Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!

خَالِدِينَ فِيهَا حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

ḣālidīne fīhā Hasunet musteḳarran ve muḳāmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi kalacaklardır
2فِيهَاfīhāorada
3حَسُنَتْHasunetح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ne güzel
4مُسْتَقَرًّاmusteḳarranق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.karargahtır
5وَمُقَامًاve muḳāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve makamdır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada ebedî kalırlar; orası, karâr edilecek ne güzel bir yerdir, durulup kalınacak ne güzel bir yurt.

Abdulkadir Gölpınarlı

Orada ebedî kalırlar; orası, karâr edilecek ne güzel bir yerdir, durulup kalınacak ne güzel bir yurt.

Adem Uğur

Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.

Ahmed Hulusi

(Onlar) orada sonsuza dek kalıcılardır. . . Ne güzel durak ve makamdır!

Ahmet Tekin

Orada ebedî yaşayacaklar. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.

Ahmet Varol

Orada sonsuza kadar kalıcıdırlar. Orası ne güzel karargah ve ne güzel kalış yeridir.

Ali Bulaç

Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir.

Ali Fikri Yavuz

Orada ebedî kalacaklar; o ne güzel bir karargâh ne güzel bir makamdır!...

Ali Rıza Safa

Sürekli orada kalacaklardır. Ne güzel bir durak yeri ve ne güzel bir kalış yeridir.

Bayraktar Bayraklı

Çok uzun süreli olarak orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargah ve ne güzel bir yerdir!

Bekir Sadak

Orada temellidirler. Orasi ne guzel bir yer ve ne guzel duraktir!

Celal Yıldırım

Orada devamlı kalıcılardır. Orası ne güzel karargâh ve ne güzel kalınacak yerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Orada sonsuzca yaşayacaklar. Ne güzel bir yerleşme ve kalma yeri!

Diyanet İşleri

Orada ebedi kalırlar. Orası ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır!

Diyanet İşleri (eski)

Orada temellidirler. Orası ne güzel bir yer ve ne güzel duraktır!

Diyanet Vakfi

Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Orada ebedî kalacaklar, orası ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Orada ebedi kalacaklar; ne güzel durulacak bir yer, ne güzel bir makam!

Elmalılı Hamdi Yazır

Orada ebedi kalacaklar, ne güzel makarr ne güzel makam

Erhan Aktaş

Sürekli orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir konaklama yeri ve konaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sürekli orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir konaklama yeri ve konaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sürekli orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir konaklama yeri ve konaktır.

Fizilal-il Kuran

Orada sürekli kalacaklardır. Orası ne güzel bir konut ve ne güzel bir barınaktır.

Gültekin Onan

Orada ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir.

Hamdi Döndüren

Orada sürekli olarak kalacaklardır. Orası ne güzel bir duraklama, ne güzel bir konaklama yeridir!

Hasan Basri Çantay

Orada ebedi kalıcıdırlar onlar. O, ne güzel bir karargahdır, (ne güzel) bir ikaametgahdır!

Hasib Asutay

Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh ve (ne güzel) bir ikamet yeridir!

Hayrat Neşriyat

Orada ebedî olarak kalıcıdırlar. (Orası) ne güzel bir karargâh ve (ne güzel) bir ikametgâh olmuştur!

İbni Kesir

Orada temelli kalırlar. Orası ne güzel bir yer ve ne güzel bir duraktır.

Mehmet Okuyan

İçlerinde ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir ikamet yeri ve makamdır!

Muhammed Esed

(ve onlar) orada sonsuza kadar yaşayıp gideceklerdir; bu ne güzel bir varış yeri, bu ne üstün bir makam!

Mustafa İslamoğlu

Onlar orada ebedi kalacaklar: o ne güzel bir ikamet mahalli, ne kutlu bir makamdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Orada müebbet sûrette kalacaklardır. (Orası) Bir karargâh ve bir ikematgâh olmak üzere ne güzel olmuştur.

Ömer Öngüt

Orada ebedî kalacaklardır. Orası ne güzel bir karargâh ve ne güzel bir makamdır.

Suat Yıldırım

(75-76) İşte onlara, hak yolda sabır ve sebat göstermelerine karşılık, kendilerine cennetin üstün sarayları verilecek. Oraya selâmla, hürmetle buyur edileceklerdir. Hem de devamlı kalmak üzere oraya gireceklerdir. Orası ne güzel varış yeri, ne güzel bir yerleşim yeridir!

Süleyman Ateş

Orada ebedi kalacaklardır. Ne güzel karargah ve ne güzel makamdır orası!

Süleymaniye Vakfı

Orada ölümsüzleşeceklerdir. Orası ne güzel yerleşme ve kalma yeridir!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada ölümsüzleşeceklerdir; ne güzel kalma yeri, ne güzel yerleşme yeridir o.

Şaban Piriş

Orada temellidirler, O ne güzel konut ve ne güzel makam!

Tefhim-ul Kuran

Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargâh ve ne güzel bir konaklama yeridir.

Ümit Şimşek

Ve orada ebediyen kalırlar. Ne güzel bir durak ve ne güzel bir konaktır orası!

Yaşar Nuri Öztürk

Orada sürekli kalacaklardır. Ne güzel konak yeri, ne güzel dinlenme yeri!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar orada əbədi qalacaqlar. Ora nə gözəl məskən, necə də gözəl iqamətgahdır!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar orada əbədi qalacaqlar. O, nə gözəl mənzil, nə yaxşı iqamətgahdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dort werden sie ewig bleiben. Welch schöne Bleibe und welch herrliche Wohnstätte!

Almanca — Der Edle Quran

ewig darin zu bleiben. Schön ist es als Aufenthaltsort und Bleibe.

Almanca — M. A. Rassoul

Ewig darin verweilend: herrlich ist es als Ruhestatt und als Aufenthalt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Darin bleiben sie ewig. Es ist schön als Niederlassung und Aufenthaltsort.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Wherein they will have passed through nature to Eternity. How excellent it is for an abode and how excellent it is for a place to settle in.

Abdul Haleem

There they will stay- a happy home and resting place!

Abdullah Yusuf Ali

Dwelling therein;- how beautiful an abode and place of rest!

Abul A'la Maududi

Therein they shall abide for ever: how good an abode, and how good a resting-place!

Aisha Bewley

They will remain in it timelessly, for ever. What an excellent lodging and abode!

Al-Hilali & Khan

Abiding therein - excellent it is as an abode, and as a place to rest in.

Ali Quli Qarai

to abide in them [forever], an excellent abode and place.

Amatul Rahman Omar

They will abide therein (for ever). How excellent it is as a lodging place (to rest) and how noble as an abode for permanent stay.

Arthur John Arberry

Therein they shall dwell forever; fair it is as a lodging-place and an abode.

Bijan Moeinian

What an excellent place to live, what an excellent place to rest.

E. Henry Palmer

to dwell therein for aye; a good abode and station shall it be!

Edip-Layth

In it they will abide, what an excellent dwelling and position.

George Sale

they shall remain in the same for ever: It shall be an excellent abode, and a delightful station.

Hamid S. Aziz

These shall be rewarded with a high place for that they were steadfast: and they will meet therein with welcome and peace,

Mahmoud Ghali

Eternally (abiding) therein; fair it is as a repository and a stationing.

Marmaduke Pickthall

Abiding there for ever. Happy is it as abode and station!

Mohamed Ahmed - Samira

And abide there for ever: What an excellent destination and abode!

Muhammad Asad

therein to abide: [and] how goodly an abode and [how high] a station!

Mustafa Khattab

staying there forever. What an excellent place to settle and reside!

Progressive Muslims

In it they will abide, what an excellent dwelling and position.

Sahih International

Abiding eternally therein. Good is the settlement and residence.

Sam Gerrans

They abiding eternally therein; good as a dwelling-place and a residence.

Shabbir Ahmed

Therein to abide. What a goodly destiny! And what a high station!

Syed Vickar Ahamed

Living in there— How beautiful a home and place of rest!

Taqi Usmani

living in it (the Paradise) for ever. It is best as an abode and as a place to dwell in.

The Monotheist Group

In it they will abide, what an excellent abode and station.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

pour y demeurer éternellement. Quel beau gîte et lieu de séjour!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew tê de seraqetî û ebedî ne, ew xweş niştecih û rindlêmayîn e!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Eeuwig zullen zij daarin verblijven. Het zal een uitmuntend verblijf, en eene heerlijke rustplaats wezen.

Hollandaca — Siregar

Zij leven daarin eeuwig, een goede vestiging en verblijfplaats.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

вечно пребывая там. Как прекрасно это как местопребывание и обитель!

Rusça — Osmanov

Вечно пребудут они в нем. Прекрасен рай как местопребывание и жилище!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Där skall de förbli till evig tid; där är det gott att ha sin boning och gott att vara!