Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.

وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَاوَيْلَنَا اِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ

ve le in messethum nefHatun min ǎƶābi rabbike le yeḳūlunne yā veylenā innā kunnā Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَئِنْve le inve eğer
2مَسَّتْهُمْmessethumم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.onlara dokunsa
3نَفْحَةٌnefHatunن ف حKokusunu yaymak, esmek, yayılmak, birisine hafifçe çarpmak.bir esinti
4مِنْmin-ndan
5عَذَابِǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı-
6رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbinin
7لَيَقُولُنَّle yeḳūlunneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
8يَاوَيْلَنَاyā veylenāEY/HEY/AH eyvah bize
9اِنَّاinnābiz gerçekten
10كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmuşuz
11ظَالِمِينَZālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat onlara Rabbinin azâbından bir koku bile esse derhal eyvahlar olsun bize derler gerçekten de biz zâlimdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat onlara Rabbinin azâbından bir koku bile esse derhal eyvahlar olsun bize derler gerçekten de biz zâlimdik.

Adem Uğur

Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, "Vah bize! Hakikaten biz zalim kimselermişiz!" derler.

Ahmed Hulusi

Yemin olsun, eğer onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa elbette: "Yazık bize! Doğrusu biz zalimlermişiz" derler.

Ahmet Tekin

Onlara, Rabbinin azâbından ufak bir esinti dokunsa hiç şüphesiz: 'Vah bize, hakikaten biz şirkte, inkârda, isyanda ısrar eden zâlim kimselermişiz' derler.

Ahmet Varol

Andolsun ki onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa mutlaka: 'Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz' diyeceklerdir.

Ali Bulaç

Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler.

Ali Fikri Yavuz

Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak şöyle diyecekler: “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimlerdik.”

Ali Rıza Safa

Efendinin cezasından onlara bir esinti dokunsa, kesinlikle, şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışız!"

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, Rabbinin azabı onlara hafifçe dokunsa, "Vah bize! Doğrusu, biz haksızlık yaptık" derler.

Bekir Sadak

Rabbinin azasindan onlara bir esinti dokunsa: «Vah bize! Dogrusu biz haksizdik» derler.

Celal Yıldırım

Yemin ederim ki, Rabbın azabından onlara bir esinti dokunsa, elbette, «yazıklar olsun bize ! Doğrusu biz zâlimler idik» diyecekler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun, onları rabbinin azabından bir esinti yoklasa muhakkak ki, “Vah bize! Hakikaten biz kendimize kötülük etmişiz!” derler.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.

Diyanet İşleri (eski)

Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa: 'Vah bize! Doğrusu biz haksızdık' derler.

Diyanet Vakfi

Andolsun, onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, «Vah bize! Hakikaten biz zalim kimselermişiz!» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak «Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik» diyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yemin olsun ki, Rabbinin azabından çok az birşey onlara dokunursa, muhakkak diyeceklerdir ki: "Vay bizlere, biz gerçekten zalimlerdik"

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih kasem olsun rabbının azabından onlara bir nefha dokunursa muhakkak diyeceklerdir ki vay bizlere! Bizler cidden zalimler idik

Erhan Aktaş

Eğer onlara, Rabb'inin azabından bir nebze dokunsa, "Eyvah bize! Biz kendimize haksızlık edenleriz." diyecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer onlara, Rabb'inin azabından bir nebze dokunsa, "Eyvah bize! Biz kendimize haksızlık edenleriz." diyecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlara, Rabb'inin azabından bir nebze dokunsa, "Eyvah bize! Biz kendilerine haksızlık edenleriz." diyecekler.

Fizilal-il Kuran

Andolsun ki, Rabb'inin azabının en hafif bir fiskesi eğer onlara değse kesinlikle «Eyvahlar olsun! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz» derler.

Gültekin Onan

Andolsun, onlara rabbinin azabından "bir ufak esinti" dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler.

Hamdi Döndüren

Andolsun, Rabbinin azabından onlara hafif bir esinti dokunsa, “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz kendimize yazık etmişiz!” derler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki Rabbinin azabından onlara edna bir şey dokunsa muhakkak: "Yazıklar olsun bize. Biz gerçekden zaalimlermişiz" diyeceklerdir.

Hasib Asutay

Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, hiç şüphesiz, 'Eyvah bize! Biz zalimlermişiz' derler.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, onlara Rabbinin azâbından hafif bir kokucuk, azıcık dokunsaelbette: 'Eyvah bize! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!' derler.

İbni Kesir

Andolsun ki Rabbının azabından onlara bir esinti dokunsa; eyvahlar bize, doğrusu biz gerçekten zalimlermişiz, diyeceklerdir.

Mehmet Okuyan

Onlara Rabbinin azabından ufak bir esinti dokunsa, elbette “Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!” derler.

Muhammed Esed

Yine de, kendilerini Rabbinin azabından bir esinti yoklasa, hiç şüphe yok, hemen, "Vah bize!" derler, "Doğrusu, zalim kimselerdik biz!"

Mustafa İslamoğlu

Fakat, Rabbinin azap rüzgarından onlara bi efilti dokunsa, hemen "Yazıklar olsun bize!" derler, "Meğerse biz, zulmü karakter haline getirmişiz!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Rabbinin azabından hafif bir şey onlara dokunacak olsa elbette diyeceklerdir ki: «Eyvah bizlere! Şüphe yok ki, biz zalimler olmuştuk.»

Ömer Öngüt

Andolsun ki Rabbinin azabından onlara az bir esinti dokunsa: “Vah bize! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!” derler.

Suat Yıldırım

Eğer onlara Rabbinin azabından bir esinti bile dokunsa: "Eyvah, yazıklar olsun bize, biz gerçekten kendimizi bu azaba müstahak etmekle kendimize zulmetmişiz!" derler.

Süleyman Ateş

Andolsun, onlara Rabbinin azabından bir esinti dokunsa, "Eyvah bize, biz gerçekten zalimlermişiz," derler.

Süleymaniye Vakfı

Onlara, Rabbinin azabından küçük bir şey dokunsa hemen şöyle derler: "Vay halimize! Biz yanlışlar içindeydik."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin en ufak azabına bile çarpılsalar hemen şunu derler: "Yazıklar olsun bize! Biz yanlışlar içindeyiz."

Şaban Piriş

Onlara Rabb'inin azabından bir esinti dokunsa: -Eyvah, biz gerçekten haksızlık edenler idik, derler.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; «Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız» diyecekler.

Ümit Şimşek

Onlara Rabbinin azabından bir esinticik dokunacak olsa, 'Eyvah bize,' diyeceklerdi. 'Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz!'

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinin azabından onlara bir esinti dokunsa, yemin olsun şöyle diyecekler: "Vay bizlere, biz zalimlermişiz!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlara Rəbbinin əzabından bir yel belə toxunsa, onlar mütləq: “Vay halımıza! Biz, həqiqətən də zalım olmuşuq”– deyərlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, əgər Rəbbinin əzabından az bir şey onlara toxunsa, onlar mütləq: ″Vay halımıza! Biz, doğrudan da, zalım olmuşuq (Allaha şərik qoşmaqla, küfr etməklə özümüz özümüzə zülm etmişik)″ – deyəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie ein Hauch der qualvollen Strafe deines Herrn träfe, würden sie gewiß sagen: ʺWehe uns! Wir haben wirklich Unrecht getan.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Aber wenn ein Hauch von der Strafe deines Herrn sie berührt, sagen sie ganz gewiß: ʺO wehe uns! Wir pflegten ja Unrecht zu tun.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie ein Hauch von der Strafe deines Herrn berührt, dann werden sie sicher sagen: ʺO wehe uns, wir waren wahrlich Frevler!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würde sie ein Hauch von der Peinigung deines HERRN treffen, würden sie bestimmt sagen: ʺUnser Untergang! Gewiß, wir waren Unrecht-Begehende!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if afflicted with a slight touch of your Creator's retributive punishment they -the infidels- shall say: "Woe betide us, we were indeed wrongful of actions".

Abdul Haleem

yet if a mere breath of your Lord’s punishment touches them, they will be sure to cry, ‘Woe to us! We were wrong!’

Abdullah Yusuf Ali

If but a breath of the Wrath of thy Lord do touch them, they will then say, "Woe to us! we did wrong indeed!"

Abul A'la Maududi

Were only the slightest whiff from your Lord's punishment to touch them, they would cry out: "Woe to us; we were indeed wrong-doers."

Aisha Bewley

If even a single waft of the punishment were to touch them, they would say, ‘Alas for us! We were indeed wrongdoers. ’

Al-Hilali & Khan

And if a breath (minor calamity) of the Torment of your Lord touches them, they will surely cry: "Woe unto us! Indeed we have been Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

Should a whiff of your Lord’s punishment touch them, they will surely say, ‘Woe to us! We have indeed been wrongdoers!’

Amatul Rahman Omar

And if the slightest punishment of your Lord befalls them they would surely cry out, `Ah, Woe to Us! We were indeed unjust. '

Arthur John Arberry

If but a breath of thy Lord's chastisement touched them, they would surely say, 'Alas for us! We were evildoers. '

Bijan Moeinian

When they are subjected to the slightest punishment of the Lord, they (the same people who jokingly ask for the punishment of God) cry: "Pity on us. We were indeed wrong."

E. Henry Palmer

But if a blast of the torment of thy Lord touches them, they will surely say, 'O, woe is us! verily, we were wrong-doers!'

Edip-Layth

If a breath of your Lord's torment touches them, they will say, "Woe to us, we have been wicked!"

George Sale

Yet if the least breath of the punishment of thy Lord touch them, they will surely say, alas for us! Verily we have been unjust.

Hamid S. Aziz

Say, "I only warn you by inspiration;" but the deaf hear not the call when they are warned.

Mahmoud Ghali

And indeed in case a gust of your Lord's torment touched them, indeed they would definitely say, "O, woe to us! Surely we were an unjust (people). "

Marmaduke Pickthall

And if a breath of thy Lord's punishment were to touch them, they assuredly would say: Alas for us! Lo! we were wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

Even if a whiff of the Lord's chastisement were to touch them they would surely say: "Ah woe, alas, we were surely sinful. "

Muhammad Asad

And yet, if but a breath of thy Sustainer’s chastisement touches them, they are sure to cry, "Oh, woe unto us! Verily, we were evildoers!"

Mustafa Khattab

If they were touched by even a breath of your Lord’s torment, they would certainly cry, "Woe to us! We have really been wrongdoers."

Progressive Muslims

And if a breath of your Lord's torment touches them, they will Say: "Woe to us, we have been wicked!"

Sahih International

And if [as much as] a whiff of the punishment of your Lord should touch them, they would surely say, "O woe to us! Indeed, we have been wrongdoers. "

Sam Gerrans

And if there touch them a hint of the punishment of thy Lord, they will say: “Woe is us! We were wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

And if a breath of your Lord's retribution were to touch them, they would say, "Oh, woe unto us! Verily, we were wrongdoers!"

Syed Vickar Ahamed

And if only a breath of the punishment from your Lord touches them, they will then say: "Misery to us! Truly, we did wrong!"

Taqi Usmani

If a whiff of your Lord’s torment were to touch them, they would certainly say, "Alas to us! We were wrongdoers indeed."

The Monotheist Group

Andif a trace of the torment of your Lord touches them, they will say: "Woe to us, we have been wicked!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si un souffle du châtiment de ton Seigneur les effleurait, ils diraient alors: ʺMalheur à nous! Nous étions vraiment injustesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, eger ji ezabê Xwedayê te tiştekî hindik bihingive wan, hîç guman tune ye ku dê bibêjin: Wax li me be! Bi rastî em mirovên zalim bûn!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als hen zelfs maar een vleugje van de straf van jouw Heer treft dan zeggen zij al: ʺWee ons, wij waren onrechtplegers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien de lichtste adem van de straf van uwen Heer hen bereikt, zullen zij zekerlijk zeggen: Helaas! waarlijk, wij waren onrechtvaardig.

Hollandaca — Siregar

En als ook maar een adem van de bestraffing van jouw Heer ben trek zeggen zij zeker: ʺWee ons! Voorwaar, wij waren onrechtvaardigen!ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если коснется их [неверующих] (хоть) дуновение [чуточку] наказания Господа твоего, (то) они, непременно, скажут: «О, горе [погибель] нам! Поистине, мы были злодеями (причинив зло самим себе, совершая многобожие)!»

Rusça — Osmanov

А если на них повеет лишь дуновением кары Господа твоего, они непременно воскликнут: ʺО горе нам! Воистину, мы были неправедны!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och så snart de får känning av en vindstöt av din Herres straff, jämrar de sig: ʺVi har dragit olycka över oss med all den orätt som vi begick!ʺ