Furkan Suresi 34. Ayet — Elfaz
Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneolanlarİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2يُحْشَرُونَyuHşerūnetoplanacakMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).
3عَلٰىǎlāüzerineHarf-i Cer
4وُجُوهِهِمْvucūhihimyüzleriİsim+Zamirو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.
5اِلٰىilāHarf-i Cer
6جَهَنَّمَcehennemecehennemeÖzel İsim
7اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlarİşaret Zamiri
8شَرٌّşerrunçok kötüdürİsimش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.
9مَكَانًاmekānenyerleriİsimك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10وَاَضَلُّve eDelluve çok sapıktırBağlaç+İsimض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
11سَبِيلًاsebīlenyollarıİsimس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep