Ta-Ha Suresi 109. Ayet — Elfaz
O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
1يَوْمَئِذٍyevmeiƶino günZaman Zarfı
2لَاlāyokturHarf-i Nefi
3تَنْفَعُtenfeǔfaydasıMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.
4الشَّفَاعَةُş-şefāǎtuşefa'atininMarife (Belirlilik Takısı)+İsimش ف عTek olanı çift yapmak, ikiye katlamak, eşleştirmek, bir şeyi çiftin biri yapmak, benzerine eklemek, yalnız olan bir şeye başka bir şey sağlamak, korumak, arabuluculuk yapmak, aracılık etmek, bir arabulucu olmak. shaf'un - çift, ikili. shafa'at - benzerlik/benzeşme, bir kişi için aracılık etmek veya dua etmek.
5اِلَّاillābaşkasınınHasr Edatı
6مَنْmenkimsedenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7اَذِنَeƶineizin verdiğiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret
8لَهُlehukendisineHarf-i Cer+Zamir
9الرَّحْمٰنُr-raHmānuRahman'ınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
10وَرَضِيَve raDiyeve hoşlandığıBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.
11لَهُlehuonunHarf-i Cer+Zamir
12قَوْلًاḳavlensözündenİsimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele