İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.

اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَالَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ

l-mulku yevmeiƶin li (a)llahi yeHkumu beynehum fe(e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti fī cennāti n-neǐymi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلْمُلْكُl-mulkuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.mülk
2يَوْمَئِذٍyevmeiƶino gün
3لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ındır
4يَحْكُمُyeHkumuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmeder
5بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinonların aralarında
6فَالَّذِينَfe(e)lleƶīnekimseler
7اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar
8وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve yapanlar
9الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
10فِي
11جَنَّاتِcennātiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlerindedirler
12النَّعِيمِn-neǐymiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ni'met

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün, saltanat ve tasarruf, Allah'ındır, aralarını hükmeder o, inanıp iyi işlerde bulunanlar, nîmetlerle dolu cennetlerdedir.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün, saltanat ve tasarruf, Allahʼındır, aralarını hükmeder o, inanıp iyi işlerde bulunanlar, nîmetlerle dolu cennetlerdedir.

Adem Uğur

O gün, mülk Allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.

Ahmed Hulusi

O süreçte mülk (tüm var olanlar) Allah içindir; aralarında hüküm verir! İman edip gereğince çalışmalar yapanlar, nimet cennetlerindedirler.

Ahmet Tekin

O gün mülk, devlet ve hükümranlık yalnız Allah’ındır. İnsanlar arasında hükmünü verir, gereğini icra eder. İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler Naîm cennetlerindedir.

Ahmet Varol

O gün mülk (hükümranlık) yalnız Allah'ındır. O, aralarında hüküm verir. Artık iman edip salih ameller işleyenler nimetlerle dolu cennetlerdedirler.

Ali Bulaç

Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık iman edip salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.

Ali Fikri Yavuz

O kıyamet günü, hüküm ve saltanat yalnız Allah’ındır; O, müminlerle kâfirler arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih amel işleyenler, Na’îm cennetlerindedirler.

Ali Rıza Safa

O gün, yönetim, yalnızca Allah'a özgüdür. Aralarında yargı verecektir. İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar, artık nimet cennetlerindedir.

Bayraktar Bayraklı

O gün hükümranlık Allah'ındır. Allah, onların arasında hükmeder. İnanıp iyi amel yapanlar nimet cennetlerindedirler.

Bekir Sadak

iste o gun hukumranlik Allah'indir. O aralarinda hukmeder. inanip yararli is isleyenler nimet cennetlerindedirler.

Celal Yıldırım

Mülk o gün Allah'ındır. Onlar arasında hükmeder. İmân edip iyi yararlı amellerde bulunanlar Naîm Cennet'lerindedirler.

Diyanet İşleri

İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.

Diyanet İşleri (eski)

İşte o gün hükümranlık Allah'ındır. O aralarında hükmeder. İnanıp yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.

Diyanet Vakfi

O gün, mülk Allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün hükümranlık yalnız Allah'ındır, O aralarında hükmünü verir. Artık iman edip yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mülk o gün tek olan Allah'ındır; aralarında hükmünü verir. Artık iman edip iyi işler yapmış olanlar Naim cennetlerindedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mülk o gün bir Allahındır, beyinlerinde hukmünü verir, artık iyman edip salih iş yapmış olanlar Naim Cennetlerindedir

Erhan Aktaş

Egemenlik, O Gün tamamen Allah'a aittir, İnsanlar arasında yalnızca O hüküm verir. Artık iman eden ve salihatı yapanlar, Nimet Cennetlerindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Egemenlik, İzin Günü tamamen Allah'a aittir, insanlar arasında yalnızca O hüküm verir. Artık iman eden ve salihatı yapanlar, nimet cennetlerindedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Egemenlik, İzin Günü tamamen Allah'a aittir, insanlar arasında yalnızca O hüküm verir. Artık iman eden ve salihatı yapanlar, nimet cennetlerindedirler.

Fizilal-il Kuran

O gün kesin egemenlik Allah'ın tekelindedir. Onlar hakkında hükmünü verir. İman edip iyi ameller işleyenler nimet cennetlerine girerler.

Gültekin Onan

Mülk, o gün yalnızca Tanrı'nındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık inanıp salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.

Hamdi Döndüren

İşte o gün mülk Allah’ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. Artık iman edip iyi işler yapanlar nimet cennetlerinde olurlar.

Hasan Basri Çantay

O gün mülk (-ü saltanat yalınız) Allahındır. (Mü'minlerle kafirlerin) aralarında O hükmeder. Artık iman edenler, güzel güzel de amel (ve hareket) lerde bulunanlar Naıym cennetlerinin içindedir.

Hasib Asutay

O gün (19), mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, aralarında hüküm verir. İnanıp iyi işler yapanlar naîm cennetlerindedirler. (19. Kıyamet günü.)

Hayrat Neşriyat

O gün mülk (ve bütün tasarruf), Allah’ındır. (Kullarının) aralarında (O) hüküm verir. Artık îmân edip sâlih ameller işleyenler, Naîm Cennetlerindedirler.

İbni Kesir

O gün; mülk Allah'ındır. Onların arasında hükmeder. İman edip salih ameller işleyenler; Naim cennetlerindedirler.

Mehmet Okuyan

O gün, otorite Allah’a aittir. Onlar (insanlar) arasında hükmü O verecektir. İman edip iyi işler yapanlar nimet cennetlerinde olacaklardır.

Muhammed Esed

O Gün, tüm egemenlik (herkesin görebileceği biçimde) yalnızca Allah'ın elinde olacaktır. O, (bütün insanları) yargılayacak (ve) aralarında(ki farkı ortaya koyacaktır): buna göre, imana erişip de dürüst ve erdemli işler yapan kimseler kendilerini nimetlerle dolu hasbahçelerde bulacaklar;

Mustafa İslamoğlu

Hakimiyetin tamamı o gün, sadece Allah'a ait olacaktır. O onları yargılayıp aralarında hüküm verecektir. İşte bunun sonucunda iman eden ve o imanla uyumlu davranış sergileyen kimseler, her tür nimetle dolu olan cennetlere yerleşecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Mülk o günde Allah'a mahsustur. Onların arasında hükmeder. Artık imân edenler ve sâlih sâlih amellerde bulunanlar Naîm cennetlerindedir.

Ömer Öngüt

O gün mülk Allah'ındır, onların arasında hükmeder. İman edip sâlih amel işleyenler Naîm cennetlerindedirler.

Suat Yıldırım

O gün hakimiyet yalnız Allah’ındır. İnsanlar hakkındaki hükmünü verir. İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, Naim cennetindedirler.

Süleyman Ateş

O gün mülk Allah'ındır. (O) onların aralarında hükmeder. İnananlar ve iyi işler yapanlar ni'met cennetlerindedirler.

Süleymaniye Vakfı

O gün tüm yetki Allah'ındır. Aralarında o hükmedecektir. İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün tüm yetki (hakimiyet), yalnız Allah'ındır; aralarındaki kararı o verecektir. İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.

Şaban Piriş

O gün, mülk Allah'ın'dır. Aralarında hükmü, O verecektir. İman edip, doğruları yapmış olanlar nimet cennetlerindedir.

Tefhim-ul Kuran

Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık iman edip salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.

Ümit Şimşek

Egemenlik o gün bütünüyle Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. İman edip güzel işler yapanlar, nimetlerle dolu Cennetler içindedir.

Yaşar Nuri Öztürk

O gün mülk ve yönetim Allah'ındır. Aralarında O, hüküm verecektir. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün hökm yalnız Allahındır. Allah onların arasında hökm verəcəkdir. İman gətirib yaxşı işlər görənlər Nəim bağlarında olacaqlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün (qiyamt günü) hökm yalnız Allahındır. (Allah) onların (müşriklərin və möʼminlərin) arasında hökm edəcəkdir. İman gətirib yaxşı işlər görənlər Nəim cənnətlərində olacaqlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Herrschaft gehört an diesem Tag Gott allein, Der zwischen ihnen richtet. Die Gläubigen, die gute Werke verrichtet haben, werden eingehen in die wonnereichen Gärten der Seligkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Die Herrschaft wird an jenem Tag Allah (allein) gehören. Er wird zwischen ihnen richten. Dann werden diejenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun, in den Gärten der Wonne sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Das Königreich wird an jenem Tage Allah gehören. Er wird zwischen ihnen richten. Also werden jene, die gläubig sind und gute Werke tun, in den Gärten der Wonne sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Die Herrschaft an diesem Tag gehört ALLAH, ER richtet zwischen ihnen. So sind diejenigen, die den Iman verinnerlicht und gottgefällig Gutes getan haben, in den Dschannat des Wohlergehens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall the Sovereign Authority and the right of controlling be exclusively that of Allah Who sits in judgement to confer the beatitude and the gardens of bliss on those whose hearts were imprinted with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety.

Abdul Haleem

On that Day control will belong to God: He will judge between them. Those who believe and do good deeds will be admitted to Gardens of Delight,

Abdullah Yusuf Ali

On that Day of Dominion will be that of Allah: He will judge between them: so those who believe and work righteous deeds will be in Gardens of Delight.

Abul A'la Maududi

On that Day all sovereignty shall be Allah's and He will judge among them. Then those who believed and acted righteously shall be in Gardens of Bliss.

Aisha Bewley

Sovereignty on that Day will be Allah’s. He will judge between them. Those who have iman and do right actions will be in Gardens of Delight.

Al-Hilali & Khan

The sovereignty on that Day will be that of Allâh (the One Who has no partners). He will judge between them. So those who believed (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) and did righteous good deeds will be in Gardens of delight (Paradise).

Ali Quli Qarai

On that day all sovereignty will belong to Allah: He will judge between them. Then those who have faith and do righteous deeds will be in gardens of bliss,

Amatul Rahman Omar

On that day the kingdom shall belong to Allâh alone, He will judge between people so that those who believe and do deeds of righteousness will be (admitted) into blissful Gardens.

Arthur John Arberry

The Kingdom upon that day shall belong to God, and He shall judge between them. As for those who believe, and do deeds of righteousness, they shall be in Gardens of Bliss.

Bijan Moeinian

On that Day, God will exercise His Power (and will end the freedom of choice that He has given to mankind and other creatures of His. ) He will judge between His creatures. Those who have chosen to believe and done good deeds will be admitted to the Gardens of Paradise.

E. Henry Palmer

The kingdom on that day shall be God's, He shall judge between them; and those who believe and do aright shall be in gardens of pleasure,

Edip-Layth

The sovereignty on that day is to God, He will judge between them. As for those who have acknowledged and promoted reforms, they are in the gardens of Paradise.

George Sale

On that day the kingdom shall be God's: He shall judge between them. And they who shall have believed, and shall have wrought righteousness, shall be in gardens of pleasure:

Hamid S. Aziz

But those who disbelieve will not cease to be in doubt thereof until the Hour (of Judgment) comes on them suddenly, or there comes on them the torment of the Day of Disaster.

Mahmoud Ghali

The Kingdom upon that Day will belong to Allah. He will judge between them. So the ones who have believed and done deeds of righteousness will be in the Gardens of Bliss,

Marmaduke Pickthall

The Sovereignty on that day will be Allah's, He will judge between them. Then those who believed and did good works will be in Gardens of Delight,

Mohamed Ahmed - Samira

The order will be God's on that Day; He will judge between them. Then those who had come to believe and done the right will be in gardens of delight.

Muhammad Asad

On that Day, all dominion shall [visibly] belong to God, He shall judge [all men and make a distinction] between them: thus, all who had attained to faith and did righteous deeds shall find themselves in gardens of bliss,

Mustafa Khattab

All authority on that Day is for Allah ˹alone˺.[1] He will judge between them. So those who believe and do good will be in the Gardens of Bliss.

Progressive Muslims

The sovereignty on that Day is to God, He will judge between them. So as for those who have believed and did good works, they are in the gardens of Paradise.

Sahih International

[All] sovereignty that Day is for Allah ; He will judge between them. So they who believed and did righteous deeds will be in the Gardens of Pleasure.

Sam Gerrans

The dominion, that day, belongs to God; He will judge between them. Then will those who heed warning and do righteous deeds be in the Gardens of Bliss,

Shabbir Ahmed

On that Day all Dominion will visibly belong to Allah, and His Law and His Judgment will prevail in the human society as well (through this Divine writ). Then those who believe in this Divine Revelation and contribute to the advancement of the society, will be in the Gardens of Delight, in this world and in the Hereafter.

Syed Vickar Ahamed

On that Day, the Kingdom will be that of Allah He will be the Judge between them: So those who believe and do the rightful deeds will be in Gardens of delight.

Taqi Usmani

The kingdom, on that day, is for Allah. He will judge between them. So, those who believed and did good deeds shall be in gardens of bliss.

The Monotheist Group

Thesovereignty on that Day is to God, He will judge between them. So as for those who have believed and did good works, they are in gardens of bliss.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La souveraineté ce jour-là appartiendra à Allah qui jugera parmi eux. Ceux qui auront cru et fait de bonnes œuvres seront dans les Jardins du délice,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê rojê hukimranî bes a Xwedê ye. Ew di nav wan (bawermend û kafiran) de hukim dide. Herçî ew ên ku wan bawerî aniye û karên qenc kirine ew di nav bihiştên xwedannîmet de ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De heerschappij op die dag heeft God (alleen). Hij zal tussen hen oordelen. Dus zullen zij die geloven en de deugdelijke daden doen in de tuinen van de gelukzaligheid zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op dien dag zal het koninkrijk Gods zijn; hij zal tusschen hen richten. En zij die beloofd zullen hebben, en rechtvaardigheid uitgeoefend, zullen in tuinen des vermaaks verblijf houden.

Hollandaca — Siregar

De heerschappij op die Dag behoort aan Allah. Hij zal tussen hen oordelen. Daarop zullen degenen die geloven en gmde daden verrichten in de Tuinen van gelukzaligheid (het Paradijs) zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Власть в тот день (будет полностью принадлежать) (только) Аллаху, Он рассудит их [верующих и неверующих]. Те же, которые уверовали и совершали праведные деяния (окажутся) в (райских) Садах (вечной) Благодати (в постоянных удовольствиях и радости, вечно живыми и счастливыми).

Rusça — Osmanov

Власть в тот день принадлежит [только] Аллаху, [и] Он рассудит их, так что те, которые уверовали и творили добрые деяния, пребудут в садах благоденствия.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den Dagen skall (alla se att) Gud har herraväldet i (Sin hand). Han skall döma människorna och de som trodde och levde rättskaffens skall stiga in i lycksalighetens lustgårdar,