Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

وَاِلٰى مَدْيَنَ اَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدِينَ

ve ilā medyene eḣāhum şuǎyben fe ḳāle yā ḳavmi ǎ'budū (a)llahe ve rcū l-yevme l-āḣira ve lā teǎ'ṧev fī l-erDi mufsidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِلٰىve ilāve
2مَدْيَنَmedyeneمدينMedyen'e
3اَخَاهُمْeḣāhumا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşleri
4شُعَيْبًاşuǎybenشعيباŞuayb'i (gönderdik)
5فَقَالَfe ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
6يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
7اعْبُدُواǎ'budūع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkuluk edin
8اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
9وَارْجُواve rcūر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).ve umun
10الْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününü
11الْاٰخِرَl-āḣiraا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
12وَلَاve lāve asla
13تَعْثَوْاteǎ'ṧevع ث وKötülük yapmak, suç işlemek, yozlaşmış/kötü şekilde davranmak.karışıklık çıkarmayın
14فِي
15الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
16مُفْسِدِينَmufsidīneف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.bozgunculukla

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i göndermiştik de ey kavmim demişti, kulluk edin Allah'a ve umun âhiret gününü ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışmayın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Medyenʼe de kardeşleri Şuaybʼi göndermiştik de ey kavmim demişti, kulluk edin Allahʼa ve umun âhiret gününü ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışmayın.

Adem Uğur

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

Ahmed Hulusi

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı. . . Dedi ki: "Ey yurttaşlarım. . . Allah'a ibadet edin, sonsuz geleceğe iman edin ve bozguncular olarak yeryüzünde taşkınlık yapmayın. "

Ahmet Tekin

Medyen’e de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, kardeşleri Şuayb’ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb: 'Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Âhiret gününe, ilâhî himayeye mazhar olma ümidiyle hazırlık yapın. Ülkede, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmakta, küfürde ileri gitmeyin.' dedi.

Ahmet Varol

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin ve ahiret gününe umut bağlayın. Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.'

Ali Bulaç

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik) Böylece dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Ali Fikri Yavuz

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i peygamber olarak gönderdik de şöyle dedi: “- Ey kavmim! Allah’a ibadet edin ve ahiret gününe ümid besleyin (sevabını umduğunuz işleri yapın). Yeryüzünde fesadçılar olarak isyan etmeyin.”

Ali Rıza Safa

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum! Allah'a hizmet edin. Sonsuz Yaşam Günü'nü bekleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"

Bayraktar Bayraklı

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik ve Şu'ayb şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, ahiret gününe umut besleyiniz, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayınız!"

Bekir Sadak

Medyen halkina kardesleri suayb'i gonderdek. O, «Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gunune umut besleyin. Yeryuzunde bozgunculuk yaparak karisiklik cikarmayin» dedi.

Celal Yıldırım

Medyen'e de kardeşleri Şuâyb'ı (uyarıcı peygamber) gönderdik ; «ey kavmim» dedi, «Allah'a tapın, Âhiret gününe (oradaki mutluluğa) umut bağlayın ve sakın yeryüzünde fesâd çıkararak ortalığı karıştırmayın.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Medyenliler’e de kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. “Ey kavmim” dedi, “Allah’a kul olun, âhiret gününü ümitle bekleyin; yeryüzünde bozgunculuk yapıp karışıklık çıkarmayın!”

Diyanet İşleri

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O, 'Ey milletim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut besleyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın' dedi.

Diyanet Vakfi

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın! dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik ve Şuayb, «Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, ahiret gününe ümit bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı (gönderdik); vardı dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a ibadet edin de son güne ümit besleyin; bozgunculukla yeryüzünü berbat etmeyin!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Medyene de kardeşleri Şuayb'ı, vardı dedi ki: ey kavmim, Allaha ıbadet edin de son güne ümid besleyin; müfsidlikle yeryüzünü berbad etmeyin

Erhan Aktaş

Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. Şu'ayb: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününü umut edin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şuayb: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Ahiret Günü'nü umut edin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şuayb: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Ahiret Günü'nü umut edin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!" dedi.

Fizilal-il Kuran

Medyenliler'e de kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb dedi ki; «Ey soydaşlarım, Allah'a kulluk sununuz, ahiret gününü hiç aklınızdan çıkarmayınız, yeryüzünde kargaşa çıkarıp dirliği bozmayınız.»

Gültekin Onan

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Böylece dedi ki: "Ey kavmim, Tanrı'ya kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

Hamdi Döndüren

Medyen’e de, kardeşleri Şuayb’ı elçi olarak gönderdik. Hani o şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, ahiret gününe umut bağlayın, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!”

Hasan Basri Çantay

"Medyen" e de biraderleri Şuaybı (gönderdik) de dedi ki: "Ey kavmim, Allaha ibadet edin. Ahiret gününe umud bağlayın. Yer yüzünde fesadcılar olarak bozgunculuk yapmayın".

Hasib Asutay

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (peygamber olarak) gönderdik; 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, âhiret gününe ümit besleyin, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın! ' dedi.

Hayrat Neşriyat

Medyen (halkın)a da kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Böylece (onlara): 'Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; âhiret gününe ümid bağlayın ve yeryüzünde fesad çıkaran kimseler olarak bozgunculuk yapmayın!' dedi.

İbni Kesir

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı: Ey kavmim; Allah'a ibadet edin, ahiret gününe ümid bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayım, dedi.

Mehmet Okuyan

Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (elçi göndermiştik). Şöyle demişti: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin! Ahiret gününe ümit bağlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!”

Muhammed Esed

Medyen (halkına) da kardeşleri Şuayb(ı gönderdik). O, "Ey halkım!" diye seslendi, "(Yalnız) Allah'a kulluk edin, Ahiret Günü'nü bekleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülük işlemeyin!"

Mustafa İslamoğlu

Medyen'e de, soydaşları Şuayb'i (göndermiştik); ve o "Ey kavmim!" demişti, "Allah'a kulluk edin ki Ahiret Günü'ne umutla bakabilesiniz; dahası, kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: «Ey kavmim! Allah'a ibadet ediniz, son güne ümitvar olunuz. Ve yeryüzünde müfsitler olarak fesat çıkarmayınız.»

Ömer Öngüt

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Dedi ki: “Ey Kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe umut bağlayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. ”

Suat Yıldırım

Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik, onlara dedi ki: "Ey benim halkım! Yalnız Allah’a ibadet edin, âhiret gününü bekleyin ve ülkede fesatçılık yaparak düzeni bozmayın!"

Süleyman Ateş

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i (gönderdik): "Ey kavmim, dedi, Allah'a kuluk edin, ahiret gününü umun, yeryüzünde karışıklık çıkarıp bozgunculuk yapmayın!"

Süleymaniye Vakfı

Medyenlilere de kardeşleri Şuayb'ı elçi gönderdik. Onlara dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin, ahiret gününden beklentiniz olsun. Bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Medyen'lilere de kardeşleri Şuayb'ı elçi gönderdik; onlara dedi ki: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin; Ahiret günü bir beklentiniz olsun. Huzursuzluk çıkararak Ülkeyi karıştırmayın."

Şaban Piriş

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i gönderdik: -Ey kavmim, dedi. Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü bekleyin, Yeryüzünde bozgunculuk yapıp, kargaşa çıkarmayın!

Tefhim-ul Kuran

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Böylece dedi ki: «Ey kavmim, Allah'a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.»

Ümit Şimşek

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdiğimizde, 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin,' dedi. 'Âhiret gününü bekleyin; fesat çıkarıp da memleketi birbirine katmayın.'

Yaşar Nuri Öztürk

Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey toplumum, Allah'a kulluk/ibadet edin. Ahiret gününe umut bağlayın. Bozgunculuk yaparak ülkenin huzurunu kaçırmayın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mədyən əhalisinə də qardaşları Şueybi göndərdik. O dedi: “Ey qövmüm! Allaha ibadət edin, Axirət gününə ümid bəsləyin və yer üzündə fəsad yayaraq pis işlər görməyin”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mədyənə də qardaşları Şüeybi (peyğəmbər göndərdik). O dedi: ″Ey qövmüm! Allaha ibadət edin! Qiyamət gününə inanın! (Dünyada ibadət etməklə qiyamət gününə ümid bəsləyib savab işlər görün. Onun əzabından qorxun!) Yer üzündə fitnə-fəsad törətməyin!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir entsandten zu den Bewohnern Madyans ihren Bruder Schuʹaib, der sprach: ʺIhr Leute! Betet Gott an, achtet auf den Jüngsten Tag, und treibt euer Unwesen nicht auf Erden, um Unheil zu stiften!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und (Wir sandten) zu Madyan ihren Bruder Suʹaib. Da sagte er: ʺO mein Volk, dient Allah, erwartet den Jüngsten Tag und richtet auf der Erde nicht unheilstiftend Verderben an.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und zu Madyan (entsandten Wir) ihren Bruder Suaib, der sagte: ʺO mein Volk, dient Allah und fürchtet den Jüngsten Tag und tobt nicht aus auf Erden, indem ihr Unheil stiftet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und zu Madyan (entsandten WIR) ihren Bruder Schuʹaib. So sagte er: ʺMeine Leute! Dient ALLAH, hofft auf den Jüngsten Tag und handelt auf Erden nicht als Verderben-Anrichtende!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And to the Madyanites -of Madyan- We sent their brother Shuaib who said to them: "Worship Allah and follow His system of faith and worship and keep Him in mind and work for the Day of Judgement and entertain expectation of Allah's mercy and blessings and do not spread mischief on earth nor create discord. "

Abdul Haleem

To the people of Midian We sent their brother Shuayb. He said, ‘My people, serve God and think ahead to the Last Day. Do not commit evil and spread corruption in the land.’

Abdullah Yusuf Ali

To the Madyan (people) (We sent) their brother Shu'aib. Then he said: "O my people! serve Allah, and fear the Last Day: nor commit evil on the earth, with intent to do mischief."

Abul A'la Maududi

And We sent to Midian their brother Shuayb. He said: "My people, serve Allah and look forward to the Last Day and do not go about the earth committing mischief."

Aisha Bewley

And to Madyan We sent their brother Shu‘ayb, he said, ‘My people, worship Allah and look to the Last Day and do not act unjustly on earth, corrupting it. ’

Al-Hilali & Khan

And to (the people of) Madyan (Midian), We sent their brother Shu‘aib. He said: "O my people! Worship Allâh (Alone) and hope for (the reward of good deeds by worshipping Allâh Alone, on) the last Day (i.e. the Day of Resurrection), and commit no mischief on the earth as Mufsidûn (those who commit great crimes, oppressors, tyrants, mischief-makers, corrupters). [Tafsir At-Tabari]

Ali Quli Qarai

And to Midian We sent Shu‘ayb, their brother. He said, ‘O my people! Worship Allah, and expect [to encounter] the Last Day, and do not act wickedly on the earth causing corruption.’

Amatul Rahman Omar

And to Midianites (We sent) their kinsman Shu`aib. He said, `My people worship Allâh and hope (putting your faithful confidence in it) for the Last Day and do not act corruptly, behaving lawlessly in the country.'

Arthur John Arberry

And to Midian their brother Shuaib; he said, 'O my people, serve God, and look you for the Last Day; and do not mischief in the land, working corruption. '

Bijan Moeinian

As to the people of Midyan, I relayed My messages through their brothers Shu’aib. He said: "My people, worship none but God, keep in mind that there is a Day of Judgment [that you have to meet your Lord] and do not go too far in wickedness.

E. Henry Palmer

And unto Midian we sent their brother Sho'haib, and he said, 'My people, serve God, and hope for the last day; and waste not the land, despoiling it. '

Edip-Layth

To Midian was their brother Shuayb. He said, "O my people, serve God and seek the Last day, and do not roam the earth corrupting."

George Sale

And unto the inhabitants of Madian We sent their brother Shoaib; and he said unto them, O my people, serve God, and expect the last day; and transgress not, acting corruptly in the earth.

Hamid S. Aziz

And, verily, of that We have left a manifest sign unto a people who have sense.

Mahmoud Ghali

And to Madyan (We sent) their brother Shuaayb. So he said, "O my people, worship Allah, and hope for the Last Day, and do not perpetrate (mischief) in the land (as) corruptors."

Marmaduke Pickthall

And unto Midian We sent Shu'eyb, their brother. He said: O my people! Serve Allah, and look forward to the Last Day, and do not evil, making mischief, in the earth.

Mohamed Ahmed - Samira

To Midian We sent their brother Shu'aib. He said: "O people, worship God and be ready for the Day of Resurrection. Do no evil, and create no mischief in the land."

Muhammad Asad

AND UNTO [the people of] Madyan [We sent] their brother Shu’ayb who thereupon said: "O my peo­ple! Worship God [alone], and look forward to the Last Day, and do not act wickedly on earth by spreading corruption!"

Mustafa Khattab

And to the people of Midian ˹We sent˺ their brother Shu’aib. He said, "O my people! Worship Allah, and hope for ˹the reward of˺ the Last Day. And do not go about spreading corruption in the land."

Progressive Muslims

And to Median was their brother Shu'ayb. He said: "O my people, serve God and seek the Last Day, and do not roam the Earth corrupting."

Sahih International

And to Madyan [We sent] their brother Shu'ayb, and he said, "O my people, worship Allah and expect the Last Day and do not commit abuse on the earth, spreading corruption. "

Sam Gerrans

And to Madyan their brother Shuʿayb: he said: “O my people: serve God and expect the Last Day, and commit not evil in the earth, working corruption.”

Shabbir Ahmed

And unto Midyan We sent their brother Shoaib (Jethro). He said, "O My people! Serve Allah, and look forward to the Last Day, the life to come, and do not act wickedly on earth spreading disorder and corruption."

Syed Vickar Ahamed

And to the Madyan (people) We sent their brother Shu’aib. Then he said: "O my people! Worship Allah, and fear the Last Day; And do not do evil on the earth, purposely to do mischief."

Taqi Usmani

And (We sent) to Madyan their brother Shu‘aib. So he said, "O my people, worship Allah and fear the Last Day, and do not roam about in the land as mischief makers."

The Monotheist Group

And to Midyan was their brother Shu'ayb. He said: "O my people, serve God and seek the Last Day, and do not roam the earth corrupting."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

De même, aux Madyan (Nous envoyâmes) leur frère Chuayb qui leur dit: ʺO mon peuple, adorez Allah et attendez-vous au Jour dernier, et ne semez pas la corruption sur terreʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji (gelê) Medyenê re jî birayê wan Şueyb şand û wî wiha got: Gelî miletê min! Îbadetê Xwedê bikin, hêviya xwe bi roja axretê ve girêbidin û li ser rûyê erdê bi fesadî tevdanê dernexin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En tot Madjan hun broeder Sjoeʹaib. Hij zei: ʺMijn volk! Dient God en verwacht de laatste dag en veroorzaakt geen ellende op de aarde door verderf te zaaien.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En tot de bewoners van Madian zonden wij hunnen broeder Shoaib, en hij zeide tot hen: O mijn volk? dient God, verwacht den laatsten dag en zondigt niet, door snood op aarde te handelen.

Hollandaca — Siregar

En naar Madyan (stuurden Wij) hun broeder Sjoeʹaib. En hij zei: ʺO mijn volk, aanbidt Allah en hoopt op de Laatste Dag en verricht geen kwaad op aarde als verderfzaaiers.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И к мадьянитам (Мы отправили) брата их Шуайба. Сказал он [пророк Шуайб]: «О, народ мой! Поклоняйтесь (только одному) Аллаху, и надейтесь на Последний День (что получите в нем воздаяние за свое поклонение), и не ходите по земле, сея беспорядок [совершая то, что запретил Аллах]!»

Rusça — Osmanov

[Мы послали] к мадйанитам их брата Шуʹайба, и он воззвал: ʺО мой народ! Поклоняйтесь Аллаху, не теряйте надежды на День воскресения и не бесчинствуйте на земле, творя беззакониеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TILL (folket i) Madyan (sände Vi) deras broder Shu`ayb. Han sade: ʺDyrka Gud, mitt folk, och tänk på den Yttersta dagen! Sprid inte sedefördärv och annat ont på jorden!ʺ