Kasas Suresi 15. Ayet — Elfaz
Musa, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Musa, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.
1وَدَخَلَve deḣaleve girdiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmak
3عَلٰىǎlāHarf-i Cer
4حِينِHīnibir sıradaİsimح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek
5غَفْلَةٍğafletin(kendisinden) habersiz olduğuİsimغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşan
6مِنْminHarf-i Cer
7اَهْلِهَاehlihāhalkınınİsim+Zamirا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar
8فَوَجَدَfe vecedeve bulduBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak
9فِيهَاfīhāoradaHarf-i Cer+Zamir
10رَجُلَيْنِraculeyniiki adamıİsimر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.
11يَقْتَتِلَانِyeḳtetilāniöldüresiye dövüşürlerkenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Tesniye Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmak
12هٰذَاhāƶābiriİşaret Zamiri
13مِنْmin-ndanHarf-i Cer
14شِيعَتِهِşīǎtihikendi taraftarları-İsim+Zamirش ي عYayılmak, dağılmak, başka biriyle uyumlu olmak, dostça davranmak, birlikte gitmek, benzer olmak, takipçi/yardımcı/arkadaş/yoldaş/ortak, ayrı parti/mezhep, doktrin/sistem/uygulama yolu
15وَهٰذَاve hāƶāve öbürü deBağlaç+İşaret Zamiri
16مِنْmin-ndanHarf-i Cer
18فَاسْتَغَاثَهُfe steğāṧehu(Musa'dan) yardım istediBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıغ و ثYardım etmek, kurtarmak, yardıma koşmak, imdat etmek, yardım istemek, yardıma çağırmak, feryat etmek, yağmur yağmak
19الَّذِيelleƶīolan kimseİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
20مِنْmin-ndanHarf-i Cer
21شِيعَتِهِşīǎtihikendi taraftarları-İsim+Zamirش ي عYayılmak, dağılmak, başka biriyle uyumlu olmak, dostça davranmak, birlikte gitmek, benzer olmak, takipçi/yardımcı/arkadaş/yoldaş/ortak, ayrı parti/mezhep, doktrin/sistem/uygulama yolu
22عَلَىǎlākarşıHarf-i Cer
23الَّذِيelleƶīolanaİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
24مِنْmin-ndanHarf-i Cer
26فَوَكَزَهُfe vekezehubir yumruk indirdiİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibو ك زYumrukla vurmak, geri sürmek.
27مُوسٰىmūsāMusaÖzel İsim
28فَقَضٰىfe ḳaDāişini bitirdiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak
29عَلَيْهِǎleyhionunHarf-i Cer+Zamir
30قَالَḳāle(sonra) dedi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
31هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri
32مِنْmin-ndendirHarf-i Cer
34الشَّيْطَانِş-şeyTānişeytanınMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücü
35اِنَّهُinnehuo gerçektenHarf-i Nasb+Zamir
38مُبِينٌmubīnunapaçıkİsimب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin