Ta-Ha Suresi 108. Ayet — Elfaz
O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrafil'e) uyarlar. Sesler, Rahman'ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.
1يَوْمَئِذٍyevmeiƶino günZaman Zarfı
2يَتَّبِعُونَyettebiǔneuyarlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
3الدَّاعِيَd-dāǐyeçağrıcıyaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek
4لَاlāHarf-i Nefi
5عِوَجَǐvecehiç pürüzü olmayanİsimع و جEğri, eğrilik, bükülmüş, düzensiz, çarpık, sarmak, huysuz olmak, sapmak, kenara çekilmek, samimiyetsizlik, zor
6لَهُlehuonunHarf-i Cer+Zamir
7وَخَشَعَتِve ḣaşeǎtive kısılırBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeخ ش عAlçakgönüllü/mütevazı/itaatkar olmak, sessiz ve alçak olmak, gözleri veya sesi kısmak, batış yerinde batmak/neredeyse kaybolmak, tutulmak/uzaklaşmak, zayıflamak, solmak/kurumak, davranışta veya seste veya gözlerde alçakgönüllülük taklidi yapmak, bir şeyi fırlatmak, başı ve vücudu eğmek, korkak olmak.
8الْاَصْوَاتُl-eSvātuseslerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimص و تSes çıkarmak, bağırmak. Savt (çoğul: asvat) - ses, seda.
9لِلرَّحْمٰنِli r-raHmāniRahman'ın huzurundaHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
10فَلَاfe lāİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
11تَسْمَعُtesmeǔişitemezsinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
12اِلَّاillābaşka bir şeyHasr Edatı