Mü'minun Suresi 62. Ayet — Elfaz
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.
1وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
2نُكَلِّفُnukellifubiz teklif etmeyizMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıك ل فUğraşmak, gayretli olmak, bir nesneye kendini kaptırmak.
4اِلَّاillābaşkasınıHasr Edatı
5وُسْعَهَاvus'ǎhāgücünün yetiğindenİsim+Zamirو س عBol olmak, içine almak, kavramak, sarıp sarmalamak.
6وَلَدَيْنَاve ledeynāve katımızda vardırBağlaç+Mekan Zarfı+Zamir
7كِتَابٌkitābunbir Kitapİsimك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet
8يَنْطِقُyenTiḳusöyleyenMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibن ط قKonuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak.
9بِالْحَقِّbi l-HaḳḳigerçeğiHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmek
10وَهُمْve humve onlaraBağlaç+Zamir
11لَاlāaslaHarf-i Nefi
12يُظْلَمُونَyuZlemūnehaksızlık edilmezMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak