Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.
وَلَمَّا جَاءَهُمْ كِتَابٌ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَهُمْ وَكَانُوا مِنْ قَبْلُ يَسْتَفْتِحُونَ عَلَى الَّذِينَ كَفَرُوا فَلَمَّا جَاءَهُمْ مَا عَرَفُوا كَفَرُوا بِهِ فَلَعْنَةُ اللّٰهِ عَلَى الْكَافِرِينَ
ve lemmā cā'ehum kitābun min ǐndi (a)llahi muSaddiḳun li mā meǎhum ve kānū min ḳablu yesteftiHūne ǎlā (e)lleƶīne keferū fe lemmā cā'ehum mā ǎrafū keferū bihi fe leǎ'netu (a)llahi ǎlā l-kāfirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Evvelce kâfir olanlara üst gelmek için imdat isterlerken Allah tarafından, onların inandığı kitabı tasdik eden bir kitap geldi, bildikleri, tanıdıkları zuhur etti mi ona kâfir oldular. Hay Allah'ın lâneti kâfirlere olsun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Evvelce kâfir olanlara üst gelmek için imdat isterlerken Allah tarafından, onların inandığı kitabı tasdik eden bir kitap geldi, bildikleri, tanıdıkları zuhur etti mi ona kâfir oldular. Hay Allahʼın lâneti kâfirlere olsun.
Adem Uğur
Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır.
Ahmed Hulusi
Daha önce, dini inkar eden kafirlere karşı zafer kazanmak üzere bir açılım istediklerinde (Yahudiler), kendilerindeki bilgiyi tasdik eden bir yeni bilgi, Allah tarafından onlara verildi; O geleceğini bildikleri (Hz. Muhammed) geldi, ama onu inkar ettiler! Artık onlar Allah'tan uzak düşmüş bir halde yaşarlar (Allah la'neti hakikati reddedenler üzerinedir)!
Ahmet Tekin
Allah katından ellerindeki geçerli bilgileri tasdik eden kitaplar gelmişken, öteden beri kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirlere, inanmayanlara karşı görevlendirilecek peygamberin adını kullanarak üstünlük sağlamaya, insanlardan, tekrar tekrar geleceği ile ilgili haberleri öğrenmeye, mevcut kutsal kitaplardaki bilgileri yeniden değerlendirmeye alarak geleceğini teyide çalışırlarken, Allah’tan yardım ve zafer talebinde bulunmaya devam ederlerken, işte bu sırada bildikleri, tanıdıkları peygamber Muhammed ve tebliğ ettiği din ile yüz yüze gelince, Muhammed’i, Kur’ân’ı, tebliğ ettiği dini, kendi kitaplarını inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah’ın lâneti, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, kâfirleredir.
Ahmet Varol
Daha önce kâfirlere karşı kendilerine bir ilahi yardımın gelmesini diledikleri halde; Allah katından kendi yanlarında olanı doğrulayıcı bir Kitab, özelliklerinden tanıdıkları şey kendilerine gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti de inkar edenlerin üzerine olsun. [17]
Ali Bulaç
Allah katından yanlarında olan (Tevrat)ı doğrulayan bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce inkar edenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip tanıdıkları gelince, onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir.
Ali Fikri Yavuz
Vaktâ ki onlara (Yahudî’lere), Allah katında beraberlerindekini (Tevrat’ı iman esaslarında) tasdîk eden Kur’an geldi, (bunu tanımadılar); halbuki Kur’an gelmeden önce, (bu yahudîler, arap müşrikleri ile mücadelelerinde zor duruma düştükleri zaman: Tevrat’da anılan âhir zaman Peygamberi gelseydi de bize yardım etseydi diye) o müşriklere karşı (Allah’dan) imdat diliyorlardı. İşte o (Tevrat’da vasfını) bildikleri (Peygamber) onlara gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti o kâfirler üzerine olsun...
Ali Rıza Safa
Yanlarında olanı doğrulayan kitaplar, Allah'ın katından onlara geldiğinde nankörlük ettiler. Oysa nankörlük edenlere karşı, daha önce yardım istiyorlardı. Allah'ın laneti, nankörlük edenlerin üzerine olsun!
Bayraktar Bayraklı
Daha önce kafirlere karşı zafer isterlerken, kendilerine Allah katından, yanlarındakilerini doğrulayan bir kitap gelip de öğrendikleriyle karşılaşınca inkar ettiler. İşte Allah'ın laneti böyle inkarcılaradır.
Bekir Sadak
Vaktaki Allah katindan onlara, kendilerinde olani tasdik eden Kitab geldi ki onlar bundan onceleri, inkar edenlere karsi kendilerine yardim gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'in laneti, inkar edenlerin uzerine olsun.
Celal Yıldırım
Allah katından onlara, yanlarındaki kitab (Tevrat)ı tasdîk eden (yanlışlarını düzeltip semavî olduğunu bildiren) bir kitab (Kur'ân) gelince, ki daha önce inkâr edenlere karşı böyle bir fetih (yardım kapısının açılmasını) istiyorlardı (Tevrat'da vasfını görüp) tanıdıkları şey (Kur'ân ve Hz. Muhammed A.S.) kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. O sebeple Allah'ın laneti inkâr edenler üzerinedir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara Allah katından ellerindekini (Tevrat) doğrulayan bir kitap gelince, daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken işte şimdi bilip tanıdıkları (Kur’an) kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Allah’ın lâneti böyle inkârcılaradır.
Diyanet İşleri
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.
Diyanet İşleri (eski)
Vaktaki Allah katından onlara, kendilerinde olanı tasdik eden Kitap geldi ki onlar bundan önceleri, inkar edenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, inkar edenlerin üzerine olsun.
Diyanet Vakfi
Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah'ın laneti kâfirleredir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yanlarındakini (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere onlara Allah tarafından bir kitap (Kur'an) gelince; önceden inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular onu inkar ettiler. Artık Allah'ın laneti kafirlerin boynuna olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Yanlarındakini tasdıklamak üzere onlara Allah tarafından bir kitab gelince önceden küfredenlere karşı istimdad edib dururlarken o tanıdıkları kendilerine gelince tuttular ona küfrettiler imdi Allahın laneti kafirlerin boynuna
Erhan Aktaş
Onlara, Allah katından yanlarındakini tasdik edici bir Kitap gelince; daha önce Allah'tan Kafirlere karşı üstünlük kazanmak için böyle bir şey istedikleri halde, onlara bildikleri şey gelince bu kez onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, Kafirlerin üzerinedir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, Allah katından yanlarındakini tasdik edici bir kitap gelince; daha önce Allah'tan kafirlere karşı üstünlük kazanmak için böyle bir şey istedikleri halde, onlara bildikleri şey gelince bu kez onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, Allah katından yanlarındakini tasdik edici bir kitap gelince; daha önce Allah'tan kafirlere karşı zafer kazanmak için böyle bir şey istedikleri halde, onlara bildikleri şey gelince bu kez onu inkar ettiler. Allah'ın laneti, gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir.
Fizilal-il Kuran
Onlara Allah katından elleri altındaki Tevrat'ı onaylayan bir kitap (Kur'an) gelince - ki, daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmak istedikleri halde ötedenberi bilip durdukları bu kitap kendilerine gelince- onu inkâr ettiler. Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.
Gültekin Onan
Tanrı katından yanlarında olanı doğrulayan bir kitap geldiği zaman, daha önce küfredenlere karşı yardım isteyip dururlarken bilip tanıdıkları gelince ona küfrettiler. Artık Tanrı'nın laneti kafirlere olsun!
Hamdi Döndüren
Onlara, Allah katından, yanlarında bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayan bir Kitap (Kur’an) gelince; önceleri, inkâr edenlere karşı yardım isteyip dururlarken, o bildikleri (Kur’an) kendilerine geldiği zaman, onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın lâneti inkârcıların üzerine olsun!
Hasan Basri Çantay
Vaktaki onlara Allah katından nezdlerinde bulunan (Tevrat) ı tasdıyk edici (ve doğrultucu) bir Kitab (Kur'an) geldi, ki daha evvel küfredenlerin (Arab müşriklerinin) aleyhine (Allahdan böyle bir) feth istiyorlardı, işte (Tevratın şehadet ve saraahatiyle) tanıdıkları o şey (Kur'an) kendilerine gelince ona (hasedlerinden ve mevki' hırsından dolayı) küfretdiler. Artık Allahın la'neti o kafirlerin tepesine.
Hasib Asutay
Ne zaman ki onlara Allah katından, yanlarında bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir kitap (Kur'an) geldi daha önce inkâr edenlere karşı yardım isteyip dururlarken, o bildikleri (Kur'an) kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.
Hayrat Neşriyat
Hem onlara Allah tarafından, yanlarında bulunanı (Tevrât’ı) tasdîk edici bir Kitab(Kur’ân) gelince, ki daha önce (o gönderilecek peygamberi vesîle yaparak) inkâr edenlere karşı zafer istiyorlardı; işte (bu kadar iyi) tanıdıkları (o peygamber) kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Bu yüzden, Allah’ın lâ'neti o kâfirler üzerinedir!
İbni Kesir
Ne zaman ki; Allah'ın katından, kendilerinde olanı tasdik eden kitab geldi, onlar bundan önceki küfredenlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'ın la'neti kafirlerin üzerinedir.
Mehmet Okuyan
Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken, kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat’ı) doğrulayan bir kitap (Kur’an) ulaşıp da (Tevrat’tan) bildikleri gerçekler kendilerine gelince onu inkâr etmişlerdi. (İşte) Allah’ın laneti böylesi kâfirlerin (üzerine)dir.
Muhammed Esed
Ve ne zaman Allah katından onlara, halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir (yeni) vahiy geldiyse, daha önce, hakikati inkara şartlanmış olanlara karşı üstün gelmek için yalvarıp yakardı(klarını çarçabuk unutarak) daha önce tanıdıkları (hakikati) bu defa inkara kalkıştılar. Ve Allah'ın laneti, hakikati inkar eden herkesin üzerindedir.
Mustafa İslamoğlu
Allah katından o (Yahudilere) halen sahip oldukları bilgiyi doğrulayan bir kitap geldiğinde; -ki önceleri inkar edenlere (o kitap ve peygamberle) istikbalde galip gelecekleri (tehdidinde) bulunuyorlardı- işte böylesine tanıdıkları o kitap kendilerine geldiğinde onu inkar ettiler: Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun!
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onlara taraf-ı ilâhîden yanlarındakini musaddık olan bir kitap geldi, halbuki evvelce kâfirlere karşı fetih ve nusret isterlerdi. Fakat o bildikleri şey kendilerine gelince onu inkar ettiler. Artık Allah'ın lâneti kâfirler üzerinedir.
Ömer Öngüt
Yanlarında bulunan (Tevrat'ı) tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri kâfirlere karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, tanıdıkları ve bekledikleri (o Kur'an) kendilerine gelince, bu defa onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah'ın lâneti kâfirlerin üzerinedir.
Suat Yıldırım
Onlara, Allah tarafından, ellerindeki Tevrat’ı tasdik eden bir kitap gönderildiği zaman. Daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmak için "ahir zaman Peygamberi hakkı için" diye dua ettikleri halde. Evet o tanıyıp bekledikleri Peygamber kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Bu sebeple, Allah’ın lâneti de kâfirlerin boynuna olsun!
Süleyman Ateş
Ne zaman ki, onlara Allah katından, yanlarında bulunan (Tevrat)ı doğrulayıcı bir Kitap (Kur'an) geldi, daha önce inkar edenlere karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri (Kur'an) kendilerine gelince onu inkar ettiler; artık Allah'ın la'neti, inkarcıların üzerine olsun!
Süleymaniye Vakfı
Nihayet Allah katından, yanlarında olanı tasdik eden bir kitap geldi. Önceleri kafirlere karşı önlerinin (bu kitapla) açılmasını bekliyorlardı. Ama tanıdıkları kitap gelince onu görmezlikte direndiler. Allah'ın laneti /dışlaması o kafirleredir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Nihayet Allah katından, yanlarında olanı onaylayan kitap geldi. Önceleri kafirlere karşı önlerinin bu Kitapla açılmasını bekliyorlardı. Ama tanıdıkları Kitap gelince onu görmezlikten geldiler. Allah'ın laneti (dışlaması) böylesi kafirleredir.
Şaban Piriş
Allah katından, onlara, yanlarında bulunan (Tevrat)ı tasdik eden bir kitap geldiği zaman; daha önce kafirlere karşı kendilerine yardım gelmesini beklerlerken; onlara, bildikleri şey gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti kafirlerin üzerinedir.
Tefhim-ul Kuran
Allah katından yanlarında olan (Tevrat) ı doğrulayıcı bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce küfredenlere karşı fetih istiyorlardı- işte bilip tanıdıkları gelince, onu inkâr ettiler. Artık Allah'ın laneti kâfirlerin üzerinedir.
Ümit Şimşek
Kendilerinde olanı doğrulayan bir kitap Allah katından geldiğinde-ki daha evvel onunla kâfirlere karşı zafer kazanmak için dua edip duruyorlardı-işte o tanıdıkları kitap geldiğinde, onu da inkâr ettiler. Allah'ın lâneti işte böyle kâfirleredir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yanlarındakini doğrulamak üzere kendilerine Allah katından bir kitap geldiğinde, daha önce inkar edenlere karşı zafer isteyip durdukları halde, tanıyıp bildikleri kendilerine gelince, onu inkar ettiler. Küfre sapanların üstüne olsun Allah'ın laneti!...
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara Allah tərəfindən özlərində olanı təsdiqləyən bir Kitab (Quran) gəldikdə onu inkar etdilər. Halbuki əvvəllər kafirlər üzərində qələbə diləyirdilər. Onlara tanıdıqları peyğəmbər gəldikdə isə onu inkar etdilər. Allah kafirlərə lənət etsin!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlara Allah tərəfindən əllərindəkini (Tövratı) təsdiq edən bir kitab (Qurʼan) göndərildiyi zaman (onu qəbul etmədilər). Halbuki əvvəlcə (Muhəmməddən qabaq) kafirlərə (ərəb müşriklərinə) qələbə çalmaq üçün (″Tövratda adı çəkilən axirüzzəman peyğəmbər gəlib bizə yardım edəydi!″ - deyə Allaha) yalvarırdılar. Bildikləri (peyğəmbər) gəldikdə isə, (paxıllıq edib) ona inanmadılar. Allah kafirlərə ləʼnət eləsin!
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Als ein Buch von Gott zu ihnen kam, das die Thora bestätigte, verleugneten sie es. Früher (wenn sie mit den Ungläubigen in Fehde standen) hatten sie um Sieg über die Ungläubigen gefleht. Als aber zu ihnen kam, was sie bereits wußten, verleugneten sie es. Gott möge die Ungläubigen verfluchen.
Almanca — Der Edle Quran
Und als von Allah ein Buch zu ihnen kam, das bestätigend, was ihnen bereits vorlag - und zuvor hatten sie um einen entscheidenden Sieg über diejenigen, die ungläubig waren, angerufen -, als nun das zu ihnen kam, was sie kannten, verleugneten sie es. Darum Allahs Fluch über die Ungläubigen!
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als zu ihnen eine Schrift von ALLAH kam, die bestätigend für das war, was sie schon haben, (leugneten sie ab). Doch sie pflegten vorher (damit) um Unterstützung gegen die Kafir zu bitten. Aber als zu ihnen kam, was sie kannten, haben sie dem gegenüber Kufr betrieben. ALLAHs Fluch soll auf den Kafir lasten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
When a Book was presented to them from Heaven, a Book, a treasure purposed to this life and life beyond, corroborating AL-Tawrah, they refused to accept it although it clearly foretold the Prophet Muhammad's coming; an event they had always been expecting and at times wishing it be hastened on to help them get the upper hand in argument and gain advantages in arguments and victories in wars over those who deny Allah. Yet when the prophesy was fulfilled and the Prophet Muhammad came with the Quran, they refused to acknowledge the truth of his mission. Consequently, Allah has consigned those who deny Him to misery and their homes shall be cursed.
Abdul Haleem
When a Scripture came to them from God confirming what they already had, and when they had been praying for victory against the disbelievers, even when there came to them something they knew [to be true], they disbelieved in it: God rejects those who disbelieve.
Abdullah Yusuf Ali
And when there comes to them a Book from Allah, confirming what is with them,- although from of old they had prayed for victory against those without Faith,- when there comes to them that which they (should) have recognised, they refuse to believe in it but the curse of Allah is on those without Faith.
Abul A'la Maududi
And now that there has come to them a Book from Allah, how are they treating it? Even though it confirms the Truth already in their possession, and even though they had prayed for victory against the unbelievers, and yet when that Book came to them – and they recognized it – they refused to acknowledge its Truth. Allah’s curse be upon the unbelievers.
Aisha Bewley
When a Book does come to them from Allah, confirming what is with them – even though before that they were praying for victory over the kafirun – yet when what they recognise does come to them, they reject it. Allah’s curse is on the kafirun.
Al-Hilali & Khan
And when there came to them (the Jews), a Book (this Qur’ân) from Allâh confirming what is with them [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)], although aforetime they had invoked Allâh (for coming of Muhammad صلى الله عليه وسلم) in order to gain victory over those who disbelieved, then when there came to them that which they had recognised, they disbelieved in it. So let the Curse of Allâh be on the disbelievers.
Ali Quli Qarai
And when there came to them a Book from Allah, confirming that which is with them —and earlier they would pray for victory over the pagans— so when there came to them what they recognized, they defied it. So may the curse of Allah be on the faithless!
Amatul Rahman Omar
And (now) when there has come to them the glorious Book from Allâh, fulfilling that (Prophecy) which is already with them, and previous to that they had been praying for victory over those who disbelieved, yet when that (long awaited Prophet and the Qur'ân) came to them which they recognised (also to be the truth), they disbelieved in it. (And because of this rejection) the disapproval of Allâh is the due for the disbelievers.
Arthur John Arberry
When there came to them a Book from God, confirming what was with them -- and they aforetimes prayed for victory over the unbelievers -- when there came to them that they recognized, they disbelieved in it; and the curse of God is on the unbelievers.
Bijan Moeinian
Now that God has sent them this Book, which confirms their Scriptures, they deny it! Are these not the same people who were praying for a mean of victory over the disbelievers? Yet when it was sent to them, they recognized it and chose to disbelieve in it! The disbelievers are cursed by God.
E. Henry Palmer
And when a book came down from God confirming what they had with them, though they had before prayed for victory over those who misbelieve, yet when that came to them which they knew, then they disbelieved it,- God's curse be on the misbelievers.
Edip-Layth
At a time when they were asking for victory against those who were unappreciative a book came to them from God, authenticating what is with them. But when what they knew came to them they did not appreciate it! God's curse is upon the ingrates.
George Sale
And when a book came unto them from God, confirming the scriptures which were with them, although they had before prayed for assistance against those who believed not, yet when that came unto them which they knew to be from God, they would not believe therein: therefore the curse of God shall be on the infidels.
Hamid S. Aziz
And when a Book came down from Allah confirming what they had with them, though they had before prayed for victory over the faithless, yet when that came to them, which they recognised, then they refused to believe it. Allah's curse is on the faithless.
Mahmoud Ghali
And as soon as a Book came to them from the Providence of Allah, sincerely (verifying) what was with them-and they earlies prayed for an opening (victory, conquest) over the ones who disbelieved-yet, as soon as there came to them what they recognized, they disbelieved in it; so the curse of Allah is on the disbelievers.
Marmaduke Pickthall
And when there cometh unto them a scripture from Allah, confirming that in their possession - though before that they were asking for a signal triumph over those who disbelieved - and when there cometh unto them that which they know (to be the truth) they disbelieve therein. The curse of Allah is on disbelievers.
Mohamed Ahmed - Samira
And they say: "Our hearts are enfolded in covers. " In fact God has cursed them for their unbelief; and only a little do they believe.
Muhammad Asad
And whenever there came unto them a [new] revelation from God, confirming the truth already in their possession-and [bear in mind that] aforetime they used to pray for victory over those who were bent on denying the truth -: whenever there came unto them something which they recognized [as the truth], they would deny it. And God's rejection is the due of all who deny the truth.
Mustafa Khattab
Although they used to pray for victory ˹by means of the Prophet˺ over the polytheists,[1] when there came to them a Book from Allah which they recognized,[2] confirming the Scripture they had ˹in their hands˺, they rejected it. So may Allah’s condemnation be upon the disbelievers.
Progressive Muslims
And when a Scripture came to them from God, authenticating what is with them; while before that they were mocking those who rejected; so when what they knew came to them, they rejected it! God's curse be upon the rejecters.
Sahih International
And when there came to them a Book from Allah confirming that which was with them - although before they used to pray for victory against those who disbelieved - but [then] when there came to them that which they recognized, they disbelieved in it; so the curse of Allah will be upon the disbelievers.
Sam Gerrans
And when there came to them a Writ from God, confirming what was with them — and they before sought victory over those who ignore warning — then when there came to them what they recognised, they denied it; but the curse of God is upon the false claimers of guidance.
Shabbir Ahmed
And when there comes to them the Book of Allah, confirming the authentic in what they have, they flatly deny it although before that they had been praying for a signal victory over those who denied all Divine Revelation. And whenever there came unto them something that they recognized as the Truth, they would deny it. Then, deprivation of Allah's grace is the lot of all those who thanklessly reject His Guidance and choose to live in darkness. ('Kufr' includes all the meanings given in the last sentence).
Syed Vickar Ahamed
And when there comes to them a Book from Allah, confirming what is with them— Although from the past they had prayed for victory against those without Faith— When there comes to them that which they (should) have recognized, they refuse to believe in it. But the curse of Allah is on those without Faith.
Taqi Usmani
And when there came to them a Book from Allah, which confirms what was with them,- while earlier, they used to seek help against those who disbelieved, - yet when there came to them that which they did recognize, they denied it. So the curse of Allah is upon the disbelievers.
The Monotheist Group
And when a Book came to them from God, authenticating what is with them; while before that they were mocking those who rejected; so when what they knew came to them, they rejected it! The curse of God be upon the rejecters.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand leur vint dʹAllah un Livre confirmant celui quʹils avaient déjà, - alors quʹauparavant ils cherchaient la suprématie sur les mécréants, - quand donc leur vint cela même quʹils reconnaissaient, ils refusèrent dʹy croire. Que la malédiction dʹAllah soit sur les mécréants!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema ji cem Xwedê kitêbek ku ya di destê wan de jî rast didêra bi bal wan ve hat û berê jî wan li hemberî kafiran arîkarî dixwest (da ku bi ser bikevin), vêca çi dema ew heqîqeta ku wan pê dizanî ji wan re hat, ew mandele kirin, êdî laneta Xwedê li wan kafiran be!
Hollandaca (1)
Hollandaca — Siregar
En wanneer er een boek tot ben komt van Allah, bevestigend wat zich bij hen bevindt, terwijl zij daarvoor om hulp hadden gevraagd tegen degenen die niet geloven: toen dan tot hen kwam wat zij al wisten, geloofiden zij er niet in. De vloek van Allah vloek rust daarom op de ongelovigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда пришло к ним [к иудеям] (еще одно) писание от Аллаха [Коран], подтверждающее истинность того, что с ними [Торы], – а еще прежде [до того, как Аллах направил к человечеству последнего пророка] они просили (у Аллаха) помощи против тех, которые были неверными [против арабских многобожников], – так (после того) когда пришло к ним [к иудеям] то, что они знали (из своих книг) [когда пришел последний посланник и стал ниспосылаться Коран], они проявили неверие в это. Проклятие же Аллаха (да пребудет) над неверующими!
Rusça — Osmanov
Когда к ним явилось от Аллаха Писание, подтверждающее истинность тех [Писаний], что у них были, - ведь раньше они испрашивали победу над неверными, - так, когда к ним явилось то, о чем было им известно заранее, они отвергли его. Да будет проклятие Аллаха над неверующими!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När de får ta emot en (ny) uppenbarelse från Gud som bekräftar de (sanningar) som (redan) är i deras hand - förr brukade de be om seger över dem som förnekade tron - när de (nu) får höra det som är dem välbekant, avvisar de detta. Men Guds fördömelse skall drabba dessa förnekare.