Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler
وَاِذَٓا اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا
ve iƶā ulḳū minhā mekānen Deyyiḳan muḳarranīne deǎv hunālike ṧubūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Elleri, boyunlarına zincirlerle bağlanarak ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman da helâk olduk, bittik diye bağrışacaklar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Elleri, boyunlarına zincirlerle bağlanarak ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman da helâk olduk, bittik diye bağrışacaklar.
Adem Uğur
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yok oluvermeyi isterler.
Ahmed Hulusi
Bağlanmış (çaresiz) olarak orada dar bir mekana atıldıklarında, "Yetiş ey ölüm!" diye haykırırlar (içine düştükleri acı azaptan tek kurtuluşun ölüm olduğunu fark ederler).
Ahmet Tekin
Elleri boyunlarına bağlı olarak cehennemin dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isterler.
Ahmet Varol
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman orada yokoluşu (ölümü) çağırırlar.
Ali Bulaç
Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip çağırırlar.
Ali Fikri Yavuz
Elleri boyunlarına bağlı olarak, o ateşin dar bir yerine atıldıkları vakit, orada: “-Ey helâk, neredesin, yetiş!” diye bağırırlar.
Ali Rıza Safa
Elleri boyunlarına bağlı olarak, daracık bir yerden içine atıldıklarında, orada yok olmayı isterler.
Bayraktar Bayraklı
Elleri boyunlarına bağlı olduğu halde orada dar bir yere atıldıklarında, ölümü çağırırlar.
Bekir Sadak
Elleri boyunlarina baglanarak, dar bir yerden atildiklari zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.
Celal Yıldırım
(Şeytanlarla birlikte) elleri boyunlarına bağlı bulunduğu halde ateşten daracık bir yere atıldıkları zaman orada yok olmayı dövünerek isterler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Zincirlerle sımsıkı bağlı olarak onun dar bir yerine atılınca oracıkta yok olmayı isterler.
Diyanet İşleri
Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler
Diyanet İşleri (eski)
Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.
Diyanet Vakfi
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yok oluvermeyi isterler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve çatılıp çatılıp onun dar bir yerine atıldıkları zaman, orada "yetiş ey helak (bizi kurtar)" diye helake haykırırlar!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve çatılıp çatılıp onun dar bir yerine atıldıkları vakıt de orada helake haykırırlar
Erhan Aktaş
Çaresizlik içinde, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmak için yakaracaklar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Çaresizlik içinde, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmak için yakaracaklar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Çaresizlik içinde orada, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmayı istediler.
Fizilal-il Kuran
Zincirlerle elleri, ayaklarına bağlanmış olarak bu ateşin dar yerine atıldıklarında ise orada «yok olmayı» imdada çağırırlar.
Gültekin Onan
Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip çağırırlar.
Hamdi Döndüren
Elleri boyunlarına bağlı olarak, onun dar bir yerine atıldıklarında, onlar, orada yok olmak için yalvarırlar!
Hasan Basri Çantay
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun en dar yerine atıldıkları vakit orada (Yetiş ey) helak (diye) bağırırlar.
Hasib Asutay
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluvermeyi isterler.
Hayrat Neşriyat
Elleri boyunlarına bağlı kimseler olarak onun (o Cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta (ölsek de kurtulsak diyerek) helâki çağırırlar.
İbni Kesir
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun en dar bir yerine atıldıkları zaman orada yok olup gitmeyi isterler.
Mehmet Okuyan
Bağlı olarak oradan (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isteyeceklerdir.
Muhammed Esed
ve birbirlerine bağlı olarak daracık bir yerden onun içine atıldıkları zaman, orada o an yok olup gitmek için yakaracaklar!
Mustafa İslamoğlu
Derken, birbirlerine kelepçeli olarak oranın oldukça dip bir yerine fırlatıldıklarında.. İşte o anda, tam orada yok olmak için yalvaracaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o ateşten dar bir yere etleri boyunlarına bağlı bir halde atıldıkları zaman orada helâki davet eder dururlar.
Ömer Öngüt
Elleri boyunlarına bağlanarak o ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman, orada ölümü çağırırlar.
Suat Yıldırım
Elleri boyunlarına kelepçelenmiş, ayakları bukağılı olarak cehennemin daracık bir yerine tıkılınca, orada yok olmak için can atarlar.
Süleyman Ateş
(Elleri boyunlarına zincirlerle) Bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman orada ölümü çağırırlar (yetiş ey ölüm, nerdesin, gel bizi bu azabdan kurtar! derler).
Süleymaniye Vakfı
Kelepçelenmiş halde, cehennemin dar bir yerine atıldıklarında da orada yok olup gitmek için yalvarırlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Birbirlerine iyice sokulmuş halde, onun dar bir yerine atılınca da orada yok olup gitmek isterler.
Şaban Piriş
Elleri boyunlarına bağlı olarak dar bir yere atıldıkları zaman, orada yok olup gitmek için yalvarırlar.
Tefhim-ul Kuran
Elleri boyunlarına bağlı olarak, onun sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip çağırırlar.
Ümit Şimşek
Bağlı olarak Cehennemin dar bir yerine tıkıldıkları zaman yok olup gitmek isterler.
Yaşar Nuri Öztürk
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıklarında, orada haykırırlar: "Nerdesin ey ölüm!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar əlləri boynunda bağlı halda Cəhənnəmin dar bir yerinə atıldıqları zaman ölüm diləyərlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar əlləri boyunlarına bağlı vəziyyətdə o atəşdən dar bir yerə atıldıqları zaman (Dünyada Allaha asi olduqlarına görə özlərinə bəd dua edib) ölüm diləyərlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Und wenn sie sich an einem engen Ort mit gefesselten Händen befinden, werden sie um schnelle Vernichtung flehen.
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn sie da in einen engen Ort zusammengebunden geworfen werden, rufen sie dort nach Vernichtung.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn sie zusammengekettet in den engen Raum (des Feuers) geworfen werden, dann werden sie dort die Vernichtung wünschen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wenn sie dort in einen engen Ort muqranin hineingeworfen werden, flehen sie dort um den Untergang.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when they are cast in its grim confines bound to their kind, and their feet chained to their necks they shall invoke extinction and wish they could perish.
Abdul Haleem
and when they are hurled into a narrow part of it, chained together, they will cry out for death.
Abdullah Yusuf Ali
And when they are cast, bound together into a constricted place therein, they will plead for destruction there and then!
Abul A'la Maududi
and when they are flung, chained together, into a narrow place in it, they will fervently call there for annihilation.
Aisha Bewley
When they are flung into a narrow place in it, shackled together in chains, they will cry out there for destruction.
Al-Hilali & Khan
And when they shall be thrown into a narrow place thereof, chained together, they will exclaim therein for destruction.
Ali Quli Qarai
And when they are cast into a narrow place in it, bound together [in chains], they will pray for [their own] annihilation.
Amatul Rahman Omar
And when they are thrown into some narrow place of it, chained in fetters, they will call out for (total) destruction, there and then.
Arthur John Arberry
And when they are cast, coupled in fetters, into a narrow place of that Fire, they will call out there for destruction.
Bijan Moeinian
Bound together with ropes, and being whipped, they will be go through a narrow place; they wish they were dead.
E. Henry Palmer
and when they are thrown into a narrow place thereof, fastened together, they shall call there for destruction.
Edip-Layth
When they are cast into it from a tight crevice, in chains, they call out their remorse.
George Sale
And when they shall be cast bound together into a strait place thereof, they shall there call for death:
Hamid S. Aziz
When it sees them from a far place, they shall hear its raging and roaring;
Mahmoud Ghali
And when they are cast in a strait place thereof, interlinked, they will call there for detriment (s). "Do not call today for one detriment,
Marmaduke Pickthall
And when they are flung into a narrow place thereof, chained together, they pray for destruction there.
Mohamed Ahmed - Samira
And when they are cast within a narrow space of it chained together, they would plead for death.
Muhammad Asad
and when they are flung, linked [all] together, into a tight space within, they will pray for extinction there and then!
Mustafa Khattab
And when they are tossed into a narrow place inside ˹Hell˺, chained together, then and there they will cry out for ˹instant˺ destruction.
Progressive Muslims
And when they are cast into it from a tight crevice, in chains, they call out their remorse.
Sahih International
And when they are thrown into a narrow place therein bound in chains, they will cry out thereupon for destruction.
Sam Gerrans
And when they are cast therefrom into a narrow place bound together, they will call thereupon for destruction.
Shabbir Ahmed
And when they are flung into a narrow space linked together in chains, they will plead for extinction there and then. (Distress of Hell is constricting while the Bliss of Paradise is Spacious (3:133).
Syed Vickar Ahamed
And when they are thrown in, bounded together, into a tight place in there, they will plead for (their) death.
Taqi Usmani
and when they will be thrown into a narrow place therein, while they will be chained together, they will call for death.
The Monotheist Group
Andwhen they are cast into it from a tight crevice, in chains, they call out their remorse.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand on les y aura jetés, dans un étroit réduit, les mains liées derrière le cou, ils souhaiteront alors leur destruction complète.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku destên wan bi stûyê wan ve girêdayî di dojehê de li cihekî teng bêne werkirin, li wê derê mirina xwe dixwazin (da ku ji ezab xelas bibin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer zij er aaneengeketend uit geworpen worden naar een enge plaats dan roepen zij daar ach en wee.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als zij, te zamen gebonden, in een enge plaats daarvan zullen worden geworpen, zullen zij daar om den dood roepen,
Hollandaca — Siregar
En wanneer zij er gebonden uitgeworpen werden naar een enge plaats, dan smeken zij daar om vernietiging.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда будут они брошены в одно из тесных мест его [Ада] (будучи) скованными [их руки прикованными к шеям], они призовут там (для себя) гибель (чтобы избавится от Ада).
Rusça — Osmanov
Когда же их скованными низвергнут в тесноту ада, они будут молить о [собственной] погибели.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och när de kastas, sammankedjade, i någon av dess trånga hålor, ber de där nedifrån om förintelse.