Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَلِقَائِهِ اُو۬لٰٓئِكَ يَئِسُوا مِنْ رَحْمَتِي وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

ve(e)lleƶīne keferū bi āyāti (a)llahi ve liḳāihi ulāike yeisū min raHmetī ve ulāike lehum ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīnekimseler
2كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
3بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
4اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
5وَلِقَائِهِve liḳāihiل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ve O'nunla buluşmayı
6اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
7يَئِسُواyeisūي ا سUmutsuzluğa düşmek, çaresiz olmak, umudunu yitirmek, bilmek, tanımak, farkına varmak. Bu kelime, umudu kesmek anlamına gelen qanata (Qaf-Nun-Tay) kelimesinin eş anlamlısıdır.ümidi kesmişlerdir
8مِنْmin-den
9رَحْمَتِيraHmetīر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.benim rahmetim-
10وَاُو۬لٰٓئِكَve ulāikeve işte
11لَهُمْlehumonlar için vardır
12عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
13اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı

Tüm mealler

Meal seçin (96 / 96 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın delillerine kâfir olanlar ve onunla buluşacaklarını inkâr edenlerse onlardır rahmetimden tamâmıyla ümitlerini kesenler ve onlaradır elemli bir azap.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼın delillerine kâfir olanlar ve onunla buluşacaklarını inkâr edenlerse onlardır rahmetimden tamâmıyla ümitlerini kesenler ve onlaradır elemli bir azap.

Abdullah Aydın

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı (öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenler ise, işte onlar Allah'ın rahmetinden ümitlerini kesmiş olanlardır. Onlar için pek acıklı bir azap vardır.

Adem Uğur

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Allah'ın varlıklarındaki işaretlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya, işte onlar Rahmetimden ümidi kesmişlerdir; işte onlar için feci bir azap vardır!

Ahmet Davudoğlu

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler yok mu? İşte onlar Benim rahmetimden ümidlerini kesmiş olanlardır ve işte onlar için acıklı bir azap vardır.

Ahmet Tekin

Âyetlerimizi, yaratıcının birliğini gösteren kâinattaki delilleri ve Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı inkârda ısrar edenler, kafirler, işte onlar, benim rahmetimden ümitvar olmayanlardır. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Ahmet Varol

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Arslan

Allah'ın ayetlerini ve onunla mülâki olmayı inkâr edenler, evet onlar Benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azap yardır.

Ali Bulaç

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp inkar edenler'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azab da vardır.

Ali Rıza Safa

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden umutlarını kesmişlerdir. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

Arif Pamuk

Allah'ın ayetlerini ve O'na karşı kavuşmayı inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Ayntabî Mehmet Efendi

Allahû Teâlâ'nın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, Benim rahmetimden me'yûs olurlar. Onlar için elîm bir azâp vardır.

Bahaeddin Sağlam

Demek, Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümid kesenlerdir. Ve işte onlara elem verici bir azap vardır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlere gelince; onlar benim rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Bekir Sadak

Allah'in ayetlerini ve O'na kavusmayi inkar edenler, iste onlar Benim rahmetimden umitlerini kesmis olanlardir. Iste can yakici azap onlar icindir.

Bir Heyet

Allah'ın ayetlerini ve O'nun karşısına çıkacaklarını yalanlayanlar var ya, onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş kimselerdir. Onları acıklı bir azap beklemektedir.

Celal Yıldırım

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya, işte onlar rahmetimden ümit kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler, işte bunların rahmetimden ümitleri olamaz ve bunlar için acı bir azap vardır.

Diyanet İşleri

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.

Diyanet Vakfı (1993)

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- Benim rahmetimden ümidlerini kesmişlerdir. Ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Diyanet Vakfi

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya, işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın ayetlerine ve O'na kavuşmaya inanmayanlar ise, hep onlar Benim rahmetimden ümidini kesmiş olanlardır ve onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın ayatına ve likasına inanmıyanlar ise hep onlar onun rahmetinden ümidi kesmiş olanlardır ve onlar için elim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Ben'im rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşma gerçeğini yok sayanlar; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler; işte onlar, Ben'im rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın ayetlerini ve O'nun karşısına çıkacaklarını yalanlayanlar var ya, onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş kimselerdir. Onları acıklı bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenler; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Hamdi Döndüren

Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenlere gelince; onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte onlar için, can yakıcı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Allahın ayetlerini ve Ona kavuşmayı (inkar ile) kafir olanlar (yok mu?) işte benim rahmetimden (ancak) onlar ümidlerini kesdiler. İşte pek acıklı azab da onlarındır.

Hasan Tahsin Feyizli

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar, benim rahmetimden ümidi kesmiş (olacak)lardır. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.

Hasib Asutay

Allah'ın âyetlerini ve O'nunla buluşmayı inkâr edenler, işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler yok mu; işte onlar, benim rahmetimden ümîdi kesmişlerdir; işte onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümidlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.

Hüseyin Kaleli

“Allâh’ın âyetlerini ve onunla karşılaşmayı inkâr edenler de işte bunlar, benim rahmetimden ümitlerini keserler. Yine bunlar kendileri için acıklı bir azap vardır.”

İbni Kesir

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Ve işte elem verici azab onlaradır.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavusmayı inkar edenlere gelince, işte onlar Benim rahmetimden ümidini kesenlerdir. Onlar için pek acı bir azap vardır.

Mehmet Okuyan

Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler –işte onlar– benim merhametimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azap vardır.

Muhammed Esed

Allah'ın ayetlerini ve (sonunda) O'na kavuşacaklarını inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır; ve onları (öteki dünyada) acıklı bir azap beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Ama Allah'ın mesajlarını ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya: işte bu gibiler Benim rahmetimden ümidini kesenlerdir; ve işte onları can yakıcı bir azap beklemektedir.

Nedim Yılmaz

Allah’ın âyetlerini ve onunla karşılaşıp yanı??? inkâr edenler var ya, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için elem verici azap vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kimseler ki, Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkar ettiler, işte onlar, benim rahmetimden ümitlerini kestiler ve işte onlar için pek acıklı bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler; işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Ömer Rıza Doğrul

Allah'ın âyetlerini reddederek O’na kavuşmayı inkâr edenler, Benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Onlar için acıklı azap vardır.

Suat Yıldırım

Allah’ın âyetlerini ve âhirette O’na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar, Ben’im merhametimden ümitlerini kesenlerdir. Onlara gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, işte onlar benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için acı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın ayetlerini ve onun huzuruna varmayı göz ardı etmekte direnenler var ya... İşte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın ayetlerini ve onunla yüzleşmeyi göz ardı edenler onun ikramından umut kesenlerdir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkar edenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.

Talat Koçyiğit

Allah'ın âyetlerini ve Allah'a kavuşmayı inkâr edenler, işte bunlar, Benim merhametimden ümidi kesmiş olanlardır. Bunlar için çok acı bir azâp vardır.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp küfre sapanlar'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir ve işte onlar, acıklı azab da onlarındır.

Ümit Şimşek

Allah'ın âyetlerini ve Ona kavuşmayı inkâr edenler ise, rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın ayetlerini ve Allah'a varmayı inkar edenler, işte onlar, rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Ve bunlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar Allah'ın rahmetinden ümidini kesmiş olanlardır. Onlara acıklı azap vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məhz Mənim mərhəmətimdən ümidlərini kəsənlər Allahın ayələrini və Onunla qarşılaşacaqlarını inkar edənlərdir. Elə onlar üçün ağrılı-acılı bir əzab vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın ayələrini və Onunla qarşılaşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün hüzurunda duracaqlarını) inkar edənlər Mənim mərhəmətimdən ümidlərini üzənlərdir. Onları ağrılı-acılı bir əzab gözləyir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die Gottes Zeichen und die Begegnung mit Ihm im Jenseits leugnen, haben keine Hoffnung auf Meine Barmherzigkeit. Ihnen wird qualvolle Strafe zuteil werden.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die Allahs Zeichen und die Begegnung mit Ihm ableugnen, diese haben die Hoffnung auf Meine Barmherzigkeit aufgegeben, und für diese wird es schmerzhafte Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und diejenigen, die nicht an die Zeichen Allahs und an die Begegnung mit Ihm glauben - sie sind es, die an Meiner Barmherzigkeit zweifeln. Und ihnen wird eine schmerzliche Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr ALLAHs Ayat und Seiner Begegnung gegenüber betrieben, diese verzweifeln an Meiner Gnade. Und für diese ist eine qualvolle Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And those who denied Allah's divine signs and rejected His divine revelations and the idea of the assemblage before Him in Day of Judgement shall have much to answer for. Such persons lack spiritual connection between their hearts and minds and Allah; they live without expectation of a spiritual desire and Allah alludes to them, thus": "These are they who have despaired of My mercy and shall suffer the torment laid upon the damned"

Abdul Haleem

Those who deny God’s Revelation and their meeting with Him have no hope of receiving My grace: they will have a grievous torment.

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject the Signs of Allah and the Meeting with Him (in the Hereafter),- it is they who shall despair of My Mercy: it is they who will (suffer) a most grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Those who disbelieved in Allah's signs and in meeting Him, it is they who have despaired of My Mercy; it is they for whom a painful chastisement lies ahead.

Aisha Bewley

Those who reject Allah’s Signs and the meeting with Him, such people can despair of My mercy, such people will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve in the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh and the Meeting with Him, it is they who have no hope of My Mercy: and it is they who will have a painful torment.

Ali Quli Qarai

Those who deny the signs of Allah and the encounter with Him, they have despaired of My mercy, and for such there is a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

And those who deny the signs of Allâh and (deny) that they will meet Him are actually despaired of My mercy. It is they for whom awaits a grievous punishment.

Arthur John Arberry

And those who disbelieve in God's signs and the encounter with Him -- they despair of My mercy, and there awaits them a painful chastisement. )

Bijan Moeinian

Those who choose to disregard their Lord’s commands and disbelieve in meeting Him [on the Day of their resurrection] have deprived themselves of My mercy and have subjected themselves to a painful punishment.

E. Henry Palmer

And those who disbelieve in God's signs and in meeting with Him, these shall despair of my mercy; and these, for them is grievous woe.

Edip-Layth

Those who rejected God's signs and in meeting Him, they have forsaken My mercy, and they will have a painful retribution.

George Sale

As for those who believe not in the signs of God, or that they shall meet Him at the resurrection, they shall despair of my mercy, and for them is a painful punishment prepared.

Hamid S. Aziz

"You cannot make Him powerless (escape Him) in the earth, nor in the heavens; nor have you beside Allah a friend or a helper.

Mahmoud Ghali

And the ones who disbelieve in the signs of Allah and the meeting with Him, those despair of My mercy, and those will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Those who disbelieve in the revelations of Allah and in (their) Meeting with Him, such have no hope of My mercy. For such there is a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny the signs of God and the meeting with Him, cannot have hope of My mercy. There is a painful punishment for them.

Muhammad Asad

And [thus it is:] they who are bent on denying the truth of God’s messages and of their [ultimate] meeting with Him - it is they who abandon all hope of My grace and mercy: and it is they whom grievous suffering awaits [in the life to come].

Mustafa Khattab

As for those who disbelieve in Allah’s signs and the meeting with Him, it is they who will have no hope in His mercy.[1] And it is they who will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

And those who rejected God's revelations and in meeting Him, they have forsaken My mercy, and they will have a painful retribution.

Sahih International

And the ones who disbelieve in the signs of Allah and the meeting with Him - those have despaired of My mercy, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

And those who deny the proofs of God and the meeting with Him: those despair of My mercy; and those will have a painful punishment.)

Shabbir Ahmed

And thus it is: Those who deny Allah's Messages and meeting with Him - it is they - who shall abandon all hope of My Grace. And for them is an awful doom. (They disbelieve in the glad tidings and in the Law of Eternal Recompense).

Syed Vickar Ahamed

And those who reject the Signs of Allah and the meeting with Him (in the Hereafter)— They shall suffer without My mercy: And they will (also suffer) a most painful penalty.

Taqi Usmani

And those who deny the signs of Allah and meeting with Him - those will despair of My mercy, and those are the ones for whom there is a painful punishment.

The Monotheist Group

And those who rejected the revelations of God and in meeting Him; those have forsaken My mercy; and they will have a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui ne croient pas aux versets dʹAllah et à Sa rencontre, désespèrent de Ma miséricorde. Et ceux-là auront un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku ayetên Xwedê û çûna hizûra wî mandel kirin, ha ew ji rehma min bêhêvî bûne û ji wan re ezabekî dijwar heye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn aan Gods tekenen en aan de ontmoeting met Hem, zij zijn het die aan Mijn barmhartigheid wanhopen. Zij zijn het voor wie er een pijnlijke bestraffing is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat hen betreft, die niet in Gods teekenen gelooven, of daaraan, dat zij hem bij de opstanding zullen ontmoeten, deze zullen aan mijne genade wanhopen, en voor hen is eene pijnlijke straf gereed gemaakt.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Именно тем, которые не веруют ни в знамения Аллаха, ни в то, что они предстанут перед Ним, предстоит в отчаянии [молить] Моей милости. Им-то и уготовано мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som framhärdar i att förneka sanningen i Guds budskap och (människans kommande) möte med Honom, för dem är allt hopp om Min nåd och Min barmhärtighet ute och (i det kommande livet) väntar dem ett svårt lidande.