(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

اَيَحْسَبُونَ اَنَّمَا نُمِدُّهُمْ بِهِ مِنْ مَالٍ وَبَنِينَ نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَلْ لَا يَشْعُرُونَ

e yeHsebūne ennemā numidduhum bihi min mālin ve benīne / nusāriǔ lehum fī l-ḣayrāti bel lā yeş'ǔrūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَيَحْسَبُونَe yeHsebūneح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.onlar sanıyorlar mı?
2اَنَّمَاennemāile
3نُمِدُّهُمْnumidduhumم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemekkendilerine verdiğimiz
4بِهِbihi
5مِنْmin
6مَالٍmālinم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mal
7وَبَنِينَve benīneب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileve oğullar
1نُسَارِعُnusāriǔس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakkoşuyoruz
2لَهُمْlehumonların
3فِي
4الْخَيْرَاتِl-ḣayrātiخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.iyiliklerine
5بَلْbelbilakis
6لَاdeğiller
7يَشْعُرُونَyeş'ǔrūneش ع رbilmek/algılamak/anlamak, tanıtmak, duyularla algılamak, şuurunda olmak, şiir, edebi sözonlar farkında

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sanıyorlar mı ki onlara mal ve evlât vererek mükâfatlandırmadayız, yardım etmedeyiz onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sanıyorlar mı ki onlara mal ve evlât vererek mükâfatlandırmadayız, yardım etmedeyiz onlara.

Adem Uğur

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile.

Ahmed Hulusi

Sanıyorlar mı ki, zenginlik ve oğulları (dünya hayatının süslerini) kendilerine vermekle;

Ahmet Tekin

Kendilerine verdiğimiz servet ve oğullar ile, kendilerine yardım ettiğimizi mi sanıyorlar?

Ahmet Varol

Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla,

Ali Bulaç

Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarla

Ali Fikri Yavuz

(55-56) Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).

Ali Rıza Safa

Ne sanıyorlar; kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla?

Bayraktar Bayraklı

- Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.

Bekir Sadak

(55-56) Kendilerine mal ve ogullar vermekle, iyiliklerde onlar icin acele ettigimizi mi zannederler? Hayir; farkinda degiller.

Celal Yıldırım

(55-56) Kendilerine mal ve oğullardan verdiğimizle onlar hakkında hayırlarda acele koşuştuğumuzu mu sanırlar ? Hayır, onlar (ilâhî sünnetin hükmünü yürüteceğini) bir türlü anlayamıyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(55-56) Sanıyorlar mı ki, onlara mal ve evlâtlar verirken yalnızca iyilikleri için çırpınıyoruz! Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Diyanet İşleri

(55-56) Kendilerine bol bol verdiğimiz mal ve evlatla onların iyiliğine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkına varmıyorlar!

Diyanet İşleri (eski)

(55-56) Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.

Diyanet Vakfi

(55-56) Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile,

Elmalılı Hamdi Yazır

Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile,

Erhan Aktaş

Mal ve oğullarla onlara iyilik yaptığımızı mı sanıyorlar?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mal ve oğullarla onlara iyilik yaptığımızı mı sanıyorlar?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mal ve oğullarla onlara iyilik yaptığımızı mı sanıyorlar?

Fizilal-il Kuran

Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz servetle ve evlatlarla,

Gültekin Onan

Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarla,

Hamdi Döndüren

Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile,

Hasan Basri Çantay

(55-56) Onlar kendilerine imdad etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlad ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.

Hasib Asutay

Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile,

Hayrat Neşriyat

(55-56) (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!

İbni Kesir

Zannederler mi ki; kendilerine mal ve oğullar vermekle,

Mehmet Okuyan

Onlara verdiğimiz servet ve çocuklar ile kendilerine iyilik noktasında yardım ettiğimizi mi sanıyorlar! Hayır! Onlar (işin) farkına varamıyorlar.

Muhammed Esed

Kendilerine mal mülk ve çocuklar vermekle, sanıyorlar mı ki,

Mustafa İslamoğlu

şimdi onlar, bol bol servet ve evlat verdik diye

Ömer Nasuhi Bilmen

Zannediyorlar mı ki, onlara kendisiyle imdad ettiğimiz mal ve evlat ile.

Ömer Öngüt

Kendilerine servet ve oğullar vermekle zannediyorlar mı ki,

Suat Yıldırım

(55-56) Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller!

Süleyman Ateş

Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile,

Süleymaniye Vakfı

Onlar ne sanıyorlar: Kendilerine mal ve evlat vermekle,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları mal ve oğullarla desteklemiş olmamızı nasıl değerlendiriyorlar?

Şaban Piriş

Zannediyorlar mı ki kendilerine mal ve oğullar sunduk diye.

Tefhim-ul Kuran

Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine vermekte olduğumuz mal ve çocuklarla,

Ümit Şimşek

Onlar, kendilerine verdiğimiz servet ve oğullarla,

Yaşar Nuri Öztürk

Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla güçlendiriyoruz onları,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa günahkarlar elə hesab edirlər ki, onlara var-dövlət və övlad verməklə

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər (kafirlər) elə zənn edirlər ki, onlara (dünyada) verdiyimiz var-dövlət və övladla

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Meinen sie etwa, daß Wir, wenn Wir sie mit Besitz und Söhnen unterstützen,

Almanca — M. A. Rassoul

Meinen sie denn, wenn Wir sie reichlich mit Glücksgütern und Söhnen versorgen

Almanca — Muhammad Zaidan

Denken sie etwa, daß das, womit WIR ihnen Nachschub gewähren an Vermögen und Kindern,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- think that because We bestow on them wealth and progeny,

Abdul Haleem

Do they reckon that, by giving them wealth and sons,

Abdullah Yusuf Ali

Do they think that because We have granted them abundance of wealth and sons,

Abul A'la Maududi

Do they fancy that Our continuing to give them wealth and children (means) that

Aisha Bewley

Do they imagine that, in the wealth and children We extend to them,

Al-Hilali & Khan

Do they think that in wealth and children with which We enlarge them

Ali Quli Qarai

Do they suppose that whatever aid We provide them in regard to wealth and children [is because]

Amatul Rahman Omar

Do they think that because of what We go on adding to their (worldly) wealth and children,

Arthur John Arberry

What, do they think that We succour them with of wealth and children,

Bijan Moeinian

Do they think that being showered with wealth and children is a sign….

E. Henry Palmer

Do they reckon that that of which we grant them such an extent,

Edip-Layth

Do they not think why We are extending them with wealth and children?

George Sale

Do they think that We hasten unto them the wealth and children, which We have abundantly bestowed on them,

Hamid S. Aziz

So leave them in their confused error (or ignorance) for a time.

Mahmoud Ghali

Do they reckon that whatever wealth and sons We supply them with.

Marmaduke Pickthall

Think they that in the wealth and sons wherewith We provide them

Mohamed Ahmed - Samira

Do they think that by increasing their wealth and children

Muhammad Asad

Do they think that by all the wealth and offspring with which We provide them

Mustafa Khattab

Do they think, since We provide them with wealth and children,

Progressive Muslims

Do they not think why We are extending them with wealth and children

Sahih International

Do they think that what We extend to them of wealth and children

Sam Gerrans

Think they that in the wealth and sons wherewith We supply them

Shabbir Ahmed

Do they think that, since We continue to provide them with wealth and children,

Syed Vickar Ahamed

Do they think that because We have granted them plenty of wealth and sons,

Taqi Usmani

Do they think that by consistently providing them with wealth and children,

The Monotheist Group

Do they not think why We are extending them with wealth and sons?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Pensent-ils que ce que Nous leur accordons, en biens et en enfants,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ji wan we ye ku bi wî mal û zarokên ku em didin wan…

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Rekenen zij er dan bij het bezit en de zonen die Wij hun verlenen op dat

Hollandaca — Salomo Keyzer

Denken zij dat wij hun een lang leven zullen schenken, en hun bezittingen en kinderen tot hun heil geven.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Неужели они думают, что, поддерживая их богатством и потомством,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Tror de att Vi, om Vi ger dem rikedom och (många) söner,