Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ اِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَاَحْسَنَ تَفْسِيرًا

ve lā ye'tūneke bi meṧelin illā ci'nāke bi l-Haḳḳi ve eHsene tefsīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَاve lāve
2يَأْتُونَكَye'tūnekeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksana getiremezler
3بِمَثَلٍbi meṧelinم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.hiçbir misal
4اِلَّاillādışında
5جِئْنَاكَci'nākeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksana getirdiğimiz
6بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
7وَاَحْسَنَve eHseneح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ve en güzel
8تَفْسِيرًاtefsīranف س رKeşfetmek, açıklamak, yorumlamak, açığa çıkarmak (gizli bir şeyi), yorum yapmak. tefsir - açıklama/yorum.açıklamayı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, sana bir örnek getirdiler mi biz, gerçek olarak ve daha da güzel bir açıklıkla bir örnek veririz sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, sana bir örnek getirdiler mi biz, gerçek olarak ve daha da güzel bir açıklıkla bir örnek veririz sana.

Adem Uğur

Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (onun karşılığında) sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.

Ahmed Hulusi

Sana her sorun getirdiklerinde, açıklaması itibarıyla ve Hak olarak, sana daha güzeli ile geldik.

Ahmet Tekin

Senin İslâm’a davetini baltalamak için, hangi sual ve değerlendirmelerle karşına çıkarlarsa çıksınlar, biz onların bütün safsatalarını çürütecek dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini; bunların en güzel izahını kesinlikle sana bildireceğiz.

Ahmet Varol

Sana her ne örnek getirseler mutlaka biz de (ona karşı) sana hakkı ve daha güzel açıklamayı getiririz.

Ali Bulaç

Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, müşriklerin) Sana getirdikleri tuhaf ve bâtıl bir soruları yoktur ki, hak olan cevabını ve en güzel tefsirini getirmiş olmıyalım.

Ali Rıza Safa

Onların sana getirdikleri her örnek için, gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

Bayraktar Bayraklı

Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.

Bekir Sadak

Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gercegini ve en iyi anlasilanini sana vermemis olalim.

Celal Yıldırım

Sana bir misâl getirmezler ki mutlaka biz (ona karşılık) hakkı yorum ve açıklama cihetiyle en güzelini getirmiş olmayalım.

Diyanet İşleri

Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

Diyanet İşleri (eski)

Sana bir misal vermezler ki, Biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana vermemiş olalım.

Diyanet Vakfi

Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (onun karşılığında) sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, biz sana (onun karşılığında) doğrusunu ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmayalım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem onlar sana karşı herhangi bir mesel ile gelmezler ki, Biz sana (ona karşılık) gerçeği ve en güzel yorumu getirmiş olmayalım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlar sana her hangi bir mesel ile gelmezler ki mutlak biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirmiş olmıyalım

Erhan Aktaş

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana Hakk'ı en iyi şekilde açıklarız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana hakkı en iyi şekilde açıklarız.

Fizilal-il Kuran

Müşrikler, ne zaman karşısına saçma bir itirazla çıkarlarsa biz sana gerçeği ve en susturucu açıklamayı sunarız.

Gültekin Onan

Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.

Hamdi Döndüren

Onların sana getirdiği her misale karşı, biz sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz!

Hasan Basri Çantay

Onlar sana bir misal getirmeye dursunlar, biz sana hakkı ve tefsirin daha güzelini getirdik.

Hasib Asutay

Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (onun karşılığında) sana doğrusunu ve daha açığını getirmeyelim.

Hayrat Neşriyat

Hem sana (da'vânı ibtâl için) getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki, (biz) sana hakkı(onun doğru cevâbını) ve açıklama cihetiyle daha güzelini getirmiş olmayalım.

İbni Kesir

Onlar sana bir misal getirmeye görsünler, Biz; onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını sana getirmişizdir.

Mehmet Okuyan

Onlar sana örnek getirdiklerinde biz de sana gerçeği ve en güzel tefsiri (açıklamayı) mutlaka getirmişizdir.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, hangi soruyla karşına çıkarlarsa çıksınlar, Biz sana mutlaka asıl doğru olan neyse onu ve en güzel açıklamayı getirmekteyiz.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, onlar senin karşına hangi temsili anlatım tarzıyla çıkarlarsa çıksınlar, kesinlikle Biz sana o konudaki gerçeği ve en doğru açıklamayı getiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar sana herhangi bir mesel ile gelmezler ki, illâ Biz sana hakkı ve tefsirce daha güzelini getirmiş oluruz.

Ömer Öngüt

Onların sana getirdiği her misale karşı, mutlaka biz sana daha doğrusunu ve daha açığını getirdik.

Suat Yıldırım

Onların sana itiraz için getirdikleri hiç bir temsil, hiç bir soru olmaz ki, ona karşı Biz sana gerçek durumu bildirmeyelim ve en güzel açıklamayı yapmayalım.

Süleyman Ateş

Onların sana getirdiği her misale (her batıl soruya) karşı mutlaka biz sana, (o batılı yok edecek) gerçeği ve en güzel açıklamayı getiririz.

Süleymaniye Vakfı

Bunların sana getirdikleri herhangi bir örnek yoktur ki biz sana onun doğrusunu ve en güzel açıklamasını getirmiş olmayalım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana hangi örnekle gelseler, biz sana onun gerçeğini ve konuyu daha iyi açıklayanını getiririz.

Şaban Piriş

Sana bir örnek getirmeye görsünler, biz onun gerçeğini ve en iyi anlaşılanını getiririz.

Tefhim-ul Kuran

Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.

Ümit Şimşek

Onlar sana ne zaman bir misal getirecek olsalar, Biz sana gerçeği getirir ve en güzel açıklamayı yaparız.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar sana bir mesel getirdikçe, biz sana hakkı ve en güzel yorumu getiririz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar sənin yanına gəlib elə bir məsəl çəkməzlər ki, ona cavab olaraq Biz sənə haqqı və ən yaxşı yozumu verməyək.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum! Müşriklər) sənin yanına gəlib elə bir məsəl çəkməzlər ki, Biz sənə (onun) doğrusunu və (onların gətirdikləri misallardan) izahatca daha yaxşısını gətirməyək.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie bringen keinen Einwand vor, ohne daß Wir dir die Wahrheit und die beste Erläuterung offenbaren.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie bringen dir kein Beispiel, ohne daß Wir dir die Wahrheit und eine bessere Erklärung brächten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie legen dir keinen Einwand vor, ohne daß Wir die Wahrheit und die schönste Erklärung brächten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie bringen dir kein Gleichnis, ohne daß WIR dir die Wahrheit und eine bessere Erläuterung zukommen ließen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nor do they present you with challenging questions and unreasonable objections but We present you with the truth and the best explanation meeting their objections and their arguments.

Abdul Haleem

They cannot put any argument to you without Our bringing you the truth and the best explanation.

Abdullah Yusuf Ali

And no question do they bring to thee but We reveal to thee the truth and the best explanation (thereof).

Abul A'la Maududi

(This was also done so that) whenever they put any strange question to you, We sent its right answer and explained the matter in the best manner.

Aisha Bewley

Every time they come to you with a difficult point, We bring you the truth and the best of explanations.

Al-Hilali & Khan

And no example or similitude do they bring (to oppose or to find fault in you or in this Qur’ân), but We reveal to you the truth (against that similitude or example), and the better explanation thereof.

Ali Quli Qarai

They do not bring you any poser but that We bring you the truth [in reply to them] and the best exposition.

Amatul Rahman Omar

They bring you no parable (by way of an objection) but We have provided you with the true fact and perfect interpretation (of it, in answer to the objection beforehand).

Arthur John Arberry

They bring not to thee any similitude but that We bring thee the truth, and better in exposition.

Bijan Moeinian

Thus, as soon as they come up with an objection, I reveal a firm answer.

E. Henry Palmer

Nor shall they come to thee with a parable without our bringing thee the truth and the best interpretation.

Edip-Layth

For every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

George Sale

They shall not come unto thee with any strange question; but We will bring thee the truth in answer, and a most excellent interpretation.

Hamid S. Aziz

Those who disbelieve said, "Why is not the Quran sent down to him all at once (in one piece)?" It is revealed as it is so that We may strengthen your heart therewith, and We have rehearsed it to you gradually, in well-arranged stages.

Mahmoud Ghali

And they do not come up to you with any similitude, except that We come to you with the Truth and a fairer explanation.

Marmaduke Pickthall

And they bring thee no similitude but We bring thee the Truth (as against it), and better (than their similitude) as argument.

Mohamed Ahmed - Samira

There is not an example they advance to which We do not give you a right answer and a better explanation.

Muhammad Asad

and [that] they [who deny the truth] might never taunt thee with any deceptive half-truth without Our conveying to thee the [full] truth and [providing thee] with the best explanation.

Mustafa Khattab

Whenever they bring you an argument, We come to you with the right refutation and the best explanation.

Progressive Muslims

And for every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

Sahih International

And they do not come to you with an argument except that We bring you the truth and the best explanation.

Sam Gerrans

And they bring thee not a similitude save We bring thee the truth and better in explanation.

Shabbir Ahmed

And no question do they bring to you but We bring to you the Truth and the best explanation. (We reveal to you the best TAFSEER, the explanation of the Qur'an from within itself).

Syed Vickar Ahamed

And no example or parable do they bring to you that We have not made known to you the truth and the best explanation (of the questions).

Taqi Usmani

They bring to you no hypothesis, but We bring to you the correct position and (an answer) better explained.

The Monotheist Group

Andfor every example they come to you with, We bring you the truth and the best explanation.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils ne tʹapporteront aucune parabole, sans que Nous ne tʹapportions la vérité avec la meilleure interprétation.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ew çiqas meseleyekê li hemberê te bînin (da ku doza te pûç bikin), em her a rastirîn û tefsîreke spehîtir ji te re tînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij komen niet tot jou met een voorbeeld of Wij komen tot jou met de waarheid en een betere verklaring.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen nimmer met een vreemde vraag tot u komen, of wij zullen u de waarheid tot antwoord en eene uitmuntende uitlegging brengen.

Hollandaca — Siregar

En zij komen niet met een rare vraag tot jou, of Wij brengen jou de waarheid en een mooiere uitleg.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И как только они [многобожники] приводят тебе (о, Пророк) какую-нибудь притчу [какой-либо довод или подобие довода], Мы приводим (в ответ) истину и еще лучшее по разъяснению.

Rusça — Osmanov

[Неверные в спорах] не приведут ни одной притчи, [в ответ на которую] Мы не поведали бы тебе истину и наилучшее толкование.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och vilka exempel (de än lägger fram, vilka frågor) de än ställer till dig, kommer Vi att ge dig sanningen och den bästa förklaringen.