Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

شَهِدَ اللّٰهُ اَنَّهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَاُو۬لُوا الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

şehide (a)llahu ennehu lā ilāhe illā huve ve l-melāiketu ve ūlū l-ǐlmi ḳāimen bi l-ḳisTi lā ilāhe illā huve l-ǎzīzu l-Hakīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1شَهِدَşehideش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahiddir (ki)
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3اَنَّهُennehuşüphesiz
4لَاyoktur
5اِلٰهَilāheا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
6اِلَّاillābaşka
7هُوَhuveO'ndan
8وَالْمَلٰٓئِكَةُve l-melāiketuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.ve melekler
9وَاُو۬لُواve ūlūا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçve sahipleri
10الْعِلْمِl-ǐlmiع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameilim
11قَائِمًاḳāimenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhgözeten
12بِالْقِسْطِbi l-ḳisTiق س طAdaletten sapmak, haksız/yanlış davranmak veya iş yapmak. Qasuta - adil davranmak. Qist - adalet, hakkaniyet. Qasit - haksız/adaletsiz davranan kişi. Aqsatu - daha adil. Aqsata (fiil 4) - adil olmak. Muqsitun - adaleti gözeten kişi.adaletle
13لَاyoktur
14اِلٰهَilāheا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
15اِلَّاillābaşka
16هُوَhuveO'ndan
17الْعَزِيزُl-ǎzīzuع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertazizdir
18الْحَكِيمُl-Hakīmuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hakimdir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, kesin olarak bildirdi ki kendisinden başka yoktur tapacak. Meleklerle bilgi sahipleri de tam bir doğrulukla bunu bildiler, bildirdiler. O üstün Tanrıdan, o hüküm ve hikmet sahibinden başka yoktur tapacak.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, kesin olarak bildirdi ki kendisinden başka yoktur tapacak. Meleklerle bilgi sahipleri de tam bir doğrulukla bunu bildiler, bildirdiler. O üstün Tanrıdan, o hüküm ve hikmet sahibinden başka yoktur tapacak.

Adem Uğur

Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur.

Ahmed Hulusi

Allah şehadet eder, kendisidir "HU"; tanrı yoktur; sadece "HU"! Esma'sının kuvveleri olanlar (melaike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehadet eder, Adl'i kaim kılarlar. Tanrı yoktur, sadece "HU"; Aziyz, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Allah, kâinattaki dengeyi, düzeni, mahlûkatın rızkını, hayatın devamını adaletle sağlayan, ebedî âlemde adâletle mükâfatlandırıp cezalandıran, hak ilâhın yalnızca kendisi olduğuna şehâdet etti. Melekler ve âdil, objektif düşünen ilim adamları, âlimler de şehâdet etti. Ondan başka ilâh yoktur. Kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Allah kendinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de adalet üzere hareket ederek Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ettiler. Yüce ve hikmet sahibi olan Allah'tan başka ilah yoktur.

Ali Bulaç

Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.

Ali Fikri Yavuz

Allah, kendinden başka ibadete müstahak bir varlık olmadığını delillerle açıkladı. Meleklerle, ilim sahibleri de adâlet ve hak üzere durarak buna iman ettiler. O’ndan başka hiç bir ilâh yoktur. O, tevhîd getirmiyenlere gâliptir; hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Allah, Kendisinden başka Tanrı olmadığına tanıklık eder. Melekler ve bilgisi olanlar da adaletle bunu yaparlar: "O'ndan başka Tanrı yoktur. Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir!"

Bayraktar Bayraklı

Allah ile melekler, hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahittir. O'ndan başka tanrı yoktur, kudret ve hikmet sahibidir.

Bekir Sadak

Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan baska tanri olmadigina sahidlik etmislerdir. O'ndan baska tanri yoktur, O gucludur, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

Allah kendinden başka ilâh olmadığına şehadette bulundu, (varlığının ve birliğinin delil ve belgelerini varlık âleminde sergiledi). Melekler de şehadette bulundu.. İlim sahipleri de adalet ölçülerini ayakta tutarak (O'nun varlığına, birliğine) şahitlik ettiler. O'ndan başka ilâh yok. O, çok güçlüdür, hep üstündür ve her şeyi yerine koyup belli bir amaca yöneltendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, hak ve adaleti ayakta tutarak, kendinden başka tanrı olmadığını bildirdi; melekler ve ilim sahipleri de bunu ikrar ettiler. (Evet) O’ndan başka tanrı yoktur; O mutlak güç ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahibleri, O'ndan başka tanrı olmadığına şahidlik etmişlerdir. O'ndan başka tanrı yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilâh yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kendisinden başka tanrı olmadığına şahittir. Bütün melekler ve ilim uluları da adaleti yerine getirerek şahittirler. O'ndan başka tanrı yoktur; güçlüdür, hikmet sahibidir O.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şahadet eyledi Allah şu hakikate: "başka Tanrı yok ancak o", bütün meleklerle ilim uluları da adl-ü hakkaniyyetle durarak şahid: başka Tanrı yok ancak o, aziz o hakim o.

Erhan Aktaş

Kendisinden başka ilah olmadığına Allah tanıktır. Melekler ve hakkaniyeti gözeten ilim sahipleri de tanıktırlar ki: O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendisinden başka ilah olmadığına Allah tanıktır. Melekler ve hakkaniyeti gözeten ilim sahipleri de tanıktırlar ki: O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendisinden başka ilah olmadığına Allah, melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri tanıktırlar. O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah'tan başka ilâh olmadığına ve O'nun adaleti ayakta tuttuğuna Allah'ın kendisi, melekler ve bilgili kullar tanıktır. O'ndan başka ilâh yoktur. O üstün iradeli ve hikmet sahibidir.

Gültekin Onan

Tanrı, gerçekten kendisinden başka tanrı olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka tanrı olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka tanrı yoktur.

Hamdi Döndüren

Allah şahit, melekler şahit ve ilim sahipleri şahittir ki, O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. O, her an adalet üzere ayaktadır. O’ndan başka hiçbir İlâh yoktur. O, mutlak üstündür, tam hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Allah, şu hakıykatı: Kendinden başka hiç bir Tanrı olmadığını, adaleti ayakda tutarak (delilleriyle, ayetleriyle) açıkladı. Melekler (bunu ikrar etdi, hakıyki) ilim saahibleri (nebiler, alimler) de (böylece inandı). Ondan başka hiç bir Tanrı yokdur. (O), mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

Allah, kendisinden başka ilâh olmadığına şahitlik etti. Adaleti ayakta tutarak melekler ve ilim sahipleri de (şahitlik ettiler). Mutlak üstün, hikmet sahibi olandan başka ilâh yoktur.

Hayrat Neşriyat

Allah, adâleti kaim kılarak kendisinden başka ilâh olmadığına şâhidlik etti; melekler ve ilim sâhibleri de (adâletle kaim olarak buna şâhidlik ettiler). O’ndan başka ilâh yoktur;(O,) Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Allah, şehadet etti ki: Gerçekten O'ndan başka ilah yoktur. Melekler ve ilim sahibleri de adaleti ayakta tutarak buna şehadet ettiler; O'ndan başka ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.

Mehmet Okuyan

Allah, melekleri ve adaleti gözeten ilim sahipleri şahittir ki O’ndan başka ilah yoktur. (Evet) O’ndan başka ilah yoktur. Güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

Allah, (bizatihi Kendisi) ile melekler ve hak ve adaleti gözeten ilim sahipleri O'ndan başka tanrı olmadığına şahittir: O'ndan başka tanrı yoktur, Kudret ve Hikmet Sahibi(dir).

Mustafa İslamoğlu

Allah şahittir ki O'ndan başka ilah yoktur; melekler de, adaleti şiar edinen ilim adamları da (şahittirler ki) O'ndan başka ilah yoktur; O her işinde mükemmel olandır, her hükmünde tam isabet edendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ, kendisinden başka bir ilâh bulunmadığına adâletle kâim olarak şehâdet etmiştir. Melekler de, ilim sahipleri de (şehâdette bulunmuşlardır). O hakîmden başka asla bir ilâh yoktur.

Ömer Öngüt

Allah kendisinden başka ilâh olmadığına şâhitlik etmiştir. Melekler ve adâleti yerine getiren ilim sahipleri de O'ndan başka ilâh olmadığına şâhitlik ettiler. O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Allah’tan başka tanrı bulunmadığına şahid bizzat Allah’tır. Bütün melekler, hak ve adaletten ayrılmayan ilim adamları da bu gerçeğe, aziz ve hakîm (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibi) Allah’tan başka tanrı olmadığına şahittirler.

Süleyman Ateş

Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına şahiddir. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle şahiddir (ki O'ndan başka tanrı yoktur. O), azizdir, hakimdir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'tan başka ilah olmadığına; Allah, melekler, hakka ve adalete uygun davranan ilim sahipleri şahittir. Ondan başka ilah yoktur. O daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'tan başka ilah olmadığına Allah, melekler ve doğruluktan şaşmayan bilgi sahipleri şahittir. Evet, O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün olan, bütün kararları doğru olan O'dur.

Şaban Piriş

Allah şahittir ki kendisinden başka bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O'ndan başka ilah yoktur. O, azizdir, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve hakim olan O'ndan başka ilah yoktur.

Ümit Şimşek

Ondan başka tanrı olmadığına, bizzat Allah şahitlik etmiştir. Melekler ile, adaletten ayrılmayan ilim sahipleri de buna şahittir. Ondan başka tanrı yoktur; O herşeyin mutlak galibi ve sonsuz hikmet sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, kendisinden başka tanrı olmadığına tanıktır. Meleklerle ilim sahipleri de adalet ölçüsüne sarılarak tanıklık etmişlerdir ki, o Aziz ve Hakim olandan başka hiçbir ilah yoktur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah Özündən başqa ibadətə layiq olan məbudun olmadığına şahidlik etdi, mələklər və elm sahibləri də şahidlik etdilər. Allah əbədi olaraq ədalətli olmaqdadır. Ondan başqa ibadətə layiq olan məbud yoxdur, Qüdrətlidir, Müdrikdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah Özündən başqa heç bir tanrı olmadığına şahiddir. Mələklər və elm sahibləri də haqqa-ədalətlə boyun qoyaraq (haqqa tapınaraq) o qüvvət, hikmət sahibindən başqa ibadətə layiq heç bir varlıq olmadığına şəhadət verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott bezeugt, daß Er der einzige Gott ist, außer Dem es keinen Gott gibt. Das bezeugen die Engel und die Wissenden. Er ist es, Der die Gerechtigkeit aufrecht erhält. Außer Ihm gibt es keinen Gott. Er ist der Allmächtige, der Weise.

Almanca — Der Edle Quran

Allah bezeugt, daß es keinen Gott gibt außer Ihm; und (ebenso bezeugen) die Engel und diejenigen, die Wissen besitzen; der Wahrer der Gerechtigkeit. Es gibt keinen Gott außer Ihm, dem Allmächtigen und Allweisen.

Almanca — M. A. Rassoul

Bezeugt hat Allah, daß kein Gott da ist außer Ihm Selbst; und die Engel und die Wissenden (bezeugen es); Er sorgt für die Gerechtigkeit. Es ist kein Gott außer Ihm, dem Allmächtigen, dem Allweisen.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH hat deutlich gemacht, daß es zweifelsohne keine Gottheit außer Ihm gibt - (dies bezeugen) ebenfalls die Engel und die Wissenden - und daß ER mit Gerechtigkeit waltet. Es gibt keine Gottheit außer Ihm, Dem Allwürdigen, Dem Allweisen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah’s unique creation corroborates His statement that there is no Ilah but Him and to this effect, the angels and the knowledgeable attest. He exercises His authority and power in maintenance and vindication of right by reward or punishment. There is no Ilah but Him, AL-Aziz and AL-Hakim.

Abdul Haleem

God bears witness that there is no god but Him, as do the angels and those who have knowledge. He upholds justice. There is no god but Him, the Almighty, the All Wise.

Abdullah Yusuf Ali

There is no god but He: That is the witness of Allah, His angels, and those endued with knowledge, standing firm on justice. There is no god but He, the Exalted in Power, the Wise.

Abul A'la Maududi

Allah Himself bears witness that there is no God but He; and likewise do the angels and the men possessed of knowledge bear witness in truth and justice that there is no God but He, the All-Mighty, the All-Wise.

Aisha Bewley

Allah bears witness that there is no god but Him, as do the angels and the people of knowledge, upholding justice. There is no god but Him, the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

Allâh bears witness that Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He), and the angels, and those having knowledge (also give this witness); (He always) maintains His creation in Justice. Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He), the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

Allah bears witness that there is no god except Him —and [so do] the angels and those who possess knowledge— maintainer of justice, there is no god but Him, the Almighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

Allâh bears witness that there is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, and (so do) the angels and those possessed of true knowledge, maintaining justice. There is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

God bears witness that there is no god but He -- and the angels, and men possessed of knowledge -- upholding justice; there is no god but He, the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

God hereby witnesses that there is no Lord beside Him. The Angels and the learned men too stay by their Lord’s word. God manages His kingdom of creation with justice. There is no other God beside the Almighty, the Most Wise.

E. Henry Palmer

God bears witness that there is no god but He, and the angels, and those possessed of knowledge standing up for justice. There is no God but He, the mighty, the wise.

Edip-Layth

God bears witness that there is no god but He; as do the controllers, and those with knowledge; He is standing with justice. There is no god but He, the Noble, the Wise.

George Sale

God hath born witness that there is no God but he; and the angels, and those who are endowed with wisdom profess the same; who executeth righteousness; there is no God but he; the mighty, the wise.

Hamid S. Aziz

Allah, Himself, bears witness that there is no God but He, and so do the angels, and those possessed of knowledge, maintaining His creation in justice. There is no God but He, the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

Allah bears witness that there is no god except He, and the Angels and the ones endowed with knowledge, upright with equity (bear witness). There is no god except He, The Ever-Mighty, The Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Allah (Himself) is Witness that there is no Allah save Him. And the angels and the men of learning (too are witness). Maintaining His creation in justice, there is no Allah save Him the Almighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

God is witness there is no god but He, and so are the angels and men full of learning. He is the upholder of justice. There is no god but He, the mighty and all-wise.

Muhammad Asad

GOD [Himself] proffers evidence - and [so do] the angels and all who are endowed with knowledge - that there is no deity save Him, the Upholder of Equity: there is no deity save Him, the Almighty, the Truly Wise.

Mustafa Khattab

Allah ˹Himself˺ is a Witness that there is no god ˹worthy of worship˺ except Him—and so are the angels and people of knowledge. He is the Maintainer of justice. There is no god ˹worthy of worship˺ except Him—the Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

God bears witness that there is no god but He, as do the Angels, and those with knowledge, He is standing with justice. There is no god but Him, the Noble, the Wise.

Sahih International

Allah witnesses that there is no deity except Him, and [so do] the angels and those of knowledge - [that He is] maintaining [creation] in justice. There is no deity except Him, the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

God bears witness that there is no god save He, as do the angels and those of knowledge upholding equity: “There is no god save He, the Exalted in Might, the Wise.”

Shabbir Ahmed

Allah Himself witnesses that there is no god but He and so do the Universal Physical Laws, and men and women of Science who research in the right direction (21:22). There is no god but He, the Almighty, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

By the Witness of Allah; There is no god but He: (That is the witness of) His angels, and those gifted with knowledge, standing firm on justice, there is no god but He, the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem).

Taqi Usmani

Allah bears witness that there is no god but He - and (so do) the angels and the men of knowledge - being the One who maintains equity. There is no god but He, the Mighty, the Wise.

The Monotheist Group

God bears witness that there is no god except He, as do the angels, and those with knowledge, He is standing with justice. There is no god except He, the Noble, the Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah atteste, et aussi les Anges et les doués de science, quʹil nʹy a point de divinité à part Lui, le Mainteneur de la justice. Point de divinité à part Lui, le Puissant, le Sage!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê şahdeyî da ku bêguman ji bilî wî tu ma‘bûd nîn in. Melayîket û zana jî bi vê yekê şahdeyî didin ku ew bi edaletê hukim dike. Ji Wî Xwedayê ‘Ezîz ê Ḥekîm pê ve tu mabûdê bi heqî tun in.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God getuigt dat er geen god is dan Hij -- zo ook de engelen en zij die kennis bezitten. Hij is handhaver van de gerechtigheid. Er is geen god dan Hij, de machtige, de wijze.

Hollandaca — Siregar

Allah getuigt dat er geen god is dan Hij en (ook) de Engelen en de bezitters van kennis, standvastig in de gerechtighied. Er is geen god dan Hij, de Almachtige, de Alwijze.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Свидетельствует (Сам) Аллах, что нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Него, и (свидетельствуют) (об этом) ангелы, и (люди) обладающие знанием, (и также Аллах и они свидетельствуют, что) Он исполняет справедливость. Нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Него, Величественного, Мудрого!

Rusça — Osmanov

Свидетельствует Аллах, а также ангелы и наделенные знанием [в делах веры], что нет божества, кроме Него, Вершителя справедливости, что нет божества, кроме Него, могучего, мудрого.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUD (SJÄLV) vittnar - och (så gör) änglarna och de som har kunskap - att det inte finns en annan gud än Han, Upprätthållaren av rättvisa och jämvikt; ingen annan gud finns än Han, den Allsmäktige, den Vise.