Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَوَهَبْنَا لَهُ يَحْيٰى وَاَصْلَحْنَا لَهُ زَوْجَهُ اِنَّهُمْ كَانُوا يُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَيَدْعُونَنَا رَغَبًا وَرَهَبًا وَكَانُوا لَنَا خَاشِعِينَ
fe stecebnā lehu ve vehebnā lehu yeHyā ve eSleHnā lehu zevcehu innehum kānū yusāriǔne fī l-ḣayrāti ve yed'ǔnenā rağaben ve raheben ve kānū lenā ḣāşiǐyne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken duâsını kabûl etmiştik onun ve ona Yahya'yı vermiştik ve karısının kısırlığını gidermiştik, doğurmaya kabiliyet vermiştik. Onlar, hayırlı işlerde koşuşurlar, yarışırlar ve umarak, korkarak bize duâ ederlerdi ve onlar, bize karşı gönül alçaklığı gösterirlerdi.
Adem Uğur
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler), hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı derin saygı içindeydiler.
Ahmed Hulusi
Biz de icabet ettik, Ona Yahya'yı hibe ettik ve karısını Onun için ıslah ettik (çocuk doğurmak için uygun hale getirdik). . . Muhakkak ki onlar hayırlı işlerde yarışırlar; ümitle ve korkarak bize dua ederlerdi, huşu duyarlardı.
Ahmet Tekin
Onun da duasını kabul ettik. Ona Yahyâ’yı ihsan ettik. Eşini de, kendisi için çocuk doğurmaya elverişli hale getirdik. Bütün peygamberler, dünya ve âhiret için en hayırlı işlerde, Allah’ın emirlerini yerine getirmede koşuşuyorlardı. Umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Onlar tam bir samimiyetle, kulluk ve itaat şuuruna ererek saygı ile bize bağlı idiler.
Ahmet Varol
Biz de onun duasını kabul ettik, ona Yahya'yı bahşettik ve hanımını (doğum yapmaya) elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışır, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize gönülden saygı duyarlardı.
Ali Bulaç
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi.
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine biz de duasını kabul edip kendisine (evlâd olarak) Yahyâ’yı verdik; ve zevcesini çocuk doğurur hale getirdik. Bütün bu peygamberler, hayırlara (ibadetlere) koşarlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize karşı çok itaatkârdılar.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, Ona yanıt verdik ve karısını çocuk doğurabilecek duruma getirerek, Yahya'yı, Ona armağan ettik. Gerçekten de Onlar, iyi edimlerde yarışırlar; korku ve umutla, Bize yakarışlarda bulunurlardı. Çünkü Bize, derin saygı duyarlardı.
Bayraktar Bayraklı
Biz de duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı bahşettik. Eşini de kendisi için elverişli hale getirdik. Gerçekten bütün peygamberler hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar bize gönülden saygı duyuyorlardı.
Bekir Sadak
Biz de ona icabet ederek, Yahya'yi bahsetmis, esini de dogum yapacak hale getirmistik. Dogrusu onlar iyi islerde yarisiyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvariyorlardi. Bize karsi gonulden saygi duyuyorlardi.
Celal Yıldırım
Onun duasını kabul ettik de Yahya'yı kendisine bağışladık; eşini de (gebe kalmaya) elverişli duruma getirdik. Şüphesiz ki onlar hayırlı işlerde birbirleriyle yarışıyorlar, ümit besleyerek için için saygı duyup korkarak bize duâ ediyorlardı. Hem bize içten derin saygı duyup (kalbleri) ürperenlerdi onlar..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahyâ’yı verdik; eşini de bunun için elverişli kıldık. Onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı derin saygı içindeydiler.
Diyanet İşleri
Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisine Yahya'yı bağışladık. Eşini de kendisi için, (doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar gerçekten hayır işlerinde yarışırlar, (rahmetimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.
Diyanet İşleri (eski)
Biz de ona icabet ederek, Yahya'yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.
Diyanet Vakfi
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı verdik; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler), hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı derin saygı içindeydiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz de duasını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya'yı ihsan ettik. Ve eşini (doğum yapmaya) elverişli hale getirdik. Doğrusu onlar iyiliklerde yarışıyorlar, umarak ve korkarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de duasını kabul ettik de kendisine Yahya'yı verdik ve onun için eşini çocuk doğurmaya elverişli hale getirdik. Doğrusu bunlar hayırlı işlerde yarışır, Bize umut ve korkuyla dua ederlerdi. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de duasını kabul ile icabet ettik de kendisine Yahyayı verdik ve onun zevcesini ıslah eyledik, hakıkat bunlar hayratta müsaraat ve bize rağbet ve rehbetle dua ederlerdi ve bizim için haşı'lerdi
Erhan Aktaş
Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik. Ve kendisine Yahya'yı armağan ettik. Ve onun için eşini ıslah ettik. Onlar hayırlarda yarışıyor, umarak ve endişe ederek Bize yalvarıyorlardı. Ve Bize karşı içtenlikle saygı duyuyorlardı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik. Ve kendisine Yahya'yı armağan ettik. Ve onun için eşini ıslah ettik. Onlar hayırlarda yarışıyor, umarak ve endişe ederek Bize yalvarıyorlardı. Ve Bize karşı içtenlikle saygı duyuyorlardı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine çağrısına karşılık verdik. Ve kendisine Yahya'yı armağan ettik. Ve onun için eşini ıslah ettik. Onlar hayırlarda yarışıyor, umarak ve endişe ederek Bize yalvarıyorlardı. Ve Bize karşı içtenlikle saygı duyuyorlardı.
Fizilal-il Kuran
Biz de duasını kabul ederek kendisine Yahya'yı armağan etmiş, eşini geçimli ve doğurgan yapmıştık. Bütün bu peygamberler iyi işler yapmaya koşarlar, umut ve korku içinde bize dua ederler, bize gönülden saygı beslerlerdi.
Gültekin Onan
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı. Umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi.
Hamdi Döndüren
Biz onun da duasını kabul ettik ve eşini (doğum yapmaya) elverişli kılarak, ona Yahya’yı bağışladık. Onlar, hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi; onlar, Bize karşı derin bir saygı içinde idiler.
Hasan Basri Çantay
Biz onu (n) da (bu duasını) kabul ve kendisine Yahyayi ihsan etdik. Eşini (doğurmıya) saalih kıldık. Hakıykat (bütün) bunlar (bu peygamberler) hayır işlerinde yarışırlar, umarak ve korkarak bize düa ederlerdi. Onlar bizim için derin saygı gösterenlerdi.
Hasib Asutay
Biz onun da duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı armağan ettik. Eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Gerçekten onlar (bütün bu peygamberler), hayır işlerinde koşarlar. Umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Onlar bize derin saygı gösterenlerdi.
Hayrat Neşriyat
Bu yüzden (biz de) onun duâsını kabûl ettik ve ona Yahyâ’yı ihsân ettik; (yaşıgeçmiş) hanımını da kendisi için (çocuk sâhibi olmaya) elverişli bir hâle getirdik. Gerçekten onlar (bütün bu peygamberler) hayırlı işlerde koşuşurlar, ümîd ederek ve korkarak bize duâ ederlerdi. Ve bize gönülden bağlı kimselerdi.
İbni Kesir
Biz de ona icabet ederek Yahya'yı ihsan etmiş, eşini doğum yapabilecek bir hale getirmiştik. Doğrusu onlar; hayırlı şeylerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı derin saygı duyuyorlardı
Mehmet Okuyan
Biz onun da duasına cevap vermiş ve ona Yahya’yı bağışlamıştık; eşini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kılmıştık. Onlar hayır işlerinde koşuşur, (merhametimizi) umarak ve (azabımızdan) korkarak bize yalvarırlardı. Onlar, bize saygı içindeydiler.
Muhammed Esed
Ve bunun üzerine o(nun bu yakarışı)na da karşılık verdik ve karısını onun için çocuk doğurabilecek hale getirerek ona Yahya'yı armağan ettik; doğrusu bu üç kişi iyi ve yararlı işlerde birbiriyle yarışır ve Bize korku ve umutla yakarırlar; Bize karşı her zaman saygı ve duyarlık gösterirlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz onun yakarışını da kabul ettik ve onun eşini kendisi için çocuk doğurmaya elverişli hale getirerek ona Yahya'yı armağan ettik. İşte bunların (üçü) de birbirleriyle hayırlarda yarışan kimselerdi; Bize bollukta da darlıkta da yalvarıp yakarırlardı: zira onlar Bize karşı derin bir saygı duyarlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz de O'na icabet ettik ve O'na Yahya'yı ihsan eyledik ve O'nun için refikasını ıslah kıldık. Muhakkak ki, onlar hayırlı işlere koşarlardı. Ve Bize rağbetle ve haşyetle dua ederlerdi ve Bizim için mütevazi zâtlar olmuşlardı.
Ömer Öngüt
Biz de onun duâsını kabul ederek, kendisine Yahyâ'yı bağışladık. Eşini de doğum yapacak hâle getirdik. Bütün bu peygamberler hayır işlerinde yarışırlar, umarak ve korkarak bize duâ ederlerdi. Onlar bize karşı çok itaatkârlardı, bizim için derin saygı gösterenlerdi.
Suat Yıldırım
Onun da duasını kabul buyurduk. Ona Yahya’yı armağan ettik. Bunun için de eşini çocuk doğurmaya elverişli hale getirdik. Doğrusu onlar hayırlı işlere koşuşur, iyilikte yarışır, hem ümit, hem endişe içinde Bize yakarırlardı. Gerçekten Bize derin bir saygı gösterirlerdi.
Süleyman Ateş
Onun du'asını da kabul buyurduk ve ona Yahya'yı armağan ettik. Eşini de kendisi için ıslah ettik (çocuk doğurmağa elverişli bir hale getirdik). Gerçekten onlar hayır işlere koşarlar, umarak ve korkarak bize du'a ederlerdi ve bize derin saygı gösterirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Onun da isteğini kabul ettik ve eşini doğum yapabilecek hale getirerek ona Yahya'yı bağışladık. Onlar hayırlarda yarışır, bize umut ve korku ile yalvarırlardı. Bize karşı derin bir saygı içindeydiler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ona da olumlu karşılık verdik de eşini doğum yapabilecek hale getirerek Yahya'yı bağışladık. Onlar hayırlarda yarışır ve korku içinde umutla bize yakarırlardı. Onlar bize karşı saygılı kimselerdi.
Şaban Piriş
Onun duasını kabul etmiş ve ona Yahya'yı bağışlamış, eşini de doğum yapabilecek bir hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışıyorlar, korku ve ümit ile bize dua ediyorlardı. Bize karşı son derece saygılı idiler.
Tefhim-ul Kuran
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi.
Ümit Şimşek
Biz de onun duasını kabul ettik. Ona Yahya'yı verdik ve eşini de iyileştirdik. Onların hepsi de hayırda yarışırlar ve hem ümit ederek, hem de korkarak Bize dua ederlerdi. Onlar Bize karşı saygılı ve edepli kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Kendisine hemen cevap vermiş. Yahya'yı ona hediye etmiş, karısını kendisi için doğurmaya elverişli hale getirmiştik. Onlar, hayırlarda yarışırlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar, bize ürpererek saygı gösterirlerdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onun duasını qəbul etdik, ona Yəhyanı bəxş etdik və zövcəsini ona uşaq doğmağa qadir etdik. Həqiqətən, onlar yaxşı işlər görməyə tələsər, ümid və qorxu ilə Bizə yalvarardılar. Onlar Bizə müti qullar idilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz (Zəkəriyyanın) duasını qəbul buyurduq, ona Yəhyanı bəxş etdik və zövcəsini (doğmağa) qabil bir hala gətirdik. Onlar xeyirli işlər görməyə tələsər (yaxşı əməllər etməkdə bir-birini ötməyə çalışar), ümid və qorxu ilə (rəhmətimizə ümid bəsləyib əzabımızdan qorxaraq) Bizə ibadət edirdilər. Onlar Bizə mütʼi idilər.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wir erhörten sein Bittgebet, schenkten ihm Johannes und machten seine Frau fruchtbar. Sie pflegten sich bei der Verrichtung von guten Werken zu beeilen, beteten Uns mit Hoffnung und Frömmigkeit an und waren voll Demut Uns gegenüber.
Almanca — Der Edle Quran
Da erhörten Wir ihn und schenkten ihm Yahya und besserten ihm seine Gattin. Sie pflegten sich ja mit den guten Dingen zu beeilen und Uns in Begehren und Ehrfurcht anzurufen, und sie pflegten vor Uns demütig zu sein.
Almanca — M. A. Rassoul
Da erhörten Wir ihn und schenkten ihm Jahya und heilten seine Frau. Sie pflegten miteinander in guten Taten zu wetteifern, und sie riefen Uns in Hoffnung und in Furcht an und waren demütig vor Uns.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We responded to him favourably and bestowed on him Yahya ( John), having rendered his wife fruitful. These were people who hastened to doing all that is good, useful, reliable for a purpose, efficient in function and in pursuit of faith, and they invoked Us expressing their due affectionate devotion keeping in awe of Us and hopeful of Our mercy, and they humbled themselves before Us and were indeed submissive to Us alone.
Abdul Haleem
We answered him––We gave him John, and cured his wife of barrenness- they were always keen to do good deeds. They called upon Us out of longing and awe, and humbled themselves before Us.
Abdullah Yusuf Ali
So We listened to him: and We granted him Yahya: We cured his wife's (Barrenness) for him. These (three) were ever quick in emulation in good works; they used to call on Us with love and reverence, and humble themselves before Us.
Abul A'la Maududi
So We accepted his prayer and bestowed upon him John, and We made his wife fit (to bear a child). Verily they hastened in doing good works and called upon Us with longing and fear, and humbled themselves to Us.
Aisha Bewley
We responded to him and gave him Yahya, restoring for him his wife’s fertility. They outdid one another in good actions, calling out to Us in yearning and in awe, and humbling themselves to Us.
Al-Hilali & Khan
So We answered his call, and We bestowed upon him Yahyâ (John), and cured his wife (to bear a child) for him. Verily, they used to hasten on to do good deeds, and they used to call on Us with hope and fear, and used to humble themselves before Us.
Ali Quli Qarai
So We answered his prayer, and gave him John, and remedied his wife[’s infertility] for him. Indeed they were active in [performing] good works, and they would supplicate Us with eagerness and awe and were humble before Us.
Amatul Rahman Omar
So We heard his prayer and granted him (a son) John, and cured his wife (of sterility) making her fit (for bearing children) for him. They used to vie one with another in (doing) good deeds and call upon Us with (mixed feelings of) hope and fear, and they were humble before Us.
Arthur John Arberry
So We answered him, and bestowed on him John, and We set his wife right for him; truly they vied with one another, hastening to good works, and called upon Us out of yearning and awe; and they were humble to Us.
Bijan Moeinian
So I answered his call and gave him John and healed his wife. They used to race with each other in doing good and call on Me with love and respect. they were submissive to their Lord.
E. Henry Palmer
And we answered him, and bestowed upon him John; and we made his wife right for him; verily, these vied in good works, and called on us with longing and dread, and were humble before us.
Edip-Layth
So We responded to him, and We granted him John, and We cured his wife. They used to hasten to do good, and they would call to Us in joy and in fear. To Us they were reverent.
George Sale
Wherefore We heard him, and We gave him John; and We rendered his wife fit for bearing a child unto him. These strove to excel in good works, and called upon us with love, and with fear; and humbled themselves before us.
Hamid S. Aziz
And (remember) Zachariah, when he cried unto his Lord, "O Lord! Leave me not without off-spring, though you are the best of inheritors. "
Mahmoud Ghali
So We responded to him and bestowed on him Yahya, (John) and We set his (Zechariah's) spouse righteous for him; surely they used to vie swiftly (with one another) in charitable deeds and to invoke Us, being desirous of (reward) and in awe; and they were submissive to Us.
Marmaduke Pickthall
Then We heard his prayer, and bestowed upon him John, and adjusted his wife (to bear a child) for him. Lo! they used to vie one with the other in good deeds, and they cried unto Us in longing and in fear, and were submissive unto Us.
Mohamed Ahmed - Samira
So We heard him and gave him John, and cured his wife (of barrenness). These were men who vied in good deeds with one another, and prayed to Us with love and awe, and were meek before Us.
Muhammad Asad
And so We responded unto him, and bestowed upon him the gift of John, having made his wife fit to bear him a child: [and,] verily, these [three] would vie with one another in doing good works, and would call unto Us in yearning and awe; and they were always humble before Us.
Mustafa Khattab
So We answered his prayer, granted him John, and made his wife fertile. Indeed, they used to race in doing good, and call upon Us with hope and fear, totally humbling themselves before Us.
Progressive Muslims
So We responded to him, and We granted him John, and We cured his wife. They used to hasten to do good, and they would call to Us in joy and in fear. And to Us they were reverent.
Sahih International
So We responded to him, and We gave to him John, and amended for him his wife. Indeed, they used to hasten to good deeds and supplicate Us in hope and fear, and they were to Us humbly submissive.
Sam Gerrans
Then We answered him, and gave him John, and made right his wife for him. They competed in good deeds, and called to Us in hope and fear; and they were humble towards Us.
Shabbir Ahmed
And so We responded to him, and bestowed upon him Yahya, after making his wife fit to bear him a child. And verily, they (parents and son) used to race in doing good works, and remembered Us in situations of hope or fear. And they were always humble before Us.
Syed Vickar Ahamed
So We listened to him: And We granted him Yahya (Baptist John): We cured his wife's (inability to bear children) for him. Verily, these (three) were quick to learn the good works: And they used to remember Us with love and respect, and to humble themselves before Us.
Taqi Usmani
So, We responded to him and gave him YaHyā and made his wife good for him. They used to race towards the good deeds and call Us with hope and fear; and they were humble to Us.
The Monotheist Group
So We responded to him, and We granted him John, and We cured his wife. They used to hasten to do good, and they would call to Us in joy and in fear. And of Us they were reverent.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous lʹexauçâmes, lui donnâmes Yahya et guérîmes son épouse. Ils concouraient au bien et Nous invoquaient par amour et par crainte. Et ils étaient humbles devant Nous.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Me bergerîna Zekeriya jî pejirand û me Yehya dayê û me jê re jina wî jî ducanî kir (ku berê ew ducanî nedibû). Bi rastî wan di karên qenc de dilezand, ji tirsa ezab û bi hêviya qenciyên me li ber me digeriyan û wan (bi îbadetê) xwe ji me re xwe dişikandin û li ber fermanên me amade bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen verhoorden Wij hem en Wij schonken hem Jahja; Wij maakten zijn echtgenote namelijk weer vruchtbaar. Zij wedijverden in goede daden en riepen Ons aan in verlangen en ontzag en zij onderwierpen zich deemoedig aan Ons.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom verhoorden wij hem en wij schonken hem Yahia (Johannes); en wij stelden zijne vrouw in staat hem een kind ter wereld te brengen. Deze trachtten er naar, in goede werken uit te munten, en riepen ons met liefde en vrees aan, en verootmoedigden zich voor ons.
Hollandaca — Siregar
Toen verhoorden Wij hem en Wij schonken hem Yahya en Wij maakten zijn vrouw geschikt (om te baren). Voorwaar, zij wedijverden in goede daden en riepen Ons aan, verlangend (naar Onze Genade) en vol ontzag (voor Onze bestraffing). En zij waren nederig tegenover Ons.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы же ответили ему [Закарийе] (на его мольбу), и даровали ему (уже при старости) (сына) Йахья, и Мы сделали пригодной для него его жену [способной выносить ребенка и родить] (уже после того, как она была бесплодной). Поистине, они устремлялись к совершению благих дел и молились Нам с надеждой (на обретение той награды, что у Нас) и со страхом (того, что может постичь Наше наказание), и были они пред Нами смиренными!
Rusça — Osmanov
Мы удовлетворили его мольбу, даровали ему Йахйу и сделали его [бесплодную] жену способной родить. Воистину, они проявляли усердие в добрых деяниях, взывали к Нам в надежде и страхе и были смиренны перед Нами.