Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."

فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنِّي وَضَعْتُهَا اُنْثٰى وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰى وَاِنِّي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنِّٓي اُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

fe lemmā veDeǎthā ḳālet rabbi innī veDeǎ'tuhā unṧā ve(a)llahu eǎ'lemu bimā veDeǎt ve leyse ƶ-ƶekeru ke l-unṧā ve innī semmeytuhā meryeme ve innī uǐyƶuhā bike ve ƶurriyyetehā mine ş-şeyTāni r-racīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2وَضَعَتْهَاveDeǎthāو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.onu doğurunca
3قَالَتْḳāletق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleşöyle söyledi
4رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
5اِنِّيinnīşüphesiz ben
6وَضَعْتُهَاveDeǎ'tuhāو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.onu doğurdum
7اُنْثٰىunṧāا ن ثKadın olmak, yumuşak olmak, dişi olmak, nazik olmak, kırılgan olmak, ince olmakbir kız
8وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
9اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilirken
10بِمَاbimā(onun) ne
11وَضَعَتْveDeǎtو ض عBir şeyi bir yere koymak veya yerleştirmek, elinden bırakmak veya atmak, Ra-Fa-Ayn'ın zıttı, bir şeyi aşağı koymak, ortaya çıkarmak, atamak, yüklemek/hafifletmek, devretmek, vazgeçmek, derecesini/rütbesini/durumunu düşürmek, zarar görmek, kazanç sağlayamamak, alçaltmak/tevazu göstermek, emanet yeri, bir şeyin uygun yeri.doğurduğunu
12وَلَيْسَve leyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirve değildir
13الذَّكَرُƶ-ƶekeruذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekerkek
14كَالْاُنْثٰىke l-unṧāا ن ثKadın olmak, yumuşak olmak, dişi olmak, nazik olmak, kırılgan olmak, ince olmakkız gibi
15وَاِنِّيve innīdoğrusu ben
16سَمَّيْتُهَاsemmeytuhāس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)ona adını verdim
17مَرْيَمَmeryemeمريمMeryem
18وَاِنِّٓيve innīşüphesiz ben
19اُعِيذُهَاuǐyƶuhāع و ذSığınmak, korunmak istemek, yardım dilemek, Allah'a sığınmak, himaye talep etmek, korunma talebionu ısmarlıyorum
20بِكَbikesana
21وَذُرِّيَّتَهَاve ƶurriyyetehāذ ر رSaçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek.ve soyunu
22مِنَmine-nden
23الشَّيْطَانِş-şeyTāniش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan(ın şerri)-
24الرَّجِيمِr-racīmiر ج مTaşlamak, taş atmak, taşlayarak öldürmek, lanetlemek, sövmek, kovmak, (mezara) taş koymak, tahmine dayalı konuşmak, tahminler yapmak, tahmin etmek, öngörmek, ayaklarla yere vurma eylemi. Rajmun - tahmin, tahmine dayalı iş, mermi. Rujum - kayan yıldızlar, atmak, lanetlenmek, lanetlenerek atılmak. Marajim - kötü konuşma. Marjum - taşlanmış.kovulmuş

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Doğurunca da yâ Rabbi demişti kız doğurdum; zâten Tanrı, onun ne doğurduğunu biliyordu; erkek kıza benzemez, ona Meryem adını verdim, onu da, soyunu da sana ısmarladım, taşlanmış Şeytan'dan sen koru demişti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Doğurunca da yâ Rabbi demişti kız doğurdum; zâten Tanrı, onun ne doğurduğunu biliyordu; erkek kıza benzemez, ona Meryem adını verdim, onu da, soyunu da sana ısmarladım, taşlanmış Şeytanʼdan sen koru demişti.

Adem Uğur

Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi.

Ahmed Hulusi

Vadesi gelip (erkek olur umuduyla mabede adadığını) doğurduğunda, "Rabbim, kız çocuk doğurdum"; Allah biliyordu kızın erkek gibi olmadığını (dişinin erkek işini göremeyeceğini). "Onu Meryem diye adlandırdım. Onu ve neslini, taşlanmış şeytandan korumana bırakıyorum. "

Ahmet Tekin

Onu doğurduğu zaman, -Allah onun ne doğurduğunu, istediği erkek çocuğun bu kız gibi eşsiz biri olmayacağını iyi bildiği halde-: 'Rabbim, ben bir kız doğurdum. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş, itaat dışına çıkmış, şeytanın, şeytanî güçlerin şerrinden senin himayene tevdi ediyorum.' dedi.

Ahmet Varol

Doğurduğu zaman, Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilmekle birlikte, 'Ey Rabbim! Onu kız doğurdum. Kız oğlan gibi değildir. [5] Ben ona Meryem adını koydum. Onu ve onun soyunu kovulmuş olan şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum' dedi.

Ali Bulaç

Fakat onu doğurduğunda -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim, doğrusu bir kız (çocuğu) doğurdum. Erkek ise, kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş (kovulmuş) şeytandan Sana sığındırırım."

Ali Fikri Yavuz

İmran’ın zevcesi (Hanne) çocuk doğurunca, Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bildiği halde:”- Ey Rabbim, onu kız doğurdum. (Mâbede hizmet için) erkek, kız gibi değildir. Bununla beraber, ben onun adını (Allah’ın kulu mânasına) Meryem koydum. İşte ben onu ve zürriyetini koğulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum” dedi.

Ali Rıza Safa

Onu doğurunca, şöyle dedi: "Efendim! Onu kız doğurdum!" Allah, ne doğurduğunu zaten biliyordu. "Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona, Meryem ismini verdim. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan, Sana sığındırıyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Çocuğu doğurunca, Allah onun neyi doğurduğunu çok iyi bilmesine ve herhangi bir erkeğin bu kız gibi olamayacağı gerçeğine rağmen şöyle dedi: "Ey Rabbim! Bir kız çocuğu doğurdum. Ona Meryem ismini verdim. Lanetlenmiş şeytana karşı onu ve soyunu korumanı diliyorum."

Bekir Sadak

Onu dogurdugunda, Allah onun ne dogurdugunu bilirken «Ya Rabbi! Kiz dogurdum. Erkek, kiz gibi degildir, ben ona Meryem adini verdim, ben onu da soyunu da, kovulmus seytandan Sana sigindiririm", dedi.

Celal Yıldırım

Onu doğurunca, «Rabbim ! doğrusu ben onu kız doğurdum —Allah onun ne olduğunu daha iyi bilendir— erkek, kız gibi değildir ve doğrusu ben onun adını Meryem koydum. Şüphesiz ki, onu da, ondan gelecek nesli de, koğulmuş şeytandan sana sığındırırım» diyerek hâlini arzetmişti.

Diyanet İşleri

Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."

Diyanet İşleri (eski)

Onu doğurduğunda, Allah onun ne doğurduğunu bilirken 'Ya Rabbi! Kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir, ben ona Meryem adını verdim, ben onu da soyunu da, kovulmuş şeytandan Sana sığındırırım' dedi.

Diyanet Vakfi

Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onu doğurunca - Allah onun ne doğurduğunu bilip dururken - şöyle dedi: «Rabbim, onu kız doğurdum; erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu koğulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu doğurduğu zaman: "Ya Rab, onu kız doğurdum" dedi. Oysa ne doğurduğunu Allah daha iyi biliyordu. Halbuki erkek, kız gibi değildi; ben onun adını Meryem koydum ve işte onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken vaktaki hamlini vaz' etti "Ya rabbi onu dişi vaz' ettim" dedi, Allah daha iyi bilirken ne vaz'ettiğini, halbuki erkek dişi gibi değildi, bununla beraber ben onun adını Meryem kodum ve işte ben onu ve zürriyyetini o recim şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum

Erhan Aktaş

Onu doğurunca: "Rabb'im! Ben onu kız olarak doğurdum." Zaten Allah onun ne doğurduğunu daha iyi biliyordu. "Erkek kız gibi değildir. İsmini, Meryem koydum. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytana karşı Sen'in himayene bırakıyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu doğurunca: "Rabbim! Ben onu kız olarak doğurdum." Zaten Allah onun ne doğurduğunu daha iyi biliyordu. Erkek kız gibi değildir. İsmini, Meryem koydum. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytana karşı Sen'in himayene bırakıyorum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu doğurunca: "Rabbim! Ben onu kız olarak doğurdum." -Zaten Allah onun ne doğurduğunu daha iyi biliyordu- Erkek kız gibi değildir. İsmini, Meryem, koydum. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytana karşı Sen'in himayene bırakıyorum." dedi.

Fizilal-il Kuran

Fakat onu doğurunca Allah ne doğurduğunu gayet iyi bildiği halde şöyle dedi: 'Rabbim, doğurduğum kız çocuğudur, oysa erkek kız gibi değildir. Ona Meryem adını taktım. O'nu ve soyunu lânetlenmiş şeytandan senin himayene havale ederim.

Gültekin Onan

Fakat, O'nu doğurduğunda -Tanrı onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- Dedi ki: "Rabbim, doğrusu bir kız (çocuğu) doğurdum. Erkek ise kız gibi değildir, O'na Meryem adını koydum. Ben O'nu ve soyunu o taşa tutulmuş (kovulmuş) şeytandan Sana sığındırırım".

Hamdi Döndüren

Onu doğurduğunda, Allah onun ne doğurduğunu bilip dururken, “Ey Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş olan şeytana karşı, onu ve soyunu Senin korumana havale ediyorum.” demişti.

Hasan Basri Çantay

Fakat onu (kız çocuğunu) doğurunca, Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilici iken: "Rabbim, hakıykat, ben onu kız olarak doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Gerçek ben adını Meryem koydum. Ben onu da, zürriyyetini de o taşlanmış (koğulmuş) şeytandan Sana sığınır (Sana ısmarlar) ım" dedi.

Hasib Asutay

Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- : 'Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Erkek kız gibi değildir. Ben ona Meryem adını verdim. Ben onu da soyunu da kovulmuş şeytanın şerrinden sana emanet ediyorum ' dedi.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet onu doğurunca: 'Rabbim! Gerçekten ben onu kız doğurdum!' dedi (ve bundan dolayı mahzun oldu). Hâlbuki Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilendir. Ve erkek, (ma'bede hizmet için) kız gibi değildir. 'Bununla berâber doğrusu ben ona Meryem adını verdim; artık şübhesiz ben onu ve zürriyetini kovulmuş şeytandan sana sığındırırım!'(dedi).

İbni Kesir

Fakat onu doğurunca-Allah onu ve doğurduğunu daha iyi bilici iken-Rabbım ben onu kız olarak doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Gerçekten ben adını Meryem koydum. Ben onu da soyunu da kovulmuş şeytandan sana sığındırırım, demişti.

Mehmet Okuyan

Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu çok iyi bilirken- şöyle demişti: “Rabbim! Ben onu kız (olarak) doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan (koruman için) sana sığınıyorum.”

Muhammed Esed

Fakat, çocuğu doğurunca, "Ey Rabbim!" dedi, "Bak, bir kız çocuk doğurdum." Halbuki Allah, neyi doğuracağını ve (onun istediği) erkek çocuğun hiçbir zaman bu kız gibi olamayacağını bilmekteydi; "ve ona Meryem ismini verdim. Lanetlenmiş Şeytana karşı onu ve soyunu korumanı diliyorum."

Mustafa İslamoğlu

Fakat çocuğu doğurunca dedi ki: "Rabbim! Onu kız doğurdum -Allah onun ne doğurduğunu ve erkeğin kız gibi olamayacağını pekala biliyordu-; ve adını Meryem koydum: İmdi ben onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki hamlini vaz etti (karnındakini doğurdu), dedi ki: «Yarabbi! Ben onu kız olarak doğurdum.» Allah Teâlâ ise onun ne doğurduğunu daha ziyâde bilir. Halbuki erkek, dişi gibi değildir. «Ve ona Meryem adını verdim. Ve ben onu ve onun zürriyetini racîm olan şeytandan Senin himayene ısmarladım.»

Ömer Öngüt

Onu doğurunca, Allah onun ne doğurduğunu bilip dururken: “Ey Rabbim! Ben kız doğurdum. Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu da soyunu da kovulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum. ” dedi.

Suat Yıldırım

Derken onu doğurunca da: "Ya Rabbî, dedi, ben bir kız doğurdum. -Zaten Allah ne doğurduğunu pek iyi biliyordu-, erkek evlat, elbette kız gibi değildir. Ben onun adını Meryem koydum. Onu da, onun neslinden gelecekleri de o mel’un şeytanın şerrinden korumanı niyaz ediyorum."

Süleyman Ateş

Onu doğurunca Allah onun ne doğurduğunu bilirken yine şöyle söyledi: "Rabbim, onu kız doğurdum, erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum."

Süleymaniye Vakfı

Onu doğurunca, ne doğurduğunu Allah daha iyi bildiği halde "Rabbim, kız doğurdum!" dedi. Halbuki o (beklediği) erkek, bu kız gibi olamazdı. (Sözünü şöyle sürdürdü:) "Ben ona Meryem adını verdim; onun ve soyunun, kovulmuş şeytandan korunmasını sana bırakıyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğum yapınca, ne doğurduğunu Allah daha iyi bildiği halde "Sahibim! Kız doğurdum. Erkek kız gibi olmazdı! Ben ona Meryem adını verdim; onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan korumanı bekliyorum." dedi.

Şaban Piriş

Onu doğurunca da: -Rabbim, ben, kız doğurdum. (Halbuki Allah, neyi doğuracağını en iyi bilendir) Erkek, kız gibi değildir. Adını Meryem koydum, O'nu da onun soyunu da kovulmuş şeytandan senin korumana veriyorum" dedi.

Tefhim-ul Kuran

Fakat onu doğurduğunda -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- dedi ki: «Rabbim, doğrusu bir kız (çocuğu) doğurdum. Erkek ise, kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş şeytandan Sana sığındırırım.»

Ümit Şimşek

Onu doğurunca da, 'Rabbim, ben kız doğurdum!' dedi-ki Allah onun ne doğurduğunu elbette biliyordu-'Halbuki erkek, kız gibi olmaz. Onun adını Meryem koydum; onu ve neslini kovulmuş şeytanın şerrinden koruman için Sana sığındım.'

Yaşar Nuri Öztürk

Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bildiği halde- şöyle dedi: "Rabbim, onu kız olarak doğurdum ve erkek, kız gibi değildir. Adını Meryem koydum onun. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onu (bətnindəkini) doğduğu zaman: ″Ey Rəbbim! Mən qız doğdum″, - söylədi. Halbuki, Allah onun nə doğduğunu və oğlanın qiz kimi olmadığını yaxşı bilirdi. (Hənnə:) ″Mən onun adını Məryəm qoydum, onu və onun nəslini məlʼun (daşqalaq olunmuş) Şeytandan (Şeytanın şərindən) Sənə tapşırıram″ (dedi).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als sie das Kind geboren hatte, sprach sie: ʺO Herr, ich habe ein Mädchen zur Welt gebracht. ʺ Gott aber wußte am besten, was sie geboren hatte. Ein Junge ist nicht wie ein Mädchen. ʺIch habe es Maria (Maryam) genannt. Ich bitte Dich um Schutz vor Satan für sie und ihre Nachkommenschaft.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als sie sie dann zur Welt gebracht hatte, sagte sie: ʺMein Herr, ich habe ein Mädchen zur Welt gebracht.ʺ Und Allah wußte sehr wohl, was sie zur Welt gebracht hatte, und der Knabe ist nicht wie das Mädchen. ʺIch habe sie Maryam genannt, und ich stelle sie und ihre Nachkommenschaft unter Deinen Schutz vor dem gesteinigten Satan.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und als sie es geboren hatte, sagte sie: ʺMein Herr, siehe, ich habe es als Mädchen geboren.ʺ Und Allah wußte wohl, was sie geboren hatte; denn der Knabe ist nicht wie das Mädchen. ʺUnd ich habe sie Maria genannt, und siehe, ich möchte, daß sie und ihre Nachkommen bei Dir Zuflucht nehmen vor dem gesteinigten Satan.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie es (zur Welt) gebracht hatte, sagte sie: ʺHERR! Ich habe es als Mädchen (zur Welt) gebracht - und ALLAH weiß besser, was (sie zur Welt) brachte - und der Junge ist nicht gleich dem Mädchen, ich habe es Maryam genannt und ich suche ja für sie und ihre Nachkommenschaft bei Dir Schutz vor dem verfluchten Satan!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When she gave birth to the child, she was astonished, even though Allah already knew well what she had brought forth, she said: "O Allah, my Creator, I am delivered of a female. I have called her Maryam and here do I commit her and her progeny to You to protect them from AL-Shaytan and those with characteristics befitting him, the accursed and the outcast".

Abdul Haleem

but when she gave birth, she said, ‘My Lord! I have given birth to a girl’- God knew best what she had given birth to: the male is not like the female- ‘ I name her Mary and I commend her and her offspring to Your protection from the rejected Satan.’

Abdullah Yusuf Ali

When she was delivered, she said: "O my Lord! Behold! I am delivered of a female child!"- and Allah knew best what she brought forth- "And no wise is the male Like the female. I have named her Mary, and I commend her and her offspring to Thy protection from the Evil One, the Rejected."

Abul A'la Maududi

But when she gave birth to a female child, she said: 'O Lord! I have given birth to a female' - and Allah knew full well what she had given birth to - 'and a female is not the same as a male. I have named her Mary and commit her and her offspring to You for protection from Satan, the accursed.'

Aisha Bewley

When she gave birth, she said, ‘My Lord! I have given birth to a girl’ – and Allah knew very well what she had given birth to, male and female are not the same – ‘and I have named her Maryam and placed her and her children in Your safekeeping from the accursed Shaytan. ’

Al-Hilali & Khan

Then when she gave birth to her [child Maryam (Mary)], she said: "O my Lord! I have given birth to a female child," - and Allâh knew better what she brought forth, - "And the male is not like the female, and I have named her Maryam[1] (Mary), and I seek refuge with You (Allâh) for her and for her offspring from Shaitân (Satan), the outcast."

Ali Quli Qarai

And when she bore her, she said, ‘My Lord, I have borne a female [child]’ —and Allah knew better what she had borne— ‘and the female is not like the male. I have named her Mary, and I commend her and her offspring to Your care against [the evil of] the outcast Satan.’

Amatul Rahman Omar

But when she gave birth to it she said, `My Lord! I have given birth to a female. ' Allâh knew best what she had given birth to, and the male (she was thinking of) was not like this female (she had brought forth). `I have named her Mary and I do commend her to Your protection and (also) her offspring (to be saved) from satan, the accursed.'

Arthur John Arberry

And when she gave birth to her she said, 'Lord, I have given birth to her, a female. ' (And God knew very well what she had given birth to; the male is not as the female.) 'And I have named her Mary, and commend her to Thee with her seed, to protect them from the accursed Satan.'

Bijan Moeinian

When she gave birth to the child she [in a disappointed tone] said: "I delivered a girl. " Of course God knew that she gave birth to a girl. The lady continued: “The male is not [socially/ physically handicapped] like a female [and a male would have served the purpose for which I had dedicated my child better.] I am going to name Her Mary and trust you to protect her and her offspring from the rejected devil.”

E. Henry Palmer

And when she brought it forth she said, 'Verily, I have brought it forth a female' - but God knew best what she brought forth; and a male is not like a female - 'I have called her Mary, and I seek a refuge in Thee for her and for her seed from Satan the pelted. '

Edip-Layth

So when she delivered she said, "My Lord, I have delivered a female," and God is fully aware of what she delivered, "The male is not like the female, and I have named her Mary, and I seek refuge for her and her progeny with You from the outcast devil."

George Sale

And when she was delivered of it, she said, Lord, verily I have brought forth a female, -- and God well knew what she had brought forth -- and a male is not as a female: I have called her Mary; and I commend her to thy protection, and also her issue, against Satan driven away with stones.

Hamid S. Aziz

And when she brought it forth she said, "Verily, I have brought forth a female" - Allah knew best what she brought forth; and a male is not like a female - "I have called her Mary, and I seek a refuge in Thee for her and for her seed from Satan the outcast. "

Mahmoud Ghali

So, as soon as she brought her forth, (i. e. gave birth to her) she said, "Lord! Surely I have brought her forth, a female." And Allah knows best what she brought forth, and the male is not as the female. "And surely I have named her Maryam. (Mary) And surely I take refuge with You for her and her offspring from the outcast Ash- shaytan." (The all vicious, i.e., the Devil)

Marmaduke Pickthall

And when she was delivered she said: My Lord! Lo! I am delivered of a female - Allah knew best of what she was delivered - the male is not as the female; and lo! I have named her Mary, and lo! I crave Thy protection for her and for her offspring from Satan the outcast.

Mohamed Ahmed - Samira

And when she had given birth to the child, she said: "O Lord, I have delivered but a girl. " -- But God knew better what she had delivered: A boy could not be as that girl was. "I have named her Mary," (she said), "and I give her into Your keeping. Preserve her and her children from Satan the ostracized."

Muhammad Asad

But when she had given birth to the child, she said: "O my Sustainer! Behold, I have given birth to a female" - the while God had been fully aware of what she would give birth to, and [fully aware] that no male child [she might have hoped for] could ever have been like this female - "and I have named her Mary. And, verily, I seek Thy protection for her and her offspring against Satan, the accursed."

Mustafa Khattab

When she delivered, she said, "My Lord! I have given birth to a girl,"—and Allah fully knew what she had delivered—“and the male is not like the female.[1] I have named her Mary, and I seek Your protection for her and her offspring from Satan, the accursed.”[2]

Progressive Muslims

So when she delivered she said: "My Lord, I have delivered a female," and God is fully aware of what she delivered, "And the male is not like the female, and I have named her Mary, and I seek refuge for her and her progeny with You from the outcast devil. "

Sahih International

But when she delivered her, she said, "My Lord, I have delivered a female. " And Allah was most knowing of what she delivered, "And the male is not like the female. And I have named her Mary, and I seek refuge for her in You and [for] her descendants from Satan, the expelled [from the mercy of Allah ]."

Sam Gerrans

Then when she had given birth to her, she said: “My Lord: I have given birth to a female,” — and God knew best to what she was to give birth; and the male is not like the female — “And I have named her Mary; and I seek refuge in Thee for her and her descendants from the accursed satan.”

Shabbir Ahmed

When she was delivered she said, "My Lord! I am delivered of a female. " Allah knew best what she delivered; the male is not the same as the female. (The male she had prayed for could have not been like the outstanding daughter she was granted). "I have named her Mary, I request Your protection for her and for her descendants from the rejected Satan." (Allah knew that this female would have a role, which no male could have, in breaking the shackles of asceticism. As a custom, nuns were allowed to marry only monks during those times).

Syed Vickar Ahamed

When she (the wife of Imran) was delivered, she said: "O my Lord! I have delivered a female child— And Allah knew best what she brought forth— And in no way is the male like the female. I have named her Maryam (Mary), and I bring her and her offspring to Your protection from the Satan, the Rejected."

Taqi Usmani

So, when she delivered her, she said: "O my Lord, I have delivered her, a female child."-And Allah knew better what she had delivered, and the male was not like the female -” I have named her Maryam, and I place her and her progeny under Your shelter against Satan, the rejected.”

The Monotheist Group

So when she had delivered she said: "My Lord, I have delivered a female," and God is fully aware of what she delivered, "And the male is not like the female, and I have named her Mary, and I seek refuge for her and her progeny with You from the outcast devil."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, lorsquʹelle en eut accouché, elle dit: ʺSeigneur, voilà que jʹai accouché dʹune filleʺ or Allah savait mieux ce dont elle avait accouché! Le garçon nʹest pas comme la fille. ʺJe lʹai nommée Marie, et je la place, ainsi que sa descendance, sous Ta protection contre le Diable, le banniʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema wê hemla xwe danî, got: Xwedayê min! Min hemla xwe keç danî -Xwedê bêhtir dizanê ka çi daniye- û kur ne wekî keçê ye, min navê wê Meryem danî. Ez wê û zuriyeta wê bi Te ji şeytanê qewitî diparêzim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen zij haar gebaard had, zei zij: ʺMijn Heer, ik heb een meisje gebaard.ʺ -- God wist het best wat zij gebaard had; het mannelijke is niet als het vrouwelijke -- ʺIk heb haar Marjam genoemd en ik bid U haar en haar nageslacht te beschermen tegen de vervloekte satan.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen zij gebaard had, zeide zij: Heer! waarlijk, ik heb een meisje voortgebracht (God wist wel wat zij voortgebracht had), en een knaap is niet gelijk een meisje. Ik heb haar Maria genaamd; haar en hare nakomelingschap stel ik onder uwe bescherming tegen den gesteenigden satan.

Hollandaca — Siregar

En toen zij haar gebaard had, zei zij: ʺMijn Heer, ik heb haar gebaard, (het is) een meisje,ʺ - en Allah wist het best wat zij gebaard had - ʺen het mannelijke is niet als het vrouwelijke. En voorwaar, ik heb haar Maryam genoemd, en ik smeek U haar en haar nakomelingen te bescherment tegen de vervloekte Satan.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда она [жена Имрана] сложила ее [родила], то сказала (расстроившись): «Господи! Поистине, я сложила [родила] ее – женского пола (которое не подходит для служения в храме)». А Аллах лучше знает, что она сложила. (Жена Имрана сказала): «Ведь ребенок мужского пола (которого я хотела, чтобы он служил в храме) не одно и тоже, что ребенок женского пола. И поистине, я назвала ее Марьям, и вот – поистине я обращаюсь к Тебе за защитой ее и ее потомства от сатаны, побиваемого камнями [проклятого]».

Rusça — Osmanov

Когда она разрешилась от бремени, то сказала: ʺГосподи! Я разрешилась девочкой.- Но Аллаху лучше [было] знать, кем она разрешилась, ведь мальчик не то, что девочка.- Я нарекла ее Марйам. Я вверяю ее и ее потомство под Твою защиту от сатаны проклятогоʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och då hon fött barnet sade hon: ʺHerre, jag har fött en dotter - fastän Gud noga visste vad hon hade framfött; ett gossebarn är inte som ett flickebarn - och jag har gett henne namnet Maria och jag ber Dig skydda och bevara henne och hennes efterkommande mot Djävulen, den utstötte.ʺ