Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا

iƶā raethum min mekānin beǐydin semiǔ lehā teğayyuZen ve zefīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذَاiƶāne zaman ki
2رَاَتْهُمْraethumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.onları görünce
3مِنْmin
4مَكَانٍmekāninك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbir yerden
5بَعِيدٍbeǐydinب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmeuzak
6سَمِعُواsemiǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakonlar işitirler
7لَهَاlehābunun
8تَغَيُّظًاteğayyuZenغ ي ظkızdırmak, öfkelendirmek, kışkırtmak, kafasını karıştırmak, sinirlendirmek, öfke, hiddet, şiddet, sıkıntı; tencereöfkesini
9وَزَفِيرًاve zefīranز ف رİç çekme/hıçkırık, sıkıntı nedeniyle nefes çekme, inlemek, üzüntüyle inlemek, uğuldayan bir deniz, yük/yükler taşıyan kişi, felaket/talihsizlik.ve homurtusunu

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ateş, onları tâ uzaktan gördü mü duyacak onlar, ateşin şiddetli kızgınlığını ve harıl harıl yanarken çıkardığı sesi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ateş, onları tâ uzaktan gördü mü duyacak onlar, ateşin şiddetli kızgınlığını ve harıl harıl yanarken çıkardığı sesi.

Adem Uğur

Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini (müthiş kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.

Ahmed Hulusi

Daha cehenneme girmeden (kabir alemlerindeyken), onun taşan öfkesini ve şiddetli uğultulu sesini işitirler.

Ahmet Tekin

Cehennem ateşi, uzak bir mesafeden kâfirleri görünce; onlar cehennemin öfkeli kükremesine, kaynamasına ve uğultusuna kulak verirler.

Ahmet Varol

O onları uzak bir yerden görünce onlar onun öfkelenişini [2] ve uğultusunu duyarlar.

Ali Bulaç

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Ali Fikri Yavuz

Öyle ki, bu ateş onları uzak bir yerden gördüğü vakit, onlar, bunun galeyan ve homurdanışını işitirler.

Ali Rıza Safa

Uzaktan onları gördüğünde, öfkesini ve uğultusunu duyarlar.

Bayraktar Bayraklı

O ateş uzaktan kendilerine göründüğünde, onun kaynama sesini ve uğultusunu işitirler.

Bekir Sadak

Bu ates, onlara uzak bir yerden gozukunce, onun kaynamasini ve ugultusunu isitirler.

Celal Yıldırım

O ateş bunları uzak bir yerden görünce, onun, öfkesinden köpürüp korkunç uğultusunu duyarlar,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O ateş uzak bir yerden kendilerine görününce homurdanmasını ve uğultusunu işitirler.

Diyanet İşleri

Bu ateş onları uzak bir mesafeden görünce onun müthiş kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

Diyanet İşleri (eski)

Bu ateş, onlara uzak bir yerden gözükünce, onun kaynamasını ve uğultusunu işitirler.

Diyanet Vakfi

Cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerini görünce, onun öfkelenişini (müthiş kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ki, cehennem ateşi uzak bir mesafeden kendilerine görününce, onun bir hışımlanmasını (kaynamasını) ve uğultusunu işitirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O ateş onları uzak bir yerden gördüğü zaman, ona özgü bir hışımlanma ve uğultu duyarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onları gördüğü vakıt ona mahsus bir hışımlanma, bir zefir işitirler

Erhan Aktaş

Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onun öfkelenmesini ve uğultusunu işittiler.

Fizilal-il Kuran

Bu ateş onları uzaktan görünce onun uğultusu ve öfkeli solumaları kulaklarına gelir.

Gültekin Onan

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Hamdi Döndüren

Bu ateş, onları uzak mesafeden görünce, onlar bunun öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Hasan Basri Çantay

O, kendilerini uzak bir yerden gördüğü zaman onlar bunun o müdhiş gazablanışını ve uğultusunu duyacaklardır.

Hasib Asutay

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce, onun öfkesini ve uğultusunu işitirler. (5) (5. Cehennemin görmesi, mecazî anlam olacağı gibi Allah'ın ateşe görme kabiliyetini vermesi anlamında hakikat de olabilir.)

Hayrat Neşriyat

(Bu öyle bir ateştir ki) onları (o kâfirleri) uzak bir yerden görünce, onun öfkelenişini ve homurtusunu işitirler.

İbni Kesir

Bu, kendilerine uzak bir yerden gözükünce onun kaynayışını ve uğultusunu duyacaklardır.

Mehmet Okuyan

(O ateş) uzak bir yerden onları görünce (cehennemlikler) onun kükremesini ve uğultusunu duyacaklardır.

Muhammed Esed

O ateş uzaktan karşılarına çıkınca onun öfkeli kükremesini ve uğultusunu işitecekler;

Mustafa İslamoğlu

Onlar, çok uzak bir mekandan dahi, kendilerini gördüğü zaman o ateşin nasıl bir homurtuyla kükrediğini elbet işitecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onları uzak bir mekandan görünce onun için bir galeyan ve bir şiddetli ses işitirler.

Ömer Öngüt

Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onlar bunun müthiş gazaplanışını ve uğultusunu işitirler.

Suat Yıldırım

Bu ateş onları, daha uzaktan görünce, onun öfkesinden gürlediğini ve korkunç homurtusunu işitirler.

Süleyman Ateş

(Bu ateş) onları uzak bir yerden görünce onlar bunun öfkesini ve homurtusunu işitirler.

Süleymaniye Vakfı

O alevli ateş onları uzak bir yerden görünce, onlar onun kızgınlığını ve havayı şiddetle dışarı verişini duyarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O ateş onları uzaktan görünce onun çatlarcasına yanmasının ve çektiği havanın uğultusunu duyacaklardır.

Şaban Piriş

Bu ateş onlara uzak bir yerden göründüğü zaman, onun gürültüsünü ve uğultusunu işitirler.

Tefhim-ul Kuran

(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Ümit Şimşek

Onu uzaktan gördüklerinde öfkeyle gürleyişini işitirler.

Yaşar Nuri Öztürk

O, onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar onun kaynayan öfkesini ve uğultusunu işitirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Cəhənnəm odunu uzaq məsafədən gördükdə belə onun necə qəzəblə qaynamasını duyacaq və xışıltısını eşidəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O (atəş) onları uzaqdan görüncə (kafirlər) onun qəzəblə qaynamasını və uğultusunu eşidərlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie aus der Ferne zu vernehmen sein wird, hören sie Grollen und Seufzer.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn sie sie aus der Ferne sieht, hören sie (bereits) von ihr Grollen und Fauchen.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn er sie aus der Ferne wahrnimmt, werden sie hören, wie er grollt und laut aufheult.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wenn es (das Feuer) sie von einem fernen Ort sieht, hören sie von ihm (das Geräusch) seiner Wut und seines Anfachens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

No sooner do they come within the range of its sight than they hear its roaring under the influence of rage, heaving sighs of woe for the evil that shall befall them

Abdul Haleem

When it sees them from a distance, they will hear it raging and roaring,

Abdullah Yusuf Ali

When it sees them from a place far off, they will hear its fury and its ranging sigh.

Abul A'la Maududi

When it sees them from a place afar, they will hear its raging and roaring,

Aisha Bewley

When it sees them coming from a long way off, they will hear it seething and rasping.

Al-Hilali & Khan

When it (Hell) sees them from a far place, they will hear its raging and its roaring.

Ali Quli Qarai

When it sights them from a distant place, they will hear it raging and roaring.

Amatul Rahman Omar

When it (- the blazing Fire) sees them from afar, they will hear its raging and roaring.

Arthur John Arberry

When it sees them from a far place, they shall hear its bubbling and sighing.

Bijan Moeinian

When they approach from afar, the Hell will welcome them with rage while roaring with fumes.

E. Henry Palmer

when it seizes them from a far-off place they shall hear its raging and roaring;

Edip-Layth

When it sees them from a far place, they hear its raging and roaring.

George Sale

when it shall see them from a distant place, they shall hear it furiously raging, and roaring.

Hamid S. Aziz

Nay, but they deny the coming of the Hour, and for those who deny the Hour We have prepared a blaze:

Mahmoud Ghali

When it sees them from a far place, they will hear the (furious) raging and the groaning it has.

Marmaduke Pickthall

When it seeth them from afar, they hear the crackling and the roar thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

When (Hell) appears to them from a distance they will hear it raging and roaring.

Muhammad Asad

when it shall face them from afar, they will hear its angry roar and its hiss;

Mustafa Khattab

Once it sees them from a distance, they will hear it fuming and growling.

Progressive Muslims

When it sees them from a far place, they hear its raging and roaring.

Sahih International

When the Hellfire sees them from a distant place, they will hear its fury and roaring.

Sam Gerrans

When it sees them from a place far away, they will hear the fury and the roaring thereof.

Shabbir Ahmed

When the Flame sees them from afar they will hear its rage and its roar.

Syed Vickar Ahamed

When it sees them from a far away place, they will hear its fury and its angry roar.

Taqi Usmani

When it will see them from a distant place, they will hear (the sounds of) its raging and breathing,

The Monotheist Group

When it sees them from a far place, they hear it raging and roaring.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Lorsque de loin elle les voit, ils entendront sa fureur et ses pétillements.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku cehenem ji mesafeyeke dûr ve wan dibîne, ew, guregur û fizîniya wê hê ji dûr ve dibihîzin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer hij hen uit de verte te zien krijgt, horen zij al zijn gegrom en gesteun.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als het hen van verre zal zien, zal het vreeselijk brullen en woeden.

Hollandaca — Siregar

Wanneer dat (vuur) hen van een verre plaats ziet horen zij haar gesteun en gekrijs.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

И уже издалека они услышат его страшное шипение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

när den ser dem på avstånd, låter den höra sitt ursinniga rytande och rosslande läten;