İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.

فَلَمَّا تَرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَ

fe lemmā terā'ā l-cem'ǎāni ḳāle eSHābu mūsā innā le mudrakūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2تَرَٓاءَterā'āر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.birbirini görünce
3الْجَمْعَانِl-cem'ǎāniج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.iki topluluk
4قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi(ler)
5اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.adamları
6مُوسٰٓىmūsāموسىMusa'nın
7اِنَّاinnāşüphesiz biz
8لَمُدْرَكُونَle mudrakūneد ر كTakip etmek, izlemek, yakından takip etmek.işte yakalandık

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İki topluluk da birbirini görünce Mûsâ'nın arkadaşları dediler ki: Mutlaka bize yetişecekler.

Abdulkadir Gölpınarlı

İki topluluk da birbirini görünce Mûsâʼnın arkadaşları dediler ki: Mutlaka bize yetişecekler.

Adem Uğur

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları: İşte yakalandık! dediler.

Ahmed Hulusi

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın çevresindekiler: "Bize yetiştiler" dediler.

Ahmet Tekin

İki topluluk birbirinin görüş alanına girince, Mûsâ’nın arkadaşları: 'Kesinlikle bize yetişecekler, yakalanacağız' dediler.

Ahmet Varol

İki topluluk birbirini görünce Musa'nın adamları: 'İşte yakalandık' dediler.

Ali Bulaç

İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vakta ki, iki topluluk (İsraîloğulları ile Firavun’un kıpt kavmi) birbirini görüp karşılaştı, Mûsa’nın ashabı “Yakalandık” dediler.

Ali Rıza Safa

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın yoldaşları, şöyle dediler: "Gerçekten yakalandık!"

Bayraktar Bayraklı

- İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları, "İşte yakalandık" dediler. Musa, "Hayır! Rabbim benimle beraberdir, bana elbette bir çıkış yolu gösterecektir" dedi.

Bekir Sadak

Iki topluluk birbirini gordugunde, Musa'nin adamlari: «Iste yakalandik» dediler.

Celal Yıldırım

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın arkadaşları, «eyvah ! Elbette yetişilmekteyiz» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İki topluluk birbirini görünce, Mûsâ’nın adamları, “İşte yakalandık!” dediler.

Diyanet İşleri

İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: 'İşte yakalandık' dediler.

Diyanet Vakfi

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları: İşte yakalandık! dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları «Eyvah, yakalandık! dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın arkadaşları: "Yakalandık" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki iki cem'ıyyet biribirine göründü Musanın eshabı yakalandık dediler

Erhan Aktaş

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın taraftarları, "İşte şimdi yakalandık." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın taraftarları, "İşte şimdi yakalandık." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın taraftarları, "İşte şimdi yakalandık." dediler.

Fizilal-il Kuran

İki topluluk birbirlerini gördüklerinde Musa'nın taraftarları «Eyvah, yakalandık» dediler.

Gültekin Onan

İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler.

Hamdi Döndüren

İki topluluk birbirlerini görünce, Musa’nın adamları, “İşte şimdi yakalandık!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki artık iki ordu birbirini görmüşdü. Muusanın ashaabı dedi ki: "Muhakkak erişilib yakalandık".

Hasib Asutay

İki topluluk (13) (yaklaşıp) birbirini görünce, Musa'nın arkadaşları, 'Gerçekten yakalandık' dedi(ler). (13. İsrailoğulları ile Firavun ordusu.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet iki topluluk birbirini görünce, Mûsâ’nın arkadaşları: 'Muhakkak ki biz, elbet (kendilerine) yetişilmiş kimseleriz!' dedi.

İbni Kesir

İki topluluk karşı karşıya geldiğinde, Musa'nın arkadaşları dediler ki: Gerçekten biz, yakalandık.

Mehmet Okuyan

İki topluluk birbirini görünce Musa’nın halkı “Şüphesiz ki yakalandık!” demişlerdi.

Muhammed Esed

İki topluluk birbirinin görüş alanına girdiklerinde Musa'nın yandaşları: "İşte yakalandık!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

İki topluluk birbirlerinin görüş alanına girince, Musa'nın ashabı dedi ki: "Tamam, işte enselendik!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, iki tâife birbirini gördü. Mûsa'nın ashâbı dedi ki: «Şüphe yok, bizler elbette yetişilmiş (yakalanmış)leriz.

Ömer Öngüt

İki topluluk karşı karşıya gelip birbirlerini gördükleri zaman Musa'nın ashabı: “İşte yakalandık!” dediler.

Suat Yıldırım

İki topluluk birbirini görecek kadar yaklaşınca Mûsâ’nın arkadaşları: "Eyvah! Bize yetiştiler!" dediler.

Süleyman Ateş

İki topluluk (yaklaşıp) birbirini görünce Musa'nın adamları: "İşte yakalandık!" dediler.

Süleymaniye Vakfı

İki kesim birbirini görünce, Musa'nın beraberindekiler: "Kesinlikle yakalanacağız!" dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki topluluk biri birini görünce Musa'nın beraberindekiler : "kesin yakalandık" dediler.

Şaban Piriş

İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın arkadaşları: -İşte yakalandık, dediler.

Tefhim-ul Kuran

İki topluluk birbirini gördükleri zaman, Musa'nın adamları: «Gerçekten yakalandık» dediler.

Ümit Şimşek

İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları 'Şimdi yakalandık!' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

İki topluluk birbirini görecek hale gelince, Musa'nın adamları seslendi: "İşte şimdi yakalandık!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İki dəstə bir-birini görüncə Musanın səhabələri: “Biz yaxalanacağıq!”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İki dəstə (tayfa) bir-biri ilə qarşılaşdığı zaman Musanın camaatı dedi: ″(İşimiz bitdi!) Artıq yaxalandıq!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Als beide Scharen in Sichtweite zueinander kamen, sagten Mosesʹ Gefährten: ʺWir werden eingeholt werden!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als die beiden Heere einander sahen, sagten die Gefährten Musas: ʺWir werden fürwahr eingeholt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Als die beiden Scharen einander ansichtig wurden, sagten die Gefährten Mosesʹ: ʺWir werden sicher eingeholt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the two bodies of men came within each other's range of sight, the compatriots of Mussa exclaimed: " We are evidently overtaken".

Abdul Haleem

and as soon as the two sides came within sight of one another, Moses’ followers said, ‘We shall definitely be caught.’

Abdullah Yusuf Ali

And when the two bodies saw each other, the people of Moses said: "We are sure to be overtaken."

Abul A'la Maududi

and when the groups came face to face, the companions of Moses cried out: "We are overtaken!"

Aisha Bewley

And when the two hosts came into sight of one another Musa’s companions said, ‘We will surely be overtaken!’

Al-Hilali & Khan

And when the two hosts saw each other, the companions of Mûsâ (Moses) said: "We are sure to be overtaken."

Ali Quli Qarai

When the two hosts sighted each other, the companions of Moses said, ‘Indeed we have been caught up. ’

Amatul Rahman Omar

And when the two hosts sighted each other the companions of Moses said, `We are surely overtaken. '

Arthur John Arberry

and, when the two hosts sighted each other, the companions of Moses said, 'We are overtaken!'

Bijan Moeinian

When both parties saw each other, Moses’ people said, "Now we are doomed. "

E. Henry Palmer

and when the two hosts saw each other, Moses' companions said, 'Verily, we are overtaken!'

Edip-Layth

But when the two groups saw each other, the companions of Moses said, "We are caught!"

George Sale

And when the two armies were come in sight of each other, the companions of Moses said, we shall surely be overtaken.

Hamid S. Aziz

And they pursued them at dawn;

Mahmoud Ghali

Then, as soon as the two gatherings sighted each other, the companions of Mûsa (Moses) said, "Surely we are indeed overtaken!"

Marmaduke Pickthall

And when the two hosts saw each other, those with Moses said: Lo! we are indeed caught.

Mohamed Ahmed - Samira

When the two forces drew within seeing distance of each other, the people of Moses said: "We shall certainly be overtaken. "

Muhammad Asad

and as soon as the two hosts came in sight of one another, the followers of Moses exclaimed: "Behold, we shall certainly be overtaken [and defeated]!"

Mustafa Khattab

When the two groups came face to face, the companions of Moses cried out, "We are overtaken for sure."

Progressive Muslims

But when the two groups saw each other, the companions of Moses said: "We are caught!"

Sahih International

And when the two companies saw one another, the companions of Moses said, "Indeed, we are to be overtaken!"

Sam Gerrans

And when the two hosts saw each other, the companions of Moses said: “We are overtaken!”

Shabbir Ahmed

When both parties saw each other, the companions of Moses said, "Behold, We are indeed caught. "

Syed Vickar Ahamed

And when the two groups saw each other, the Musa's (Moses’) people said: "We are sure to be overtaken (and overrun). "

Taqi Usmani

And when the two hosts saw each other, the companions of Mūsā said, "Surely we are overtaken."

The Monotheist Group

Butwhen the two groups saw each other, the companions of Moses said: "We are caught!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand les deux partis se virent, les compagnons de Moïse dirent: ʺNous allons être rejointsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema herdu destekan hev dîtin, hevalên Mûsa gotin: Hey wax em hatin girtin!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen de beide troepenmachten elkaar zagen zeiden de mensen van Moesa: ʺWij worden ingehaald.ʺ

Hollandaca — Siregar

En toen de twee groepen elkaar zagen, zeiden de metgezellen van Môesa: ʺVoorwaar, wij worden zeker bereikt!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда увидели оба сборища друг друга, сказали сподвижники Мусы: «Поистине, мы, однозначно, настигнуты (войском Фараона)!»

Rusça — Osmanov

Когда две рати увидели друг друга, последователи Мусы сказали: ʺНас непременно настигнутʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och när de två människohoparna kom inom synhåll för varandra, ropade de som tågade med Moses: ʺDe kommer att hinna ifatt oss (och göra slut på oss)!ʺ