Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

اَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا فِيهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِرًا اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

e lem yerav ennā ceǎlnā l-leyle li yeskunū fīhi ve n-nehāra mubSiran inne fī ƶālike le āyātin li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmediler mi?
3اَنَّاennāelbette biz
4جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyarattık
5الَّيْلَl-leyleل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyingeceyi
6لِيَسْكُنُواli yeskunūس ك نSakin olmak, durgun olmak, hareketsiz kalmak, dinmek, yatışmak, sükûnet bulmak, yerleşmek, oturmak, ikamet etmek, yuva kurmak, huzur bulmak, sessizleşmekistirahat etmeleri için
7فِيهِfīhiiçinde
8وَالنَّهَارَve n-nehāraن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ve gündüzü
9مُبْصِرًاmubSiranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıaydınlık yaptık
10اِنَّinneşüphesiz
11فِيvardır
12ذٰلِكَƶālikebunda
13لَاٰيَاتٍle āyātinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetler
14لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavim için
15يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmezler mi ki biz, şüphe yok ki dinlensinler diye geceyi yarattık, gözlerini açsınlar diye de gündüzü; şüphe yok ki bunda deliller var inanan topluluğa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmezler mi ki biz, şüphe yok ki dinlensinler diye geceyi yarattık, gözlerini açsınlar diye de gündüzü; şüphe yok ki bunda deliller var inanan topluluğa.

Adem Uğur

Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda birçok ibretler vardır.

Ahmed Hulusi

Görmediler mi ki, biz geceyi onda sükun bulsunlar diye ve gündüzü de görülesi kıldık. . . Muhakkak ki bu olayda iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

Ahmet Tekin

Âyetlerimizi yalanlayanlar, uyumaları, dinlenmeleri, sükûnet bulmaları için geceyi, çalışmaları için aydınlık sağlayan gündüzü planlayıp düzenlediğimizi görmüyorlar mı? İman eden bir kavim için bunda Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, dersler vardır.

Ahmet Varol

Bizim geceyi içinde dinlenmeleri için yarattığımızı gündüzü de aydınlık kıldığımızı görmediler mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ibretler vardır.

Ali Bulaç

Görmediler mi, biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.

Ali Fikri Yavuz

Görmediler mi? Biz, içinde sükûn bulsunlar diye geceyi yarattık, görmeleri için de gündüzü... Gerçekten bunda iman edecek bir kavim için şüphe götürmez alâmetler var (öldükten sonra dirilmeye delâlet ederler).

Ali Rıza Safa

Geceyi, içinde dinlenmeleri için, gündüzü de görmeleri için yaptığımızı görmüyorlar mı? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle kanıtlar vardır.

Bayraktar Bayraklı

Geceyi dinlensinler diye karanlık, gündüzü çalışsınlar diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda inanacak toplum için dersler vardır.

Bekir Sadak

Size geceyi dinlenesiniz diye karanlik ve gunduzu calisasiniz diye aydinlik olarak yarattigimizi gormediler mi? Dogrusu bunda, inanan millet icin dersler vardir.

Celal Yıldırım

Görmediler mi ki biz gerçekten dinlensinler diye geceyi oluşturduk, gündüzü de aydınlık kıldık. Şüphesiz ki bunda imân eden bir millet için deliller ve belgeler vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dinlensinler diye geceyi yarattığımızı, gündüzü de aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda ibretler vardır.

Diyanet İşleri

Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.

Diyanet Vakfi

Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda birçok ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Görmediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattık ve (çalışsınlar diye) gündüzü apaydınlık yaptık. İman eden bir kavim için elbette bunda ibretler vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, içinde istirahat etsinler diye geceyi, göz açmaları için gündüzü yarattığımızı görmediler mi? Kesinlikte bunda iman edecek bir topluluk için birçok ibretler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görmediler mi biz içinde sükun bulsunlar diye geceyi yaptık, göz açmak üzere de gündüzü. Elbette bunda iyman edecek bir kavm için ayetler var

Erhan Aktaş

Dinginlik için geceyi nasıl karanlık, iş görmeleri için gündüzü de nasıl aydınlık yaptığımızı görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda iman eden toplum için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dinginlik için geceyi nasıl karanlık, iş görmeleri için gündüzü de nasıl aydınlık yaptığımızı görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda inanan toplum için ayetler vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dinginlik için geceyi nasıl karanlık, iş görmeleri için gündüzü de nasıl aydınlık yaptığımızı görmüyorlar mı? Kuşkusuz bunda inanan toplum için ayetler vardır.

Fizilal-il Kuran

Geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü de çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı onlar görmüyorlar mı? Bu olgulardan mü'minlerin alacakları birçok dersler vardır.

Gültekin Onan

Görmediler mi, biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, inanan bir kavim için bunda ayetler vardır.

Hamdi Döndüren

Görmediler mi biz geceyi, içinde dinlenmeleri için yarattık, gündüzü de aydınlık yaptık? Kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için, elbette ibretler vardır.

Hasan Basri Çantay

İçinde sükun (ve istiraahat) bulmaları için geceyi, aydınlıkla gözlerini açmaları için gündüzü yaratdığımızı görmediler mi? Bunda iman edecek bir kavm için elbette kat'i ibretler vardır.

Hasib Asutay

Görmediler mi, onda dinlesinler diye geceyi ve aydınlatıcı olarak da gündüzü yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Hayrat Neşriyat

Görmediler mi, gerçekten biz geceyi içinde istirâhat etmeleri için (karanlık), gündüzü ise (çalışmaları için etraflarını) aydınlatıcı yaptık. Şübhesiz ki bunda, îmân edecek bir kavim için nice deliller vardır.

İbni Kesir

Görmediler mi ki; Biz, dinlenesiniz diye size geceyi karanlık, çalışasınız diye de gündüzü aydınlık olarak yarattık. Doğrusu bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.

Mehmet Okuyan

Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı hiç mi düşünmediler? İman eden bir topluluk için şüphesiz ki bunda dersler vardır.

Muhammed Esed

öyle ya: geceyi, içinde sükun bulsunlar diye (derin ve kuşatıcı); gündüzü de, (olup biteni) görsünler diye (aydınlık) yaptığımızın farkında değiller miydi? Şüphesiz, bunda, inanmak isteyen insanlar için çıkarılacak dersler vardır!

Mustafa İslamoğlu

Hem onlar, geceyi bağrında dinlensinler diye (karanlık), gündüzü de (hayatın çift kutuplu yasasını) görsünler diye (aydınlık) kıldığımızı hiç mi düşünmediler? Elbet bunda inanacak bir toplum için, alınacak bir ders mutlaka vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmediler mi ki, Biz geceyi karanlık kıldık ki, onda rahat dursunlar ve gündüzü de gösterici (kıldık) şüphe yok ki, bunda imân edecek bir kavim için elbette alâmetler vardır.

Ömer Öngüt

Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi istirahat etmeniz için yarattık. Gündüzü de aydınlık yaptık. Şüphesiz ki bunda iman eden bir topluluk için gerçekten âyetler (deliller) vardır.

Suat Yıldırım

Onlar anlamıyorlar mı ki Biz, insanların dinlenip sükûnet bulmaları için geceyi, çalışsınlar diye de gündüz aydınlığını yarattık. Elbette bunda iman edecek kimseler için ibretler vardır.

Süleyman Ateş

Görmediler mi, biz geceyi, içinde istirahat etmeleri için yarattık, gündüzü de aydınlık yaptık. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.

Süleymaniye Vakfı

Geceyi içinde dinlensinler diye, gündüzü de aydınlatıcı olarak oluşturduğumuzu görmediler mi? İnanan bir topluluk için bunda belgeler vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görmezler mi ki, dinlensinler diye geceyi, aydınlatsın diye gündüzü yarattık. İnanan bir toplum için bunda belgeler vardır.

Şaban Piriş

Görmediler mi ki, dinlensinler diye geceyi yarattık; gündüzü de aydınlık kıldık. İşte bunda inanacak bir toplum için işaretler vardır.

Tefhim-ul Kuran

Görmediler mi, biz geceyi onda sükûn bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman etmekte olan bir kavim için bunda ayetler vardır.

Ümit Şimşek

Onlar görmedi mi ki dinlensinler diye geceyi, aydınlık olarak da gündüzü yaratmışız? Hiç şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için âyetler vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Görmedin mi; biz geceyi, içinde dinlensinler diye, gündüzü de gösterici bir ışık olsun diye oluşturduk. İşte bunda, inanan bir topluluk için elbette ibretler vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar görmürlərmi ki, Biz gecəni onların həmin vaxt istirahət etməsi üçün yaratmış, gündüzü isə işıqlı etmişik? Şübhəsiz ki, bunda iman gətirən adamlar üçün dəlillər vardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər gecəni onların istirahəti üçün (qaranlıq) yaratdığımızı, gündüzü isə (işlərini görmək, ruzi qazanmaq üçün) işıqlı etdiyimizi görmürlərmi? İman gətirən bir tayfa üçün bunda (Allahın vəhdaniyyətinə, qüdrətinə dəlalət edən) əlamətlər vardır.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sehen sie nicht, daß Wir ihnen die Nacht zum Ruhen und den Tag zum Sehen gemacht haben? Darin sind Zeichen für Leute, die zu glauben willens sind.

Almanca — Der Edle Quran

Sehen sie nicht, daß Wir die Nacht gemacht haben, damit sie in ihr ruhen, und den Tag hell? Darin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Haben sie denn nicht gesehen, daß Wir die Nacht geschaffen haben, damit sie darin ruhen mögen, und den Tag, (damit sie) sehen (mögen)? Hierin sind wahrlich Zeichen für Leute, die glauben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sahen sie etwa nicht, daß WIR die Nacht machten, damit sie sich darin ausruhen, sowie den Tag hell?! Gewiß, darin sind doch Ayat für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Did they not see that We designated for them a period of darkness - the night- to take their natural repose and recuperate*, and a period filled with light -the day- to have clear perception of things and acquire experience of the activities of human existence! phenomena emblematic indeed of Allah's Omnipotence and Authority that are appreciated and faithfully recognized by people who bow down their ears to the truth.

Abdul Haleem

Did they not see that We gave them the night for rest, and the day for light? There truly are signs in this for those who believe.

Abdullah Yusuf Ali

See they not that We have made the Night for them to rest in and the Day to give them light? Verily in this are Signs for any people that believe!

Abul A'la Maududi

Did they not perceive that We had made the night so that they may repose in it and made the day clear and shining. Surely there are Signs in this for those who believe.

Aisha Bewley

Do they not see that We have made the night for them to rest in and the day for seeing? There are certainly Signs in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

See they not that We have made the night for them to rest therein, and the day sight-giving? Verily, in this are Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) for the people who believe.

Ali Quli Qarai

Do they not see that We made the night that they may rest in it, and the day to provide visibility. There are indeed signs in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

Do they not consider that We have made the night for them to rest and (have made) the day for giving light. Surely, in this there are signs for a people who would believe.

Arthur John Arberry

Have they not seen how We made the night for them, to repose in it, and the day, to see? Surely in that is a sign for a people who are believers.

Bijan Moeinian

Have they not seen how I have created the night for their rest and the day for their activities. This alone is a proof enough for the believers.

E. Henry Palmer

Did they not see that we have made the night for them to rest in and the day to see by? verily, in that are signs to people who believe.

Edip-Layth

Did they not see that We made the night for them to rest in, and the day to see in? In that are signs for a people who have faith.

George Sale

Do they not see that We have ordained the night, that they may rest therein, and the day giving open light? Verily herein are signs unto people who believe.

Hamid S. Aziz

And the Word shall be fulfiled concerning them because they did wrong, and they will not be able to speak.

Mahmoud Ghali

Have they not seen that We have made the night for them to rest in it, and the daytime a beholder? (1) Surely in that are indeed signs for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

Have they not seen how We have appointed the night that they may rest therein, and the day sight-giving? Lo! therein verily are portents for a people who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Do they not see that We made the night for them to rest, the day to make things clear? Indeed there are signs in this for people who believe.

Muhammad Asad

for, were they not aware that it is We who had made the night for them, so that they might rest therein, and the day, to make [them] see? In this, behold, there are messages indeed for peo­ple who will believe!

Mustafa Khattab

Do they not see that We made the night for them to rest in and the day bright?[1] Surely in this are signs for those who believe.

Progressive Muslims

Did they not see that We made the night for them to rest in, and the day to see in In that are signs for a people who have faith.

Sahih International

Do they not see that We made the night that they may rest therein and the day giving sight? Indeed in that are signs for a people who believe.

Sam Gerrans

Have they not considered that We made the night that they might rest therein, and the day sight-giving? In that are proofs for people who believe.

Shabbir Ahmed

Do they not see that We have made the Night for them to rest in and the Day to give them light? Verily, in this are signs for any people who will believe. (The Divine Laws are as operational in the human society as they are in the Universe).

Syed Vickar Ahamed

Do they not see that We have made the night for them to rest and the day to give them light? Surely, in this are Signs for any people who believe!

Taqi Usmani

Did they not see that We made the night, so that they may have rest in it, and (made) the day to make them see? Surely, in this there are signs for a people who believe.

The Monotheist Group

Did they not see that We made the night for them to reside in, and the day to see in? In that are signs for a people who have faith.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹont-ils pas vu quʹen vérité, Nous avons désigné la nuit pour quʹils y aient du repos, et le jour pour voir? Voilà bien des preuves pour des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma wan nedîtiye ku me şev afirandiye da ku ew tê de bêhna xwe bidin û me roj jî kiriye ronahî? Ji bo miletekî ku bawerî bîne, teqez di vê de îbret hene.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij niet gezien dat Wij de nacht gemaakt hebben, opdat zij erin rusten, en de dag om te zien? Daarin zijn zeker tekenen voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zien zij niet dat wij den nacht hebben ingesteld, opdat zij daarin zouden rusten, en den dag, die een groot licht geeft, om te arbeiden. Waarlijk, hierin zijn teekenen voor hen die gelooven.

Hollandaca — Siregar

Hebben zij niet gezien dat Wij de nacht voor hen hebben gemaakt om erin uit te rusten en de dag om hen licht te geven? Voorwaar, daarin zijn zeker Tekenen voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве они [неверующие] не видели, что Мы сделали ночь, чтобы они покоились [отдыхали] в течение нее, и (сделали) день, позволяющим видеть [светлым] (чтобы совершать в течении него то, что нужно для жизни). Поистине, в этом однозначно (содержатся) знамения для людей верующих!

Rusça — Osmanov

Разве они не удостоверились в том, что Мы создали ночь временем отдохновения для них и день - временем освещения [их деяний]? Во всем этом - знамения для верующих.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Förstod de inte att Vi har gjort natten för att de skulle få vila, och dagen för att låta dem se klart? I detta ligger helt visst budskap till människor som vill tro!