Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ
ve veḳaǎ l-ḳavlu ǎleyhim bimā Zelemū fe hum lā yenTiḳūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Zulmettiklerinden dolayı o söz, tahakkuk etmiş, başlarına gelmiştir, artık onlar konuşamazlar da.
Abdulkadir Gölpınarlı
Zulmettiklerinden dolayı o söz, tahakkuk etmiş, başlarına gelmiştir, artık onlar konuşamazlar da.
Adem Uğur
Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ahmed Hulusi
(Nefslerine) zulmetmeleri dolayısıyla o hüküm onlara erişti! Artık onlar konuşamazlar!
Ahmet Tekin
Yaptıkları baskılar, zulümler, işkenceler, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellemeler, haksızlıklar, isyanlar ve Allah’ın âyetlerini, Kur’ân’ı inkârları sebebiyle, onların aleyhindeki hüküm gerçekleşmiştir. Bu sebeple mantıklı bir cevap vermek için söyleyecek söz bulamayacaklar.
Ahmet Varol
Zulmetmelerinden dolayı o (azap) söz(ü) başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Ali Bulaç
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Yaptıkları küfür yüzünden o vaadedilen azap tepelerine inmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ali Rıza Safa
Yaptıkları haksızlıklar yüzünden, sözü verilen başlarına gelmiştir; artık konuşamazlar.
Bayraktar Bayraklı
İşledikleri zulümler yüzünden o söz, tepelerine inmiştir, artık tek kelime söyleyemezler.
Bekir Sadak
Haksizliklarindan oturu, soylenilen soz baslarina gelir. Artik konusamaz olurlar.
Celal Yıldırım
İşledikleri zulümden dolayı söylenen söz (va'dedilen azâb) başlarına gelir de artık söz söyleyecek (güçleri) kalmaz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zulme saptıkları için kendileri hakkındaki söz gerçekleşmiştir; artık konuşamazlar.
Diyanet İşleri
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Diyanet İşleri (eski)
Haksızlıklarından ötürü, söylenilen söz başlarına gelir. Artık konuşamaz olurlar.
Diyanet Vakfi
Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Zulmetmeleri yüzünden aleyhlerinde söz gerçekleşir (söylenen başlarına gelir) ve artık nutukları tutulur (konuşamazlar).
Elmalılı Hamdi Yazır
Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur
Erhan Aktaş
Ve haksızlıkları nedeniyle üzerlerine söz gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve haksızlıkları nedeniyle üzerlerine söz gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve haksızlıkları nedeniyle üzerlerine söz gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
Fizilal-il Kuran
Zalimliklerinden ötürü haklarındaki hüküm kesinleşmiştir. Bu yüzden artık konuşamaz olurlar.
Gültekin Onan
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Hamdi Döndüren
Böylece, yaptıkları zulümden dolayı, (azap) sözü gerçekleşmiş olur. Artık konuşamazlar.
Hasan Basri Çantay
Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.
Hasib Asutay
Yaptıkları haksızlıktan ötürü o söz başlarına gelmiştir. (27) Artık onlar konuşamazlar. (27. Onlara azap hak olmuştur.)
Hayrat Neşriyat
Ve zulmetmeleri (Allah’ın âyetlerini yalanlamaları) yüzünden o (azab) söz(ü)başlarına gelmiştir; artık onlar konuşamazlar.
İbni Kesir
Zulümleri yüzünden, söylenilen söz başlarına geldi. Artık konuşamaz olurlar.
Mehmet Okuyan
Yaptıkları haksızlıktan dolayı haklarında (azap) sözü gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Muhammed Esed
Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;
Mustafa İslamoğlu
İşte onların tüm çarpıtmalarına rağmen kendileri aleyhindeki söz böyle yerini bulmuş olacak. Dahası, bu durum karşısında onlardan çıt çıkmayacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve zulümleri sebebiyle o söylenen söz, üzerlerine vukû bulmuştur. Artık onlar söz söyleyemezler.
Ömer Öngüt
Yaptıkları zulümlerinden ötürü o söz başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Suat Yıldırım
İşledikleri zulüm yüzünden tehdit olundukları azap hükmü onlar hakkında gerçekleşti, onların artık konuşacak halleri kalmadı.
Süleyman Ateş
Zulmetmeleri yüzünden o (azab) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Yaptıkları yanlışlardan dolayı haklarındaki karar kesinleşmiş olur; artık konuşamazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yaptıkları yanlışlara karşılık aleyhlerindeki tehdit gerçekleşecek; onlar ağızlarını bile açamayacaklar.
Şaban Piriş
Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.
Tefhim-ul Kuran
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır; artık onlar, konuşmazlar da.
Ümit Şimşek
Ettikleri zulüm yüzünden haklarındaki hüküm gelip çatmıştır; artık konuşamaz olurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Zülm etdiklərinə görə o söz onları haqlayacaq və onlar danışa bilməyəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Etdikləri zülm (küfr) üzündən onlara deyilən söz yerinə yetər (vəʼd olunduqları əzab, müsibət başlarına gələr). Onlar heç danışa da bilməzlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das Urteil über sie ist wegen des Unrechts, das sie begingen, gefallen. So werden sie sprachlos sein.
Almanca — Der Edle Quran
Und das Wort wird über sie fällig werden dafür, daß sie Unrecht taten, und da werden sie nicht reden.
Almanca — M. A. Rassoul
Und der Befehl wird ihres Frevels wegen gegen sie ergehen, und sie werden nicht reden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und die Bestimmung ist gegen sie ergangen wegen dem, was sie an Unrecht taten, so geben sie von sich keinen Laut.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And now that what was predicted and destined to happen as a reaction to their iniquities has come to pass, they are stricken dumb unable to put forward a plea neither in abatement nor in bar of an action or prosecution.
Abdul Haleem
The verdict will be given against them because of their wrongdoing: they will not speak.
Abdullah Yusuf Ali
And the Word will be fulfilled against them, because of their wrong-doing, and they will be unable to speak (in plea).
Abul A'la Maududi
And the Word will come to pass against them because of their wrong-doing: they will then be able to utter nothing.
Aisha Bewley
The Word will be carried out against them for the wrong they did and they will not speak.
Al-Hilali & Khan
And the Word (of torment) will be fulfilled against them, because they have done wrong, and they will be unable to speak (in order to defend themselves).
Ali Quli Qarai
And the word [of judgement] shall fall upon them for their wrongdoing, and they will not speak.
Amatul Rahman Omar
And the judgment becomes due against them because they acted wrongly and they will not be able to speak (in their defence).
Arthur John Arberry
And the Word shall fall upon them because of the evil they committed, while they speak naught.
Bijan Moeinian
Then they will be sentenced for their wickedness while unable to speak.
E. Henry Palmer
and the sentence shall fall upon them for that they did wrong, and they shall not have speech.
Edip-Layth
The punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.
George Sale
And the sentence of damnation shall fall on them, for that they have acted unjustly: And they shall not speak in their own excuse.
Hamid S. Aziz
Until, when they come before their Lord, He will say, "Did you deny my revelations when you had compassed no knowledge thereof? Or what is it that you were doing?"
Mahmoud Ghali
And the Saying will befall them for that they did injustice, so they will not pronounce (at all).
Marmaduke Pickthall
And the Word will be fulfilled concerning them because they have done wrong, and they will not speak.
Mohamed Ahmed - Samira
When the sentence will have been passed upon them for their wickedness, they will not be able to say a word.
Muhammad Asad
And the word [of truth] will stand revealed against them in the face of all the wrong which they had committed, and they will not [be able to] utter a single word [of excuse]:
Mustafa Khattab
And the decree ˹of torment˺ will be justified against them for their wrongdoing, leaving them speechless.
Progressive Muslims
And the punishment was deserved by them for what they transgressed, for they did not speak.
Sahih International
And the decree will befall them for the wrong they did, and they will not [be able to] speak.
Sam Gerrans
And the word will befall them because they did wrong, and they will not speak.
Shabbir Ahmed
And the Word shall be fulfilled about them since they had oppressed one another. And then, they will be dumbfounded!
Syed Vickar Ahamed
And the Word will be made true against them, because of their doing wrong, and they will not be able to speak (for mercy).
Taqi Usmani
And the Word will come to fall on them because of their transgression, so they will not (be able to) speak.
The Monotheist Group
And the punishment was deserved by them for what they transgressed; they shall not speak.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et la Parole leur tombera dessus à cause de leurs méfaits. Et ils ne pourront rien dire.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ji ber zilma ku kirin, ezab li ser wan misoger bû, vêca ew nikarin biaxivin (da ku bersiva xwe bidin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En de uitspraak komt over hen omdat zij onrecht pleegden; zij zullen dus niet spreken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En het vonnis der verdoemenis zal op hen nederkomen, omdat zij onrechtvaardig hebben gehandeld, en zij zullen geen woord tot hunne verontschuldiging spreken.
Hollandaca — Siregar
En het woord zal hen treffen omdat zij onrecht pleegden, en zij spreken niet.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пало на них слово (о наказании) [оно стало обязательным] за то, что они творили зло [возводили ложь на знамения Аллаха], и они не будут говорить [не смогут привести доводы в защиту самих себя от злого наказания].
Rusça — Osmanov
Падет на них приговор за их бесчинства, и они слова не вымолвят [в оправдание].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och på grund av det onda de har gjort kommer Ordet att drabba dem och de står förstummade.