(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسٰى رَبِّي اَنْ يَهْدِيَنِي سَوَاءَ السَّبِيلِ

ve lemmā teveccehe tilḳā'e medyene ḳāle ǎsā rabbī en yehdiyenī sevā'e s-sebīli

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَمَّاve lemmāne zaman ki
2تَوَجَّهَtevecceheو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yönelince
3تِلْقَاءَtilḳā'eل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.tarafına
4مَدْيَنَmedyeneمدينMedyen
5قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
6عَسٰىǎsāع س يUmulur ki, olabilir ki, belki, olabilir, çok geçmeden olacak, umut edilir kiumarım ki
7رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
8اَنْen
9يَهْدِيَنِيyehdiyenīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.beni iletir
10سَوَاءَsevā'eس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyedoğru
11السَّبِيلِs-sebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyola

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Medyen tarafına yönelince de umarım ki dedi, Rabbim, beni doğru yola sevk eder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Medyen tarafına yönelince de umarım ki dedi, Rabbim, beni doğru yola sevk eder.

Adem Uğur

Medyen'e doğru yöneldiğinde: Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir, dedi.

Ahmed Hulusi

Medyen (Şuayb a. s. ın memleketi) tarafına yöneldiğinde (Musa) dedi ki: "Umulur ki Rabbim, düzlüğe çıkartır!"

Ahmet Tekin

Medyen’e doğru yöneldiğinde: 'Umarım, Rabbim beni doğru, normal bir yola yöneltti' dedi.

Ahmet Varol

Medyen tarafına yönelince: 'Umarım Rabbim beni doğru yola iletir' dedi.

Ali Bulaç

Medyen'e doğru yöneldiğinde de: "Umarım Rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir" dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa Medyen (şehrine) doğru yönelince dedi ki: “- Umarım, Rabbim bana doğru yolu gösterir (de Medyen’e giderim).”

Ali Rıza Safa

Ve Medyen'e doğru yöneldiğinde, şöyle dedi: "Efendimin, beni, gerçeğin yoluna yönlendireceğini umut ediyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

Bekir Sadak

Medyen'e dogru yoneldiginde: «Rabbimin bana dogru yolu gosterecegini umarim» dedi.

Celal Yıldırım

Ve Medyen tarafına yöneldiğinde şöyle dedi, «Rabbimin beni doğru yola eriştireceğini umarım.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ Medyen’e doğru yöneldiğinde, “Umarım rabbim bana doğru yolu buldurur” dedi.

Diyanet İşleri

(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Medyen'e doğru yöneldiğinde: 'Rabbimin bana doğru yolu göstereceğini umarım' dedi.

Diyanet Vakfi

Medyen'e doğru yöneldiğinde: Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Medyen'e doğru yöneldiğinde: «Umarım Rabbim beni doğru yola iletir.» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa, Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabbim beni düz yola çıkarır." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki Medyen cihetine yöneldi, ola ki rabbım beni düz yola çıkara dedi

Erhan Aktaş

Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabb'im bana bir çıkış yolu gösterir." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabb'im bana bir çıkış yolu gösterir." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Medyen tarafına yöneldiğinde: "Umarım Rabb'im bana bir çıkış yolu gösterir." dedi.

Fizilal-il Kuran

Medyen'e doğru yönelince; «Ümit ederim ki Rabb'im doğru yola iletir.» dedi.

Gültekin Onan

Medyen'e doğru yöneldiğinde de: "Umarım rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir" dedi.

Hamdi Döndüren

Medyen’e doğru yönelince, “Umarım ki Rabbim beni doğru yola iletir.” dedi.

Hasan Basri Çantay

(Musa) Medyen tarafına yönelince dedi ki: "Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir".

Hasib Asutay

Medyen'e doğru yöneldiğinde, 'Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir' dedi.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet Medyen’e doğru yönelince: 'Olur ki Rabbim, beni yolun doğrusuna ulaştırır' dedi.

İbni Kesir

Medyen tarafına yöneldiğinde dedi ki: Umarım ki Rabbım, beni yolun doğrusuna hidayet eder.

Mehmet Okuyan

(Musa) Medyen’e doğru yöneldiğinde “Umarım ki Rabbim beni doğru yola ulaştırır.” demişti.

Muhammed Esed

Ve Medyen'e doğru yola çıkarken (kendi kendine): "Umarım, Rabbim beni (böylece) doğru yola yöneltir!" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve Medyen'e doğru yola koyulurken: "Umarım Rabbim beni doğru yola yönlendirir" dedi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Medyen tarafına yöneldi, dedi ki: «Rabbimin beni düz bir yola erdirmesi umulur.»

Ömer Öngüt

Medyen'e doğru yöneldiğinde: “Umarım ki Rabbim beni doğru yola iletir. ” dedi.

Suat Yıldırım

Medyen tarafına yönelince: "Umarım Rabbim beni doğru yola yöneltir." dedi.

Süleyman Ateş

Medyen'e doğru yönelince: "Umarım ki Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Medyen tarafına yönelince de şöyle dedi: "Umarım Rabbim beni (Medyen'e giden) doğru yola sokar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Medyen'e doğru yönelince de şöyle dedi: "Umarım ki Rabbim beni doğru yola yöneltir."

Şaban Piriş

Medyen tarafına yöneldiğinde: "Rabbimin bana doğru yolu göstermesini umuyorum." dedi.

Tefhim-ul Kuran

Medyen'e doğru yöneldiğinde de: «Umarım Rabbim, beni doğru bir yola yöneltip iletir» dedi.

Ümit Şimşek

Medyen tarafına yöneldiğinde, Musa 'Umarım, Rabbim beni doğru yola iletir' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Medyen tarafına yönelince şöyle dedi: "Umarım Rabbim beni isabetli bir yola kılavuzlar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, Mədyən tərəfə yollanıb: “Ola bilsin ki, Rəbbim mənə doğru yolu göstərsin!”– dedi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O, Mədyən tərəfə yönəldiyi zaman dedi: ″Ola bilsin ki, Rəbbim mənə (Mədyənə aparıb çıxaran) doğru yolu göstərsin!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als er sich in Richtung Madyan begab, sprach er: ʺHoffentlich leitet mich mein Herr den rechten Weg.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und als er sich Madyan zuwandte, sagte er: ʺVielleicht wird mein Herr mich den rechten Weg leiten.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und als er sich in Richtung Madyan begab, sagte er: ʺlch hoffe, mein Herr wird mich auf den rechten Weg leiten.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als er auf Madyan zusteuerte, sagte er: ʺHoffentlich wird mein HERR mich auf den richtigen Weg rechtleiten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Journeying toward Madyan he said to himself: "Perhaps Allah, my Creator will guide me out of this fearful country into the path of truth and safety".

Abdul Haleem

As he made his way towards Midian, he was saying, ‘May my Lord guide me to the right way.’

Abdullah Yusuf Ali

Then, when he turned his face towards (the land of) Madyan, he said: "I do hope that my Lord will show me the smooth and straight Path."

Abul A'la Maududi

When (after his departure from Egypt) Moses headed towards Midian, he said: "I hope my Lord will show me the right Path."

Aisha Bewley

When he turned his face in the direction of Madyan, he said, ‘Hopefully my Lord will guide me to the right way. ’

Al-Hilali & Khan

And when he went towards (the land of) Madyan (Midian), he said: "It may be that my Lord guides me to the Right Way."

Ali Quli Qarai

And when he turned his face toward Midian, he said, ‘Maybe my Lord will show me the right way. ’

Amatul Rahman Omar

When (Moses) set out turning his face towards Midian he said, `I hope my Lord will put me on the right course till I reach the goal. '

Arthur John Arberry

And when he turned his face towards Midian he said, 'It may be that my Lord will guide me

Bijan Moeinian

Flying off toward Midyan, he was praying: "O Lord put me on the right track. "

E. Henry Palmer

And when he turned his face in the direction of Midian, he said, 'It may be that my Lord will guide me to a level path!'

Edip-Layth

As he traveled towards Midyan, he said, "Perhaps my Lord will guide me to the right path."

George Sale

And when he was journeying towards Madian, he said, peradventure my Lord will direct me in the right way.

Hamid S. Aziz

So he went forth there from, fearing, vigilant. Said he, "Lord, save me from the unjust people!"

Mahmoud Ghali

And as soon as he (turned) his face towards Madyan, he said, "It may be that my Lord will guide me on the level way. "

Marmaduke Pickthall

And when he turned his face toward Midian, he said: Peradventure my Lord will guide me in the right road.

Mohamed Ahmed - Samira

Then as he turned his face to Midian, he said: "Maybe my Lord will show me the right way. "

Muhammad Asad

And as he turned his face towards Madyan, he said [to himself]: "It may well be that my Sustainer will [thus] guide me onto the right path"

Mustafa Khattab

And as he made his way towards Midian, he said, "I trust my Lord will guide me to the right way."

Progressive Muslims

And as he traveled towards Midyan, he said: "Perhaps my Lord will guide me to the right path. "

Sahih International

And when he directed himself toward Madyan, he said, "Perhaps my Lord will guide me to the sound way. "

Sam Gerrans

And when he turned his face towards Madyan, he said: “It may be that my Lord will guide me to the right path.”

Shabbir Ahmed

As he turned his face towards Midyan, he said to himself, "It may well be that my Lord will guide me onto the right road. "

Syed Vickar Ahamed

And then, when he turned (went) towards Madyan, he said: "I hope that my Lord will show me the smooth and straight Path. "

Taqi Usmani

When he set out towards Madyan, he said, "I hope my Lord will guide me to the straight path".

The Monotheist Group

And as he traveled towards Midyan, he said: "Perhaps my Lord will guide me to the right path."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et lorsquʹil se dirigea vers Madyan, il dit: ʺJe souhaite que mon Seigneur me guide sur la voie droiteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema Mûsa berê xwe da rexê Medyenê (bajarê nebî Şueyb) got: Ez hêvîdar im ku Xwedayê min berê min bide riya rast.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen hij naar Madian reisde, zeide hij: Misschien wil mijn Heer mij op den rechten weg leiden.

Hollandaca — Siregar

En toen hij in de richting van Madyan ging, zei hij: ʺMoge mijn Heer mij op de rechte Weg leiden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И после того, как он [Муса] направился [взял путь] в сторону Мадьяна, (то) сказал: «Может быть, Господь мой поведет меня прямой дорогой (к Мадьяну)!»

Rusça — Osmanov

Когда Муса двинулся в сторону Мадйана, он сказал: ʺБыть может, Господь мой выведет меня на верный путьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och han ställde sina steg mot Madyan och sade (för sig själv): ʺKanske skall min Herre visa mig den rätta vägen.ʺ