Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
وَنَزَعْنَا مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلْنَا هَاتُوا بُرْهَانَكُمْ فَعَلِمُوا اَنَّ الْحَقَّ لِلّٰهِ وَضَلَّ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
ve nezeǎ'nā min kulli ummetin şehīden fe ḳulnā hātū burhānekum fe ǎlimū enne l-Haḳḳa li (a)llahi ve Delle ǎnhum mā kānū yefterūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz her ümmetten bir tanık getirir de getirin bakalım deriz, delillerinizi. Artık bilirler ki şüphesiz gerçek, Allah'ındır ve uydurdukları şeylerin hepsi de gözlerinden kaybolup gider.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz her ümmetten bir tanık getirir de getirin bakalım deriz, delillerinizi. Artık bilirler ki şüphesiz gerçek, Allahʼındır ve uydurdukları şeylerin hepsi de gözlerinden kaybolup gider.
Adem Uğur
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, (kâfirlere): Kesin delilinizi getirin! deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Ahmed Hulusi
Her ümmetten bir şahit (Rasul) çıkartıp dedik ki: "Hadi kesin delilinizi getirin!" Bunun üzerine bildiler ki Hak Allah içindir! Uydurdukları şeyler de, kendilerinde kaybolup gitti!
Ahmet Tekin
O gün, her milletten kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler çıkarır, kâfirlere: 'Kesin delilinizi getirin' deriz. O zaman, hak ilâh olma vasfının Allah’a ait olduğunu, uydura geldikleri şeylerin, putların da kendilerinden ayrılıp kaybolduğunu anlarlar.
Ahmet Varol
O gün her ümmetten bir şahit çıkarır ve: 'Delilinizi getirin' deriz. Böylece hakkın Allah'a ait olduğunu bilirler. Uydurageldikleri de onlardan kaybolur.
Ali Bulaç
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
Ali Fikri Yavuz
(O gün) her ümmetten (peygamberlerini) birer şahid çıkaracağız da: “- (Ey peygamberleri yalanlıyan ümmetler, yolunuzun hak olduğuna ve ortaklarım bulunduğuna dair) delilinizi getirin.” diyeceğiz. O vakit (her ümmet), hak Allah’ın olduğunu bilecektir; ve uydurdukları şeyler de kendilerinden ayrılıb kaybolacaktır.
Ali Rıza Safa
Her toplumdan bir tanık çıkaracağız ve "Kanıtınızı getirin!" diyeceğiz. Artık, gerçeğin Allah'a özgü olduğunu öğrendiler. Uydurmuş oldukları da onlardan uzaklaşarak yitip gitmiştir.
Bayraktar Bayraklı
Her ümmetten bir tanık çıkarır ve "Kesin delilinizi ortaya koyunuz" deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Bekir Sadak
Her ummetten bir sahit cikarir ve «kesin delilinizi ortaya koyun» deriz. O zaman, gercegin Allah'a ait oldugunu, uydurduklarinin kendilerini birakip kactigini anlarlar.*
Celal Yıldırım
(Kıyamet günü) her bir ümmetten (kendilerine uyarıcı olarak gönderilen peygamberlerini) şahit olarak çekip çıkarırız, «haydi açık-seçik kesin delillerinizi getirin !» deriz. Onlar, artık Hakk'ın (tamamiyle) Allah'a ait olduğunu bilip anlarlar ve uydurdukları (bâtıl tanrılar) da kendilerinden uzaklaşıp kaybolurlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Her ümmetten bir şahit çıkarıp, “Kesin delilinizi getirin!” diyeceğiz. O zaman anlarlar ki hakikat Allah’a mahsustur ve uydurageldikleri şeyler (putlar) kendilerini bırakıp gitmişlerdir.
Diyanet İşleri
Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Her ümmetten bir şahit çıkarır ve 'kesin delilinizi ortaya koyun' deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Diyanet Vakfi
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, (kâfirlere): Kesin delilinizi getirin! deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, «Haydin, kesin delilinizi getirin!» deriz. O zaman bilirler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) de kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de her ümmetten bir şahit çıkarıp da: "Haydi, kesin delilinizi getirin!" dediğimizde artık gerçeğin Allah'ın olduğunu bilmiş olacaklar ve o uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem her ümmetten birer şahid çıkardık ta haydin bürhanınızı dedik mi o vakıt hakk Allahın olduğunu bilmişler ve o uydurdukları şeyler kendilerinden gaib olup gitmişlerdir
Erhan Aktaş
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Her ümmetten bir tanık çıkarırız. Sonra da: "Burhanlarınızı getirin." deriz. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kaybolurlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Her ümmetten bir tanık seçtik. Sonra da: "Burhanlarınızı getirin." dedik. Böylece hakikatin Allah'a ait olduğunu anladılar. Uydurdukları şeyler, onlardan ayrılıp kayboldular.
Fizilal-il Kuran
Her ümmetten bir şahit çıkarırız. «Delillerinizi getirin» deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve uydurdukları şeylerin kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Gültekin Onan
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: "Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin" dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak gerçekten Tanrı'nındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuştur.
Hamdi Döndüren
(O gün) biz, her ümmetten bir tanık çıkarır, (inkâr edenlere) “Kesin delilinizi getirin!” deriz. O zaman, onlar, gerçeğin Allah’a ait olduğunu anlarlar. Uydurmuş oldukları şeyler de kendilerinden kaybolup gitmişlerdir.
Hasan Basri Çantay
(O gün) her ümmetden birer şahid (çekib) çıkarmışızdır da "Burhanınızı getirin" demişizdir. (O vakit) bilmişlerdir ki hak muhakkak Allahındır ve uydurageldikleri şeyler (putlar) da kendilerinden ayrılıb gaalib olmuşdur.
Hasib Asutay
(O gün) her ümmetten bir tanık çıkarırız (33), (inkârcılara) 'Kesin delilinizi getirin! ' deriz. O zaman bilirler ki gerçek Allah'a aittir ve uydurdukları şeyler de kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır. (33. Bu tanıklar, o ümmetin peygamberleridir.)
Hayrat Neşriyat
Hem (o gün) her ümmetten (kendi peygamberlerini) bir şâhid (olarak) çıkarırız da(o ümmetlere): '(Sizi emirlerime uymaktan alıkoyan) delîlinizi getirin!' deriz; o zaman şübhesiz hakkın Allah’a âid olduğunu bilmişlerdir ve uydurmakta oldukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiştir.
İbni Kesir
Her ümmetten bir şahid çekip çıkarmışızdır. Ve kesin delilinizi getirin, demişizdir. O zaman gerçeğin Allah'tan olduğunu ve uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.
Mehmet Okuyan
(O gün) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız ve (inkârcılara) “Kesin delilinizi getirin!” diyeceğiz. (İşte o zaman) bilecekler ki gerçek, Allah’a aittir ve uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden kaybolmuşlardır.
Muhammed Esed
Ve (bu soru cevapsız kalacak, çünkü) Biz (o sırada) her ümmetten bir şahit çıkarmış olacağız ve (günahkarlara:) "Geçmişteki iddialarınızı doğrulayan bir delil getirin!" diyeceğiz. Ve böylece görecekler ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve kendi çarpık muhayyilelerinin ürünü bütün o düzmece tanrılar onları terk etmiş.
Mustafa İslamoğlu
Zaten (o demeye kalmadan) Biz, her ümmetten bir tanık çıkarmış olacağız; ve dönüp "Haydi, getirin delilinizi!" diyeceğiz. Sonuçta onlar anlayacaklar ki, gerçek bütünüyle Allah'tan yana ve (çarpık tasavvurlarının) ürettiği sahte ilahlar kendilerini yalnız bırakmış.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve her ümmetten bir şahit çıkarmış, «Artık delillerinizi getiriniz!» demiş olacağız. Binaenaleyh bileceklerdir ki, şüphe yok hak Allah içindir ve onlardan iftira eder oldukları şey gaip olup gitmiş olacaktır.
Ömer Öngüt
Her ümmetten bir şâhit çıkarırız ve (şirk koşanlara): “Kesin delilinizi getirin!” deriz. O zaman bilirler ki hakikat Allah'a âittir ve uydurdukları şeyler de kendilerini bırakıp kaybolmuşlardır.
Suat Yıldırım
O gün her ümmetten birer şahit çıkarırız. Resulleri yalancı sayanlara da: "Haydi bakalım, varsa delilinizi ortaya koyun!" deriz. O zaman onlar, hak ve hakikatin Allah’a ait olduğunu kesinlikle anlar ve uydurdukları tanrılar ise ortada görünmez olur.
Süleyman Ateş
Her ümmetten bir şahid çıkarırız: "Delilinizi getirin!" deriz. Gerçeğin Allah'a aidolduğunu bilirler ve uydurdukları şeyler kendilerinden sapıp gider.
Süleymaniye Vakfı
(O gün) Her toplumun içinden bir şahit çıkarır, şöyle deriz: "Getirin kanıtınızı!" Böylece bütün gerçeklerin Allah'tan yana olduğunu öğrenirler. Uydurdukları ortaklar onlardan uzaklaşıp gitmiş olur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
(Bu sözü), her toplumun içinden bir şahit çıkardığımız ve onlara; "Haydi, delilinizi getirin." dediğimiz sırada söyleriz. O sırada bunlar, Allah'ın haklı olduğunu öğrenmiş olurlar. Zaten uydurup durdukları şey de kaybolup gitmiştir.
Şaban Piriş
Her toplumdan bir şahit çıkarırız ve: -Haydi delillerinizi getirin! deriz. İşte o zaman gerçeğin Allah'a ait olduğunu anlarlar. Uydurmuş oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.
Tefhim-ul Kuran
Her ümmetten bir şahid ayırıp çıkardık da: «Kesin kanıt (burhan)ınızı getirin» dedik. Artık öğrenmiş oldular ki, hak, gerçekten Allah'ındır ve düzüp uydurdukları kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır.
Ümit Şimşek
O gün her ümmetten bir şahit çıkarmış, onlara da 'Haydi, getirin delilinizi' buyurmuşuzdur. Ve onlar da hak ve hakikatin tümüyle Allah'a ait olduğunu anlamışlar; uydurdukları şeyler ise onları bırakmış, yok olup gitmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmetten bir tanık çıkarmış da şöyle demişizdir: "Getirin susturucu kanıtınızı!" Bunun üzerine onlar hakkın Allah'a ait olduğunu bilmişlerdir. O iftira aracı yaptıkları şeyler de onları yüzüstü koyup kaybolmuşlardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz hər ümmətdən bir şahid çıxardacaq və: “Dəlilinizi gətirin!”– deyəcəyik. Onlar biləcəklər ki, haqq yalnız Allaha məxsusdur. Uydurduqları bütlər isə onları qoyub gedəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O gün) hər ümmətdən (öz peyğəmbərləri olmaqla) bir şahid çıxardacaq və (müşriklərə): ″(Allah şərik qoşmağınızın lüzumu barədə) tutarlı dəlilinizi gətirin!″ – deyəcəyik. Onlar haqqın yalnız Allaha məxsus olduğunu biləcəklər. Uydurub düzəltdikləri (bütlər) isə qeyb olacaqlar! (Onları qoyub qaçacaqlar!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Von jedem Volk werden Wir einen Zeugen (Gottes Gesandten) hervortreten lassen, und Wir werden sagen: ʺBringt eure Beweise vor!ʺ So werden sie erkennen, daß die Wahrheit nur bei Gott liegt, und sie werden die Götzen, die sie erfunden hatten, nicht finden.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir nehmen aus jeder Gemeinschaft einen Zeugen heraus, und da sagen Wir: ʺBringt euren Beweis vor.ʺ Dann werden sie wissen, daß die Wahrheit Allah gehört. Und entschwunden wird ihnen sein, was sie zu ersinnen pflegten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir werden aus jedem Volke einen Zeugen holen und sprechen: ʺBringt euren Beweis herbei.ʺ Dann werden sie erkennen, daß die Wahrheit Allahs ist. Und das, was sie zu erdichten pflegten, wird für sie verloren sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR nehmen von jeder Umma einen Zeugen heraus, dann sagen WIR: ʺBringt euren Beweis her!ʺ - Dann wußten sie, daß die Wahrheit gewiß ALLAH gehört. Und ihnen ist abhanden gegangen, was sie zu erfinden pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We will call to witness one from each nation (the Messenger) to give evidence in relation to the worldly matters and We will question the infidels- as to their proof of the validity of their gods whom they had incorporated with Allah! But they shall fail to advance any proof and they shall realize that Allah alone is and has always been the Truth personified. Here and now they are renounced and forsaken by those whom they presumed to share with Him His divine nature and supremacy; they have failed their expectations.
Abdul Haleem
We shall call a witness from every community, and say, ‘Produce your evidence,’ and then they will know that truth belongs to God alone; the gods they invented will forsake them.
Abdullah Yusuf Ali
And from each people shall We draw a witness, and We shall say: "Produce your Proof": then shall they know that the Truth is in Allah (alone), and the (lies) which they invented will leave them in lurch.
Abul A'la Maududi
And from each people We shall draw a witness, and shall say to them: "Do produce your evidence now." Then they shall know that the Truth is with Allah alone, and the lies which they had invented will forsake them.
Aisha Bewley
We will drag out a witness from each nation and will say, ‘Produce your evidence!’ They will know then that the truth is with Allah and that what they invented has forsaken them.
Al-Hilali & Khan
And We shall take out from every nation a witness, and We shall say: "Bring your proof." Then they shall know that the truth is with Allâh (Alone), and the lies (false gods) which they invented will disappear from them.
Ali Quli Qarai
We shall draw from every nation a witness and say, ‘Produce your evidence. ’ Then they will know that all reality belongs to Allah and what they used to fabricate will forsake them.
Amatul Rahman Omar
And We shall (on that day) bring out a witness from every people and then say (to the polytheist), `Bring a clear proof of your claim. ' Then they will know that the true right (to Godhood) only belongs to Allâh and all (their false deities) that they used to forge will be lost to them.
Arthur John Arberry
And We shall draw out from every nation a witness, and say, 'Produce your proof!' Then will they know that Truth is God's, and there shall go astray from them that they were forging.
Bijan Moeinian
On that Day, a representative of each nation will be asked: "Present your excuses for your behavior. " They will then realize how wrong they have been and their fabrications will disappear forever.
E. Henry Palmer
And we will pluck from every nation a witness; and we will say, 'Bring your proof and know that the truth is God's;' and that which they had devised shall stray away from them.
Edip-Layth
We will extract from every nation a witness, then We will say, "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
George Sale
And We will produce a witness out of every nation, and will say, bring hither your proof of what ye have asserted. And they shall know that the right is God's alone; and the deities which they have devised shall abandon them.
Hamid S. Aziz
And the day when He shall call them and say, "Where are my partners whom you did pretend were such?"
Mahmoud Ghali
And We will draw out from every nation a constant witness, so We will say, "Offer your proof!" Then will they know that to Allah belongs the Truth, and (there) will be lost from (Literally: err from them) them whatever they were fabricating.
Marmaduke Pickthall
And We shall take out from every nation a witness and We shall say: Bring your proof. Then they will know that Allah hath the Truth, and all that they invented will have failed them.
Mohamed Ahmed - Samira
And We shall single out one witness from each community and say: "Bring your proof. " Then will they know that God's is the judgement, and what they contrived will avail them not in the least.
Muhammad Asad
And [they will remain silent: for by then] We will have called forth witnesses from within every community, and will have said [unto the sinners]: "Produce an evidence for what you have been claiming!" And so they will come to understand that all truth is God’s [alone]; and all their false imagery will have forsaken them.
Mustafa Khattab
And We will bring forth a witness[1] from every faith-community and ask ˹the polytheists˺, "Show ˹Us˺ your proof." Then they will ˹come to˺ know that the truth is with Allah ˹alone˺. And whatever ˹gods˺ they fabricated will fail them.
Progressive Muslims
And We will extract from every nation a witness, then We will Say: "Bring forth your proof. " They will then realise that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
Sahih International
And We will extract from every nation a witness and say, "Produce your proof," and they will know that the truth belongs to Allah, and lost from them is that which they used to invent.
Sam Gerrans
And We will take out from every community a witness and say: “Bring your evidence!” Then will they know that the truth belongs to God, and strayed from them will be what they invented.
Shabbir Ahmed
And from every community We shall draw a witness (their Prophet) and We shall say to the rejecters, "Bring your proof for what you used to claim. " Then shall they know that the Truth is indeed with Allah, and all they used to fabricate will forsake them.
Syed Vickar Ahamed
And from each people, We will draw a witness, and We shall say: "Produce your proof:" Then shall they know that the Truth is with Allah (Alone), and the (lies) that they had invented will leave them in the bad situation.
Taqi Usmani
And We will draw out a witness from every community (to prove their disbelief) and will say, "Bring your proof". Then they will know that truth is from Allah, and all that they used to forge shall vanish from them.
The Monotheist Group
And We will extract from every nation a witness, then We will say: "Bring forth your proof." They will then realize that all truth belongs with God, and what they had invented will abandon them.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Cependant, Nous ferons sortir de chaque communauté un témoin, puis Nous dirons: ʺApportez votre preuve décisiveʺ. Ils sauront alors que la Vérité est à Allah; et que ce quʹils avaient inventé les a abandonnés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Wê rojê) Em ji her umetekê şahidekî derdixin û dibêje: Ka delîl û nîşanên xwe bînin (ku ji Xwedê re hevpişk hene)?! Vêca yeqîn zanîn ku heqqî her ji bo xweda ye û ew hevpişkên ku lêdianîn û texmîn dikirin ji ber wan winda bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij nemen uit iedere gemeenschap een getuige en dan zeggen Wij: ʺLevert jullie bewijs maar.ʺ Dan weten zij dat de waarheid God toebehoort en dat zij kwijt zijn geraakt wat zij verzonnen hebben.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij zullen een getuige uit ieder volk nemen en zeggen: Brengt hier uw bewijs voor hetgeen gij hebt gezegd. En zij zullen weten, dat de waarheid bij God alleen is; en de godheden welke zij uitgedacht hebben, zullen hen verlaten.
Hollandaca — Siregar
En Wij brengen uit iedere gemeenschap een getuige (een Profeet) naar voren en Wij zeggen: ʺBrengt jullie bewijzen!ʺ Dan zullen zij weten dat de Waarheid aan Allah toebehoort. En wat zij plachten te verzinnen is van hen verdwenen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (в День Суда) Мы извлечем [выведем] из каждой общины свидетеля [посланного к ним пророка, который будет свидетельствовать о том, как они приняли его призыв к поклонению только одному Аллаху] и скажем: «Приведите ваше доказательство [довод] (на то, что у Аллаха есть сотоварищ)!» И узнали они, что истина принадлежит Аллаху, и исчезло от них то, что они измышляли (против своего Господа).
Rusça — Osmanov
Из каждой общины Мы призвали одного свидетеля и сказали: ʺПриведите ваши доказательства!ʺ И тогда они уразумели, что истину знает только Аллах. И они лишатся того, что они измышляли.