Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّامًا مَعْدُودَةً قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْدًا فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

ve ḳālū len temessenā n-nāru illā eyyāmen meǎ'dūdeten ḳul e tteḣaƶtum ǐnde (a)llahi ǎhden fe len yuḣlife (a)llahu ǎhdehu em teḳūlūne ǎlā (a)llahi mā lā teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleBir de dediler ki
2لَنْlenasla
3تَمَسَّنَاtemessenāم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.bize dokunmayacaktır
4النَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
5اِلَّٓاillādışında
6اَيَّامًاeyyāmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigün
7مَعْدُودَةًmeǎ'dūdetenع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.sayılı birkaç
8قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleDe ki
9اَتَّخَذْتُمْe tteḣaƶtumا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekaldınız mı?
10عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
11اللّٰهِ(a)llahiAllah
12عَهْدًاǎhdenع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.bir söz (bu hususta)
13فَلَنْfe lenöyleyse
14يُخْلِفَyuḣlifeخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekdönmez
15اللّٰهُ(a)llahuAllah
16عَهْدَهُǎhdehuع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.sözünden
17اَمْemyoksa
18تَقُولُونَteḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesöylüyorsunuz
19عَلَىǎlāhakkında
20اللّٰهِ(a)llahiAllah
21مَاbir şey
22لَا
23تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmediğiniz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: Ateş, bizi yaksa bile birkaç gün yakar. De ki: Allah'tan bir söz mü aldınız? Aldınızsa Allah sözünden hiç dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?

Abdulkadir Gölpınarlı

Dediler ki: Ateş, bizi yaksa bile birkaç gün yakar. De ki: Allahʼtan bir söz mü aldınız? Aldınızsa Allah sözünden hiç dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?

Adem Uğur

İsrailoğulları: Sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmayacaktır, dediler. De ki (onlara): Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah sözünden caymaz-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Ahmed Hulusi

Ve dahi onlar dedi ki: "Sayılı günler ötesinde ateş bizi yakmayacak!" De ki onlara: "İndAllah'tan (hakikatinizden gelen bir) söz mü aldınız? Allah asla sözünden dönmez! Oysa siz Allah hakkında uydurma şeyler konuşuyorsunuz!"

Ahmet Tekin

Bir de İsrâiloğulları: 'Sayılı birkaç günün dışında bize asla Cehennem ateşi dokunmayacaktır' dediler. Sen de: 'Siz Allah’tan bir taahhüt, bir söz mü aldınız? Eğer böyleyse, Allah asla sözünden dönmez. Yoksa Allah adına bilmeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?' de.

Ahmet Varol

Onlar (İsrailoğulları) yine: 'Bize sadece sayılı günlerde ateş dokunacaktır' dediler. Onlara: 'Siz Allah katından bir söz mü aldınız? Şüphesiz Allah verdiği sözden dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?' de.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Sayılı günlerin dışında, ateş asla bize değmeyecektir." De ki: "Allah katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla ahdinden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?"

Ali Fikri Yavuz

O yahûdiler: “-Bize sayılı bir kaç günden başka asla cehennem ateşi dokunmaz.” dediler. Ey Habibim, onlara de ki, size o müddetten daha ziyade azab edilmiyeceğine dair Allah’dan bir vaad mı aldınız? Böyle ise, Allah ahd ve vaadinden asla caymaz. Yoksa Allah’a karşı bilemiyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında, ateş bize asla dokunmaz!" De ki: "Allah'ın katından bir güvence mi aldınız? Allah, verdiği güvenceden asla dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

İsrailoğulları, "Ateş bize birkaç günden fazla dokunmaz" derler. Onlara de ki: "Allah'tan bir söz mü aldınız; çünkü Allah asla sözünden caymaz;yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?"

Bekir Sadak

«tes bize sadece sayili birkac gun degecektir", derler; sor, «Allah katindan siz soz mu aldiniz?", eger oyle ise Allah sozunden caymayacaktir» «Yoksa Allah'a karsi bilmediginiz bir sey mi soyluyorsunuz?»

Celal Yıldırım

(Yahudiler) «Ateş bize ancak sayılı birkaç gün dokunacaktır» dediler. De ki: Allah katından bir söz mü aldınız? ki böyle bir şey varsa, Allah verdiği sözünden asla caymaz Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi mi (uydurup) söylüyorsunuz?!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacak” dediler. De ki: “(Bu hususta) Allah’tan söz mü aldınız; -böyleyse Allah sözünden dönmeyecektir- yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylü yorsunuz?

Diyanet İşleri

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleri (eski)

'Ateş bize sadece sayılı birkaç gün değecektir', derler; sor, 'Allah katından siz söz mü aldınız?', eğer öyle ise Allah sözünden caymayacaktır. 'Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?'

Diyanet Vakfi

İsrailoğulları: Sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmayacaktır, dediler. De ki (onlara): Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah sözünden caymaz-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de dediler ki: «Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz». De ki; «Siz Allah'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de dediler ki: "Bize sayılı bir kaç günden başka asla ateş dokunmaz." Siz de: "Allah'tan bir teminat mı aldınız? Böyle ise Allah kesinlikle sözünden caymaz, yoksa Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de dediler: Bize sayılı bir kaç günden maada asla ateş dokunmaz. Siz de Allahtan bir ahit aldınız mı? Böyle ise Allah asla ahdinde hulfetmez, yoksa Allaha karşı bilemiyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

Erhan Aktaş

Sayılı günlerin dışında ateş bize dokunmaz." dediler. De ki: "Allah'tan buna dair bir söz mü aldınız? Eğer böyle ise Allah, kesinlikle verdiği sözden dönmez. Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sayılı günlerin dışında ateş bize dokunmaz." dediler. De ki: "Allah'tan buna dair bir söz mü aldınız? Eğer böyle ise Allah, kesinlikle verdiği sözden dönmez. Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz şey mi söylüyorsunuz?".

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Sayılı günlerin dışında, ateş bizi yakmaz." dediler. De ki: "Allah'tan buna dair bir söz mü aldınız? Eğer böyle ise Allah, verdiği sözden dönmez. Yoksa, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?".

Fizilal-il Kuran

Sayılı günlerden başka katiyyen bize ateş dokunmayacak dediler. De ki; 'Allah'tan bu yönde söz mü aldınız - ki Allah asla sözünden caymaz- yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

Gültekin Onan

"Sayılı birkaç gün dışında ateş bize değmeyecek" dediler. De ki: "Tanrı'dan böyle bir söz mü (ahid) aldınız -ki Tanrı sözünden (ahid) dönmez- yoksa Tanrı'ya karşı bilmediğiniz bir şeyi mi / bilmediğinizi mi söylüyorsunuz?"

Hamdi Döndüren

(İsrail oğulları), “Sayılı bir kaç gün dışında bize asla ateş dokunmayacak!” dediler. De ki: “Böyle olacağına dair Allah katından bir söz mü aldınız? -ki Allah verdiği sözden dönmez-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Hasan Basri Çantay

(Peygamber onları Cehennemle korkutduğu zaman da "Atalarımızın buzağıye tapdıkları) sayılı (ve mahdud) günlerden (kırk günden) başka (fazla) bize kat'iyyen Cehennem (azabı) dokunmayacak" dediler. Söyle (Habibim) ki: "Allah katından (bu hususda) bir ahdi mi elde etdiniz? (Ondan böyle bir sözü mü aldınız?) ki Allah ahdinden asla caymaz yoksa Allaha karşı bilmeyeceğiniz bir şey'i mi söylüyorsunuz?".

Hasib Asutay

(Bir de) dediler ki, 'Sayılı günler dışında bize ateş asla dokunmayacaktır.' De ki, Allah'tan (bu hususta) bir söz mü aldınız; ki Allah sözünden asla dönmez. Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?

Hayrat Neşriyat

Hem: 'Sayılı birkaç günden başka bize ateş aslâ dokunmayacaktır!' dediler. (Ey Resûlüm! Onlara) de ki: '(Buna dâir) Allah katından bir söz mü aldınız, ki Allah sözünden aslâ dönmez, yoksa Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?'

İbni Kesir

Sayılı günlerden başka asla bize ateş dokunmayacaktır dediler. Deki: Siz Allah katından bir söz mü aldınız? Öyleyse Allah asla sözünden caymaz. Yoksa Allah'a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz.

Mehmet Okuyan

(Kitap ehlinden bazıları) “Sayılı birkaç gün hariç, bize ateş dokunmayacaktır.” demişlerdi. (Onlara) de ki: “Siz Allah katından bir söz mü aldınız –ki Allah asla sözünden caymaz– yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”

Muhammed Esed

Ve onlar: "Ateş bize birkaç günden fazla dokunmaz" derler. De ki (onlara): "Allah'tan bir söz mü aldınız -çünkü Allah hiçbir zaman sözünden caymaz- yoksa asla bilemeyeceğiniz bir şeyi mi Allah'a isnat ediyorsunuz?"

Mustafa İslamoğlu

Onlar, "Sayılı bir kaç gün dışında kesinlikle bizi ateş yakmayacak" derler. Sor onlara: "Allah'tan kesin bir söz mü aldınız -ki eğer öyleyse, Allah sözünden kesinlikle caymaz-; yoksa bilmediğiniz bir konuda Allah'a iftira mı atıyorsunuz?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Bizlere birkaç sayılı günden başka cehennem ateşi temas etmeyecektir. De ki: «Siz Allah'ın huzurunda bir ahid mi aldınız? Elbet de Allah Teâlâ ahdinde hulf etmez. Yoksa bilmeyeceğiniz bir şeyi Cenâb-ı Hakk'a isnad edip söylüyor musunuz»

Ömer Öngüt

Bir de dediler ki: “Sayılı bir kaç gün dışında cehennem ateşi bize dokunmaz. ” De ki: “Siz Allah katından bir söz mü aldınız? Öyle ise Allah aslâ sözünden caymaz. Yoksa sizler Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?”

Suat Yıldırım

Bir de derler ki: "Cehennem ateşi, sayılı birkaç gün dışında bize asla dokunmayacak." De ki: "Buna dair Allah’tan garanti mi aldınız? Aldıysanız ne âla, Allah vâdinden asla caymaz." Yoksa kesin bilmediğiniz şeyi mi Allah adına söylüyorsunuz?

Süleyman Ateş

Bir de dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacaktır." De ki: "Allah'tan (bu hususta) bir söz mü aldınız. şayet öyle ise Allah verdiği sözden dönmez-yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?

Süleymaniye Vakfı

Onlar: "O ateş bize, sayılı birkaç günden fazla dokunmaz!" derler. De ki: "Allah katından söz mü aldınız? Eğer öyleyse Allah sözünden dönmez. Yoksa (O'na ait olduğunu) bilmediğiniz şeyleri Allah'a mı mal ediyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ateş bize, sayılı birkaç gün dışında dokunmaz!" derler. De ki "Allah katından söz mü aldınız? Eğer öyleyse Allah sözünden dönmez. Yoksa Allah'ın adını kullanarak bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?"

Şaban Piriş

-Ateş bize sayılı bir kaç günden başka dokunmayacaktır, derler. Onlara: -Allah katından bir söz mü aldınız? Eğer, öyle ise Allah sözünden dönmez; yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz? de.

Tefhim-ul Kuran

Derler ki: «Sayılı günlerin dışında, ateş bize değmeyecektir.» De ki: «Allah katından bir ahid mi aldınız? -ki Allah asla va'dinden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediğinizi mi söylüyorsunuz?»

Ümit Şimşek

Bir de, 'Sayılı günlerden başka bize ateş dokunmaz' dediler. Sen de ki: Allah katından bir söz mü aldınız-eğer öyleyse Allah sözünden dönmez-yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında ateş bize asla dokunmayacaktır." De ki: "Allah'tan bir ahit mi aldınız! Allah, ahdine asla ters düşmez. Yoksa siz Allah'a isnat ederek, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Od bizə ancaq bir neçə gün toxunacaq!” De: “Məgər siz Allahdan əhd almısınız? Allah verdiyi əhdə əsla xilaf çıxmaz! Yoxsa Allaha qarşı bilmədiyinizi danışırsınız?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (yəhudilər): ″Cəhənnəm odu bizə bir neçə gündən artıq əzab verməz″ –deyərlər. (Ya Rəsulum!) Onlara söylə: ″Siz Allahdan belə bir vəʼd almısınızmı? (Əgər belədirsə) Allah heç vaxt Öz əhdindən dönməz. Yoxsa Allaha qarşı bilmədiyinizi söyləyirsiniz?″

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺDas (Höllen)feuer wird uns nur für gezählte Tage berühren.ʺ Sag: Habt ihr mit Allah einen Bund geschlossen? Dann wird Allah Seinen Bund nicht brechen. Oder wollt ihr von Allah etwas sagen, was ihr nicht wißt?

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺGewiß wird uns das Feuer nicht berühren, außer auf abgezählte Tage!ʺ Sprich: ʺHabt ihr etwa ein Versprechen (darüber) von Allah erhalten? Dann wird Allah Sein Versprechen bestimmt nicht brechen oder wollt ihr über Allah (etwas) sagen, wovon ihr kein Wissen besitzt?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺDas Feuer wird uns sicher nicht berühren außer für abgezählte Tage.ʺ Sag: ʺHabt ihr etwa ein Versprechen von ALLAH entgegengenommen? So bricht ALLAH gewiß Sein Versprechen nicht. Oder sagt ihr über ALLAH etwas, worüber ihr nichts wisst?ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They say: "Fire will not touch us but for a certain number of days". Say to them, O Muhammad: "Was that a promise Allah made to you granting you future security against vindication and in consequence you are relieved, knowing that Allah never breaks His promise! Or do you relate to Allah a world in a grain of sand or a heaven in a wild flower and your comfort flows from ignorance?"

Abdul Haleem

They say, ‘The Fire will only touch us for a few days.’ Say to them, ‘Have you received a promise from God- for God never breaks His promise- or are you saying things about Him of which you have no real knowledge?’

Abdullah Yusuf Ali

And they say: "The Fire shall not touch us but for a few numbered days:" Say: "Have ye taken a promise from Allah, for He never breaks His promise? or is it that ye say of Allah what ye do not know?"

Abul A'la Maududi

They say: "The Fire will certainly not touch us except for a limited number of days." Say (to them): “Have you received a promise from Allah – for Allah never breaks His promise – or do you attribute to Allah something about which you have no knowledge?”

Aisha Bewley

They say, ‘The Fire will only touch us for a number of days. ’ Say, ‘Have you made a contract with Allah – then Allah will not break His contract – or are you rather saying about Allah what you do not know?’

Al-Hilali & Khan

And they (Jews) say, "The Fire (i.e. Hell-fire on the Day of Resurrection) shall not touch us but for a few numbered days." Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to them): "Have you taken a covenant from Allâh, so that Allâh will not break His Covenant? Or is it that you say of Allâh what you know not?"

Ali Quli Qarai

And they say, ‘The Fire shall not touch us except for a number of days. ’ Say, ‘Have you taken a promise from Allah? If so, Allah shall never break His promise. Or do you ascribe to Allah what you do not know?’

Amatul Rahman Omar

(Inspite of their evil doings) they say, `The Fire (of punishment) shall not touch us except for a few days. ' Say, `Have you taken a promise (for unconditional salvation) from Allâh?' (If you have,) then Allâh will never go back upon His promise. But (is it not a fact that) you attribute to Allâh things you do not know?'

Arthur John Arberry

And they say, 'The Fire shall not touch us save a number of days. ' Say: 'Have you taken with God a covenant? God will not fail in His covenant; or say you things against God of which you know nothing?

Bijan Moeinian

They say: "If the Fire of Hell has to touch us, it will be for a short period of time!" Ask them: “Has God promised this to you? God never breaks His promise. ” Know that their sayings are baseless.

E. Henry Palmer

And then they say, 'Hell fire shall not touch us save for a number of days. ' Say, 'Have ye taken a covenant with God?' but God breaks not His covenant. Or do ye say of God that which ye do not know?

Edip-Layth

They said, "The fire will not touch us except for a few number of days." Say, "Have you taken a pledge with God? If so, then God will not break His pledge. Or do you say about God what you do not know?"

George Sale

They say, the fire of hell shall not touch us but for a certain number of days. Answer, have ye received any promise from God to that purpose? For God will not act contrary to his promise: Or do ye speak concerning God that which ye know not?

Hamid S. Aziz

And then they say, "Hell fire shall not touch us save for a few number of days. " Say, "Have you taken a covenant with Allah?" but Allah breaks not His covenant. Or do you say of Allah that which you do not know?

Mahmoud Ghali

And they have said, "The Fire will never touch us except a (few) numbered days. " Say, "Have you taken to yourselves in the Providence of Allah a Covenant? So Allah will never fail in His Covenant, or do you say against Allah that which you do not know?"

Marmaduke Pickthall

And they say: The Fire (of punishment) will not touch us save for a certain number of days. Say: Have ye received a covenant from Allah - truly Allah will not break His covenant - or tell ye concerning Allah that which ye know not?

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they say: "The Fire will not touch us for more than a few days. " Say.. "Have you so received a promise from God?" "Then surely God will not withdraw His pledge. Or do you impute things to God of which you have no knowledge at all?"

Muhammad Asad

And they say, "The fire will most certainly not touch us for more than a limited number of days. " Say [unto them]: "Have you received a promise from God - for God never breaks His promise - or do you attribute to God something which you cannot know?"

Mustafa Khattab

˹Some of˺ the Jews claim, "The Fire will not touch us except for a number of days." Say, ˹O Prophet,˺ “Have you taken a pledge from Allah—for Allah never breaks His word—or are you ˹just˺ saying about Allah what you do not know?”

Progressive Muslims

And they said: "The Fire will not touch us except for a few number of days. " Say: "Have you taken a pledge with God If so, then God will not break His pledge. Or do you say about God what you do not know"

Sahih International

And they say, "Never will the Fire touch us, except for a few days. " Say, "Have you taken a covenant with Allah ? For Allah will never break His covenant. Or do you say about Allah that which you do not know?"

Sam Gerrans

And they say: “The Fire will not touch us save days numbered.” Say thou: “Have you taken a covenant with God — for God will not fail in His covenant — or do you ascribe to God what you know not?”

Shabbir Ahmed

And, yet they say, "The Fire shall not touch us but for a few numbered days. " (Because of their wishful thinking that they are the chosen ones). Say, "Have you taken any special pledge from Allah, which of course, He never breaks, or is it that you say things about Allah contrary to the august realm of knowledge?"

Syed Vickar Ahamed

And they say: "The Fire shall not touch us but for a few numbered days:" Say: "Have you taken a promise from Allah, because He never breaks His promise? Or you say about Allah what you do not know?"

Taqi Usmani

They say, "The fire shall not touch us for more than a few days." Say, “Have you taken a pledge from Allah, and Allah will not go against His promise? Or, do you say about Allah what you do not know?”

The Monotheist Group

And they said: "The Fire will not touch us except for a few number of days." Say: "Have you taken a pledge with God? If so, then God will not break His pledge. Or do you say about God what you do not know?"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils ont dit: ʺLe Feu ne nous touchera que pour quelques jours comptés!ʺ. Dis: ʺAuriez-vous pris un engagement avec Allah - car Allah ne manque jamais à Son engagement; - non, mais vous dites sur Allah ce que vous ne savez pasʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Cihûyan) Got: “Ji çend rojên bihejmar (hindik) pê ve agir bi me nagire.” (Ya Muhemmed! Ji wan re) Bibêje: “Ma qey we li ser vê yekê ji Xwedê sozek wergirtiye, vêca ku Xwedê wê soza xwe neşikîne. Yan jî ma di bara Xwedê de ya ku hûn nizanin dibêjin?”

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺHet vuur zal ons slechts een beperkt aantal dagen treffen.ʺ Zeg: ʺHebben jullie met God een verbond gesloten -- dan zal God Zijn verbond niet verbreken -- of zeggen jullie over God iets wat jullie niet weten?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeggen: als het vuur ons kwetst, zal dit slechts voor weinige dagen zijn; zeg hun: Hebt gij deze verzekering van God? zal God om u zijne gelofte breken? Of zegt ge iets van God wat gij niet weet?

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺDe Hel zal ons niet aankraken, behalve een beperkt aantal dagen,ʺ Zeg (O Moehammad): ʺHebben jullie een belofte van Allah ontvangen? Dan zal Allah Zijn belofte niet verbreken. Of zeggen jullie over Allah iets wat jullie niet weten?ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И они [иудеи] сказали: «Нас не коснется (адский) Огонь, разве лишь на несколько дней». [Они считают, что они не останутся в Аду навечно.] Скажи (им) (о, Пророк): «Разве вы взяли с Аллаха договор [заключили завет] (об этом)? (Если вы и на самом деле заключили такой договор, то знайте, что) никогда не меняет Аллах Своего договора [обещания]. Или вы говорите на Аллаха то, чего не знаете?»

Rusça — Osmanov

Они твердят: ʺНе охватит нас адский огонь ни в коем случае, разве что на считанные дниʺ. Отвечай им: ʺИли вы получили на то обещание Аллаха - а слову Своему Аллах никогда не изменит, - или же вы по неведению возводите на Аллаха напраслину!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De säger: ʺEldens straff skall inte drabba oss mer än ett begränsat antal dagar.ʺ Säg: ʺHar Gud lovat er det - för Gud sviker inte Sina löften - eller påstår ni om Gud något som ni inte kan veta?ʺ