

Allah, kitap ehlinden onlara yardım eden Kureyze yahudilerini de kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü. Onlardan bir kısmını öldürüyorsunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Gültekin Onan

Kitap ehlinden onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.

Hamdi Döndüren

Allah, kitap ehlinden onlara yardım edenleri, kalplerine korku salarak kalelerinden indirmişti. Siz, onlardan bir kısmını öldürürken, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Hasan Basri Çantay

Kitablardan olub da onlara müzaaheretde bulunanları da, yüreklerine korku düşürerek, kal'alarından indirdi. Bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir ediyordunuz.

Hasib Asutay

(Allah) kitap ehlinden olup da onlara yardım edenleri (12) kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü. (Onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz. (12. Hendek savaşında düşman ordularına yardım eden Beni Kureyza Yahudileri.)

Hayrat Neşriyat

Ve (Allah), ehl-i kitabdan, onlara (o müşrik ordularına) yardım edenleri (Kureyza yahudilerini), kalelerinden indirdi ve kalblerine korku düşürdü; bir tâifeyi öldürüyordunuz, bir tâifeyi de esir alıyordunuz.

İbni Kesir

Ehl-i kitabdan onlara destek olanları, kalelerinden indirdi. Ve kalblerine korku saldı. Onlardan kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz.

Mehmet Okuyan

Allah kitap ehlinden (olup) onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirmiş ve kalplerine korku düşürmüştü. (Siz direnenlerin) bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Muhammed Esed

(ve gördüler ki) saldırganlara yardım eden geçmiş vahiylerin mensuplarını kalelerinden çekip çıkardı ve kalplerine korku saldı; böylece bir kısmını öldürdünüz, bir kısmını da esir aldınız;

Mustafa İslamoğlu

Yine o, geçmiş vahyin mensuplarından düşmana destek verenleri kalelerinden çıkarmış ve kalplerine korku salmıştır; (baksanıza), bir kısmını öldürüyor bir kısmını da esir alıyorsunuz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ehl-i kitaptan olup da onlara müzaherette bulunanları kal'alarından indirdi ve kalplerine korku düşürdü. Bir tâifeyi öldürüyordunuz, bir tâifeyi de esir alıyordunuz.

Ömer Öngüt

Allah, ehl-i kitaptan, kâfirleri destekleyenleri kalelerinden indirmiş ve kalplerine korku salmıştı. Onların kimini öldürüyor, kimini esir alıyordunuz.

Suat Yıldırım

O kâfir düşmanlara içeriden destek vererek hıyanet eden Ehl-i kitaptan Beni Kurayza’yı da kulelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı, bir kısmını öldürüp, diğer bir kısmını da esir aldınız.

Süleyman Ateş

Kitap ehlinden onlara yardım eden (Kurayza yahudi)lerini de kalelerinden indirdi ve kalblerine korku düşürdü. (Onlardan) Bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Süleymaniye Vakfı

Allah, ehlikitaptan düşmana arka çıkanları, korunaklı yerlerinden indirdi ve onların kalplerine korku saldı. Bir kısmını öldürüyor, (onlar üzerine hakimiyet kurduğunuzda da) diğer kısmını esir alıyordunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, kitap ehlinden, düşmana arka çıkanları da kalplerine korku salarak kalelerinden indirdi, onların kimini öldürüyor, kimini de esir alıyordunuz.

Şaban Piriş

Kitap ehlinden olup, onlara yardım edenlerin kalplerine korku düşürüp, kalelerinden indirdi. Onların bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

Tefhim-ul Kuran

Kitab ehlinden onlara arka çıkanları da kalelerinden indirdi ve onların kalplerine korku düşürdü. Siz (onlardan) bir kısmını öldürüyordunuz, bir kısmını ise esir alıyordunuz.

Ümit Şimşek

Kitap Ehlinden onlara arka çıkanları da Allah kulelerinden indirdi ve kalplerine korku saldı. Siz de onlardan kimini öldürdünüz, kimini esir aldınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, Ehlikitap'tan onlara arka çıkanları, kulelerinden/kalelerinden indirdi, kalplerine korku saldı: Bir grubunu öldürüyordunuz, bir grubunu da esir ediyordunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah Kitab əhlindən müttəfiqlərə yardım edənləri öz qalalarından endirdi və onların qəlbinə qorxu saldı. Siz onların bir qismini öldürür, bir qismini də əsir götürürdünüz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah kitab əhlindən onlara (kafirlərə) kömək edənlərin ürəklərinə qorxu salıb onları öz qalalarından endirdi. Siz onların bir qismini öldürür, bir qismini də əsir alırdınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ließ die den Ungläubigen beistehenden Schriftbesitzer von ihren Festungen herunter kommen und jagte ihnen Schrecken ein. So habt ihr sie teils erschlagen, teils gefangengenommen.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er ließ diejenigen von den Leuten der Schrift, die ihnen beigestanden hatten, aus ihren Burgen heruntersteigen. Und Er jagte in ihre Herzen Schrecken; eine Gruppe (von ihnen) habt ihr getötet und eine Gruppe gefangengenommen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er brachte die aus dem Volk der Schrift, die ihnen halfen, von ihren Burgen herunter und warf Schrecken in ihre Herzen. Einen Teil tötetet ihr, und einen Teil nahmt ihr gefangen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ALLAH ließ diejenigen von den Schriftbesitzern, die ihnen (Al-ahzab) den Rücken stärkten, von ihren Burgen heruntersteigen, und ER jagte Schrecken in ihre Herzen ein - eine Gruppe habt ihr getötet und eine Gruppe habt ihr gefangen genommen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And He disengaged those of Ahl AL-Kitab (the People of the Book), who sided with the confederates, from their strongholds and inspired terror to their hearts to the end that you -Muslims- were able to kill some and hold others in confinement.

Abdul Haleem

He brought those People of the Book who supported them down from their strongholds and put panic into their hearts. Some of them you [believers] killed and some you took captive.

Abdullah Yusuf Ali

And those of the People of the Book who aided them - Allah did take them down from their strongholds and cast terror into their hearts. (So that) some ye slew, and some ye made prisoners.

Abul A'la Maududi

Allah brought down from their fortresses those People of the Book who had supported the invading confederates and cast such terror into their hearts that some of them you kill and some of them you take captive.

Aisha Bewley

He brought down from their fortresses those of the People of the Book who supported them and cast terror into their hearts. You killed some of them and some you took prisoner.

Al-Hilali & Khan

And those of the people of the Scripture who backed them (the disbelievers), Allâh brought them down from their forts and cast terror into their hearts, (so that) a group (of them) you killed, and a group (of them) you made captives.

Ali Quli Qarai

And He dragged down those who had backed them from among the People of the Book from their strongholds, and He cast terror into their hearts, [so that] you killed a part of them, and took captive [another] part of them.

Amatul Rahman Omar

And He brought down from their strongholds those of the people of the Scripture (- the Jews of Madînah, the perfidious Banû Quraizâh) who had backed them (-the invading enemies). He inspired awful terror into their hearts (so much so that) some of them you were able to slay and others you could take as captives.

Arthur John Arberry

And He brought down those of the People of the Book who supported them from their fortresses and cast terror in their hearts; some you slew, some you made captive.

Bijan Moeinian

As to the Jews [of Bani Quraizah], who joined the enemy’s army, God brought them down from their strong fortress and put such a fear of you in their hearts that today you easily slaughter them in the battle or take them as prisoners.

E. Henry Palmer

And He drove down those of the people of the Book who had helped them from their fortresses and hurled dread into their hearts; a part ye slew and ye took captive a part:

Edip-Layth

He also brought down those who helped support them among the people of the book from their secure positions, and He threw fear into their hearts. Some of them you killed, and some you took captive.

George Sale

And He hath caused such of those who have received the scriptures, as assisted the confederates, to come down out of their fortresses, and He cast into their hearts terror and dismay: A part of them ye slew, and a part ye made captives;

Hamid S. Aziz

And Allah turned back the disbelievers in their rage; they did not obtain any advantage, and Allah sufficed the believers in their fight. Allah is Strong, Mighty.

Mahmoud Ghali

And He brought down (the ones) of the population of the Book (Or: Family of the Book, i. e., the Jews and christians) who backed them from their bastions, and hurled horror in their hearts; a group you killed and (another) group you (made) captive.

Marmaduke Pickthall

And He brought those of the People of the Scripture who supported them down from their strongholds, and cast panic into their hearts. Some ye slew, and ye made captive some.

Mohamed Ahmed - Samira

He made those of the people of the Book who had helped (the tribes) descend from their forts, and filled their hearts with dread, so that you killed some and made many captive;

Muhammad Asad

and He brought down from their strongholds those of the followers of earlier reve­lation who had aided the aggressors, and cast terror into their hearts: some you slew, and some you made captive;

Mustafa Khattab

And He brought down those from the People of the Book[1] who supported the enemy alliance from their own strongholds, and cast horror into their hearts. You ˹believers˺ killed some, and took others captive.

Progressive Muslims

And He also brought down those who helped support them from among the people of the Scripture from their secure positions, and He threw terror into their hearts. Some of them you killed, and some you took captive.

Sahih International

And He brought down those who supported them among the People of the Scripture from their fortresses and cast terror into their hearts [so that] a party you killed, and you took captive a party.

Sam Gerrans

And He brought down those who assisted them among the doctors of the Law from their strongholds, and hurled terror into their hearts; a faction you killed, and you took captive a faction.

Shabbir Ahmed

Those People of the Scripture who allied with the clans (despite having a treaty with you), have been taken out from their forts and strongholds, and panic has struck their hearts. Some of them were killed in the battle and others were taken prisoners of war. (The Jewish tribe, Bani Quraizah had violated the treaty, although another Jewish tribe, Bani Nadir of Khyber had also been among the confederates).

Syed Vickar Ahamed

And those of the people of the Book who helped them— Allah did take them down from their firm places and cast extreme fear into their hearts; Some you killed, and some you took captives.

Taqi Usmani

He has brought those of the people of the Book (the Jews) who had backed them, down from their fortresses, and cast awe into their hearts, so as to make you kill some of them and take others as captives;

The Monotheist Group

And He also brought down those who helped support them from among the people of the Book from their secure positions, and He threw terror into their hearts. Some of them you killed, and some you took captive.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Il a fait descendre de leurs forteresses ceux des gens du Livre qui les avaient soutenus (les coalisés), et Il a jeté lʹeffroi dans leurs cœurs; un groupe dʹentre eux vous tuiez, et un groupe vous faisiez prisonniers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, ji ehlî kitêb ew ên ku hevkariya wan (hevalbendên muşrik) kirin, ew ji keleyên wan anîne xwarê û tirsa we avêtiye dilên wan; vêca hûn hinekan ji wan (ji ber xiyaneta wan) dikujin, hinekan ji wan jî dîl digirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En God liet degenen van de mensen van het boek die hen geholpen hadden uit hun verdedigingswerken afdalen en Hij heeft hun harten schrik aangejaagd zodat jullie een groep doodden en een groep gevangen namen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij deed degenen van hen die de schriften hebben ontvangen en de verbondenen ondersteunden, uit hunne sterkten komen. En hij wierp schrik en verslagenheid in hunne harten; gij versloegt een deel van hen, en een deel van hen maaktet gij krijgsgevangenen.

Hollandaca — Siregar

En Hij zond degenen die hen (de bondgenoten) steunden van de Lieden van de Schrift van hun forten naar beneden. En Hij wierp angst in hun harten. Jullie doodden een groep (mannen) en jullie namen een groep (vrouwen en kinderen) gevangen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И вывел Он тех из людей Писания [иудейское племя бану Курайза], которые помогали им [объединенным войскам неверующих], из своих укреплений [из крепостей иудеев] и вверг в их сердца страх; одну часть вы убьете [мужчин, которые не принимают Ислам] и возьмете в плен (другую) часть [женщин и детей].

Rusça — Osmanov

Он изгнал их из укреплений тех людей Писания, которые помогали им, и вселил в их сердца страх, [устроив так, что] одну часть из них вы перебили, а другую взяли в плен.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Han drev ut dem bland efterföljarna av äldre tiders uppenbarelser, som hade stött angriparna, från deras befästa torn och, darrande av skräck, (gav de sig utan strid); några hade ni dödat och de övriga tog ni till fånga.