Al-i İmran Suresi 135. Ayet — Elfaz
Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah'tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve onlarBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2اِذَاiƶāzamanZaman Zarfı
3فَعَلُواfeǎlūyaptıklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum
5اَوْevya daBağlaç
6ظَلَمُواZelemūzulmettikleriMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak
7اَنْفُسَهُمْenfusehumnefislerineİsim+Zamirن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan
8ذَكَرُواƶekerūhatırlayarakMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek
9اللّٰهَ(a)llaheAllah'ıLafza-i Celal
10فَاسْتَغْفَرُواfe steğferūbağışlanmasını dilerlerBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
11لِذُنُوبِهِمْli ƶunūbihimsuçlarınınHarf-i Cer+İsim+Zamirذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak
12وَمَنْve menve kimİsti'nafiye Edatı+Soru Eki
13يَغْفِرُyeğfirubağışlayabilirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
14الذُّنُوبَƶ-ƶunūbesuçlarıMarife (Belirlilik Takısı)+İsimذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak
15اِلَّاillābaşkaHasr Edatı
16اللّٰهُۖ(a)llahuAllah'tanLafza-i Celal
17وَلَمْve lemBağlaç+Harf-i Nefi
18يُصِرُّواyuSirrūve onlar ısrar etmezlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıص ر رÇözmek, sebat etmek, azimle devam etmek. Asarra (fiil 4) - inatçı olmak, inatla ısrar etmek. Asarruu - onlar ısrar ettiler. Sirrun - yoğun soğuk. Sarratin - inlemek, bağırıp çağırmak.
19عَلٰىǎlāHarf-i Cer
20مَاmāşeylerde (hatalarında)İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
21فَعَلُواfeǎlūyaptıklarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum
22وَهُمْve humonlarHaliye Edatı+Zamir
23يَعْلَمُونَyeǎ'lemūnebile bileMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname