Secde Suresi 14. Ayet — Elfaz
(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."
1فَذُوقُواfe ƶūḳūo halde tadınİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygu
2بِمَاbimākarşılığını (cezasını)Harf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3نَسِيتُمْnesītumunutmanızınMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak
6هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri
7اِنَّاinnābiz deHarf-i Nasb+Zamir
8نَسِينَاكُمْnesīnākumsizi unuttukMazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak
9وَذُوقُواve ƶūḳūve tadınBağlaç+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygu
10عَذَابَǎƶābeazabıİsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
11الْخُلْدِl-ḣuldiebediMarife (Belirlilik Takısı)+İsimخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak
12بِمَاbimāötürüHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
13كُنْتُمْkuntumoluklarınızdanMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
14تَعْمَلُونَteǎ'melūneyapıyor(lar)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat