Bakara Suresi 88. Ayet — Elfaz
"Kalplerimiz muhafazalıdır" dediler. Öyle değil. İnkarları sebebiyle Allah onları lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.
1وَقَالُواve ḳālūve dedilerİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3غُلْفٌğulfunperdelidirİsimغ ل فİçine koymak, bir kaplama ile donatmak, sıvamak, bulaştırmak, sünnetsiz, çevrelemek, zarf
4بَلْbelbilakisİdrab (Vazgeçme) Edatı
5لَعَنَهُمُleǎnehumuonları la'netlemiştirMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibل ع نKovmak, lanetlemek, merhamet ve nimetlerden mahrum bırakmak, mahkum etmek, beddua etmek.
6اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
7بِكُفْرِهِمْbi kufrihiminkarlarından dolayıHarf-i Cer+İsim+Zamirك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
8فَقَلِيلًاfe ḳalīlenartık çok azİsti'nafiye Edatı+İsimق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.
9مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
10يُؤْمِنُونَyu'minūneinanırlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman