İnkar edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. "Bu mu ilahlarınızı diline dolayan?" derler. Halbuki kendileri Rahman'ın kitabını inkar ediyorlar.

وَاِذَا رَاٰكَ الَّذِينَ كَفَرُوا اِنْ يَتَّخِذُونَكَ اِلَّا هُزُوًا اَهٰذَا الَّذِي يَذْكُرُ اٰلِهَتَكُمْ وَهُمْ بِذِكْرِ الرَّحْمٰنِ هُمْ كَافِرُونَ

ve iƶā rāke (e)lleƶīne keferū in yetteḣiƶūneke illā huzuven e hāƶā elleƶī yeƶkuru ālihetekum ve hum bi ƶikri r-raHmāni hum kāfirūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāzaman
2رَاٰكَrākeر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.seni gördükleri
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden
5اِنْin
6يَتَّخِذُونَكَyetteḣiƶūnekeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekseni edinmezler
7اِلَّاillādışında
8هُزُوًاhuzuvenه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay konusu etmek
9اَهٰذَاe hāƶābu mudur? (diye)
10الَّذِيelleƶīkişi
11يَذْكُرُyeƶkuruذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekdiline dolayan
12اٰلِهَتَكُمْālihetekumا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birliksizin ilahlarınızı
13وَهُمْve humoysa kendileri
14بِذِكْرِbi ƶikriذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekZikri(uyarısı)nı
15الرَّحْمٰنِr-raHmāniر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.Rahman'ın
16هُمْhumonlar
17كَافِرُونَkāfirūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ediyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar, seni görünce ancak alaya alırlar, bu mudur derler, mâbutlarınızı anan, halbuki onlar rahmânı anmayı inkâr ederler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar, seni görünce ancak alaya alırlar, bu mudur derler, mâbutlarınızı anan, halbuki onlar rahmânı anmayı inkâr ederler.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman: "Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?" diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler seni gördüklerinde, "Bu mu tanrılarınız hakkında konuşan!" diyerek seni küçümsemekten başka bir şey yapmazlar. . . Oysa Hakikatleri olan Rahmaniyet hatırlatılınca, onu inkar etmekteler!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kafirler, seni gördükleri zaman: 'Sizin ilâhlarınızı, diline dolayan bu mu?' diyerek seni hep alay konusu yaparlar. Halbuki onlar, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.

Ahmet Varol

İnkar edenler seni gördüklerinde seni ancak alay konusu edinmektedirler. 'Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?' Oysa Rahman'ın zikrini [6] inkar edenler işte onlardır.

Ali Bulaç

İnkar edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu ediyorlar (ve:) "Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahman (olan Allah)ın sözünü (Kitabını) inkar edenler kendileridir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), O inkâr edenler, seni gördükleri zaman da seni alaya alıyorlar ve: “- Bu mu, ilâhlarınızı ayıblayıp duran?” diyorlar. Halbuki onlar, Rahmân’ın Kur’an’ını inkâr ediyorlar.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, seni gördüklerinde alaya alıyorlar: "Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" Üstelik Bağışlayanın Öğretisini inkar ediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

İnkarcılar seni gördüklerinde, "Sizin tanrınızı diline dolayan bu mudur?" diye seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Oysa kendileri, çok merhametli olan Allah'ı anmayı inkar ediyorlar.

Bekir Sadak

inkarcilar seni gordukleri zaman, suphesiz, seni alaya almaktan baska bir sey yapmazlar. «Sizin tanrilarinizi diline dolayan bu mudur?» derler ve Rahman'in Kitabini iste onlar inkar ederler.

Celal Yıldırım

O küfredenler, seni gördükleri zaman alaya almaktan başka bir şey yapmazlar; «bu mu ilâhlarınızı diline dolayıp duran ?» derler. Rahmân'ın (indirdiği) Kur'ân'ı inkâr edip kâfir olanlar da ancak bunlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edenler seni gördükleri zaman, -Rahmân’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileri olarak- “İlâhlarınızı diline dolayan bu mu?” diye mutlaka seninle alay ederler.

Diyanet İşleri

İnkar edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. "Bu mu ilahlarınızı diline dolayan?" derler. Halbuki kendileri Rahman'ın kitabını inkar ediyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

İnkarcılar seni gördükleri zaman, şüphesiz, seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. 'Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mudur?' derler ve Rahman'ın Kitabını işte onlar inkar ederler.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Kâfirler seni gördükleri zaman: «Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mu?» diyerek seni hep alaya alırlar. Halbuki onlar, çok esirgeyici Allah'ın Kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve «İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?» diyorlar. Halbuki onlar Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O küfredenler seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve: "İlahlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki, onlar hep Rahman'ın zikrine küfür ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

O küfredenler seni gördükleri vakıt da seni alaya tutuyorlar, bu mu ilahlarınızı anıp duran diyorlar, halbuki onlar hep rahmanın zikrine küfrediyorlar

Erhan Aktaş

Ve Kafirler seni gördükleri zaman: "İlahlarınızı zikreden bu mu?" diye alaya alıyorlar. Onlar, Rahman'ın zikrini küfredenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Kafirler seni gördükleri zaman: "İlahlarınızı zikreden bu mu?" diye alaya alıyorlar. Onlar, Rahman'ın zikrini Küfredenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve gerçeği yalanlayan nankörler seni gördükleri zaman: "İlahlarınızı zikreden bu mu?" diye alaya alıyorlar. Onlar, Rahman'ın zikrini küfredenlerdir.

Fizilal-il Kuran

Kâfirler seni gördüklerinde birbirlerine «ilahlarınıza dil uzatan adam bu mu?» diyerek seni alaya almaktan geri durmazlar. Oysa kendileri «Rahman» olan Allah'ı hatırlamaya bile yanaşmazlar.

Gültekin Onan

Küfredenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu ediyorlar (ve:) "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahmanın zikrine küfredenler kendileridir.

Hamdi Döndüren

O İnkâr edenler seni gördükleri zaman, alay ederler ve “Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?” derler. Oysa onlar, çok merhametli olan Allah’ın kitabını inkâr edenlerin ta kendileridir.

Hasan Basri Çantay

O küfr (ü inkar) edenler seni gördükleri zaman, seni istihza (mevzuu) ndan başka bir şey edinmezler: "Sizin Tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" derler. Halbuki çok esirgeyici Allahın (indirdiği) Kur'anı inkar ile kafir olanlar onlardır, onların kendileridir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) İnkâr edenler seni gördükleri zaman 'İlâhlarımızı diline dolayan bu mu?' diyerek seni hep alaya alırlar. Oysa onlar Rahmân (olan Allah)ın kitabını inkâr edenlerin tâ kendileridir.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) İnkâr edenler ise seni gördükleri zaman, seni ancak alaya alırlar. 'İlâhlarınızı diline dolayan bu mudur?' (derler). Hâlbuki onlar, Rahmân’ın Kitâbı’nı inkâr edenlerin ta kendileridir.

İbni Kesir

Küfredenler seni gördükleri zaman, alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Ve: Tanrılarınızı diline dolayan bu mudur? derler. İşte Rahman'ın kitabını inkar edenler onlardır.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar seni gördükleri zaman “Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu!” diyerek seninle hep alay ederler. (Oysa) onlar, Rahmân’ın zikrini (Kur’an’ı) inkâr edenlerin ta kendileridir.

Muhammed Esed

Ama hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar ne zaman seni gözönüne alsalar, (birbirlerine:) "Bu mu sizin tanrılarınızı diline dolayan?" (diyerek) seni alaya almaktan başka bir şey yapmazlar. Ve Rahman'dan her söz edişlerinde hakkı örtbas etmeye kalkışanlar da yine böyleleridir!

Mustafa İslamoğlu

Ve o küfre saplanmış olanlar ne zaman seni görseler, sadece alaya almak amacıyla "Bu muymuş sizin ilahlarınızı diline dolayan?" diye (dudak bükerler); ama iş, Rahman (adının) anılıp yüceltilmesine gelince: onu ısrarla tanımazdan gelen de yine onlar olur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kâfir olanlar seni gördükleri zaman, seni ancak istihzâya alarak: «Bu mu sizin ilâhlarınıza atıp duran?» (derler). Halbuki, onlar Rahmân zikredilince hep O'nu inkâr edicilerdir.

Ömer Öngüt

Kâfirler seni gördükleri zaman: “Sizin ilâhlarınızı diline dolayan bu mudur?” diyerek seni hep alaya alırlar. Oysa onlar Rahman'ın zikrini inkâr edenlerin tâ kendileridir!

Suat Yıldırım

Kâfirler seni görünce: "Bu mu sizin ilahlarınızı diline dolayan adam!" diye alay etmekten başka bir şey yapmazlar. Ama bütün kâinatı yaratan Rahman’a gelince Onun anılmasını reddediyorlar.

Süleyman Ateş

Kafirler seni gördükleri zaman: "Sizin tanrılarınızı diline dolayan bu mu?" diye seninle alay ederler. Oysa kendileri Rahman'ın Zikri(uyarısı)nı kabul etmiyorlar.

Süleymaniye Vakfı

O kafirler seni gördüklerinde, "İlahlarınıza dil uzatan bu mu!" diyerek sadece hafife alırlar. Onlar, Rahman'ın zikrini /kitabını görmezlikte direnen kimselerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O kafirler seni gördüklerinde sadece hafife alır, " İlahlarınıza dil uzatan bu mu?" derler. Onlar, Rahman'ın kitabını görmezlikten gelen kimselerdir1.

Şaban Piriş

Kafirler seni gördüklerinde, ancak seninle alay ederler: -İlahlarınızı diline dolayan bu mu? derler, işte Rahman'ın zikrini/kitabını inkar edenler onlardır.

Tefhim-ul Kuran

Küfre sapanlar seni gördüklerinde, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler (ve:) «Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?» (derler.) Oysa Rahman (olan Allah) ın sözünü (Kitabını) inkâr edenler kendileridir.

Ümit Şimşek

İnkâr edenler seni gördüklerinde alaya alırlar, 'Tanrılarınızı diline dolayan adam bu mu?' diye. Rahmân'ın anılmasına karşı ise onlar kâfir kesilirler.

Yaşar Nuri Öztürk

O küfredenler seni gördüklerinde, seni şu şekilde alaya almaktan başka birşey yapmazlar: "İlahlarınızı diline dolayan bu mu?" Ama Rahman'ın zikrini/Kur'an'ı bizzat onlar örtüp inkar ediyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlər səni gördükləri zaman sənə ancaq istehza edərək bir-birinə: “Sizin tanrılarınıza tənə vuran budurmu?”– deyirlər. Məhz onlar Mərhəmətli Allahın öyüd-nəsihətini inkar edirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Kafir olanlar səni gördükləri zaman ancaq məsxərəyə qoyaraq (bir-birinə): ″Sizin tanrılarınıza təʼnə edən bumudur?″ – deyərlər. Halbuki onlar, məhz onlar Rəhmanın öyüd-nəsihətini (Qurʼanı) inkar edirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Ungläubigen dich sehen, machen sie nichts anderes, als über dich zu spotten: ʺIst es der da, der abfällig über eure Götter redet?ʺ, während sie selbst die Ermahnung des Barmherzigen verleugnen.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn diejenigen, die ungläubig sind, dich sehen, machen sie sich über dich nur lustig: ʺIst das derjenige, der eure Götter (in abfälliger Weise) erwähnt?ʺ, während sie es sind, die die Ermahnung des Allerbarmers verleugnen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn die Ungläubigen dich sehen, so treiben sie nur Spott mit dir: ʺIst das der, der eure Götter (in abfälliger Weise) erwähnt?ʺ während sie es doch selbst sind, die die Erwähnung des Allerbarmers verleugnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn dich diejenigen, die Kufr betrieben haben, sehen, machen sie dich zu nichts anderem als zum Spott: ʺIst dieser derjenige, der eure Gottheiten kritisiert?ʺWährend sie selbst doch dem Gedenken an Den Allgnade Erweisenden gegenüber Kufr betreiben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the infidels see you O Muhammad they receive you with nothing but disdain and scorn which ride sparkling in their eyes and they say: "Is this the one who blasphemes your gods! And when Al Rahman is mentioned, their countenances speak blasphemy against Him.

Abdul Haleem

When the disbelievers see you, they laugh at you: ‘Is this the one who talks about your gods?’ They reject any talk of the Lord of Mercy.

Abdullah Yusuf Ali

When the Unbelievers see thee, they treat thee not except with ridicule. "Is this," (they say), "the one who talks of your gods?" and they blaspheme at the mention of (Allah) Most Gracious!

Abul A'la Maududi

When the unbelievers see you they make you an object of fun, saying: "Is he the one who mentions your gods?" They say so, and yet they reject with disdain the very mention of the Most Compassionate Lord.

Aisha Bewley

When those who are kafir see you, they only make a mockery out of you: ‘Is this the one who makes mention of your gods?’ Yet they are kuffar about the mention of the All-Merciful.

Al-Hilali & Khan

And when those who disbelieved (in the Oneness of Allâh) see you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), they take you not except for mockery (saying): "Is this the one who talks (badly) about your gods?" While they disbelieve at the mention of the Most Gracious (Allâh). [Tafsir Al-Qurtubî].

Ali Quli Qarai

Whenever the faithless see you they only take you in derision: ‘Is this the one who speaks ill of your gods?’ And they defy the remembrance of the All-beneficent.

Amatul Rahman Omar

And when those who disbelieve see you, they hold you for a mere trifle (and say), `Is this the fellow who speaks (ill) of your gods?' While it is they themselves who deny (disdainfully) the great Eminence of the Most Gracious (God).

Arthur John Arberry

When the unbelievers behold thee, they take thee only for mockery: 'Ha, is this the one who makes mention of your gods?' Yet they in the Remembrance of the All-merciful are unbelievers.

Bijan Moeinian

When you see the disbelievers, they will make fun of you and say: "Is this the man who does not believe in gods?" In fact, they are the ones who disbelieve in the Most Gracious.

E. Henry Palmer

And when those who misbelieve see thee, they only take thee for a jest, 'Is this he who mentions your gods?' Yet they at the mention of the Merciful do disbelieve.

Edip-Layth

When those who reject see you, they take you for mockery: "Is this the one who speaks about your gods!" While in the remembrance of the Gracious they are ingrates!

George Sale

When the unbelievers see thee, they receive thee only with scoffing, saying, is this he who mentioneth your gods with contempt? Yet themselves believe not what is mentioned to them of the Merciful.

Hamid S. Aziz

Every soul must taste of death. We will test you with evil and with good, as a trial; and unto Us will you be returned.

Mahmoud Ghali

And when the ones who have disbelieved see you, decidedly they take you only for mockery, (saying), "Is this the one who makes mention of (i. e., mentions (their uselessness) your gods?" And they are they who in the Remembrance of The All-Merciful are the ones (who) are disbelievers.

Marmaduke Pickthall

And when those who disbelieve behold thee, they but choose thee out for mockery, (saying): Is this he who maketh mention of your gods? And they would deny all mention of the Beneficent.

Mohamed Ahmed - Samira

But when the unbelievers see you they make fun of you (and say): "Is this the one who mentions your gods (deridingly)?" Yet in Ar-Rahman they disbelieve!

Muhammad Asad

But [thus it is:] whenever they who are bent on denying the truth consider thee, they make thee but a target of their mockery, [saying to one another,] "Is this the one who speaks [so contemptuously] of your gods?" and yet, it is they themselves who, at [every] mention of the Most Gracious, are wont to deny the truth!

Mustafa Khattab

When the disbelievers see you ˹O Prophet˺, they only make fun of you, ˹saying,˺ "Is this the one who speaks ˹ill˺ of your gods?" while they disbelieve at the mention of the Most Compassionate.

Progressive Muslims

And when those who reject see you, they take you for mockery: "Is this the one who speaks about your gods!" While in the remembrance of the Almighty they are rejecters!

Sahih International

And when those who disbelieve see you, [O Muúammad], they take you not except in ridicule, [saying], "Is this the one who insults your gods?" And they are, at the mention of the Most Merciful, disbelievers.

Sam Gerrans

And when those who ignore warning see thee, they take thee only in mockery: “Is this he who mentions your gods!” And they — of the remembrance of the Almighty — they are deniers.

Shabbir Ahmed

(O Prophet) whenever the rejecters see you, they make you a target of their mockery, saying, "Is this the one who talks of your gods?" And yet, it is they who deny all mention of (the True God) the Beneficent.

Syed Vickar Ahamed

And when the disbelievers see you, they treat you only with ridicule. "Is this," (they say), "the one who talks of your gods?" And they lie (and slander) at the mention about (Allah,) the Most Gracious (Rahmán)!

Taqi Usmani

When disbelievers see you, they do nothing but take you in jest (saying to one another,) "Is this the one who talks of your gods?" - while they themselves reject even talking of the RaHmān (All-Merciful).

The Monotheist Group

Andwhen those who reject see you, they take you for mockery: "Is this the one who speaks about your gods!" While in the remembrance of the Almighty they are rejecters!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand les mécréants te voient, ils ne te prennent quʹen dérision (disant): ʺQuoi! Est-ce-là celui qui médit de vos divinités?ʺ Et ils nient (tout) rappel du Tout Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir bûne dema te dibînin bes henekê xwe bi te dikin û dibêjin: Ma ew ê ku bi nebaşî behsa mabûdên we dike ev e? Hal ev e ku ew kitêba Xwedayê dilovan mandel dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer zij die ongelovig zijn jou zien, drijven zij slechts de spot met jou: ʺIs dit hem die het over jullie goden heeft?ʺ Maar zij, zij hechten aan Gods vermaning geen geloof.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als de ongeloovigen u zien, ontvangen zij u slechts met spotternij, zeggende: Is dit dezelfde die met verachting van uwe goden spreekt? Maar zij zelven gelooven niet wat hun omtrent den Barmhartige wordt medegedeeld.

Hollandaca — Siregar

En als degenen die ongelovig zijn jou zien, zullen zij jou slechts spottend behandelen: ʺIs dit degene die jullie goden verwijten maakt?ʺ En in het gedenken van de Barmhartige geloven zij niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда видят тебя (о, Посланник) те, которые стали неверными, они только насмехаются над тобой (издеваясь): «Этот ли (человек) упоминает о ваших богах (ругая их)?» А упоминание «Милосердный» [имя Аллаха – ар-Рахман] сами они отвергают.

Rusça — Osmanov

Когда неверные встречаются с тобой, они только обращают к тебе насмешки и говорят: ʺНе тот ли это, кто издевается над вашими богами?ʺ Но сами они отказываются признать Милосердного.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när förnekarna av sanningen ser dig är allt de vill att göra dig till åtlöje (och den ene säger till den andre): ʺÄr det han som talar (nedsättande) om våra gudar?ʺ Men (själva) förnekar de den Nåderike, så snart (de hör) Hans namn nämnas.