(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

فَذُوقُوا بِمَا نَسِيتُمْ لِقَاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا اِنَّا نَسِينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

fe ƶūḳū bimā nesītum liḳā'e yevmikum hāƶā innā nesīnākum ve ƶūḳū ǎƶābe l-ḣuldi bimā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَذُوقُواfe ƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duyguo halde tadın
2بِمَاbimākarşılığını (cezasını)
3نَسِيتُمْnesītumن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmakunutmanızın
4لِقَاءَliḳā'eل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaşmayı
5يَوْمِكُمْyevmikumي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününüzle
6هٰذَاhāƶābu
7اِنَّاinnābiz de
8نَسِينَاكُمْnesīnākumن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmaksizi unuttuk
9وَذُوقُواve ƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duyguve tadın
10عَذَابَǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
11الْخُلْدِl-ḣuldiخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi
12بِمَاbimāötürü
13كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoluklarınızdan
14تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tadın azâbı, şu güne ulaşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı, şüphe etmeyin ki biz de unuttuk sizi ve tadın ebedî olarak azâbı yaptıklarınıza karşılık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tadın azâbı, şu güne ulaşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı, şüphe etmeyin ki biz de unuttuk sizi ve tadın ebedî olarak azâbı yaptıklarınıza karşılık.

Adem Uğur

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!

Ahmed Hulusi

Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuzdan dolayı, tadın! Gerçek ki, biz de sizi unuttuk! Yaptıklarınızdan ötürü, sonsuz azabını tadın!

Ahmet Tekin

O gün onlara: 'Bu güne kavuştuğunuzda, hesabını vereceğiniz sorumlulukları unutmanız sebebiyle şimdi cezanızı tadın bakalım. Aslına bakarsanız, biz de sizi, size rahmetimizle muameleyi unuttuk. İşlediğiniz ameller dolayısıyle ebedî azâbı tadın.' diyeceğiz.

Ahmet Varol

O halde, bu güne kavuşacağınızı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonu gelmeyen azabı tadın.

Ali Bulaç

Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.

Ali Fikri Yavuz

(Kâfirler cehenneme girdikleri vakit, melekler onlara şöyle der): “- O halde, bu günümüze kavuşmayı unutmanız, (O’na imanı terk etmeniz) yüzünden tadın azabı!...Biz de sizi unuttuk, (sizi cehennemde bıraktık). İşlemiş olduğunuz küfür ve isyan sebebiyle bitmez tükenmez azabı tadın bakalım...”

Ali Rıza Safa

"Bu gününüze kavuşmayı unutmuş olmanıza karşılık, artık tadın! Aslında, Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık, tadın sürekli cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Suçlulara, "Bu gününüze kavuşacağınızı unuttuğunuzdan dolayı cezanızı çekin! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı süreli azabı tadın!" denilecektir.

Bekir Sadak

«ugune kavusmayi unutmanizin karsiligini gorun; dogrusu Biz de sizi unuttuk, yaptiklariniza karsilik ebedi azabi tadin» deriz.

Celal Yıldırım

O halde bugüne kavuşmayı unutup kulak ardına atmanız sebebiyle tadın tadacağınızı. Şüphesiz ki, biz de sizi unuttuk (rahmetimizden sizi uzak tuttuk). Artık yapageldiğiniz işlere karşılık sonsuz azabı tadın !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Onlara denecek ki:) “Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanız sebebiyle cezayı tadın bakalım! İşte şimdi biz de sizi unuttuk; haydi yaptıklarınızın bedeli olarak ebedî azabı tadın şimdi!”

Diyanet İşleri

(Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."

Diyanet İşleri (eski)

'Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını görün; doğrusu Biz de sizi unuttuk, yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın' deriz.

Diyanet Vakfi

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduğunuz işler yüzünden tadın ebedî azabı!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için (azabı) tadın, işte Biz de sizi unuttuk. Yapıp durduğunuz işler yüzünden tadın ebedi azabı!

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde tadın unuttuğunuz için bu gününüzün çatmasını, işte biz de sizi unuttuk ve tadın huld azabını yapıb durduğunuz işler yüzünden

Erhan Aktaş

Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için tadın azabı. Kuşkusuz Biz de sizi unuttuk. Yapmış olduklarınıza karşılık, sürekli olan azabı tadın.

Fizilal-il Kuran

Bugüne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.

Gültekin Onan

Öyleyse bu (azab) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.

Hamdi Döndüren

(O gün onlara şöyle diyeceğiz): Bugününüze kavuşmayı unutmanızın cezasını tadın bakalım! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı sonsuzluk azabını tadın!”

Hasan Basri Çantay

O halde şu gününüze kavuşmayı unutduğunuza mukaabil tadın (azabı)! Doğrusu (şimdi) biz de sizi unutduk! Yapmakda (ısraar) etdiğiniz (kötülükler) yüzünden tadın o ardı arası kesilmeyen azabı!

Hasib Asutay

Artık bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle (cezasını) tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk. (6) Yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın. (6. Azapta bıraktık.)

Hayrat Neşriyat

Öyle ise, bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz için (azâbı) tadın (bakalım)! Çünki (bugün de) biz sizi unuttuk; o hâlde yapmakta olduklarınızdan dolayı tadın ebedî azâbı!

İbni Kesir

Öyleyse şu günümüze kavuşmayı unuttuğunuzdan ötürü tadın azabı. Doğrusu Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonsuz azabı tadın.

Mehmet Okuyan

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk (azapta terk ettik); yaptıklarınız nedeniyle ebedî azabı tadın!”

Muhammed Esed

(Ve Allah, günahkarlara şöyle seslenecek:) "O halde, bu (Hesap) Günü'nün gelip çatacağını umursamamanın (cezasını) çekin bakalım şimdi! (Artık) Biz de sizi bıraktık: öyleyse, yapmış olduğunuz (her türlü kötülük)ten dolayı (bu) ebedi azabı tadın!"

Mustafa İslamoğlu

Haydi, bu buluşma gününü hatırlanmaya değer bulmadığınız için azabı tadın bakalım! Çünkü artık Biz de sizi hatırlanmaya değer bulmuyoruz. Haydi, yapmakta ısrar ettiklerinizden dolayı ebedi mahrumiyeti tadın!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Artık tadın, bu gününüze kavuşmayı unutmanız sebebiyle. İşte Biz de sizi unuttuk. Ve yapar olduğunuz şeyler yüzünden ebedî azabı tadın.»

Ömer Öngüt

Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan dolayı tadın ebedî azabı!

Suat Yıldırım

"Öyleyse, siz nasıl bugünkü buluşmayı unuttunuz ve bu unutmayı ömür boyu sürdürdüyseniz, Biz de bugün sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü, tadın bakalım sürekli azabı!"

Süleyman Ateş

"Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızdan ötürü ebedi azabı tadın!"

Süleymaniye Vakfı

(Onlara şöyle denecek:) "Bugününüze varmayı unutmuş olmanızın karşılığını tadın! Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık kalıcı olan azabı tadın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara; "Bugünkü yüzleşmeyi umursamamanızın karşılığını görün; biz de sizi umarsamıyoruz. Yaptıklarınıza karşılık sizi hiç bir şekilde öldürmeyecek azabı tadın" deriz.

Şaban Piriş

Bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz için azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınızın karşılığı olarak kalıcı azabı tadın.

Tefhim-ul Kuran

Öyleyse bu (azab gününüzle karşılaşmayı) unutmanıza karşılık olarak azab tadın. Biz de sizi gerçekten unuttuk; yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.

Ümit Şimşek

Bugüne kavuşmayı unuttuğunuz için şimdi tadın azabı! Bu defa da Biz sizi unuttuk; yaptıklarınızdan dolayı ebediyet azabını tadın.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bu gününüzü unutmuş olmanın karşılığını tadın. Kuşkusuz, biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonsuzluk azabını tadın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu gününüzlə qarşılaşacağınızı unutduğunuza görə dadın əzabı! Doğrusu, Biz də sizi unutduq. Etdiyiniz əməllərə görə dadın əbədi əzabı!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Kafirlər Cəhənnəmə girdikdə Allah onlara belə buyurar:) ″Bu günə yetişəcəyinizi unutduğunuza görə indi dadın (əzabı)! Biz də sizi unutduq. (Cəhənnəmdə köməksiz buraxdır). Etdiyiniz əməllərin cəzası olaraq dadın əbədi əzabı!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So kostet die Höllenstrafe, weil ihr diesen euren Tag (den Jüngsten Tag) zu übersehen pflegtet. Wir lassen euch so, als wäret ihr übersehen worden. Kostet dann die ewige Strafe wegen der Untaten, die ihr begangen habt!

Almanca — Der Edle Quran

So kostet (es) dafür, daß ihr die Begegnung mit diesem eurem Tag vergessen habt. Gewiß, Wir haben euch (auch) vergessenʹ. Kostet die ewige Strafe für das, was ihr zu tun pflegtet.

Almanca — M. A. Rassoul

So kostet (die Strafe); denn ihr vergaßt das Eintreffen dieses euren Tages.(Auch) Wir haben euch vergessen. Kostet denn die Strafe der Ewigkeit um dessentwillen, was ihr getan habt.

Almanca — Muhammad Zaidan

So erfahrt (die Peinigung) dafür, daß ihr die Begegnung dieses euren Tages vergessen habt. Gewiß, WIR berücksichtigen euch nicht. Und erfahrt die Peinigung in Ewigkeit für das, was ihr zu tun pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall they be told: "Now you taste the fatal consequence of neglecting the encounter with this Day, and in return We have also neglected you; now you taste the eternal torment that is laid upon the damned for committing yourselves to actions contrary to what was dictated to you by Allah's revelations".

Abdul Haleem

So since you ignored the meeting on this Day of yours, now We shall ignore you: taste the lasting suffering for all you have done.’

Abdullah Yusuf Ali

"Taste ye then - for ye forgot the Meeting of this Day of yours, and We too will forget you - taste ye the Penalty of Eternity for your (evil) deeds!"

Abul A'la Maududi

So taste the chastisement on account of your forgetting the encounter of this Day. We, too, have forgotten you. Taste the eternal chastisement as a requital for your misdeeds."

Aisha Bewley

So taste it. Because you forgot the meeting of this Day, We have forgotten you. Taste the punishment of eternal timelessness for what you did.’

Al-Hilali & Khan

Then taste you (the torment of the Fire) because of your forgetting the Meeting of this Day of yours. Surely We too will forget you: so taste you the abiding torment for what you used to do.

Ali Quli Qarai

So taste [the punishment] for your having forgotten the encounter of this day of yours. We [too] have forgotten you. Taste the everlasting punishment because of what you used to do.

Amatul Rahman Omar

So suffer (the punishment for your evil deeds). Since you had given up (the idea of) the meeting of this day of yours so We too have forsaken you (now). Suffer therefore the long-lasting punishment because of the misdeeds you used to do.

Arthur John Arberry

So now taste, for that you forgot the encounter of this your day! We indeed have forgotten you. Taste the chastisement of eternity for that you were doing!'

Bijan Moeinian

Now in response to your forgetting the existence of this Day, God will forget you on this Day. Taste the everlasting torture as a punishment of your wrongdoings.

E. Henry Palmer

'So taste ye, for that ye forgat the meeting of this day of yours,- verily, we have forgotten you! and taste ye the torment of eternity for that which ye have done!'

Edip-Layth

So taste the consequences of your ignoring/forgetting this day; for We have now ignored/forgotten you. Taste the eternal retribution in return for what you used to do.

George Sale

Taste therefore the torment prepared for you, because ye have forgotten the coming of this your day: We also have forgotten you; taste therefore a punishment of eternal duration, for that which ye have wrought.

Hamid S. Aziz

And if We had pleased We would certainly have given to every soul its guidance, but the word (which had gone forth about evil-doers) from Me was just this: "I will certainly fill hell with the jinn and men together. "

Mahmoud Ghali

So taste for that you forgot the meeting of this your Day! Surely We have forgotten you. And taste the torment of eternity for whatever you were doing."

Marmaduke Pickthall

So taste (the evil of your deeds). Forasmuch as ye forgot the meeting of this your day, lo! We forget you. Taste the doom of immortality because of what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you. Now taste the everlasting punishment for your deeds.

Muhammad Asad

[And He will say unto the sinners:] "Taste, then, [the recompense] for your having been obli­vious of the coming of this your Day [of Judgment] - for, verily, We are [now] oblivious of you: taste, then, [this] abiding suffering for all [the evil] that you were wont to do!"

Mustafa Khattab

So taste ˹the punishment˺ for neglecting the meeting of this Day of yours. We ˹too˺ will certainly neglect you. And taste the torment of eternity for what you used to do!

Progressive Muslims

So taste the consequences of your forgetting this Day; for We have now forgotten you. And taste the eternal retribution in return for what you used to do.

Sahih International

So taste [punishment] because you forgot the meeting of this, your Day; indeed, We have [accordingly] forgotten you. And taste the punishment of eternity for what you used to do."

Sam Gerrans

“So taste! Because you forgot the meeting of this your day, We have forgotten you. And taste the punishment of eternity because of what you did!”

Shabbir Ahmed

It will be said, "Taste you then, for you remained oblivious of this Day of yours, and so, now We forget you - taste the lasting doom for what you used to do. "

Syed Vickar Ahamed

"Then you taste (the penalty) because you forgot the Meeting of yours on this Day, surely, We too will forget you— You taste the penalty of eternity for your (evil) actions!"

Taqi Usmani

So, have a taste, because you had forgotten the meeting of this day of yours. We have forgotten you; and taste the eternal punishment for what you used to do.

The Monotheist Group

So taste the consequences of your forgetting this Day; for We have now forgotten you. And taste the eternal retribution in return for what you used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺGoûtez donc! Pour avoir oublié la rencontre de votre jour que voici. Nous aussi Nous vous avons oubliés. Goûtez au châtiment éternel pour ce que vous faisiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Dema ku kafir diçin dojehê dergevan ji wan re wiha dibêjin: Bi sedema ku hûn ji vê rojê xafil man, de vêca ezab biçêjin. Birastî em jî we di ezab de dihêlin. De haydê bi sedema kirinên xwe ezabê her û herî biçêjin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Proeft het dus omdat jullie de ontmoeting op deze dag van jullie hebben vergeten; Wij hebben jullie ook vergeten! Proeft de altijd durende bestraffing voor wat jullie deden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Proef dus de marteling welke voor u is gereed gemaakt, dewijl gij het komen van dezen uwen dag hebt vergeten: wij hebben ook u vergeten. Proef dus de eeuwig durende straf voor hetgeen gij hebt verricht.

Hollandaca — Siregar

Proeft dan (de bestraffing), omdat jullie ie de ontmoeting van deze Dag van jullie vergaten. Voorwaar, Wij hebben jullie vergeten. En proeft de eeuwige bestraffing vanwege wat jullie plachten te doen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И многобожникам, перед тем, как они войдут в Ад, будет сказано): «Вкушайте [получайте] же (это наказание) за то, что вы (погрузившись в потехи и наслаждения) забыли про встречу с этим вашим днем [про День Суда]! Поистине, (сегодня) Мы вас (тоже) забыли [оставляем в Аду], и вкушайте же наказание вечности [вечные мучения] за то (неверие и многобожие), что вы совершали (будучи на Земле)!

Rusça — Osmanov

Так вкусите же [наказание] за то, что вы запамятовали, что предстанете [передо Мной], когда настанет этот ваш день. Воистину, Мы предали вас забвению. Так вкусите же вечное наказание за то, что вы творили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och Han skall säga till syndarna:) ʺPröva nu följden av att ni glömde (Vårt) möte denna Dag; Vi har (även) glömt er. Smaka straffet för era handlingar, (ett straff) som skall vara i evighet!ʺ