Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

قَالَ رَبِّ اِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

ḳāle rabbi innī Zelemtu nefsī fe ğfir lī fe ğafera lehu innehu huve l-ğafūru r-raHīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اِنِّيinnīgerçekten ben
4ظَلَمْتُZelemtuظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzulmettim
5نَفْسِيnefsīن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsime
6فَاغْفِرْfe ğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışla
7لِيbeni
8فَغَفَرَfe ğaferaغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek(Allah) bağışladı
9لَهُlehuonu
10اِنَّهُinnehuçünkü O
11هُوَhuveO
12الْغَفُورُl-ğafūruغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
13الرَّحِيمُr-raHīmuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim dedi, ben kendime zulmettim, sen yarlıga beni ve mabudu, onu yarlıgadı; şüphe yok ki o, suçları örter, rahîmdir.

Adem Uğur

Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.

Ahmed Hulusi

"Rabbim! Doğrusu ben nefsime (hakikatime) zulmettim (kendimi beden dünyasına ait kabullenmekle), beni mağfiret et!" dedi (Musa). . . (Rabbi de) Onu mağfiret etti. Kesinlikle "HU" Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Rabbim, bir insan öldürmekle kendime zulmettim, kendime haksızlık ettim. Beni bağışla' dedi. Allah Mûsâ’yı bağışladı, affetti. O çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

'Rabbim! Ben kendime haksızlık ettim, beni bağışla!' dedi. (Allah) da onu bağışladı. Şüphesiz O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla." Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

(Mûsa yaptığına pişman olarak Allah’dan afv diledi ve şöyle) dedi: “- Ey Rabbim! Doğrusu ben nefsime (onu öldürmekle) yazık ettim. Artık günahımı bağışla.” Bunun üzerine Allah da onu bağışladı. Çünkü O, Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm’dir= çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

"Efendim!" dedi; "Aslında, kendime yazık ettim; beni bağışla!" Böylece, Onu bağışladı. Kuşkusuz, O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Ey Rabbim! Kendimehaksızlık ettim, beni bağışla!" dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü Allah, bağışlayandır; çok merhamet edendir.

Bekir Sadak

Musa: «Rabbim! Dogrusu kendime yazik ettim, beni bagisla» dedi. Allah da onu bagisladi. O, suphesiz bagislayandir, merhamet edendir.

Celal Yıldırım

Musâ: «Ey Rabbim!» dedi, «doğrusu ben kendime haksızlık ettim; artık beni bağışla.» Bunun üzerine Rabbı onu bağışladı. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim; beni bağışla!” Allah da onu bağışladı. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir.

Diyanet İşleri

Musa, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'Rabbim! Doğrusu kendime yazık ettim, beni bağışla' dedi. Allah da onu bağışladı. O, şüphesiz bağışlayandır, merhamet edendir.

Diyanet Vakfi

Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa, «Rabbim! Doğrusu kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!» dedi; Allah da, onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbim, doğrusu ben kendime yazık ettim, artık bağışlamanla benim suçumu ört! dedi. O da onu bağışladı. Gerçekten O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabb dedi: doğrusu ben nefsime yazık ettim, artık mağrifetinle benim suçumu ört: o da mağrifet buyurdu, hakıkat o, öyle ğafur öyle rahimdir

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla." dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla." dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla." dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Musa; «Rabb'im! Ben nefsime zulmettim, beni bağışla» dedi. Allah onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Rabbim, gerçekten, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla" Böylece (Tanrı) onu bağışladı. Şüphesiz, O bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Musa, “Ey Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık ettim, Beni bağışla!” dedi. Bunun üzerine Allah da onu bağışladı. Çünkü O, gerçekten çok bağışlayan, çok merhametli olandır!

Hasan Basri Çantay

Dedi: "Rabbim, ben cidden kendime yazık etdim. Artık beni yarlığa". Bunun üzerine (Allah) onu yarlığadı. Çünkü O, çok yarlığayıcı, çok esirgeyici olanın ta kendisidir.

Hasib Asutay

(Musa) dedi: 'Rabbim! Ben gerçekten nefsime zulmettim, beni bağışla!' Bunun üzerine (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Rabbim! Doğrusu ben nefsime zulmettim; artık beni bağışla!' dedi. Bunun üzerine (Allah da) onu bağışladı. Çünki Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (çok merhamet eden) ancak O’dur.

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım; doğrusu kendime zulmettim. Bağışla beni. Bunun üzerine onu bağışladık. Muhakkak ki O'dur O; Gafur, Rahim.

Mehmet Okuyan

(Musa) “Rabbim! Şüphesiz ki ben kendime haksızlık ettim; beni bağışla!” demiş, (Allah) da onu bağışlamıştı. Şüphesiz ki sadece O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

(Ve) "Ey Rabbim!" diye dua etti, "Ben kendime yazık ettim! Beni bağışla." Ve (Allah) da o'nu bağışladı. Çünkü O çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.

Mustafa İslamoğlu

(Ardından) "Rabbim!" dedi, "Ben kendime kötülük ettim! Ne olur beni affet!" Bunun üzerine Allah onu affetti: çünkü O, evet O'dur mutlak bağış sahibi, sonsuz merhametin kaynağı da O'dur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Ben şüphe yok ki, nefsime zulmettim, artık bana mağfiret buyur.» Bunun üzerine ona mağfiret buyurdu. Muhakkak ki, çok bağışlayan, çok merhamet buyuran O'dur, O.

Ömer Öngüt

“Rabbim! Ben nefsime zulmettim, beni bağışla!” dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Suat Yıldırım

"Ya Rabbî, ben kendime yazık ettim, affeyle beni?" dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü O gafurdur, rahîmdir.

Süleyman Ateş

"Rabbim, ben nefsime zulmettim, beni bağışla!" dedi. (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

"Rabbim! Ben, kendimi kötü duruma soktum; beni bağışla" dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü o bağışlaması çok, ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Rabbim! Ben kendimi kötü duruma soktum; suçumu ört, beni bağışla" dedi. Allah da onu bağışladı. Çünkü onun bağışlaması çok, ikramı boldur.

Şaban Piriş

Rabbim, ben kendime zulmettim, Beni bağışla dedi. Allah da onu bağışladı. Nitekim O, bağışlayan ve merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Rabbim, gerçek şu ki, ben kendi nefsime zulmettim, artık beni bağışla.» Böylece (Allah) onu bağışladı. Hiç şüphe yok O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Musa 'Rabbim, ben kendime yazık ettim; Sen beni bağışla' dedi ve Rabbi onu bağışladı. Çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbim, öz benliğime zulmettim, beni affet" diye yakardı da Allah onu affetti. Gafur O'dur, Rahim O'dur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa dedi: “Ey Rəbbim! Mən özüm-özümə zülm etdim. Məni bağışla!” O da onu bağışladı. Həqiqətən, O, Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa) dedi: ″Ey Rəbbim! Şübhəsiz ki, mən (bu qibtini vurub öldürməklə) özüm-özümə zülm etdim. Buna görə məni bağışla!″ (Allah Musanı) bağışladı. Həqiqətən, O, (bəndələrini) bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺMein Herr! Ich habe mir selbst unrecht getan. Vergib mir!ʺ Er verzieh ihm, denn Er ist voller Vergebung und Barmherzigkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, ich habe mir selbst Unrecht zugefügt; so vergib mir.ʺ Da vergab Er ihm, denn Er ist ja der Allvergebende und Barmherzige.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMein HERR! Gewiß, ich tat mir selbst Unrecht an, so vergib mir!ʺ Dann vergab ER ihm. Gewiß, ER ist Der Allvergebende, Der Allgnädige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he invoked Allah's mercy and forgiveness: "O Allah, my Creator, he prayed: "I have wronged my own soul. Forgive me O Allah and have mercy on me." Allah forgave him and extended to him His mercy; He is AL-Ghafur (the Forgiving), and AL-Rahim (The Merciful).

Abdul Haleem

He said, ‘Lord, I have wronged myself. Forgive me,’ so He forgave him; He is truly the Most Forgiving, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

He prayed: "O my Lord! I have indeed wronged my soul! Do Thou then forgive me!" So (Allah) forgave him: for He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Then he prayed: "My Lord! I have indeed inflicted wrong on myself, so do forgive me," wherefore Allah forgave him for He is Ever Forgiving, Most Merciful.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, I have wronged myself. Forgive me.’ So He forgave him. He is the Ever-Forgiving, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Verily, I have wronged myself, so forgive me." Then He forgave him. Verily, He is the Oft-Forgiving, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! I have wronged myself. Forgive me!’ So He forgave him. Indeed He is the All-forgiving, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

(Moses) said (praying), `My Lord! I have involved myself into trouble, so protect me. ' Thereupon He protected him (from the evil consequences of his act). Verily, He is the Great Protector, the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, I have wronged myself. Forgive me!' So God forgave him, for He is the All-forgiving, the All-compassionate.

Bijan Moeinian

Moses then turned to God saying: "O my Lord, I have done an injustice to my soul and implore your forgiveness. " God then forgave him [and did not let anyone to witness the incident] as He is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! verily, I have wronged my soul, but forgive me. ' So He forgave him; for He is forgiving and merciful.

Edip-Layth

He said, "My Lord, I have wronged my person, so forgive me." He then forgave him, for He is the Forgiver, the Compassionate.

George Sale

And he said, O Lord, verily I have injured my own soul: Wherefore forgive me. So God forgave him; for He is ready to forgive, and merciful.

Hamid S. Aziz

And he entered into the city at a time when the people thereof were heedless, and he found therein two men fighting; the one of his own sect and the other of his enemies. And he who was of his sect asked his aid against him who was of his enemies. So Moses smote him with his fist and made an end of him. Said he, "This is of the work of Satan, for verily, he is an enemy that manifestly misleads."

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely I have done (an) injustice to myself; so forgive me!" Then Allah) forgave him; surely He, Ever He, is The Ever-Forgiving, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Lo! I have wronged my soul, so forgive me. Then He forgave him. Lo! He is the Forgiving, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

"O Lord, " he prayed, "I have done wrong, forgive me. " And God forgave him. Verily He is forgiving and kind.

Muhammad Asad

[And] he prayed: O my Sustainer! Verily, I have sinned against myself! Grant me, then, Thy forgiveness!" And He forgave him - for, verily, He alone is truly forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

He pleaded, "My Lord! I have definitely wronged my soul, so forgive me." So He forgave him, ˹for˺ He is indeed the All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

He said: "My Lord, I have wronged my soul, so forgive me. " He then forgave him, for He is the Forgiver, the Merciful.

Sahih International

He said, "My Lord, indeed I have wronged myself, so forgive me," and He forgave him. Indeed, He is the Forgiving, the Merciful.

Sam Gerrans

He said: “My Lord: I have wronged my soul; so forgive Thou me,” and He forgave him; He is the Forgiving, the Merciful.

Shabbir Ahmed

And he prayed, "My Lord! Verily, I have hurt my 'Self'. Forgive me then." And He forgave him - for, indeed, He is the Forgiving, the Merciful. (Moses had intended only to help the weak and not to kill the other man).

Syed Vickar Ahamed

He prayed: "O my Lord! I have wronged myself! So (I pray You) forgive me!" Then (Allah) forgave him: Verily, He is the Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

He said, "O my Lord, I have wronged myself, so forgive me." So He forgave him. Indeed He is the most Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

He said: "My Lord, I have wronged my soul, so forgive me." He then forgave him, for He is the Forgiver, the Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺSeigneur, je me suis fait du tort à moi-même; pardonne-moiʺ. Et Il lui pardonna. Cʹest Lui vraiment le Pardonneur, le Miséricordieux!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mûsa (poşman bû û) got: Xwedayê min! Bêguman min li xwe zilm kiriye. Li min bibore û gunehên min jê bibe! Êdî Xwedê jî gunehê wî jê bir. Bêguman Xwedê, ew e yê gunehjêbir ê dilovîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, ik heb mijzelf onrecht aangedaan. Vergeef mij dus.ʺ En Hij vergaf hem; Hij is de vergevende, de barmhartige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij zeide: O Heer! waarlijk, ik heb mijne eigene ziel mishandeld; vergeef mij dus. Zoo vergaf God hem: want hij is vergevensgezind en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺMijn Heer, voorwaar, ik heb mijzelf onrecht aangedaan, dus vergeef mij.ʺ Daarop vergaf Hij hem. Voorwaar, Hij is de Vergevensgezinde, de Meest Barmhartige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И Муса) сказал: «Господи! Поистине, я обидел самого себя (убив того, которого мне не нужно было убивать). Так прости же мне (этот мой грех)!» И простил Он [Аллах] ему [Мусе] (его грех): поистине, ведь Он [Аллах] – Прощающий (грехи рабам Своим), Милосердный (к ним)!

Rusça — Osmanov

[Далее] он продолжал: ʺГосподи! Я согрешил против самого себя. Так прости же меня!ʺ И Он простил его, ибо Он - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och han bad: ʺHerre, förlåt mig! Jag har gjort orätt mot mig själv.ʺ Och Gud förlät honom - Han är Den som ständigt förlåter, Den som ständigt visar barmhärtighet.