(92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

قَالَ يَاهٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَيْتَهُمْ ضَلُّوا اَلَّا تَتَّبِعَنِ اَفَعَصَيْتَ اَمْرِي

ḳāle yā hārūnu mā meneǎke iƶ raeytehum Dellū / ellā tettebiǎni e fe ǎSayte emrī

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2يَاهٰرُونُyā hārūnuهرونEY/HEY/AH Harun
3مَاnedir?
4مَنَعَكَmeneǎkeم ن عEngellemek, alıkoymak, durdurmak, önlemek, engelleyici olmak, yasaklamak, reddetmek veya geri çevirmek, aynı zamanda korumak veya savunmak veya muhafaza etmek, tartışmak veya itiraz etmek, direnmek veya dayanmak, güçlendirmek veya tahkim etmek, bir şeyi erişilemez veya yaklaşılamaz veya erişimi zor hale getirmek.sana engel olan
5اِذْzaman
6رَاَيْتَهُمْraeytehumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.gördüğünde onların
7ضَلُّواDellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.saptıklarını
1اَلَّاellā
2تَتَّبِعَنِtettebiǎniت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekneden bana uymadın?
3اَفَعَصَيْتَe fe ǎSayteع ص يİsyan etmek, itaat etmemek, karşı çıkmak, direnmek, ihlal etmek.karşı mı geldin?
4اَمْرِيemrīا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbuyruğuma

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, ey Hârûn dedi, bunların doğru yoldan saptıklarını görünce ne mâni oldu da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, ey Hârûn dedi, bunların doğru yoldan saptıklarını görünce ne mâni oldu da.

Adem Uğur

(Musa, döndüğünde) dedi: Ey Harun! bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit seni engelleğen ne oldu.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "Ey Harun! Bunların sapıttığını gördüğünde niye onları engellemedin?"

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Ey Hârûn, bunların başlarına buyruk davranarak hak yoldan uzaklaştıklarını, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiklerini gördüğün vakit, senin onlara karşı koymanı engelleyen ne idi?' dedi.

Ahmet Varol

(Musa) dedi ki: 'Ey Harun! Onların sapıttıklarını gördüğünde seni alıkoyan ne oldu!

Ali Bulaç

(Musa da gelince:) "Ey Harun" demişti. "Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?"

Ali Fikri Yavuz

(92-93) Mûsa dönüşünde kardeşine) dedi ki: “- Harûn! Seni engelliyen ne oldu ki, bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit benim ardımca yürümedin (tavsiyemi tutub onlarla mücadele etmedin), emrime isyan mı ettin?”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey Harun! Onların saptıklarını gördüğünde, seni engelleyen neydi?"

Bayraktar Bayraklı

- Musa döndüğünde, "Ey Harun!" dedi. "Sana ne engel oldu da, bunların sapıklığa düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime asi mi oldun?"

Bekir Sadak

(92-93) Musa gelince: «Harun! Onlarin sapittigini gorunce seni benim yolumdan gitmekten alikoyan nedir? Benim emrime karsi mi geldin?» dedi.

Celal Yıldırım

(92-93) Musâ : «Ey Harun !» de di, «onların sapıttığını gördüğün zaman bana uymandan (yolumu takip etmekten) seni alıkoyan neydi ? Yoksa emrime karşı mı geldin ?»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(92-93) (Mûsâ dönünce) dedi ki: “Ey Hârûn! Onların saptıklarını gördüğünde beni izlemekten seni alıkoyan neydi? Yoksa emrime isyan mı ettin?”

Diyanet İşleri

(92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

Diyanet İşleri (eski)

(92-93) Musa gelince: 'Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?' dedi.

Diyanet Vakfi

(92-93) (Musa, döndüğünde:) Ey Harun! dedi, sana ne engel oldu da, bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit peşimden gelmedin? Emrime âsi mi oldun?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Musa gelince kardeşine şöyle) dedi: «Ey Harun! bunların sapıklığa düştüğünü gördüğün vakit, seni engelleyen ne oldu?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Ey Harun, sana ne engel oldu bunların sapıklığa düştüklerini gördüğün zaman,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Harun, dedi, sana ne mani' oldu da bunların dalalete düştüklerini gödüğün vakıt

Erhan Aktaş

Musa: "Ey Harun! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Ey Harun! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Ey Harun! Bunların sapkınlıklarını gördüğün halde, onları uyarmaktan seni alıkoyan ne oldu?"

Fizilal-il Kuran

Musa dönünce dedi ki: «Ey Harun, onların sapıttıklarını gördüğünde seni engelleyen ne oldu?

Gültekin Onan

(Musa da gelince:) "Ey Harun" demişti. "Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?"

Hamdi Döndüren

(Sina dağından dönen) Musa dedi ki: “Ey Harun! Onların saptıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu?

Hasan Basri Çantay

(92-93) Musa (avdetinde) dedi ki: "Ey Harun, bunların sapdıklarını gördüğün zaman bana tabi olmandan seni men eden ne idi? Sen benim emrime isyan mı etdin"?

Hasib Asutay

(Musa,) 'Ey Harun! Onların saptıklarını gördüğün zaman seni engelleyen ne oldu? ' dedi.

Hayrat Neşriyat

(92-93) (Mûsâ dönünce:) 'Ey Hârûn! Onları dalâlete düşmüş gördüğün zaman, seni benim yolumda gitmekten ne alıkoydu? Yoksa benim emrime karşı mı geldin?' dedi.

İbni Kesir

Dedi ki: Ey Harun; bunların saptıklarını görünce ne alıkoydu seni,

Mehmet Okuyan

(Musa geldiğinde) “Ey Harun! Sapkınlığa düştüklerini gördüğünde bana uyman konusunda seni engelleyen neydi? Sen de mi emrime asi oldun?” demişti.

Muhammed Esed

(Ve Musa döndüğünde:) "Ey Harun!" dedi, "Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde, seni tutan neydi?

Mustafa İslamoğlu

(Musa dönünce) "Ey Harun!" dedi, "Onların sapıttıklarını gördüğün halde neden engel olmadın?

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ey Harun! Onların dalâlete düştüklerini gördüğün zaman seni ne menetti?»

Ömer Öngüt

(Musa döndüğünde) dedi ki: “Ey Harun! Bunların sapıttığını görünce, seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir?”

Suat Yıldırım

(92-93) Mûsâ döndüğünde bu durumu bilmediğinden: "Harun!" dedi, "onların saptığını gördüğünde benim izimce gelmene ne mani oldu, yoksa emrime karşı mı geldin?" deyip onu sakalından tutarak çekmeye başladı.

Süleyman Ateş

(Musa) "Ey Harun, oların saptıklarını gördüğün zaman sana ne engel oldu (da önlemedin)? dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa (dönünce) dedi ki: "Harun! Onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu ki

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa (gelince) dedi ki "Harun! Bunların sapıttığını gördüğünde seni engelleyen ne oldu?

Şaban Piriş

-Ey Harun, dedi. onların saptıklarını gördüğün zaman sana engel olan neydi?

Tefhim-ul Kuran

(Musa da gelince:) «Ey Harun» demişti. «Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?»

Ümit Şimşek

Musa 'Ey Harun,' dedi. 'Onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu?

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Ey Harun, onların saptıklarını gördüğün zaman seni ne engelledi de,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa dedi: “Ey Harun! Onların azdıqlarını gördüyün zaman sənə nə mane oldu ki,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa ümmətinin yanına qayıtdıqdan sonra) dedi: ″Ya Harun! Onların (haqq yoldan) azdıqlarını gördüyün zaman sənə nə mane oldu ki,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Also sprach Moses: ʺAaron! Was hat dich davon abgehalten, sie zurechtzuweisen, als du sahst, daß sie irregingen?

Almanca — Der Edle Quran

Er (Musa) sagte: ʺO Harun, was hat dich, als du sie irregehen sahst, davon abgehalten,

Almanca — M. A. Rassoul

Er (Moses) sagte: ʺO Aaron, was hinderte dich, als du sie irregehen sahst

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺHarun! Was hinderte dich daran, nachdem du gesehen hattest, daß sie irregingen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Mussa returned, he said to Harun: "What kept you Harun from acting when you saw them deviated in mind and wandering from the path of righteousness!"

Abdul Haleem

Moses said, ‘When you realized they had gone astray, what prevented you, Aaron,

Abdullah Yusuf Ali

(Moses) said: "O Aaron! what kept thee back, when thou sawest them going wrong,

Abul A'la Maududi

(After rebuking his people) Moses turned to Aaron and said: "Aaron! What prevented you, when you saw them going astray,

Aisha Bewley

He said, ‘What prevented you following me, Harun, when you saw that they had gone astray?

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "O Hârûn (Aaron)! What prevented you when you saw them going astray;

Ali Quli Qarai

He said, ‘O Aaron! What kept you, when you saw them going astray,

Amatul Rahman Omar

(Moses turning to Aaron) said, `Aaron! when you saw them going astray what prevented you

Arthur John Arberry

Moses said, 'What prevented thee, Aaron, when thou sawest them in error,

Bijan Moeinian

Moses told to Aaron: "What is the matter with you that you did not prevent them of worshipping the cow?"

E. Henry Palmer

Said he, 'O Aaron! what prevented thee, when thou didst see them go astray,

Edip-Layth

He said, "O Aaron, what prevented you when you saw them being astray?

George Sale

And when Moses was returned, he said, O Aaron, what hindered thee, when thou sawest that they went astray,

Hamid S. Aziz

They said, "We will not cease to pay devotion to it until Moses return to us. "

Mahmoud Ghali

He (Mûsa) (Moses) said, "O Harûn, what prevented you, when you saw them err away,

Marmaduke Pickthall

He (Moses) said: O Aaron! What held thee back when thou didst see them gone astray,

Mohamed Ahmed - Samira

But (Moses) said: "O Aaron, when you saw that they had gone astray, what hindered you

Muhammad Asad

[And now that he had come back, Moses] said: "O Aaron! What has prevented thee, when thou didst see that they had gone astray,

Mustafa Khattab

Moses scolded ˹his brother˺, "O Aaron! What prevented you, when you saw them going astray,

Progressive Muslims

He said: "O Aaron, what prevented you when you saw them being astray"

Sahih International

[Moses] said, "O Aaron, what prevented you, when you saw them going astray,

Sam Gerrans

He said: “O Aaron: what prevented thee, when thou sawest them going astray,

Shabbir Ahmed

When he returned, Moses asked, "O' Aaron! What stopped you when you saw them going astray?

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "O Haroon (Aaron)! What stopped you, (even) though you saw them going wrong,

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "O Hārūn, what did prevent you from following me when you saw them going astray?

The Monotheist Group

He said: "O Aaron, what prevented you when you saw them being astray?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Alors (Moïse) dit: ʺQuʹest-ce qui tʹa empêché, Aaron, quand tu les as vus sʹégarer,

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺO Haroen, wat weerhield jou toen jij zag dat zij dwaalden,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen Mozes was teruggekeerd, zeide hij: O Aäron! wat verhinderde u mij te volgen, toen gij zaagt dat zij zich afwendden?

Hollandaca — Siregar

Hij (Môesa) zei: ʺO Hârôen, wat hield jou tegen toen jij ben zag dwalen?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И когда Муса вернулся), он сказал: «О, Харун! Что удержало тебя, когда ты увидел, что они впали в заблуждение,

Rusça — Osmanov

[Муса, вернувшись], спросил: ʺО Харун! Когда ты увидел, что они сошли с пути истины, что помешало тебе

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och när Moses återkom) sade han: ʺAron! När du såg dem slå in på en ond väg, (vad hindrade dig)