Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.
وَلَقَدْ تَرَكْنَا مِنْهَا اٰيَةً بَيِّنَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
ve leḳad teraknā minhā āyeten beyyineten li ḳavmin yeǎ'ḳilūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, akıl eden topluluk için, onlara âit apaçık bir delil bıraktık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, akıl eden topluluk için, onlara âit apaçık bir delil bıraktık.
Adem Uğur
Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişânesi bırakmışızdır.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki ondan (o bölgeden), aklını değerlendiren bir topluluk için apaçık bir ibret nişanesi bıraktık.
Ahmet Tekin
Andolsun biz, ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden aklını faydalı kullanabilen toplumlar için ikazlar, birçok sosyal konunun çözümü için işaretler bıraktık.
Ahmet Varol
Andolsun ki, akıl eden bir topluluk için ondan bir ayet (işaret) bıraktık.
Ali Bulaç
Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.
Ali Fikri Yavuz
Muhakkak ki, aklını kullanacak bir kavim için, o memleketden açık bir alâmet (iz ve harabe) bıraktık.
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, aklını kullanacak bir toplum için, ondan açık bir kanıt bıraktık.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir toplum için orada apaçık bir ders bırakmışızdır.
Bekir Sadak
And olsun ki, Biz, dusunen kimseler icin bu kasabadan apacik bir belgeyi geride birakmisizdir.
Celal Yıldırım
And olsun ki biz, aklını kullanan bir millet için bu kasabada açık belge(ler) geriye bıraktık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte o memleketten geriye, aklını kullananların yararlanabileceği açık bir ibret vesikası bıraktık.
Diyanet İşleri
Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki, biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişânesi bırakmışızdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Biz aklını kullanacak bir topluluk için oradan bir ibret tablosu bıraktık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve celalim hakkı için ondan bir ayet (bir nişane) bırakmışızdır ki teakkul edecek bir kavm için beyyine olsun
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir halk için ondan apaçık bir ayet bıraktık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir halk için ondan apaçık bir ayet bıraktık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki Biz, aklını kullanan bir toplum için ondan apaçık bir ayet bıraktık.
Fizilal-il Kuran
Biz o yıkık kentten, geriye düşünen kimselerin ders çıkarmalarına yarayacak belirgin izler bıraktık.
Gültekin Onan
Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz, aklını kullanan bir toplum için, orada apaçık bir delil bıraktık.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, aklını kullanacak bir kavm için biz oradan apaçık bir nişane (bir ibret) bırakmışızdır.
Hasib Asutay
Andolsun ki biz, aklını kullanan bir toplum için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki (biz), akıl erdirecek bir kavim için, oradan açık bir alâmet (harâbe hâlindeki evlerini) bırakmışızdır.
İbni Kesir
Andolsun ki; akleden bir kavim için Biz, orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz aklını kullanacak bir toplum için oradan apaçık bir delil bırakmışızdır.
Muhammed Esed
(Sonunda dediğimiz oldu;) ve ondan geriye, aklını kullananlar için açık işaretler bıraktık.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz ondan geriye, akleden bir topluluk için hakikatin apaçık belgeleri olan işaretler bırakmışızdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, âkilâne düşünür bir kavim için oradan bir apaçık alâmet bırakmışızdır.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz aklını kullanacak kimseler için orada apaçık bir âyet (ibret nişanesi) bırakmışızdır.
Suat Yıldırım
Biz aklını kullanıp düşünen kimseler için, o memleketten âşikâr bir ibret vesilesi (harabe) bıraktık.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, aklını kullanan bir toplum için ondan, (harab ettiğimiz o ülkeden) açık bir işaret bırakmışızdır.
Süleymaniye Vakfı
Aklını kullanan bir topluluk için o şehirden geriye açık bir ayet /gösterge bıraktık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O şehirden geriye, düşünen bir topluluk için açık bir belge bıraktık.
Şaban Piriş
Aklını kullanabilen bir toplum için, onlardan apaçık belgeler bırakmışızdır.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz akledebilecek bir kavim için oradan apaçık bir ayet bırakmışızdır.
Ümit Şimşek
Akıl sahibi bir topluluk için, Biz o beldeden geriye apaçık bir âyet bırakmışızdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz o kentten, aklını işleten bir topluluk için geriye apaçık bir işaret bıraktık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, Biz düşünən adamlar üçün o şəhərdən açıq-aydın bir əlamət saxladıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, Biz dərindən düşünən bir qövm üçün (baxıb ibrət aslsınlar deyə) o məmləkətdən açıq-aydın bir nişanə (xarabalıq) qoyduq.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Und Wir hinterließen Spuren davon als Zeichen für Menschen, die sich des Verstandes bedienen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir haben davon ein klares Zeichen für die Leute zurückgelassen, die Verstand haben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits ließen WIR aus ihr eine eindeutige Aya übrig für Leute, die sich besinnen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We made of its relics an evident sign emblematic of Allah's Omnipotence and Authority appreciated by people who comprehend events with their senses especially with their minds' eyes.
Abdul Haleem
We left some [of the town] there as a clear sign for those who use their reason.
Abdullah Yusuf Ali
And We have left thereof an evident Sign, for any people who (care to) understand.
Abul A'la Maududi
And We have left a vestige of it in that city as a Clear Sign for a people who use their reason.
Aisha Bewley
We have left a Clear Sign of them behind for people who use their intellect.
Al-Hilali & Khan
And indeed We have left thereof an evident Ayâh (a lesson and a warning and a sign - the place where the Dead Sea is now in Palestine)[1] for a folk who understand.
Ali Quli Qarai
Certainly We have left of it a manifest sign for a people who apply reason.
Amatul Rahman Omar
Behold! We have left there (- in the ruins of this township) a clear sign for a people who would care to understand.
Arthur John Arberry
And indeed, We have left thereof a sign, a clear sign? unto a people who understand.
Bijan Moeinian
I have left the ruins of their cities to serve as a lesson for those people who use their brains.
E. Henry Palmer
and we have left therefrom a manifest sign unto a people who have sense. '
Edip-Layth
We left remains of it as a clear sign for a people who understand.
George Sale
And We have left thereof a manifest sign unto people who understand.
Hamid S. Aziz
"Verily, we are about to send down upon the people of this city a horror from heaven, for that they are evil-livers. "
Mahmoud Ghali
And indeed We have already left thereof a supremely evident sign for a people who consider.
Marmaduke Pickthall
And verily of that We have left a clear sign for people who have sense.
Mohamed Ahmed - Samira
Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
Muhammad Asad
And [so it happened; and] thereof, indeed, We have left a clear sign for people who use their reason.
Mustafa Khattab
And We did leave ˹some of˺ its ruins as a clear lesson for people of understanding.
Progressive Muslims
And We left remains of it as a clear sign for a people who understand.
Sahih International
And We have certainly left of it a sign as clear evidence for a people who use reason.
Sam Gerrans
And We have left thereof a proof as clear evidence for people who reason.
Shabbir Ahmed
And so it was - Therein indeed, We have left a Clear Sign for people who use their intellect. (The Dead Sea to this day is known as 'Bahr Lut' = The Sea of Lot and it remains devoid of plant and fish life).
Syed Vickar Ahamed
And indeed, there We have left an evident Sign, (In the town under the Dead Sea now in Palestine) for any people who (want to) understand.
Taqi Usmani
And We left from it (the town) an evident sign for a people who understand.
The Monotheist Group
And We left remains of it as a clear sign for a people who comprehend.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et certainement, Nous avons laissé (des ruines de cette cité) un signe (dʹavertissement) évident pour des gens qui comprennent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, me ji wî gundî ji bo miletekî ku tê bigihîje nîşaneke aşkera hêlaye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij lieten er een duidelijk teken van over voor mensen die verstandig zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij hebben daarvan een duidelijk teeken gelaten voor hen die begrijpen willen.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben een duidelijk Teken achtergelaten voor een volk dat begrijpt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И оставили Мы от него [от селения, где жил народ пророка Лута] ясное знамение для людей, (которые) размышляют (над назидательными историями).
Rusça — Osmanov
А развалины [поселения] Мы оставили наглядным знамением для тех, кто разумеет.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och av (detta straff) har Vi efterlämnat spår som ett tydligt tecken för dem som använder sitt förstånd.