İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kafir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا اَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْاٰنُ مَاءً حَتّٰٓى اِذَا جَاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ اللّٰهَ عِنْدَهُ فَوَفّٰيهُ حِسَابَهُ وَاللّٰهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ

ve(e)lleƶīne keferū eǎ'māluhum ke serābin bi ḳīǎtin yeHsebuhu Z-Zem'ānu māen Hattā iƶā cā'ehu lem yecidhu şey'en ve vecede (a)llahe ǐndehu fe veffāhu Hisābehu ve(a)llahu serīǔ l-Hisābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseler
2كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
3اَعْمَالُهُمْeǎ'māluhumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatonların işleri
4كَسَرَابٍke serābinس ر بAkmak, sızmak, süzülmek, dökülmek, gizlice kaçmak, sürü halinde gitmek, yol, tünel, sığınak, delik, grup, bölükserap gibidir
5بِقِيعَةٍbi ḳīǎtinق و عÖrtmek, geride kalmak, temkinli yürümek, düz, yumuşak, çökmüş/depresif, çöl, susuz, çorak yer, ıssızdüz arazideki
6يَحْسَبُهُyeHsebuhuح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.onu sanır
7الظَّمْاٰنُZ-Zem'ānuظ م اSusamış olmak, bir şeyi arzulamak, bir şeyi değiştirmek (ısı), yeşim taşı.susayan
8مَاءًmāenم و هsu, yağmursu
9حَتّٰٓىHattāfakat
10اِذَاiƶāne zaman ki
11جَاءَهُcā'ehuج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakyanına gelince
12لَمْlem
13يَجِدْهُyecidhuو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulamaz
14شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şey
15وَوَجَدَve vecedeو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakve bulur
16اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
17عِنْدَهُǐndehuع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanında
18فَوَفّٰيهُfe veffāhuو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.tam görür
19حِسَابَهُHisābehuح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.onun hesabını
20وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
21سَرِيعُserīǔس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakçabuk görendir
22الْحِسَابِl-Hisābiح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesabı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlarsa, onların yaptıkları, çöldeki serâba benzer, susamış kimse, su sanır onu, fakat oraya gidince suya ait hiçbir şey bulamaz da kendi yanında bulur Allah'ı ve o, kafirin hesabını tamamıyla görüp karşılığını öder ve Allah, pek tez hesap görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlarsa, onların yaptıkları, çöldeki serâba benzer, susamış kimse, su sanır onu, fakat oraya gidince suya ait hiçbir şey bulamaz da kendi yanında bulur Allahʼı ve o, kafirin hesabını tamamıyla görüp karşılığını öder ve Allah, pek tez hesap görür.

Adem Uğur

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, onların çalışmaları da, çöllerdeki susayanın su sandığı serap gibidir! Nihayet ona (seraba, amellerine), (ölümü tadarak) ulaştığında, bir şey bulmaz! Allah'ı kendi indinde bulmuştur (Esma'sıyla hakikatinde olduğunu fark etmiştir ama ne yazık ki bunu değerlendirmekte geri dönüşü olmayan noktadadır)! (Allah da) ona geçmiş yaşantısının sonuçlarını tümüyle yaşatır! Allah Seriy'ul Hisab'dır (yapılanın sonucunu anında yaşatan)!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir. Susayan serabı su zanneder. Nihayet oraya vardığında, orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında Allah’ı bulmuştur. Allah onun hesabını tamı tamına görür. Allah çok çabuk hesaba çeker.

Ahmet Varol

İnkar edenlerin amelleri ise dümdüz arazideki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder. Ancak yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. O da, kendisinin hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Ali Bulaç

İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.

Ali Fikri Yavuz

Kâfir olanların amelleri ise, dümdüz engin bir arazideki serab gibidir. Susayan, onu bir su zanneder; nihayet ona vardığı zaman, onu zannetiği gibi bir şey bulmaz (işte kâfir de kıyamet günü, yaptığı amelden bir sevab bulamaz). Yanında Allah’ın cezasını bulur. Allah’da onun hesabını (amelinin cezasını) tamamen verir. Allah, çok çabuk hesab görendir.

Ali Rıza Safa

Oysa nankörlük edenlerin yaptıkları, çöldeki yanılsama gibidir. Susayan, onu su sanır; ama yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Zaten karşısında Allah'ı bulur. Sonra, onun hesabını eksiksiz olarak verir. Çünkü Allah, hesabı çok hızlı görür.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenlerin amelleri, engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır; fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ın kudretini bulur ve O da hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Bekir Sadak

Inkar edenlerin isleri engin collerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiginde hicbir sey bulamaz. Orada Allah'i bulur ve O da hesabini gorur. Allah hesabi cabuk gorendir.

Celal Yıldırım

Küfre sapanların amelleri, alabildiğine düz bir çöldeki serap gibidir ; susayan kimse onu su sanır, sonunda ona gelince bir şey bulamaz, orada Allah'ı (O'nun hükmünü, kader çizgisini) bulur; O da onun hesabını noksansız görür. Allah hesabı çarçabuk görendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edenlerin yapıp ettikleri, susamış kimsenin geniş düzlüklerde görüp su zannettiği serap gibidir; sonunda gelip ona ulaşınca orada bir şey bulamaz, ama Allah’ı yanında bulur, O da eksiksiz olarak hesabını görüverir. Allah’ın hesabı pek çabuktur.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kafir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenlerin işleri engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Diyanet Vakfi

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur; Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Küfredenlere gelince, onların amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanıbaşında da (inanmadığı, kendisinden sakınmadığı) Allah'ı bulmuştur. Allah ise onun hesabını tastamam görmüştür. Allah hesabı çok çabuk görür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Küfredenlerin yaptıkları ise, engin bir çöldeki serap gibidir. Susayan onu bir su sanır. Nihayet yanına vardığı zaman onu birşey bulmaz da yanında vicdanı Allah'ı bulur ve O da onun hesabını tamamıyla görür. Allah, hesabı çok süratli olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Küfredenlerin ise amelleri bir engin çölde serab gibidir, susayan onu bir su zanneder, nihayet ona vardığı vakıt onu bir şey bulmaz da yanında vicdanı Allahı bulur, o da ona tamamile hisabını görüverir ve Allah seri' hisablıdır

Erhan Aktaş

Kafirlerin yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörlerin yaptıkları, çöldeki serap gibidir. Susayan onu su zanneder. Ancak yanına vardığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur ve O da yaptıklarının hesabını eksiksiz görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Fizilal-il Kuran

Kâfirlerin amelleri ise engin çöllerdeki serap gibidir. Susuz kimse onu su zanneder, fakat oraya varınca hiçbir şey bulamaz. Kâfir karşısında Allah'ı bulur. O da hesabını eksiksiz olarak görür. Zaten Allah'ın hesaplaşması çabuktur.

Gültekin Onan

Küfredenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Tanrı'yı bulur. (Tanrı da) Onun hesabını tam olarak verir. Tanrı, hesabı çok seri görendir.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenlere gelince; onların işleri, ıssız bir çöldeki seraba benzer. Susayan onu su sanır; ama oraya varınca hiçbir şey olmadığını anlar ve yanında Allah’ı bulur. Allah, onun hesabını tam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Hasan Basri Çantay

O kafirler (e gelince:) Onların amelleri (etrafında dağlar ve tepeler görünmeyen) dümdüz ve engin çöllerdeki bir serab gibidir ki susayan onun bir su olduğunu sanır. Nihayet o, buna vardığı zaman onu bir şey olarak bulamamışdır. Kendi (ameli) yanında (yalınız) Allahı bulmuşdur. O da onun hesabını tastamam vermişdir. Allah, hesabı çok sür'atli olandır.

Hasib Asutay

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri ıssız çöldeki serap gibidir ki, susayan onu su sanır. Nihâyet ona vardığı zaman onu bir şey olarak bulmaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) ona hesabını tam olarak verir. Allah hesabı çok seri görendir.

Hayrat Neşriyat

İnkâr edenlere gelince, onların amelleri çöllerdeki serab gibidir; susayan bir kimse onu su zanneder. Nihâyet (yardıma pek muhtaç olduğu, o hesab gününde) ona (o ameline)vardığı zaman, onu (kendisine fayda verecek) bir şey olarak bulamaz ama (amelinin)yanında Allah’ı bulur; (O da) onun hesâbını tamamıyla hemen görüverir. Çünki Allah, hesâbı çok çabuk görendir.

İbni Kesir

Küfredenlere gelince; onların amelleri, engin çöllerde serap gibidir. Susayan kimse onu, su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Kendi yanında Allah'ı bulur ve O da hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabucak görendir.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlara gelince, onların işleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir ki susayan onu su sanır. Sonunda ona (su sandığı yere) vardığında herhangi bir şey bulamamış, yanıbaşında Allah’ı bulmuş (olacak)tır ki O da onun hesabını tastamam görmüş (olacak)tır. Allah hesabı hızlı olandır.

Muhammed Esed

Fakat hakkı inkara şartlanmış olanlara gelince, onların yapıp ettikleri çölde (görülen) serap gibidir; susayan kişi su(yu gördüğünü) sanır; ama (gördüğü şeye) yaklaşınca orada hiçbir şey bulamaz; bunun yerine, yanında (her zaman) Allah'ı(n hazır ve nazır olduğunu) ve sonunda hesabını eksiksiz göreceğini fark eder; çünkü Allah hesapta çok (dakik ve) hızlıdır!

Mustafa İslamoğlu

Ve inkarda ısrar edenlere gelince... Onların yapıp ettikleri çölde (görülen) serap gibidir: susuzluktan yanmış olan onu su sanır, fakat ona yaklaştığında orada (sudan) hiçbir iz bulamaz; fakat Allah'ı kendi vicdanında bulur ve bilir ki, O hesabı tastamam görür: zira Allah çok seri hesap görendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kâfir olanların amelleri ise engin bir çöldeki bir serap gibidir ki, susamış kimse onu bir su sanır, nihâyet ona vardığı zaman onu bir şey olarak bulmamış olur. Ve amelinin yanında Allah'ı bulmuş olur. O da hesabını tamamen ifâ etmiştir ve Allah hesabı sür'atle görücüdür.

Ömer Öngüt

İnkâr edenlerin amelleri, ıssız çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su zanneder, fakat oraya geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur, Allah da onun hesabını görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Suat Yıldırım

Dini inkâr edenlere gelince:Onların işleri düz, ıssız bir çöldeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder. Nihayet onun yanına varınca su namına hiçbir şey bulamaz… Fakat Allah’ı bulur. O da onun hesabını tam tamına görür. Zira Allah hesabı pek çabuk görür.

Süleyman Ateş

İnkar edenler(e gelince): Onların işleri, düz arazideki serap gibidir. Susayan onu su sanır, fakat yanına gelince hiçbir şey olmadığını anlar ve yanında Allah'ı bulur; Allah onun hesabını tam görür, O, hesabı çabuk görendir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlerin amelleri, uçsuz bucaksız çöllerdeki serap gibidir, susayan onu su zanneder, oraya varınca orada hiçbir şey bulamaz ama yanında Allah'ı bulur. O da onun hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ı görmezlikten gelenlerin işleri, düz çöldeki serap gibidir. Susayan onu su sanır. Yanına varınca onun bir şey olmadığını görür ve Allah'ı yanında bulur. O da onun hesabını görür. Allah hesabı çabuk görür.

Şaban Piriş

Küfredenlere gelince, onların çalışmaları engin çöllerdeki serap gibidir. Susayan kimse onu su sanır. Fakat yanına vardığı zaman hiç bir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur, O da onun hesabını görür. Allah, hesabı çabuk görendir.

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanlar ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona yetişip geldiğinde, onu bir şey olarak bulmayıverir ve kendi yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir.

Ümit Şimşek

İnkâr edenlere gelince, onların yaptıkları işler de çölde bir serap gibidir ki, susamış kimse onu su zanneder. Oraya vardığında ise birşey bulamaz; yalnız Allah'ı bulur; Allah da onun hesabını tastamam görüverir. Zira Allah çok çabuk hesap görücüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlara gelince, onların amelleri çöldeki serap gibidir ki, susuzluktan bunalan onu su sanır. Ama ona yaklaşınca hiçbir şey bulamaz; yanında Allah'ı bulur; O da onun hesabını eksiksiz bir biçimde görür. Allah, hesabı çok çabuk görendir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlərin əməlləri səhradakı ilğıma bənzəyir ki, susamış kimsə onu su hesab edər. Ona yaxınlaşdıqda isə onun heç nə olduğunu görər. O öz yanında Allahı tapar. O da onun cəzasını verər. Allah tez haqq-hesab çəkəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allahın vəhdaniyyətini danan, Qurʼanı yalan hesab edən) kafirlərin əməlləri ucsuz-bucaqsız çöldəki (səhradakı) ilğıma bənzər ki, susuzluqdan ürəyi yanan onu su bilər. Nəhayət, gəlib ona yetişdiyi zaman onun heç nə olduğunu görər. O öz əməlinin yanında ancaq Allahın cəzasını tapar. (Allah da) onun cəzasını (layiqincə) verər. Allah tezliklə haqq-hesab çəkəndir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Werke der Ungläubigen sind wie Luftspiegelungen in einer Ebene, die der Durstige für Wasser hält, aber wenn er sich dorthin begibt, nichts findet. Der Ungläubige wird aber Gott finden, Der ihm seine genau berechnete Strafe zuteilen wird. Gott ist schnell im Abrechnen.

Almanca — Der Edle Quran

Die Werke derjenigen aber, die ungläubig sind, sind wie eine Luftspiegelung in einer Ebene, die der Durstige für Wasser hält. Wenn er dann dorthin kommt, findet er, daß es nichts ist; aber er findet Allah da, Der ihm dann seine Abrechnung in vollem Maß zukommen läßt. Allah ist schnell im Abrechnen.

Almanca — M. A. Rassoul

Die aber ungläubig sind - ihre Taten sind wie eine Luftspiegelung in einer Ebene: Der Dürstende hält sie für Wasser, bis er, wenn er hinzutritt, sie als Nichts vorfindet. Doch nahebei findet er Allah, Der ihm seine Abrechnung vollzieht; und Allah ist schnell im Abrechnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, ihre Handlungen ähneln einer Fata Morgana in einer Ebene. Der Durstige hält sie für Wasser, und wenn er es erreicht, findet er es als Nichts, aber er findet ALLAH bei sich, dann wird ER ihm seine Abrechnung vergüten. Und ALLAH ist schnell im Zur-Rechenschaft-Ziehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

As for those who deny Allah and do not acknowledge His Messengers' missions, their hopes shall be doomed to disappointment. Their deeds shall avail them nothing but the frustration or non-fulfillment of expectation, a situation standing similitude exact of a mirage* falsely viewed by the parched and thirsty traveler as water, and when he reaches the spot in question his hopes are doomed to disappointment. He finds what is known to be at variance with fact, an optical illusion. But he finds Allah, the Omnipresent, the truth personified, Who requites him with what is commensurate with his deeds, and Allah is swift indeed in putting the law in execution.

Abdul Haleem

But the deeds of those who disbelieve are like a mirage in a desert: the thirsty person thinks there will be water but, when he gets there, he finds only God, who pays him his account in full- God is swift in reckoning.

Abdullah Yusuf Ali

But the Unbelievers,- their deeds are like a mirage in sandy deserts, which the man parched with thirst mistakes for water; until when he comes up to it, he finds it to be nothing: But he finds Allah (ever) with him, and Allah will pay him his account: and Allah is swift in taking account.

Abul A'la Maududi

But for those who deny the Truth, their deeds are like a mirage in the desert, which the thirsty supposes to be water until he comes to it only to find that it was nothing; he found instead that Allah was with Him and He paid his account in full. Allah is swift in settling the account.

Aisha Bewley

But the actions of those who are kafir are like a mirage in the desert. A thirsty man thinks it is water but when he reaches it, he finds it to be nothing at all, but he finds Allah there. He will pay him his account in full. Allah is swift at reckoning.

Al-Hilali & Khan

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert. The thirsty one thinks it to be water, until he comes up to it, he finds it to be nothing; but he finds Allâh with him, Who will pay him his due (Hell). And Allâh is Swift in taking account.[1]

Ali Quli Qarai

As for the faithless, their works are like a mirage in a plain, which the thirsty man supposes to be water. When he comes to it, he finds it to be nothing; but there he finds Allah, who will pay him his full account, and Allah is swift at reckoning.

Amatul Rahman Omar

And (as to) those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert, the thirsty man assumes it to be water until he comes up to it and finds it is nothing at all. And (instead of water by his side) he finds (that) Allâh (has always been present) with him, and He then pays him his account in full, and Allâh is Swift at reckoning.

Arthur John Arberry

And as for the unbelievers, their works are as a mirage in a spacious plain which the man athirst supposes to be water, till, when he comes to it, he finds it is nothing; there indeed he finds God, and He pays him his account in full; (and God is swift at the reckoning. )

Bijan Moeinian

As for those who rejected (this Qur’an, ) their deeds are like a mirage. It gives them the allusion of water in a desert; but when they reach there, instead of water, they will find the Lord ready to question the figures in their accounts. God is the Most Efficient in Accounting.

E. Henry Palmer

But those who misbelieve, their works are like the mirage in a plain, the thirsty counts it water till when he comes to it he finds nothing, but he finds that God is with him; and He will pay him his account, for God is quick to take account.

Edip-Layth

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

George Sale

But as to the unbelievers, their works are like the vapour in a plain, which the thirsty traveller thinketh to be water, until, when he cometh thereto, he findeth it to be nothing; but he findeth God with him, and he will fully pay him his account; and God is swift in taking an account:

Hamid S. Aziz

That Allah may reward them for the best of that which they have done, and give them increase of His bounty; for Allah gives blessings without stint to whom He will.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved, their deeds are as a mirage in a low land, which the man all-athirst reckons to be water, till when he comes to it, he finds it nothing, and at it he finds Allah. Then He pays him his reckoning in full; and Allah is swift at the reckoning.

Marmaduke Pickthall

As for those who disbelieve, their deeds are as a mirage in a desert. The thirsty one supposeth it to be water till he cometh unto it and findeth it naught, and findeth, in the place thereof, Allah Who payeth him his due; and Allah is swift at reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in the desert which the thirsty takes for water till he reaches it to find that there was nothing, and finds God with him who settles his account, for God is swift at the reckoning.

Muhammad Asad

But as for those who are bent on denying the truth, their [good] deeds are like a mirage in the desert, which the thirsty supposes to be water – until, when he approaches it, he finds that it was nothing: instead, he finds [that] God [has always been present] with him, and [that] He will pay him his account in full - for God is swift in reckoning!

Mustafa Khattab

As for the disbelievers, their deeds are like a mirage in a desert, which the thirsty perceive as water, but when they approach it, they find it to be nothing. Instead, they find Allah there ˹in the Hereafter, ready˺ to settle their account. And Allah is swift in reckoning.

Progressive Muslims

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; and he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

Sahih International

But those who disbelieved - their deeds are like a mirage in a lowland which a thirsty one thinks is water until, when he comes to it, he finds it is nothing but finds Allah before Him, and He will pay him in full his due; and Allah is swift in account.

Sam Gerrans

And those who ignore warning, their deeds are like a mirage in a desert: the thirsty one thinks it water; when he has come to it, he finds it nothing, but finds God with him, and He pays his account in full — and God is swift in reckoning —

Shabbir Ahmed

But as for those who reject the Message, their deeds are like a mirage in the desert. The thirsty one supposes it to be water till he comes unto it and finds nothing. However, he does meet Allah's Law of Requital to compensate for his deeds. And Allah is Swift at taking account.

Syed Vickar Ahamed

As for those who disbelieved (in this life)— Their deeds are like a mirage in sandy deserts, which a thirsty one mistakes it to be water; And when he comes up to it, he finds it to be nothing: But (instead) he finds Allah (always) with him, and Allah will pay him his account that is due: And Allah is swift in taking account (Hasib).

Taqi Usmani

As for those who disbelieve, their deeds are like a mirage in a desert plain, which a thirsty person deems to be water, until when he comes to it, he finds it nothing, and finds (the decree of) Allah with him, so He pays him his account in full. Allah is swift at reckoning.

The Monotheist Group

As for those who reject, their works are like a mirage in the desert. A thirsty person thinks it is water, until he reaches it, he finds it is nothing; and he finds God there and He pays him his due, and God is swift in judgment.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quant à ceux qui ont mécru, leurs actions sont comme un mirage dans une plaine désertique que lʹassoiffé prend pour de lʹeau. Puis quand il y arrive, il sʹaperçoit que ce nʹétait rien; mais y trouve Allah qui lui règle son compte en entier, car Allah est prompt à compter.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne keda (kirinên) wan, li deşteke tenha wekî leylanekê ye ku ji kesê tî we ye ku ew av e, paşê dema ku bigihîje wê li wir tiştekî nabîne, veca ew li wê derê leqayî Xwedayê xwe dibe, êdî hesabê wî dibîne. Hesabdîtina Xwedê bi lez e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar zij die ongelovig zijn, hun daden zijn als een luchtspiegeling op een vlakte. De dorstige denkt dat het water is en wanneer hij er dan gekomen is vindt hij niets. Maar daar vindt hij God, die hem dan zijn rekening volledig betaalt; God is snel met de afrekening.

Hollandaca — Siregar

En degenen die ongelovig zijn: hun daden zijn als een luchtspiegeling op de woestijnvlakte. De dorstige denkt water (te vinden) totdat hij daar komt en er niets vindt Maar hij vindt Allah bij zich en Hij zal zijn rekening opmaken. En Allah is snel in de afrekening.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А у тех, которые стали неверными, деяния их [поддержка родственных связей, освобождение пленных,...] (от которых они ожидают получить пользу в День Суда) подобны миражу в пустыне. Жаждущий считает его водой, а когда подойдет к нему, видит, что это – ничто. И (неверующий) (в День Суда) находит у себя Аллаха, Который полностью воздает ему его расчет. И (ведь) Аллах быстр в расчете!

Rusça — Osmanov

У тех же, которые не уверовали, деяния - словно марево в пустыне, которое жаждущий принимает за воду, но когда он приближается, то не обретает ничего. Но он находит вблизи себя Аллаха, который требует от него полной расплаты. Ведь Аллах скор на расплату.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men de som förnekar sanningen - vad de (tror sig ha) åstadkommit är som en hägring i öknen, som den törstige uppfattar som vatten till dess han når fram och inte finner något vatten. Men där, helt nära, finner han Gud (som han förnekade och) som skall ge honom hans fulla lön. Gud är snar att kalla till räkenskap.