Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ

ve le hu l-Hamdu fī s-semāvāti ve l-erDi ve ǎşiyyen ve Hīne tuZhirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَهُve le huO'na mahsustur
2الْحَمْدُl-Hamduح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.hamd
3فِي
4السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
5وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerde
6وَعَشِيًّاve ǎşiyyenع ش وGece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak veya almak, yardım etmek, destek olmak, kurtarmak, korumak, birine bir şey vermek, birine fayda sağlamak.ve günün sonunda
7وَحِينَve Hīneح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmekve zaman
8تُظْهِرُونَtuZhirūneظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmaköğleye erdiğiniz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzîh edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onadır hamd göklerde ve yeryüzünde; ve tenzîh edin onu gündüzün sonlarında ve öğle vaktinde.

Adem Uğur

(17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.

Ahmed Hulusi

Ki, semalarda ve arzda Hamd O'na aittir. . . Güneşin tam tepede olduğu ya da kaybolmaya yüz tuttuğu süreçte!

Ahmet Tekin

Gündüzün sonuna doğru, ikindi vaktinde, öğle vaktine eriştiğinizde, göklerde ve yerde yalnız ona hamdolsun.

Ahmet Varol

Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Gündüzün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin). [1]

Ali Bulaç

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Ali Fikri Yavuz

Göklerde ve yerde hamd O’nundur. İkindi vaktinde de, öğleye girdiğiniz vakitte de (öğle ile ikindi namazını kılın ve Allah’ı tesbih edin).

Ali Rıza Safa

Övgüler, O'na özgüdür; göklerde ve yeryüzünde, günün sonunda ve öğleye erdiğinizde.

Bayraktar Bayraklı

- O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih ediniz/namaz kılınız!Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.

Bekir Sadak

(17-18) Aksamlarken ve sabahlarken, ogle ve ikindi vaktinde Allah'i (ki goklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kilin.

Celal Yıldırım

Hamd (her türlü güzel övgü) göklerde de, yerde de O'na mahsustur, (övülmeğe ancak O lâyıktır). İkindi vaktinde de, öğleye girerken de (O'nu tesbîh edin, namaz kılın).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göklerde ve yerde her türlü övgü O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de O’nu tesbih edin.

Diyanet İşleri

Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde Allah'ı tespih edin.

Diyanet İşleri (eski)

(17-18) Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.

Diyanet Vakfi

(17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Göklerde ve yerde, ikindileyin ve öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem hamd ona Göklerde ve Yerde ve ikindileyin ve o zaman ki öğle edersiniz

Erhan Aktaş

Karanlık ve aydınlık zamanlarda, göklerde ve yerde hamd, O'na aittir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karanlık ve aydınlık zamanlarda, göklerde ve yerde hamd, O'na aittir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz zaman, Göklerde ve yerde hamd, O'na aittir.

Fizilal-il Kuran

Göklerde ve yerde, günün sonunda, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'nundur.

Gültekin Onan

Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Hamdi Döndüren

Göklerde ve yerde hamd (övgü) O’na aittir. Gündüzün sonunda ve öğleye ulaştığınızda da (O’nu tesbih edin!)

Hasan Basri Çantay

Göklerde ve yerde hamd Onundur. Gündüzün nihayetinde de, öğle vakfına vardığınız vakıtda da (Allahı tenzih ve tesbih edin, namaz kılın).

Hasib Asutay

Göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakitte hamd O'na mahsustur. (6) (6. İbn Abbas'a göre bu iki âyet beş vakit namazı içinde toplamıştır: 'Akşam girerken ' tabiri akşam ve yatsı namazlarına, 'sabaha ererken ' tabiri sabah namazına, 'aşiyyen (yani gündüzün sonu)' tabiri ikindi namazına, 'öğleye erdiğiniz zaman ' tabiri de öğle namazına işarettir.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki göklerde ve yerde hamd, O’na mahsustur. Akşama doğru ve öğlene girdiğiniz zaman da (Allah’ı tesbîh edin! İkindi ve öğle namazını kılın)!

İbni Kesir

Ve hamd, O'nadır. Göklerde de, yerde de, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz vakitte de.

Mehmet Okuyan

Göklerde ve yerde hamd (övgü) yalnızca O’nadır. (Ayrıca) günün sonunda (yatsı vaktinde) ve öğleye ulaştığınızda da (Allah’ı tesbih edin, namaz kılın)!

Muhammed Esed

Göklerde ve yerde her türlü övgünün O'na mahsus olduğunu (görerek) öğle vaktinde de sonrasında da (O'nu yüceltin).

Mustafa İslamoğlu

Göklerde ve yerde her tür sena ve övgüye layık tek varlık O olduğuna göre, öğleyin ve akşama girerken de (O'nu anın).

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hamd, göklerde ve yerde O'na mahsustur ve gündüzün nihâyetinde de ve öğle vaktine vardığınızda da.

Ömer Öngüt

Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Allah'ı tesbih edin).

Suat Yıldırım

Göklerde ve yerde hamd, güzel övgü O’na mahsustur. İkindi vaktinde de, öğleye girerken de, O’nu takdis ve tenzih edin, namaz kılın!

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde, günün sonunda da, öğleye erdiğiniz zaman da hamd, O'na mahsustur.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ve yerde her şeyi mükemmel yapmak Allah'a özgüdür. İkindide ve öğle vaktinde bulunduğunuzda da ona ibadet edin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde, yaptığını güzel yapmak Allah'a mahsustur. İkindi ve öğle vaktinde de kulluk edin.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı, yatsılayın ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin).

Tefhim-ul Kuran

Hamd O'nundur; göklerde de, yerde de, günün sonunda da ve öğleye erdiğiniz vakit de.

Ümit Şimşek

Göklerde ve yerde hamd Ona aittir. Gündüzün sonuna doğru ve öğleye eriştiğiniz zaman da Onu tesbih edin.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göylərdə və yerdə həmd Ona məxsusdur. Axşam çağında da, günortaya yetişəndə də Onun şərəfinə təriflər deyin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göylərdə və yerdə həmd (şükür və təʼrif) yalnız Ona məxsusdur. Gün batanda da (günün sonuna yetişəndə də), gündüz də Onu təqdis edib şəʼninə təʼriflər deyin! (İkindi və günorta namazlarını qılın!)

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und Ihm gehört (alles) Lob in den Himmeln und auf der Erde, und abends, und wenn ihr den Mittag erreicht!

Almanca — M. A. Rassoul

denn Ihm gebührt alles Lob in den Himmeln und auf Erden und am Abend und zu eurer Mittagsruhe.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und Ihm gebührt alles Lob in den Himmeln und auf Erden nachts und wenn ihr in die Mittagszeit hineingeht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And to Him is addressed the grateful acknowledgement of benefits and favours in the heavens and on earth and when darkness prevails and when the day has climbed its peak of highest noon.

Abdul Haleem

praise is due to Him in the heavens and the earth- in the late afternoon, and at midday.

Abdullah Yusuf Ali

Yea, to Him be praise, in the heavens and on earth; and in the late afternoon and when the day begins to decline.

Abul A'la Maududi

His is all praise in the heavens and in the earth; (and glorify Him) in the afternoon and when the sun begins to decline.

Aisha Bewley

Praise be to Him in the heavens and the earth, in the afternoon and when you reach midday.

Al-Hilali & Khan

And His are all the praises and thanks in the heavens and the earth; and (glorify Him) in the afternoon (i.e. offer ‘Asr prayer) and when you come up to the time, when the day begins to decline (i.e. offer Zuhr prayer). (Ibn ‘Abbâs said: "These are the five compulsory congregational prayers mentioned in the Qur’ân)." [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

To Him belongs all praise in the heavens and the earth, at nightfall and when you enter noontime.

Amatul Rahman Omar

For to Him belongs all type of perfect and true praise in the heavens and the earth, and (glorify Him) in the afternoon and when you enter upon the hour of noon.

Arthur John Arberry

His is the praise in the heavens and earth, alike at the setting sun and in your noontide hour.

Bijan Moeinian

Only God deserves to be thanked for and praised by whatever [which has consciousness] in the earth and in the heavens. Therefore, worship your Lord early and late afternoon.

E. Henry Palmer

for to Him belongs praise in the heavens and the earth! and at the evening, and when ye are at noon.

Edip-Layth

To Him is all praise in the heavens and in the earth, and in the evening and when you go out.

George Sale

And unto Him be praise in heaven and earth; and at sun-set, and when ye rest at noon.

Hamid S. Aziz

Therefore glory be to Allah when you enter the night and when you enter morning.

Mahmoud Ghali

And to Him be praise in the heavens and the earth, and at nightfall, and while you are in your noonday.

Marmaduke Pickthall

Unto Him be praise in the heavens and the earth! - and at the sun's decline and in the noonday.

Mohamed Ahmed - Samira

For His is the praise in the heavens and the earth, -- and at nightfall and the time of noon.

Muhammad Asad

and [seeing that] unto Him is due all praise in the heavens and on earth, [glorify Him] in the afternoon as well, and when you enter upon the hour of noon.

Mustafa Khattab

all praise is for Him in the heavens and the earth—as well as in the afternoon, and at noon.[1] 

Progressive Muslims

And to Him is all praise in the heavens and in the Earth, and in the evening and when you go out.

Sahih International

And to Him is [due all] praise throughout the heavens and the earth. And [exalted is He] at night and when you are at noon.

Sam Gerrans

And to Him belongs the praise in the heavens and the earth — and at night and when you reach midday!

Shabbir Ahmed

Seeing that the heavens and the earth bear an open testimony that all Praise is due to Him, whether you observe them in the darkness of the night or in full blast of the daylight.

Syed Vickar Ahamed

And Praise be to Him, in the heavens and on earth; And (Glorify Him) in the late afternoon (Zuh’r prayer), and when the day begins to decline.

Taqi Usmani

And to Him be praise in the heavens and the earth, and in the afternoon and when you enter the time of àuhr (soon after the decline of the sun towards West).

The Monotheist Group

And to Him is all praise in the heavens and the earth, and in the evening and when you go out.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Li erd û asîmanan pesn û şêkirî her jê re ye û paşiya rojê û dema ku ro li we dibe roj li nîvro.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hem zij de lof in de hemelen en op de aarde, ook ʹs avonds en op de middag.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zij geloofd in den hemel en op aarde, en bij zonsondergang en als gij des middags rust.

Hollandaca — Siregar

En aan Hem is alle lof in de hemelen en op de aarde, en in de avond en wanneer jullie (ergens) in de voormiddag zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Ему хвала и в небесах, и на земле, и ночью, и когда для вас наступает полдень!

Rusça — Osmanov

Ему - хвала на небесах и от вас на земле, и ночью, и в полдень.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

allt lov och pris i himlarna och på jorden tillkommer Honom - och när dagen lutar mot afton och då middagshöjden passerats.