Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

اِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَنًا قَلِيلًا اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا يَنْظُرُ اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

inne (e)lleƶīne yeşterūne bi ǎhdi (a)llahi ve eymānihim ṧemenen ḳalīlen ulāike lā ḣalāḳa lehum fī l-āḣirati ve lā yukellimuhumu (a)llahu ve lā yenZuru ileyhim yevme l-ḳiyāmeti ve lā yuzekkīhim ve lehum ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler (var ya)
3يَشْتَرُونَyeşterūneش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatanlar
4بِعَهْدِbi ǎhdiع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.verdikleri sözü
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
6وَاَيْمَانِهِمْve eymānihimي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.ve yeminlerini
7ثَمَنًاṧemenenث م نHerhangi birinin mallarının sekizde birini almak, sekize bölmek, sekiz, on sekiz, seksen.paraya
8قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.az bir
9اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
10لَاyoktur
11خَلَاقَḣalāḳaخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.bir payı
12لَهُمْlehumonların
13فِي
14الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
15وَلَاve lā
16يُكَلِّمُهُمُyukellimuhumuك ل مKonuşmak, ifade etmek.onlara konuşmayacak
17اللّٰهُ(a)llahuAllah
18وَلَاve lā
19يَنْظُرُyenZuruن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbakmayacak
20اِلَيْهِمْileyhimonlara
21يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
22الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
23وَلَاve lā
24يُزَكِّيهِمْyuzekkīhimز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatve onları yüceltmeyecektir
25وَلَهُمْve lehumve Onların
26عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
27اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a verdikleri sözü ve onun adına, etmiş oldukları yeminleri, değeri az bir mataha değişenler yok mu, onlardır âhirette nasîbi olmayanlar ve Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmaz, yüzlerine bile bakmaz, onları arıtmaz ve onlar içindir elemli bir azap.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa verdikleri sözü ve onun adına, etmiş oldukları yeminleri, değeri az bir mataha değişenler yok mu, onlardır âhirette nasîbi olmayanlar ve Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmaz, yüzlerine bile bakmaz, onları arıtmaz ve onlar içindir elemli bir azap.

Adem Uğur

Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Allah ahdini ve yeminlerini az bir değere satanlara gelince; onların sonsuz gelecek sürecinde hiçbir nasipleri yoktur. Allah (dıştaki bir tanrıdan değil, hakikatlerindeki Esma kuvvelerinin tahakkukundan söz edilmede) kıyamet sürecinde onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar için feci bir azap vardır.

Ahmet Tekin

Allah’a verdikleri taahhütlerini ve yeminlerini, servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değişenlerin, işte onların âhirette, ebedî yurtta nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onların yüzüne de bakmayacaktır, onları günahlarından arındırmayacak, vicdanlarını temizlemeyecektir. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Ahmet Varol

Allah'a vermiş oldukları ahidleri ve yeminlerini az bir değere satanlar var ya, onların ahirette bir nasipleri yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve kendilerini temize çıkarmaz. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiç bir pay yoktur, kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Fakat, Allah’ın ahdini (kitaplarındaki peygambere iman sözünü) ve kendi yeminlerini birkaç paraya satan kimseler (var ya!) işte onların ahirette hiç bir nasîbi yoktur. Allah onlara kelâmiyle hitap etmiyecek ve kıyamet günü onlara merhamet nazarıyla bakmıyacak ve kendilerini temize çıkarmıyacaktır. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini, az bir getiri karşılığında satarlar. İşte onlar için, sonsuz yaşamda bir pay yoktur. Allah, Yeniden Yaratılış Günü'nde, onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya, onlar ahiretin nimetlerinden asla nasiplenmeyeceklerdir; Allah kıyamet günü ne onlarla konuşacak, ne yüzlerine bakacak/ilgilenecek, ne de onları günahlarından arındıracaktır; onları acıklı bir azap beklemektedir.

Bekir Sadak

Allah'in ahdini ve yeminlerini az bir degere degisenlerin, iste onlarin, ahirette bir paylari yoktur. Allah onlara kiyamet gunu hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onlari temize cikarmayacaktir. Elem verici azab onlar icindir.

Celal Yıldırım

Doğrusu Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri az bir değer (önemsiz bir menfaat) karşılığında değiştirenler (var ya), işte onlar için Âhiret'te hiçbir nasîb (yüz güldürücü, kalbe şifâ verici bir ilgi) yoktur. Allah Kıyamet günü onlara konuşmayacak ve onları temize çıkarmıyacaktır. Onlar için elem verici bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle satanlara gelince, işte onların âhirette hiç nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem veren bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların, ahirette bir payları yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azab onlar içindir.

Diyanet Vakfi

Allah'a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat Allah'a verdikleri sözü ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satanlara gelince, onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Allah, onlarla konuşmayacak, kıyamet gününde onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onların hakkı elim bir azaptır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat onlar, o Allahın ahdini ve kendi yeminlerini bir kaç paraya satanlar işte onların Ahırette hiç nasıbi yoktur, Allah onlara kelamiyle hitab etmiyecek ve kıyamet günü nazar buyurmıyacak, ve kendilerine temize çıkarmıyacaktır, onların hakkı elim bir azabdır

Erhan Aktaş

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değere değiştirenler var ya; işte onlara ahirette bir pay yoktur. Allah, onlarla Kıyamet Günü konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları arındırmayacaktır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Allah'a verdikleri sözü ve yeminleri birkaç para karşılığında satanlar var ya, onların ahirette hiçbir payları olmaz. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, taraflarına bakmaz ve kendilerini günahlardan arındırmaz; onları acıklı bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte onlar; onlar için ahirette hiç bir pay yoktur, kiyamet gününde Tanrı onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

Allah’a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir bedelle değiştirenlere gelince, işte bunların ahirette bir payı yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onlara bakmaz ve onları temize çıkarmaz. Onlar için can yakıcı bir azap vardır!

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, Allaha olan ahidlerine ve yeminlerine bedel az bir bahayı (hasis bir menfeati) satın alanlar (yok mu?) İşte onlar: Onlar için ahiretde hiç bir nasıyb yokdur. Allah kıyaamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz. Onlar için pek acıklı bir azab vardır.

Hasib Asutay

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa satanlar var ya, işte onların âhirette hiçbir nasibi yoktur. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz (22) ve onları temize çıkarmaz. Onlar için can yakıcı bir azap vardır. (22. Veya onları gözetmez.)

Hayrat Neşriyat

Doğrusu (peygambere îman husûsunda) Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata (dünyalık menfaate) satanlar var ya, işte onlar, âhirette kendileri için bir nasib olmayanlardır. Hem Allah onlarla konuşmaz; hem kıyâmet günü onlara (rahmet nazarıyla)bakmaz ve onları (günahlardan) temizlemez! Ve onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

İbni Kesir

Allah'ın ahdini ve kendi yeminlerini az bir paraya değişenlerin, ahirette hiç bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elim bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir değer karşılığında satanlar (var ya), onların ahirette hiçbir payı yoktur. Allah kıyamet gününde onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elem verici bir azap vardır.

Muhammed Esed

Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini ufak bir kazanç karşılığında değiştirenler var ya; onlar, öteki dünyanın nimetlerinden asla nasiplenemeyeceklerdir; Allah, Kıyamet Günü, onlarla ne konuşacak, ne yüzlerine bakacak, ne de onları günahlarından arındıracaktır; ve onları acıklı bir azap beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Allah'a karşı taahhütlerini ve yeminlerini az bir pahaya satanlar var ya: onların ahirette payı olmayacak, Allah onlarla konuşmayacak, kıyamet günü Allah onların yüzüne bakmayacak ve arındırmayacak onları: nihayet onları acıklı bir azap bekleyecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki Allah Teâlâ'nın ahdini ve yeminlerini az bir şey mukabilinde değiştiriverirler. İşte onlar için ahirette bir nâsip yoktur. Ve Allah Teâlâ onlar ile konuşmaz ve Kıyamet gününde onlara nazar buyurmaz ve onları temize çıkarmaz. Ve onlar için elîm bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir pahaya satanlar var ya, onların ahirette hiçbir nasibi yoktur. Allah kıyamet günü onlara kelâmıyla hitap etmeyecek, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Önemsiz bir menfaat karşılığında, Allah’a verdikleri ahdi ve yeminlerini bozanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak. Onların yüzlerine bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onların hakkı çok acı bir azaptır.

Süleyman Ateş

Fakat Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlara konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları yüceltmeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini geçici bir çıkarla değiştirenler var ya işte ahirette onların ellerine geçecek hiçbir şey yoktur. Kıyamet /mezardan kalkış günü Allah, onlarla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak ve onları aklamayacaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yemini, tükenecek bir bedelle değişenler, ahiretteki paylarından olurlar. Kıyamet günü Allah, onlarla konuşmaz, yüzlerine bakmaz ve onları aklamaz. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.

Şaban Piriş

Allah'a verdikleri sözü ve ettikleri yeminleri az bir değere değiştirenlere gelince, onların ahirette bir nasibi olmayacaktır. Allah, kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar, işte onlar; ahirette onlar için hiç bir pay yoktur, kıyamet gününde Allah, onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acıklı bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanların âhirette hiçbir nasipleri yoktur. Kıyamet gününde Allah ne onlarla konuşur, ne yüzlerine bakar, ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı acı bir azaptır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini basit bir bedel karşılığı satanlar var ya, işte onlar için ahirette hiçbir nasip yoktur. Allah onlarla konuşmayacaktır, kıyamet günü onlara bakmayacaktır, onları temizleyip arıtmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən də, Allah ilə olan əhdlərini və andlarını ucuz qiymətə satan kəslər üçün axirətdə heç bir pay yoxdur. Allah onları danışdırmayacaq, Qiyamət günü onların üzünə baxmayacaq və onları təmizə çıxarmayacaqdır. Onlar üçün ağrılı-acılı bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah ilə olan əhdlərini və andlarını ucuz bir qiymətə satan şəxslərə axirət neʼmətlərindən heç bir pay yoxdur. Allah qiyamət günündə onları dindirməz, onlara nəzər salmaz və onları (günahlarından) pak etməz (təmizə çıxarmaz). Onları şiddətli bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die das Bündnis mit Gott und ihre Gott gegenüber geleisteten Versprechen zu einem niedrigen Preis verkaufen, haben nichts im Jenseits zu erhoffen. Gott wird sie am Jüngsten Tag keines Wortes und keines Blickes würdigen und sie nicht läutern. Eine qualvolle Strafe erwartet sie (im Jenseits).

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die ihren Bund mit Allah und ihre Eide für einen geringen Preis verkaufen, haben am Jenseits keinen Anteil. Und Allah wird am Tag der Auferstehung weder zu ihnen sprechen noch sie anschauen noch sie läutern. Für sie wird es schmerzhafte Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diejenigen, welche ihren Bund mit Allah und ihre Eide um einen geringen Preis verkaufen, haben keinen Anteil am Jenseits, und Allah spricht nicht zu ihnen, und Er schaut sie nicht an am Tag der Auferstehung, und Er reinigt sie nicht, und ihnen wird eine schmerzliche Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die gegen das von ALLAH Auferlegte und gegen ihre Eide Minderwertiges eintauschen, diese haben keinen Anteil am Jenseits und ALLAH wird zu ihnen nicht sprechen, ihnen am Tag der Auferstehung keine Gnade erweisen und sie nicht läutern. Und für sie ist qualvolle Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who exchange Allah’s covenant or a vow to heaven or an oath that is binding for a miserable price featured in the vanity of the fleeting and ephemeral world shall be denied Allah’s grace Hereafter. Nor shall Allah address them, or look at them on the Day of Resurrection. He shall not bless them, and there awaits them a severe punishment.

Abdul Haleem

but those who sell out God’s covenant and their own oaths for a small price will have no share in the life to come. God will neither speak to them nor look at them on the Day of Resurrection- He will not cleanse them [of their sins]- agonizing torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

As for those who sell the faith they owe to Allah and their own plighted word for a small price, they shall have no portion in the Hereafter: Nor will Allah (Deign to) speak to them or look at them on the Day of Judgment, nor will He cleans them (of sin): They shall have a grievous penalty.

Abul A'la Maududi

There shall be no share in the Life to Come for those who sell away the covenant of Allah and their oaths for a trivial gain. On the Day of Resurrection Allah will neither address them, look at them, nor will He purify them. A painful chastisement lies ahead of them.

Aisha Bewley

Those who sell Allah’s contract and their own oaths for a paltry price, such people will have no portion in the Next World, and on the Day of Rising Allah will not speak to them or look at them or purify them. They will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who purchase a small gain at the cost of Allâh’s Covenant and their oaths, they shall have no portion in the Hereafter (Paradise). Neither will Allâh speak to them, nor look at them on the Day of Resurrection, nor will He purify them, and they shall have a painful torment.

Ali Quli Qarai

Those who sell Allah’s covenant and their oaths for a paltry gain— there shall be no share for them in the Hereafter and Allah will not speak to them nor will He [so much as] look at them on the Day of Resurrection, nor will He purify them, and there is a painful punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(On the contrary) those who take paltry gains for (shaking off their) covenant with Allâh and their oaths, it is these for whom there shall be no big share in the Hereafter, Allâh will never speak to them (lovingly) nor look at them (with affection) on the Day of Resurrection, nor will He treat them as pure; there awaits them a woeful punishment.

Arthur John Arberry

Those that sell God's covenant, and their oaths, for a little price, there shall be no share for them in the world to come; God shall not speak to them neither look on them on the Resurrection Day, neither will He purify them; and for them awaits a painful chastisement.

Bijan Moeinian

Those who trade away their belief and sell their covenant with the Lord for a small price, they have no share of Hereafter. God will not look at them, not talk to them nor purify them on the Day of Resurrection; indeed there is an awful punishment in reserve for them.

E. Henry Palmer

Those who sell God's covenant and their oaths for a little price, these have no portion in the future life. God will not speak to them, and will not look upon them on the resurrection day, and will not purify them; but for them is grievous woe.

Edip-Layth

Those who trade God's pledge and their oaths for a small price will have no portion in the Hereafter. God will not speak to them nor look at them on the day of Resurrection, nor purify them, and they will have a painful retribution.

George Sale

But they who make merchandize of God's covenant, and of their oaths, for a small price, shall have no portion in the next life, neither shall God speak to them or regard them on the day of resurrection, nor shall he cleanse them; but they shall suffer a grievous punishment.

Hamid S. Aziz

Verily, those who sell Allah's covenant and their oaths for a small price, these have no portion in the Hereafter. Allah will not speak to them, and will not look upon them on the Day of Resurrection, nor will He make them grow (spiritually); but theirs is grievous woe.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who trade the covenant of Allah and their oaths for a little price, those will have no apportioning in the Hereafter, and Allah will not speak to them, nor look upon them on the Day of the Resurrection, nor will He cleanse them; and they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who purchase a small gain at the cost of Allah's covenant and their oaths, they have no portion in the Hereafter. Allah will neither speak to them nor look upon them on the Day of Resurrection, nor will He make them grow. Theirs will be a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who trade on the promises of God, and who purchase a little gain from their oaths, will have no share in the life to come. God will not address or even regard them on the Day of Resurrection, nor perfect them, and their suffering will be painful.

Muhammad Asad

Behold, those who barter away their bond with God and their own pledges for a trifling gain - they shall not partake in the blessings of the life to come; and God will neither speak unto them nor look upon them on the Day of Resurrection, nor will He cleanse them of their sins; and grievous suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Indeed, those who trade Allah’s covenant and their oaths for a fleeting gain will have no share in the Hereafter. Allah will neither speak to them, nor look at them, nor purify them on the Day of Judgment. And they will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

The ones that purchase with God's pledge and their oaths a small price, those will have no portion in the Hereafter, and God will not speak to them nor look at them on the Day of Resurrection nor purify them, and they will have a painful retribution.

Sahih International

Indeed, those who exchange the covenant of Allah and their [own] oaths for a small price will have no share in the Hereafter, and Allah will not speak to them or look at them on the Day of Resurrection, nor will He purify them; and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

Those who sell the covenant of God and their oaths at a cheap price: those have no portion in the Hereafter; and God will not speak to them or look at them on the Day of Resurrection, nor will He increase them in purity. And they have a painful punishment.

Shabbir Ahmed

Those who trade away Allah's pledge and their oaths for worldly gains, will have no portion in the Hereafter. Allah shall neither speak to them nor look upon them on the Day of Resurrection, nor will He make them grow their "Self". Development of the personality can only be accomplished in this life. They have incurred a torment of suffering.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who sell their faith for a small price, they owe to Allah and their own true word; They shall have no portion in the Hereafter: And Allah will not (find it worthy to) speak to them nor to look at them on the Day of Judgment, nor will He clean them (of sin): They shall have a painful Penalty.

Taqi Usmani

Surely, those who take a small price by (breaking) the covenant of Allah and their oaths, for them there is no share in the Hereafter, and Allah will neither speak to them, nor will He look towards them on the Day of Judgment, nor will He purify them. For them there is a painful punishment.

The Monotheist Group

The ones who purchase with the pledge of God and their oaths a cheap price, those will have no portion in the Hereafter, and God will not speak to them, nor will He look at them on the Day of Resurrection, nor will He purify them, and they will have a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui vendent à vil prix leur engagement avec Allah ainsi que leurs serments nʹauront aucune part dans lʹau-delà, et Allah ne leur parlera pas, ni les regardera, au Jour de la Résurrection, ni ne les purifiera; et ils auront un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku soza bi Xwedê re dane û sondên xwe bi pertalekî hindik difiroşin; ev ên ha, ji bo wan li axretê tu par û pişk tune ye. Xwedê, roja qiyametê berê xwe nade wan, bi wan re napeyive, wan (ji gunehan) paqij nake û ji bo wan her ezabekî dijwar heye!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die Gods verbond en hun eden verkwanselen, dat zijn zij die geen aandeel aan het hiernamaals hebben. God zal niet tot hen spreken, noch naar hen omzien op de opstandingsdag. Hij zal hen niet louteren, maar voor hen is er een pijnlijke bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die met Gods verbond handel drijven en met hunnen eed, voor een nietigen prijs, hebben geen deel aan het volgende leven; op den dag der opstanding zal God hen niet aanspreken. Hij zal geen enkelen blik op hen werpen en hen niet reinigen; maar zij zullen een strenge straf ondergaan.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die hun belofte aan Allah en hun eden voor een geringe prijs verruilden, dat zijn degenen die geen aandeel hebben in het Hiernamaals. En Allah spreekt niet tot hen en beziet hen niet op de Dag der Opstanding. Hij zal lien niet reinigen en voor hen is er een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые приобретают за завет с Аллахом (который Он завещал им в книгах, которые ниспосылал их пророкам) и (за) свои клятвы ничтожную цену, – они такие, что нет им никакой доли (благого) в Вечной жизни, и не будет говорить с ними Аллах (о том, что обрадовало бы их), и не посмотрит (Он) на них в День Воскресения (взором милосердия), и не очистит их (от их грехов) [не простит им]; и им (уготовано) мучительное наказание!

Rusça — Osmanov

Воистину, тем, которые продают за ничтожную цену завет с Аллахом и свои клятвы, нет доли в будущей жизни, Аллах не будет говорить с ними, не станет смотреть на них в День воскресения и не очистит их [от грехов]. И уготовано им мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som för en ynklig vinst förnekar förbundet med Gud och de eder som de har svurit, skall inte få del av det eviga livets goda och på Uppståndelsens dag skall Gud varken tala till dem eller se på dem, och Han skall inte rena dem (från synd); ett svårt lidande väntar dem.