Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
فَاَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ
fe etbeǔhum muşriḳīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun'a uyanlar, gün doğunca İsrâiloğullarının artlarına düştüler.
Adem Uğur
Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.
Ahmed Hulusi
(Firavun ve ordusu) güneş doğarken onları izlediler.
Ahmet Tekin
Firavun ve adamları güneş doğarken onların peşlerine düştüler.
Ahmet Varol
(Firavun ve adamları) güneş doğarken onların arkalarına düştüler.
Ali Bulaç
Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.
Ali Fikri Yavuz
Nİhayet güneş doğarken (Firavun ordusu), İsraîloğullarının arkalarına düştüler.
Ali Rıza Safa
Sonunda, gün doğarken onlara yetiştiler.
Bayraktar Bayraklı
- Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrailoğulları'nın ardına düştüler.
Bekir Sadak
Firavun ve adamlari gunes uzerlerine dogarken onlarin ardina dustuler.
Celal Yıldırım
Güneş doğup ortalığı aydınlatırken Fir'avn ve adamları onları takibe koyuldular.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Olaya gelince) Arkadan Firavun ve adamları gün doğarken onlara yetiştiler.
Diyanet İşleri
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
Diyanet İşleri (eski)
Firavun ve adamları güneş üzerlerine doğarken onların ardına düştüler.
Diyanet Vakfi
Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken (Firavun ve askerleri) güneş doğmuştu ki, arkalarına düştüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken arkalarına düştüler Güneş doğmuştu
Erhan Aktaş
Gün doğarken onların ardına düştüler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Gün doğarken onların ardına düştüler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gün doğarken onların ardına düştüler.
Fizilal-il Kuran
Firavun ile soydaşları gün doğar doğmaz İsrailoğullarının ardına düştüler.
Gültekin Onan
Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.
Hamdi Döndüren
(Onlar) güneş doğarken İsrail oğullarının ardına düştüler.
Hasan Basri Çantay
Derken (Fir'avncular) güneş doğarken onların arkalarına düşdüler.
Hasib Asutay
Derken (Firavun ve adamları) gün doğumunda onların ardına düştüler.
Hayrat Neşriyat
Derken, (Fir'avun ve askerleri) gündoğumuna ulaşan kimseler iken (erkenden)onların peşine düştüler.
İbni Kesir
Güneş üzerlerine doğarken onları izlediler.
Mehmet Okuyan
(Firavun ve adamları) gün doğarken onların peşine düşmüşlerdi.
Muhammed Esed
Ve sonunda (Mısırlılar) gün doğarken onlara yetiştiler;
Mustafa İslamoğlu
Derken gündoğumunda onların ardına düştüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Derken (Fir'avun ile kuvvetleri) güneş parlamaya başlamış iken onların (İsrailoğullarının) arkalarına düştüler.
Ömer Öngüt
Derken (Firavun ve askerleri) gün doğarken onların ardına düştüler.
Suat Yıldırım
(Takip kıssasına dönelim) Güneş doğup ortalığı aydınlatırken Firavun’un ordusu onları takibe koyuldu.
Süleyman Ateş
(Fir'avn ve adamları), güneş doğarken onların ardına düştüler.
Süleymaniye Vakfı
Gün doğarken onların ardına düştüler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Gün doğarken onların peşine düştüler.
Şaban Piriş
Güneşin doğuşuyla birlikte onların peşine düştüler.
Tefhim-ul Kuran
Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.
Ümit Şimşek
Gün doğarken peşlerine düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun ve adamları, gün doğarken onları izlemeye başladılar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Günəş üfüqdən qalxarkən Firon öz əsgərləri ilə onları izləməyə başladılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Firʼon və əsgərləri) günəş doğduqda onların (İsrail oğullarının) arxasınca düşdülər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Pharao und seine Truppen folgten ihnen bei Sonnenaufgang.
Almanca — Der Edle Quran
Dann folgten sie ihnen bei Sonnenaufgang.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sie verfolgten sie bei Sonnenaufgang.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann folgten sie ihnen beim Sonnenaufgang,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They followed Mussa and his people at sunrise,
Abdul Haleem
Pharaoh and his people pursued them at sunrise,
Abdullah Yusuf Ali
So they pursued them at sunrise.
Abul A'la Maududi
At sunrise they set off in pursuit of them
Aisha Bewley
So they pursued them towards the east.
Al-Hilali & Khan
So they pursued them at sunrise.
Ali Quli Qarai
Then they pursued them at sunrise.
Amatul Rahman Omar
And they (- the hosts of Pharaoh) pursued them at sunrise.
Arthur John Arberry
Then they followed them at the sunrise;
Bijan Moeinian
Pharaoh’s army pursued them towards the east.
E. Henry Palmer
And they followed them at dawn;
Edip-Layth
So they were pursued at sunrise.
George Sale
And they pursued them at sun-rise.
Hamid S. Aziz
Thus it was, but We made the children of Israel inheritors of these things.
Mahmoud Ghali
So they (Firaawn) (Pharaoh) and his hosts) followed them up at sunshine. (Or: going East)
Marmaduke Pickthall
And they overtook them at sunrise.
Mohamed Ahmed - Samira
But they pursued them at sunrise.
Muhammad Asad
And so [the Egyptians] caught up with them at sunrise;
Mustafa Khattab
And so they pursued them at sunrise.
Progressive Muslims
So they were pursued at sunrise.
Sahih International
So they pursued them at sunrise.
Sam Gerrans
And they followed them at sunrise;
Shabbir Ahmed
And they (Pharaoh's armies) overtook them at sunrise.
Syed Vickar Ahamed
So they (Firon) chased them (Musa and the Israelites) at sunrise.
Taqi Usmani
So they (the people of Pharaoh) pursued them (the people of Mūsā) at the time of sunrise.
The Monotheist Group
So they were pursued at sunrise.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Au lever du soleil, ils les poursuivirent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Firewn û civata xwe) di danê sibehê de ketin pey şopa wan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij achtervolgden hen bij zonsopgang.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij vervolgden hen bij het opgaan der zon.
Hollandaca — Siregar
Toen achtervolgden zij hen bij zonsopgang.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И последовали они [Фараон и его войско] за ними (настигнув) на восходе (солнца).
Rusça — Osmanov
[Воинство Фирʹауна] начало преследовать их на восходе.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och de förföljande (egyptierna) hann upp dem vid soluppgången;