Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

ve lev raHimnāhum ve keşefnā mā bihim min Durrin le leccū fī Tuğyānihim yeǎ'mehūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2رَحِمْنَاهُمْraHimnāhumر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.biz onlara acısaydık
3وَكَشَفْنَاve keşefnāك ش فÇekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.ve kaldırsaydık
4مَاolanı
5بِهِمْbihimkendilerinde
6مِنْmin-dan
7ضُرٍّDurrinض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmeksıkıntı-
8لَلَجُّواle leccūل ج جSınırı aşmak, inatla devam etmek, sebat etmek, bir şey üzerinde ısrar etmek, şikayetçi olmak, muhalefet/çekişme/dava/tartışma içinde devam etmek.yine devam ederlerdi
9فِي
10طُغْيَانِهِمْTuğyānihimط غ يaşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık, dinsizlik, isyan, şiddetli gök gürültüsü ve şimşek fırtınası, patlama, kötülük güçleri, kötülüğe sürüklemek, çok cesur olmak, inatçı direniş, aşırı derecede itaatsiz, ölçüsüz, yozlaşmış, dağın tepesi veya üst kısmı, put/şeytan, kötülüğün kaynağıazgınlıklarında
11يَعْمَهُونَyeǎ'mehūneع م هşaşkın/şaşırmış/afallamış/perişan/karıştırmış olmak, körü körüne dolaşmak, sağa sola sendelemek, doğru yolu bulmada güçlük çekmek, zihinsel körlükbocalamaya

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.

Adem Uğur

Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

Ahmed Hulusi

Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hallerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın halde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.

Ahmet Tekin

Eğer onlara acıyıp da, içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, onları ekonomik darboğazdan kurtarsaydık kesinlikle azgınlıklarında bocalayarak direnirlerdi.

Ahmet Varol

Eğer biz onlara acır ve üzerlerindeki sıkıntıyı giderirsek muhakkak yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederler.

Ali Bulaç

Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

Ali Fikri Yavuz

Eğer biz, onlara (Mekke halkına) merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) açıversek, mutlaka körükörüne giderek, yine azgınlıklarında inad edip dururlardı.

Ali Rıza Safa

Onlara merhamet eder ve sıkıntılarını giderirsek, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek,yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

Bekir Sadak

Biz onlara acisak ve baslarindaki sikintiyi gidersek bile, azginliklari icinde bocalayip kalirlar.

Celal Yıldırım

Eğer biz onlara merhamet edip de üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inad edip bocalar dururlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara merhamet edip de içine düştükleri sıkıntıyı gidersek yine de büyüklük taslayarak körü körüne taşkınlıklarını sürdürürler.

Diyanet İşleri

Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

Diyanet Vakfi

Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler

Erhan Aktaş

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.

Fizilal-il Kuran

Eğer biz onlara acısak da başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine azgınlıkları içinde debelenmeye ısrar ederler.

Gültekin Onan

Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

Hamdi Döndüren

Biz onlara acıyıp da üzerlerindeki darlığı gidersek bile, onlar yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.

Hasan Basri Çantay

Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyane azgınlıklarında muhakkak devam ve inad edeceklerdir.

Hasib Asutay

Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik yine azgınlıklarında bocalamaya devam ederlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hem (biz) onlara merhamet edip kendilerindeki sıkıntıyı giderseydik, yine de gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.

İbni Kesir

Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.

Mehmet Okuyan

Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.

Muhammed Esed

Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer onlara merhamet etsen ve kendilerindeki zararı açıversen, elbetteki yine azgınlıklarında devam edip tereddütte bulunacaklardır.

Ömer Öngüt

Eğer biz onlara merhamet edip de başlarındaki sıkıntıyı giderseydik, şaşkınlık içinde azgınlıklarına devam eder dururlardı.

Suat Yıldırım

Eğer Biz onlara merhamet edip, uğradıkları belayı giderseydik, yine onlar azgınlıklarında devam edip giderlerdi.

Süleyman Ateş

Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Onlara ikramda bulunup sıkıntılarını gidersek bile kesinlikle taşkınlıklarına dalar, bocalayıp dururlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.

Şaban Piriş

Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.

Tefhim-ul Kuran

Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.

Ümit Şimşek

Biz onlara acıyıp da başlarına gelen sıkıntıyı kaldıracak olsak, onlar yine içinde bocaladıkları azgınlıklarında inat ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz onlara rəhm edib düşdükləri bəladan xilas etsək, onlar yenə öz azğınlıqları içində sərgərdan gəzəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Biz onlara rəhm edib düşdükləri müsibətdən qurtarsaq, onlar şaşqın vəziyyətdə yenə də azğınlıqlarında davam edərlər. (Məkkəyə yeddi il ərzində aclıq, qıtlıq üz vermişdi. Məkkə müşrikləri Peyğəmbərin yanına gedib bu bəladan qurtarmaları üçün Allaha dua etməyi xahiş etmişdilər. Peyğəmbərin duasından sonra Məkkədə bolluq olmuş, camaatın güzəranı tamamilə yaxşılaşmışdı. Bunun müqabilində Peyğəmbərə iman gətirmək əvəzinə, müşriklər ona verdikləri əzab-əziyyəti daha da gücləndirmişdilər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir Uns ihrer erbarmen und sie von dem Unheil, das sie heimsucht, befreien würden, würden sie dennoch weiter in Widersetzlichkeit verharren und verblendet umherirren.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir Uns ihrer erbarmten und das Unheil, das auf ihnen ist, hinwegnähmen, würden sie wahrlich in ihrer Auflehnung verharren und umherirren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätten Wir Uns ihrer erbarmt und sie von ihrer Drangsal befreit, würden sie dennoch in ihrer Widerspenstigkeit verharren und verblendet in die Irre gehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würden WIR ihnen Gnade erweisen und ihnen das wegnehmen, was sie an Schädigendem traf, gewiß würden sie noch mehr in ihrer Maßlosigkeit verharren und abirren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if We had extended to them Our mercy and blessings and delivered them from what was burdensome and exhaustive to their minds they would have sunk under the vexations of their minds, plunged into the abyss of wickedness and carried their transgression to excess.

Abdul Haleem

Even if We were to show them mercy and relieve them of distress, they would blindly persist in their transgression.

Abdullah Yusuf Ali

If We had mercy on them and removed the distress which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.

Abul A'la Maududi

Were We to be merciful to them and remove from them their present afflictions, they would persist in their transgression, blindly wandering on.

Aisha Bewley

If We did have mercy on them and removed the harm afflicting them, they would still obstinately persist in wandering blindly in their excessive insolence.

Al-Hilali & Khan

And though We had mercy on them and removed the distress which is on them, still they would obstinately persist in their transgression, wandering blindly.

Ali Quli Qarai

Should We have mercy upon them and remove their distress from them, they would surely persist, bewildered in their rebellion.

Amatul Rahman Omar

And even if We had shown them mercy and relieved them of their distress they would still persist in their transgression, wandering on blindly.

Arthur John Arberry

Did We have mercy on them, and remove the affliction that is upon them, they would persist in their insolence wandering blindly.

Bijan Moeinian

If I shower them with My Mercy and relieve their problem, (instead of being thankful) they become more rebellious!

E. Henry Palmer

But if we had mercy on them, and removed the distress they have, they would persist in their rebellion, blindly wandering on!

Edip-Layth

If We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

George Sale

If we had had compassion on them, and had taken off from them the calamity which had befallen them, they would surely have more obstinately persisted in their error, wandering in confusion.

Hamid S. Aziz

But, verily, those who believe not in the Hereafter, they are indeed astray from that Way.

Mahmoud Ghali

And if We had mercy on them and lifted off the adversity that is upon them, they would indeed still insist on blundering in their inordinance.

Marmaduke Pickthall

Though We had mercy on them and relieved them of the harm afflicting them, they still would wander blindly on in their contumacy.

Mohamed Ahmed - Samira

If We took compassion on them and removed the affliction they are in, they would only wander lost in confusion.

Muhammad Asad

And even were We to show them mercy and remove whatever distress might befall them [in this life], they would still persist in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.

Mustafa Khattab

˹Even˺ if We had mercy on them and removed their affliction,[1] they would still persist in their transgression, wandering blindly.

Progressive Muslims

And if We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

Sahih International

And even if We gave them mercy and removed what was upon them of affliction, they would persist in their transgression, wandering blindly.

Sam Gerrans

And were We to have mercy on them, and to remove what is upon them of distress, they would persist in wandering blindly in their inordinacy.

Shabbir Ahmed

Even if We had mercy on them and relieved them of their suffering, they would obstinately persist in their transgression wandering to and fro.

Syed Vickar Ahamed

And even though We had mercy on them and removed the difficulty that is on them, still they would stubbornly continue to exceed their limits, wandering here and there being diverted.

Taqi Usmani

And if We have mercy on them and remove whatever distress they have, they would still persist obstinately in their rebellion, wandering blindly (in disbelief).

The Monotheist Group

Andif We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Nous leur faisions miséricorde et écartions dʹeux le mal, ils persisteraient certainement dans leur transgression, confus et hésitants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger em li wan bihatina rehmê û tengasiya ku gihatî wan me ji ser wan rakira, dîsa dê di rêşaşiya xwe de biketina rikê û ew ê sergêjane bigeviziyana.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En al zouden Wij erbarmen met hen hebben en de tegenspoed waarin zij verkeren opheffen, dan zouden zij in hun onbeschaamdheid toch doorgaan met dwalen.

Hollandaca — Siregar

En als Wij hen zouden begenadigen en Wij zouden opheffen wat er aan tegenspoed bij hen is: dan zouden zij blijven doorgaan met hun dwalingen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Мы смиловались над ними [над мекканскими многобожниками] и избавили бы их от той беды, которая случилась с ними [от постигшего их многолетнего голода], то они упорствовали бы, слепо блуждая в своем беспределье [неверии].

Rusça — Osmanov

Если бы Мы смилостивились над ними и избавили от поразившей их беды, они все равно упорствовали бы в заблуждении и растерянности.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Även om Vi förbarmade Oss över dem och befriade dem från det onda som tynger deras sinnen, skulle de framhärda i sitt trotsiga övermod, snubblande än hit än dit i blindo.