Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

وَاِذْ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ اِلَّا غُرُورًا

ve iƶ yeḳūlu l-munāfiḳūne ve(e)lleƶīne fī ḳulūbihim meraDun mā veǎdenā (a)llahu ve rasūluhu illā ğurūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶve hani
2يَقُولُyeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyordu
3الْمُنَافِقُونَl-munāfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.münafıklar
4وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve bulunanlar
5فِي
6قُلُوبِهِمْḳulūbihimق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalblerinde
7مَرَضٌmeraDunم ر ضHasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmakhastalık
8مَا
9وَعَدَنَاveǎdenāو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)bize vaadde bulunmadı
10اللّٰهُ(a)llahuAllah
11وَرَسُولُهُve rasūluhuر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Resulü
12اِلَّاillādışında
13غُرُورًاğurūranغ ر رAldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işlerboş vaatler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani münafıklarla gönüllerinde hastalık olanlar, Allah ve Peygamberi demişlerdi, bizi ancak aldattılar, vaatlerinde aldatıştan başka bir şey yok.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani münafıklarla gönüllerinde hastalık olanlar, Allah ve Peygamberi demişlerdi, bizi ancak aldattılar, vaatlerinde aldatıştan başka bir şey yok.

Adem Uğur

Ve o zaman, münafıklar ile kalplerinde hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar: Meğer Allah ve Resûlü bize sadece kuru vaadlerde bulunmuşlar! diyorlardı.

Ahmed Hulusi

Hani münafıklar ve kalplerinde maraz bulunanlar (sağlıklı düşünemeyenler): "Allah ve O'nun Rasulü, bize bir aldanıştan başka bir şey vadetmemiş" diyorlardı.

Ahmet Tekin

O zaman müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar ile, kalpleri kararmış, aklından zoru olan hasta ruhlular: 'Meğer Allah ve Rasûlü bize sadece kuru vaatlerde bulunmuşlar!' diyorlardı.

Ahmet Varol

O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar: 'Allah ve Resulü bize sadece vaadlerde bulundu' diyorlardı.

Ali Bulaç

Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: " Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

O vakit münafıklarla kalblerinde bir maraz (şübhe) olanlar:” - Allah ve Rasûlü, bize, aldatmadan başka bir vaad etmemiş.” diyorlardı.

Ali Rıza Safa

İkiyüzlüler ve yüreklerinde sayrılık olanlar, şöyle diyorlardı: "Allah ve O'nun elçisi, bize aldanıştan başka bir şey vermemiş!"

Bayraktar Bayraklı

Münafıklar ile kalplerinde hastalık olanlar, "Meğer Allah ve Peygamberi bize boş vaadlerden başka bir şeyde bulunmadı" diyorlardı.

Bekir Sadak

Ikiyuzluler ve kalblerinde hastalik olanlar: «Allah ve peygamberi bize sadece kuru vaadlerde bulundular» diyorlardi.

Celal Yıldırım

Ve hani münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar, «Allah ve Peygamberi bize ancak aldatıcı bir va'dde bulunmuşlardır» diyorlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yine o zaman münafıklar ve kalplerinde bozukluk bulunanlar, “Allah ve resulünün vaadleri bizleri aldatmaktan ibaretmiş!” demişlerdi.

Diyanet İşleri

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar" diyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

İkiyüzlüler ve kalblerinde hastalık olanlar: 'Allah ve Peygamberi bize sadece kuru vaadlerde bulundular' diyorlardı.

Diyanet Vakfi

Ve o zaman, münafıklar ile kalplerinde hastalık (iman zayıflığı) bulunanlar: Meğer Allah ve Resûlü bize sadece kuru vaadlerde bulunmuşlar! diyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: «Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış.» diyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O vakit münafıklar ve kalplerinde bir hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir va'd yapmamış." diyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt ki münafıklar ve kalblerinde bir maraz bulunanlar "Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir va'd yapmamış" diyorlardı

Erhan Aktaş

O zaman Münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize boş vaatte bulunmuş." diyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize boş vaatte bulunmuş." diyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Rasulü bize boş vaatte bulunmuş." diyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler: «Allah ve Resulü bize sadece boş vaadlerde bulundu» diyorlardı.

Gültekin Onan

Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Tanrı ve Resulü bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.

Hamdi Döndüren

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, “Meğer Allah ve elçisi, bize boş vaatte bulunmuş!” diyorlardı.

Hasan Basri Çantay

O vakit münafıklarla kalblerinde bir maraz bulunanlar "Allah ve Resulü bize bir aldatışdan başka bir şey va'd etmemiş" diyorlardı.

Hasib Asutay

O vakit münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, 'Allah ve Resulü bize bir aldatıştan başka bir şey va'detmedi' diyorlardı. (5) (5. İnanç zayıflığı olanlar bozgunculuk yapıyordu.)

Hayrat Neşriyat

O zaman münâfıklarla kalblerinde bir hastalık (i'tikad zayıflığı) bulunanlar ise: 'Allah ve Resûlü bize sâdece boş bir va'dde bulunmuş!' diyorlardı.

İbni Kesir

Ve hani münafıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: Allah ve Rasulü bize sadece boş vaadlerde bulundular, diyorlardı.

Mehmet Okuyan

Hani münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar “(Meğer) Allah ve Elçisi bize aldatmadan başka bir vaatte bulunmamışlar!” diyorlardı.

Muhammed Esed

Ve ikiyüzlüler ile kalpleri hastalıklı olanların (birbirlerine), "Allah ve Elçisi bize sadece boş vaadlerde bulunmaktalar" dedikleri zaman(ki durumu hatırla!)

Mustafa İslamoğlu

O sırada ikiyüzlüler ve kalplerinde hastalık olanlar diyordu ki: "Allah ve O'nun elçisi bizi yalnızca boş vaadlerle avuttu."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o vakit münafıklar ve kalplerinde bir hastalık bulunanlar diyordu ki, «Allah ve Resûlü bize bir aldatıştan başka vaadetmiş olmadı».

Ömer Öngüt

Hani o zaman münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: “Allah ve Resul'ü bize sadece kuru vaadlerde bulundular. ” diyorlardı.

Suat Yıldırım

Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık (iman zayıflığı) olanlar: "Allah ve Resulünün bize zafer vâd etmesi, meğer bizi aldatmak içinmiş!" diyorlardı.

Süleyman Ateş

Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunan kimseler: "Allah ve Resulü bize sadece boş vaadlerde bulundu." diyordu.

Süleymaniye Vakfı

O gün münafıklar /iki yüzlüler ile kalplerinde hastalık olanlar/kafirler şöyle diyorlardı: (Meğer) Allah ve resulü sadece bizi aldatmak için vaatte bulunmuş!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İkiyüzlüler ile kalplerinde hastalık olanlar ise şöyle diyorlardı: "Allah ve Elçisinin verdiği söz, bizi aldatmaktan başka bir işe yaramadı."

Şaban Piriş

Münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar: -Allah ve elçisi bize sadece boş vaadde bulunmuş, diyorlardı.

Tefhim-ul Kuran

Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: «Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi» diyorlardı.

Ümit Şimşek

Münafıklar ile kalplerinde hastalık bulunanlar ise, 'Allah ve Resulünün vaadleri bizi kandırmak içinmiş' diyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Münafıklarla, kalplerinde maraz olanlar şöyle diyorlardı: "Allah ve resulü bize, bir aldanışdan başka bir şey vaat etmemiş."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman münafiqlər və qəlbində xəstəlik olanlar: “Allah və Onun Elçisi bizə ancaq yalan vədə vermişdir”– deyirdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O zaman münafiqlər və qəlblərində mərəz (şəkk) olanlar: ″Allah və Onun peyğəmbəri bizə yalan vəʼd etmişdir. (Biz zəfər çala bilməyəcəyik)″ – deyirdilər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Heuchler und die Wankelmütigen sagten: ʺGott und Sein Gesandter haben uns nur Illusionen versprochen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als die Heuchler und diejenigen, in deren Herzen Krankheit ist, sagten: ʺAllah und Sein Gesandter haben uns nur Trügerisches versprochen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als die Munafiq und diejenigen, in deren Herzen Krankheit war, sagten: ʺALLAH und Sein Prophet versprachen uns nichts außer Täuschendem.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, said the hypocrites and those whose hearts reflected the morbidity inherent in their innermost being: "What do you say to this! Allah and His Messenger promised us nothing but deception and delusion".

Abdul Haleem

the hypocrites and the sick at heart said, ‘God and His Messenger promised us nothing but delusions!’

Abdullah Yusuf Ali

And behold! The Hypocrites and those in whose hearts is a disease (even) say: "Allah and His Messenger promised us nothing but delusion!"

Abul A'la Maududi

And call to mind when the hypocrites and all those with diseased hearts said: "All that Allah and His Messenger had promised us was nothing but deceit."

Aisha Bewley

When the hypocrites and people with sickness in their hearts said, ‘What Allah and His Messenger promised us was mere delusion. ’

Al-Hilali & Khan

And when the hypocrites and those in whose hearts is a disease (of doubts) said: "Allâh and His Messenger (صلى الله عليه وسلم) promised us nothing but delusion!"

Ali Quli Qarai

And when the hypocrites were saying, as well as those in whose hearts is a sickness, ‘Allah and His Apostle did not promise us [anything] except delusion. ’

Amatul Rahman Omar

(Recall the time, ) when the hypocrites and those who carried a (spiritual) disease in their hearts said, `Allâh and His Messenger only made us a false and delusive promise (of victory).

Arthur John Arberry

And when tile hypocrites, and those in whose hearts is sickness, said, 'God and His Messenger promised us only delusion. '

Bijan Moeinian

Then the hypocrites, and those who suffer from the sickness of lack of will power, openly said: "What God and His Prophet promised us wan nothing but a delusion. "

E. Henry Palmer

And when the hypocrites and those in whose hearts was sickness said, 'God and His Apostle have only promised us deceitfully. '

Edip-Layth

The hypocrites and those who have a sickness in their hearts said, "God and His messenger promised us nothing but illusions!"

George Sale

And when the hypocrites, and those in whose heart was an infirmity, said, God and his apostle have made you no other than a fallacious promise.

Hamid S. Aziz

There the believers were sorely tried and they were shaken with severe shaking.

Mahmoud Ghali

And as the hypocrites and the ones in whose hearts is sickness said, "In no way did Allah and His Messenger promise us anything except delusion. "

Marmaduke Pickthall

And when the hypocrites, and those in whose hearts is a disease, were saying: Allah and His messenger promised us naught but delusion.

Mohamed Ahmed - Samira

When the hypocrites and those who were filled with doubt, said: "The promise of God and His Apostle was nothing but deceit. "

Muhammad Asad

And [remember how it was] when the hypo­crites and those with hearts diseased said [to one another], "God and His Apostle have promised us nothing but delusions!"

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when the hypocrites and those with sickness in their hearts said, "Allah and His Messenger have promised us nothing but delusion!"

Progressive Muslims

And the hypocrites and those who have a sickness in their hearts said: "God and His messenger promised us nothing but illusions!"

Sahih International

And [remember] when the hypocrites and those in whose hearts is disease said, " Allah and His Messenger did not promise us except delusion,"

Sam Gerrans

And when the waverers and those in whose hearts is disease said: “God and His messenger promised us only delusion,”

Shabbir Ahmed

And recall when the hypocrites and those who had doubt in their hearts, said to one another, "Allah and His Messenger promised us nothing but delusion. "

Syed Vickar Ahamed

And when the hypocrites (those who hide the truth) and those whose hearts have sickness (even) say: "Allah and His Messenger (Muhammad) promised us nothing but delusions (and false hopes)!"

Taqi Usmani

(Remember) when the hypocrites and those having malady in their hearts were saying, "Allah and His messenger did not promise us but deceitfully;

The Monotheist Group

And the hypocrites and those who have a sickness in their hearts said: "God and His messenger promised us nothing but delusion!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand les hypocrites et ceux qui ont la maladie (le doute) au cœur disaient: ʺAllah et Son messager ne nous ont promis que tromperieʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê demê munafiqan û ew ên ku di dilên wan de nexweşî (zeîfiya îmanê) hebû, digotin: Xwedê û Pêxemberê wî meger peymanên xapandinê dane me!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen de huichelaars en zij die in hun harten een ziekte hebben zeiden: ʺGod en Zijn gezant hebben Ons slechts begoocheling toegezegd.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen de huichelaars, en zij in wier hart een gebrek huisde zeiden: God en de gezanten hebben u slechts eene bedriegelijke belofte gedaan.

Hollandaca — Siregar

En (gedenk) toen de huichelaars en degenen, in wier harten een ziekte is, zeiden: ʺAllah en Zijn Boodschapper hebben ons slechts een misleidende belofte gedaan.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Вспомните], как мунафики и те, в чьих сердцах болезнь, восклицали: ʺТо, что обещали нам Аллах и Его посланник, оказалось всего лишь обманом!ʺ