(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا اقْتُلُوهُ اَوْ حَرِّقُوهُ فَاَنْجٰيهُ اللّٰهُ مِنَ النَّارِ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

fe mā kāne cevābe ḳavmihi illā en ḳālū ḳtulūhu ev Harriḳūhu fe encāhu (a)llahu mine n-nāri inne fī ƶālike le āyātin li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَمَاfe māve
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmadı
3جَوَابَcevābeج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.cevabı
4قَوْمِهِḳavmihiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavminin
5اِلَّٓاillābaşka bir şey
6اَنْen
7قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledemelerinden
8اقْتُلُوهُḳtulūhuق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakonu öldürün
9اَوْevyahut
10حَرِّقُوهُHarriḳūhuح ر قAteşe çekerek yakmak, kavurmak. Bir şeyi törpülemek, bir şeyin bir parçasını diğeriyle sürtmek, (dişleri) gıcırdatmak, dişleri gıcırdatarak gıcırtılı ses çıkarmak, son lokmasına kadar yemek, huyu kötü olmak, bir şeyin üzerine ateşle iz veya baskı yapmak, bir kişiyi veya şeyi ateşle yakmak, bir şeyi veya kişiyi tekrar tekrar yakmak, yanma acısına sebep olmak, bir kişiyi veya insanları üzmek/sıkıntı vermek/rahatsız etmek/taciz etmek/incitmek, bir kişiyi suçlamak veya azarlamak veya kınamak, itibarını zedelemek, bitki örtüsünü (soğuk hava veya hava durumu ile) büzmek/küçültmek/kurutmak/mahvetmek, bir kişiyi veya şeyi yok etmek/mahvolmak, yanmak veya yanmış olmak.onu yakın
11فَاَنْجٰيهُfe encāhuن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.fakat onu kurtardı
12اللّٰهُ(a)llahuAllah
13مِنَmine-ten
14النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş-
15اِنَّinneşüphesiz
16فِيvardır
17ذٰلِكَƶālikebunda
18لَاٰيَاتٍle āyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ibretler
19لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
20يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kavminin cevâbı, ancak onu öldürün, yahut yakın sözü olmuştu da Allah, onu ateşten kurtarmıştı; şüphe yok ki bunda elbette deliller var inananlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kavminin cevâbı, ancak onu öldürün, yahut yakın sözü olmuştu da Allah, onu ateşten kurtarmıştı; şüphe yok ki bunda elbette deliller var inananlara.

Adem Uğur

Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: "Onu öldürün yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

Ahmed Hulusi

(İbrahim'in) toplumunun cevabı şu oldu: "Onu öldürün yahut Onu yakın!" (Fakat) Allah, Onu ateşten kurtardı. . . Muhakkak ki bu olayda, iman eden toplum için elbette işaretler vardır.

Ahmet Tekin

Allah’ın birliğine, tevhide davetten sonra kavminin İbrâhim’e cevabı, 'Onu öldürün yahut yakın' demelerinden ibaretti. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Bunda iman eden bir kavim için Allah’ın varlığını, birliğini gösteren deliller vardır.

Ahmet Varol

Kavminin cevabı ancak: 'Onu öldürün veya yakın' demeleri oldu. Ancak Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ibretler vardır.

Ali Bulaç

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.

Ali Fikri Yavuz

(Hz. İbrahîm, imana davet edince) kavminin cevabı ancak şu olmuştur: “- Öldürün onu, yahud yakın onu.” (Bunun üzerine kavmi, İbrahîm’i ateşe attığı zaman) Allah da onu ateşten kurtardı. Elbette buna iman edecek bir kavim için şübhe götürmez ibretler var.

Ali Rıza Safa

Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Onu öldürün veya yakın!" Sonunda, Allah, Onu ateşten kurtardı. Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

Bayraktar Bayraklı

İbrahim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, "Onu öldürünüz, yahut yakınız!" demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.

Bekir Sadak

Ibrahim'in sozlerine milletinin cevabi sadece: «Onu oldurun yahut yakin» demek oldu. Ama Allah onu atesten kurtardi. Dogrusu bunda, inanan kimseler icin dersler vardir.

Celal Yıldırım

(İbrâhim Peygamber'in putları kırıp kavmini Hakka' çağrısına) onların cevabı sadece şöyle demeleri oldu : «İbrahim'i ya öldürün, ya da ateşte yakın.» Ama Allah O'nu ateşten (salimen) kurtardı. Bunda elbette dosdoğru inanan bir millet için öğütler, ibretler ve belgeler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kavminin (İbrâhim hakkındaki) cevabı, “Onu öldürün ya da yakın!” demekten ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanan bir topluluk için ibretler vardır.

Diyanet İşleri

(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Diyanet İşleri (eski)

İbrahim'in sözlerine milletinin cevabı sadece: 'Onu öldürün yahut yakın' demek oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.

Diyanet Vakfi

Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: «Onu öldürün yahut yakın!» demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, «Onu öldürün, yahut yakın!» demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için kavminin ona cevabı sadece şu oldu: "Öldürün onu veya yakın!" dediler. Allah da onu o ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanacak bir topluluk için ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için ona kavminin cevabı sade şu oldu: öldürün onu veya yakın dediler, Allah da onu o ateşten kurtardı, elbette bunda iyman edecek bir kavm için şübhesiz ayetler var

Erhan Aktaş

Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle ayetler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle ayetler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir toplum için kesinlikle ayetler vardır.

Fizilal-il Kuran

Soydaşlarının İbrahim'e verdikleri cevap sadece «Bu adamı öldürünüz, ya da yakınız» biçiminde oldu. Fakat Allah onu ateşte yanmaktan kurtardı. Hiç kuşkusuz bu olayda mü'minlerin alacakları birçok ders vardır.

Gültekin Onan

Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Tanrı onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.

Hamdi Döndüren

Sonra, kavminin (İbrahim’e) cevabı yalnızca, “Onu öldürün veya yakın!” demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için ibretler vardır!

Hasan Basri Çantay

Bundan dolayı kavminin cevabı: "Öldürün onu, yahud yakın onu" demelerinden başka (bir şey) olmadı. Aliah da onu ateşden kurtardı. Şübhe yok ki bunda iman edecek zümreler için her halde ibretler vardır.

Hasib Asutay

Kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca, 'Onu öldürün veya yakın!' demeleri oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Hayrat Neşriyat

Kavminin (İbrâhîm’e) cevâbı ise: 'Onu öldürün yâhut onu yakın!' demelerinden başka bir şey olmadı. Bunun üzerine Allah onu ateşten kurtardı. Şübhesiz ki bunda, îmân edecek bir kavim için nice ibretler vardır.

İbni Kesir

Bunun üzerine kavminin ona cevabı sadece: Onu öldürün veya yakın, demek oldu. Ama Allah onu ateşten korudu. Doğrusu bunda, inananlar için ayetler vardır.

Mehmet Okuyan

(İbrahim’in) kavminin cevabı ise “Onu öldürün veya yakın!” demelerinden başka bir şey olmamıştı. (Ama) Allah onu ateşten kurtarmıştı. Şüphesiz ki bunda iman eden bir toplum için dersler vardır.

Muhammed Esed

İmdi (İbrahim'e gelince,) kavminin o'na tek cevabı şu oldu: "Onu öldürün, veya yakın!" Ama Allah o'nu ateşten korudu. Bakın, bu (kıssa)da inanacak kimseler için dersler vardır!

Mustafa İslamoğlu

Öte yandan (İbrahim'e gelince): Kavminin tek cevabı, "Onu öldürün ya da yakın!" demekten ibaretti; fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz inanan bir toplum için, bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık (İbrahim aleyhisselâm'ın) kavminin cevabı, «O'nu öldürünüz veya O'nu yakınız,» demekten başka olmadı. Fakat Allah O'nu ateşten kurtardı. Şüphe yok ki bunda imân edecekler olan bir kavim için elbette ibretler vardır.

Ömer Öngüt

Kavminin İbrahim'e cevabı sadece: “Onu öldürün, ya da ateşte yakın!” demelerinden ibaret oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz ki bunda iman eden bir kavim için âyetler (ibretler) vardır.

Suat Yıldırım

Halkının ona verdikleri cevap: "Öldürün onu!" veya "Ateşe atın!" demekten başka bir şey olmadı. Ateşe attılar ama Allah onu ateşten kurtardı. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Halkının cevabı sadece: "Öldürün onu veya yakın!" demeleri oldu. (İbrahim'i ateşe attılar) Fakat Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanıp güvenen bir topluluk için ayetler /belgeler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halkının cevabı sadece şu oldu: "Öldürün İbrahim'i ya da yakın!" Arkasından Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanan bir topluluk için belgeler vardır.

Şaban Piriş

İbrahim'in kavminin cevabı: -Onu öldürün veya onu ateşte yakın! demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.

Tefhim-ul Kuran

Bunun üzerine kendi kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: «Onu öldürün ya da yakın» demek oldu. Böylece Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için ayetler vardır.

Ümit Şimşek

Kavminin İbrahim'e verdiği cevap, 'Onu öldürün yahut yakın' demekten ibaret oldu. Allah ise onu ateşten kurtardı. İman eden bir topluluk için, işte bunda ibretler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın!" Ama Allah onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qövmünün cavabı isə ancaq: “Ya onu öldürün, ya da yandırın!”– demələri oldu. Lakin Allah onu oddan qorudu. Doğrudan da, bunda mömin adamlar üçün mənimsəməli bir ibrət vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Tayfasının (İbrahimin sözlərinə) cavabı: ″Onu öldürün, yaxud da yandırın!″ – deməkdən başqa bir şey olmadı. Amma Allah onu oddan xilas etdi. Həqiqətən, bunda iman gətirən bir tayfa üçün ibrətlər vardır!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Seine Leute hatten keine andere Antwort als: ʺTötet ihn oder verbrennt ihn!ʺ Gott errettete ihn (Abraham) vor dem Feuer. Darin ist ein Zeichen für Menschen, die wahrhaftig glauben.

Almanca — Der Edle Quran

Aber die Antwort seines Volkes war nur, daß sie sagten: ʺTötet ihn oder verbrennt ihn.ʺ Da rettete Allah ihn aus dem Feuer. Darin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und die Antwort seiner Leute war nichts anderes als daß sie sagten: ʺTötet ihn oder verbrennt ihn!ʺ Dann errettete ihn ALLAH von dem Feuer. Gewiß, darin sind zweifelsohne Ayat für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And what was the answer of Ibrahim's people to his admonition and exhortation but to decide to get rid of him, they said: "Kill him or burn him" but Allah saved him and delivered him from the fire whole and all sound. This is indeed emblematic of Almightiness; food for thought that is taken by those who prostrate their reason to divine revelation.

Abdul Haleem

The only answer Abraham’s people gave was, ‘Kill him or burn him!’ but God saved him from the Fire: there truly are signs in this for people who believe.

Abdullah Yusuf Ali

So naught was the answer of (Abraham's) people except that they said: "Slay him or burn him." But Allah did save him from the Fire. Verily in this are Signs for people who believe.

Abul A'la Maududi

The people (of Abraham) had no other answer than to say: "Kill him or burn him." But Allah delivered him from the fire. There are many Signs in this for those who believe.

Aisha Bewley

The only answer of his people was to say: ‘Kill him or burn him!’ But Allah rescued him from the fire. There are certainly Signs in that for people who are muminun.

Al-Hilali & Khan

So nothing was the answer of [Ibrâhîm’s (Abraham)] people except that they said: "Kill him or burn him." Then Allâh saved him from the fire. Verily, in this are indeed signs for a people who believe.[1]

Ali Quli Qarai

But the only answer of his people was that they said, ‘Kill him, or burn him. ’ Then Allah delivered him from the fire. There are indeed signs in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

His people had no response to make (to Abraham) but they said, `Kill him (- Abraham) or rather burn him. ' (At last they decided upon burning him) but Allâh delivered him from the fire. There are sure signs in this (episode) for the people who would believe.

Arthur John Arberry

But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!' Then God delivered him from the fire; surely in that are signs for a people who believe.

Bijan Moeinian

The only response of the disbelievers to the invitation of Abraham was: "Kill him/ burn him. " Then God made him walk out of the fire [that the disbelievers had cast him into] so that the believers learn a lesson from this incidence [that God never leaves his sincere worshippers alone and will give them the final victory.]

E. Henry Palmer

But the answer of his people was only to say, 'Kill him or burn him!' But God saved him from the fire; verily, in that are signs unto a people who believe.

Edip-Layth

But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who acknowledge.

George Sale

And the answer of his people was no other than that they said, slay him, or burn him. But God saved him from the fire. Verily herein were signs unto people who believed.

Hamid S. Aziz

"And those who disbelieve in the revelations of Allah and in their meeting with Him, these shall despair of My mercy; and for these is grievous woe. "

Mahmoud Ghali

Yet in no way was the answer of his people (anything) except that they said, "Kill him or burn him away!" Then Allah delivered him from the fire. Surely in that are indeed signs for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

But the answer of his folk was only that they said: "Kill him" or "Burn him." Then Allah saved him from the Fire. Lo! herein verily are portents for folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

The people (of Abraham) had no answer except: "Kill him or burn him;" but God saved him from the fire. There are lessons in this for those who believe.

Muhammad Asad

Now [as for Abraham, ] his people’s only answer was, "Slay him, or burn him!" – but God saved him from the fire. Behold, in this [story] there are messages indeed for people who will believe!

Mustafa Khattab

But the only response of Abraham’s people was to say: "Kill him or burn him!" But Allah saved him from the fire.[1] Surely in this are signs for people who believe.

Progressive Muslims

But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him. " But God saved him from the fire. In this are signs for a people who believe.

Sahih International

And the answer of Abraham's people was not but that they said, "Kill him or burn him," but Allah saved him from the fire. Indeed in that are signs for a people who believe.

Sam Gerrans

Then the response of his people was only that they said: “Kill him, or burn him!” But God delivered him from the fire; in that are proofs for people who believe.

Shabbir Ahmed

(Abraham explained these facts to his people) but their only answer was, "Kill him or burn him alive!" But Allah saved him from their fiery rage. Behold, in this story there are signs for believers (such as, when people have no sensible answers, they resort to threats and violence (21:68), (37:96-97))

Syed Vickar Ahamed

So nothing was the answer from (Ibrahim's) people except that they said: "Kill him or burn him. " Then Allah did save him from the fire. Surely, in this indeed, are Signs for people who believe.

Taqi Usmani

So, the response of his (Ibrāhīm) people was none but that they said, "Kill him" or “Burn him”. So Allah saved him from the fire. Surely in this there are signs for a people who believe.

The Monotheist Group

But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Son peuple ne fit dʹautre réponse que: ʺtuez-le ou brûlez-leʺ. Mais Allah le sauva du feu. Cʹest bien là des signes pour des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bersiva gelê Îbrahîm bes (ev) gotina wan bû: Îbrahîm bikujin, an jî bisojin! Lê belê Xwedê ew ji êgir xelas kir. Bi rastî di vê de, ji bo civateke ku bawerî bîne, îbret hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het antwoord van zijn volk was slechts dat zij zeiden: ʺDoodt hem of verbrandt hem.ʺ Maar God redde hem van het vuur. Daarin zijn tekenen voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En het antwoord van zijn volk was slechts dat zij zeiden: Doodt of verbrandt hem. Maar God redde hem van het vuur. Waarlijk, hierin waren teekenen voor hen die geloofden.

Hollandaca — Siregar

Maar het antwoord van zijn volk was slechts dat zij zeiden: ʺDoodt hem,ʺ of ʺVerbrandt hem.ʺ Maar Allah redde hem van het vuur. Voorwaar, daarin zijin zeker Tekenen voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И было ответом его народа [народа пророка Ибрахима] (который они дали ему) только то, что они сказали (одни другим): «Убейте его [Ибрахима] или сожгите его!» И (они забросили его в огонь, но) спас Аллах его из огня (который разожгли люди) (сделав этот огонь прохладным и безопасным). Поистине, в этом [в спасении пророка Ибрахима] – знамения [доказательства Его могущества] для людей верующих!

Rusça — Osmanov

Ответом его народа были такие слова: ʺУбейте его или сожгите!ʺ Но Аллах спас его от огня. Воистину, в этом - знамения для людей уверовавших.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(ABRAHAMS) folk svarade honom inte, men (några) sade (till de andra): ʺDöda honom eller bränn honom (på bål)!ʺ - men Gud räddade honom undan elden. I detta ligger förvisso budskap till människor som vill tro!