Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

اَلَّذِينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَا اَنْفَقُوا مَنًّا وَلَا اَذًى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

(e)lleƶīne yunfiḳūne emvālehum fī sebīli (a)llahi ṧumme lā yutbiǔne mā enfeḳū mennen ve lā eƶen lehum ecruhum ǐnde rabbihim ve lā ḣavfun ǎleyhim ve lā hum yeHzenūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
2يُنْفِقُونَyunfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak eden
3اَمْوَالَهُمْemvālehumم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarını
4فِي
5سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolunda
6اللّٰهِ(a)llahiAllah
7ثُمَّṧummesonra, ayrıca
8لَا
9يُتْبِعُونَyutbiǔneت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekardından
10مَاşeyleri
11اَنْفَقُواenfeḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.verdikleri
12مَنًّاmennenم ن نBirine fayda veya iyilik sağlamak, cömert veya hayırsever veya karşılıksız olmak, makul olmak (kötü sayılan şeyi yapmayacak kadar makul), min genellikle bazıları veya arasında anlamına gelir, min, içinde veya üzerinde anlamına gelen fi anlamında kullanılabilir.başa kakmayan
13وَلَاve lā
14اَذًىeƶenا ذ يO rahatsız edildi/sıkıldı/acı çekti, hoş olmayan şeyler yaşadı/deneyimledi, rahatsızlık durumu.ve eziyet etmeyenlerin
15لَهُمْlehumvardır
16اَجْرُهُمْecruhumا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karödülleri
17عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
18رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRableri
19وَلَاve lāyoktur
20خَوْفٌḣavfunخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorku
21عَلَيْهِمْǎleyhimonlara
22وَلَاve lā
23هُمْhumve onlar
24يَحْزَنُونَyeHzenūneح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.üzülmeyeceklerdir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mallarını verip ardından da, verdiklerinin başlarına kakmayanların, onlara minnet yüklemeyen ve eziyette bulunmayanların ecri, Rableri katındadır. Onlara ne korku vardır, ne hüzün.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mallarını verip ardından da, verdiklerinin başlarına kakmayanların, onlara minnet yüklemeyen ve eziyette bulunmayanların ecri, Rableri katındadır. Onlara ne korku vardır, ne hüzün.

Adem Uğur

Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.

Ahmed Hulusi

Mallarını Allah'a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayan, sonrasında da bu yaptıklarına başa kakma ya da eziyet gibi davranışlar eklemeyenlerin, Rableri indinde (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esma bileşimlerinden kaynaklanan) özel ecirleri vardır. Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları bir şey de!

Ahmet Tekin

Mallarını Allah yolunda, İslâm uğrunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayıp da, sonradan başa kakmayan, fakirlerin gönlünü incitmeyenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara her iki dünyada da korku yok. Geride bıraktıkları yakınları ve yapamadıkları şeylerden dolayı mahzun da olmayacaklar.

Ahmet Varol

Mallarını Allah yolunda verip de verdiklerinin arkasından başa kakmayıp eziyette bulunmayanların alacakları karşılık Rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir de.

Ali Bulaç

Mallarını Allah yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri Rableri katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Mallarını, cihâd ve hayır işlerinde Allah için harcayanlar ve sonra harcadıklarının arkasından başa kakmayı, gönül incitmeyi uygun görmiyenler (var ya!) İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara hiç bir korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.

Ali Rıza Safa

Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla mallarını paylaşan ve verdikleri şeyin arkasından başa kakmayan ve incitmeyenlerin ödülleri, Efendilerinin katındadır. Üstelik onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Bayraktar Bayraklı

Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Rabbleri katında has ödülleri vardır. Onlara hiç korku olmadığı gibi, onlar üzülmeyeceklerdir de.

Bekir Sadak

Mallarini Allah yolunda sarfedip sonra sarfettikleri seyin ardindan basa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katindadir. Onlara korku yoktur ve onlar uzulmeyeceklerdir.

Celal Yıldırım

Onlar ki mallarını Allah yolunda harcar sonra da harcadıklarının arkasından başa kakmaz, gönül incitmezler, onlar için Rabları katında ecir vardır; onlara bir korku da yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının arkasından başa kakıp incitmeyenler için rablerinin katında özel karşılık vardır. Artık onlar için korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyeceklerdir.

Diyanet İşleri

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

Diyanet İşleri (eski)

Mallarını Allah yolunda sarfedip sonra sarfettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet Vakfi

Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah yolunda mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı, gönül incitmeyi uygun görmeyen kimselerin Rableri yanında mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar, üzülmeyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mallarını Allah yolunda harcayan sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayan ve gönül incitmeyen kimselerin Rableri katında mükafatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fisebilillah mallarını infak eden, sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı gönül incitmeyi reva görmeyen kimseler, rabları indinde onların ecirleri vardır, onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun olmıyacaklardır.

Erhan Aktaş

Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak edip de ardından yaptığı iyiliği başa kakmayarak yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda infak edip de, ardından yaptığı iyiliği başa kakarak, yardımcı oldukları kimseleri incitmeyenlerin ödülleri Rabb'leri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Fizilal-il Kuran

Mallarını Allah yolunda harcadıktan sonra sadakalarını başa kakmayanlar, onur kırma aracı olarak kullanmayanlar, sadakalarının mükafatını Allah katında alacaklardır. Onlar için korku ve üzülmek de sözkonusu olmayacaktır.

Gültekin Onan

Mallarını Tanrı yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.

Hamdi Döndüren

Mallarını Allah yolunda harcayanların, sonra da harcadıklarını başa kakmayanların ve incitmeyenlerin ecirleri Rableri katındadır. Onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Hasan Basri Çantay

Mallarını (Allah yolunda) harcayıb da sonra o harcadıklarının arkasından bir başa kakış ve bir eziyyet takıb katmayanlar (yok mu?) Onların Rableri yanında mükafatları vardır. Onlara hiç bir korku yokdur, mahzun da olacak değillerdir onlar.

Hasib Asutay

Mallarını Allah yolunda harcayıp da, sonra harcadıklarının ardından başa kakmayan ve incitmeyenlerin Rableri katında ödülleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler de.

Hayrat Neşriyat

Mallarını Allah yolunda sarf etmekte olanlar, sonra sarf ettikleri şey(in arkasın)a başa kakma ve (gönül) incitme katmayanlar var ya, onların, Rableri katında mükâfâtları vardır. Hem onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

İbni Kesir

Mallarını Allah yolunda infak edip de, sonra infak ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin mükafaatı, Rabbları katındadır. Onlara korku yoktur. Ve mahzun da olacak değillerdir.

Mehmet Okuyan

Mallarını Allah yolunda infak edip (verip) arkasından başa kakmayanlar ve (fakirleri) incitmeyenler var ya onlar için Rableri katında ödül(ler)i vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur; onlar üzülmeyecektir de.

Muhammed Esed

Allah yolunda mallarını harcayan ve sonra iyiliklerini başa kakıp (muhtaç kişinin duygularını) inciterek (bu) harcamalarının değerini düşürmeyenler mükafatlarını Rableri katında bulacaklar; onlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü.

Mustafa İslamoğlu

Mallarını Allah yolunda infak edip de, sonra infak ettiklerini başa kakıp gönül incitmeye kalkışmayanlar, ödüllerini yalnızca Rableri katında bulacaklardır. Artık onlar gelecekten endişe duymayacaklar, geçmişten dolayı mahzun olmayacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, mallarını Allah yolunda infak ederler. Sonra da o infak ettiklerine bir minnet, bir eza tahmil eylemezler. İşte onlar için Rabbileri nezdinde mükâfaat vardır. Ve onların üzerine bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

Ömer Öngüt

Mallarını Allah yolunda hayra verip de sonra başa kakmayan, alanların gönlünü kırmayan kimselerin, Rabbleri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Suat Yıldırım

Mallarını Allah yolunda harcayıp da infaklarının ardından minnet etmeyenler, rahatsızlık vermeyenler yok mu, işte onların Rab’leri katında mükâfatları vardır. Onlara hiçbir endişe yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir.

Süleyman Ateş

Mallarını Allah yolunda verip de sonra verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rableri katında ödülleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da yaptıkları iyiliği başa kakmayan ve incitmeyenler var ya onlara Rableri katında ödül vardır. Onların üzerinde ne bir korku olur ne de üzülürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Mallarını Allah yolunda harcayan sonra da yaptıkları iyiliği başa kakmayan ve incitmeyenler var ya, onlara Rableri (Sahipleri) katında ödül vardır. Onlar ne bir korku duyar ne de üzülürler.

Şaban Piriş

Mallarını Allah yolunda harcama yapıp, sonra da verdiklerinin ardından başa kakmayan ve eziyet etmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Tefhim-ul Kuran

Mallarını Allah yolunda infak edenler, sonra infak ettikleri şeyin peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin ecirleri Rabbleri katındadır, onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır.

Ümit Şimşek

Mallarını Allah yolunda harcayan, harcadığını da başa kakmayan kimselerin Rableri katında ödülleri vardır. Artık onlar için hiçbir korku olmaz; onlar hiçbir şekilde de üzülmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Mallarını Allah yolunda harcayıp sonra bu harcadıklarına bir eziyet ve başa kakma eklemeyenlerin, Rableri katında kendilerine has ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mallarını Allah yolunda xərcləyənlərin və xərclədiklərinin ardından minnət qoymayan və əziyyət verməyənlərin, Rəbbi yanında mükafatları vardır. Onlara heç bir qorxu yoxdur və onlar kədərlənməyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Heç bir kəsə minnət qoymadan, əziyyət vermədən mallarını Allah yolunda sərf edənlərin Rəbbi yanında mükafatları vardır. Onların (axirətdə) heç bir qorxusu yoxdur və onlar qəm-qüssə görməzlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die von ihrem Hab und Gut für Gottes Zwecke spenden und keine kränkenden oder schmerzenden Äußerungen folgen lassen, erhalten (am Jüngsten Tag) ihre Belohnung von ihrem Herrn. Sie haben nichts zu befürchten und werden nicht traurig sein.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die ihren Besitz auf Allahs Weg ausgeben und hierauf dem, was sie ausgegeben haben, weder Vorhaltungen noch Beleidigungen nachfolgen lassen, die haben ihren Lohn bei ihrem Herrn, und keine Furcht soll über sie kommen, noch sollen sie traurig sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen, die ihren Besitz auf dem Weg Allahs spenden, dann dem, was sie gespendet haben, weder Vorhaltungen noch Ungebührlichkeiten folgen lassen, denen wird ihr Lohn von ihrem Herrn zuteil werden, und weder Angst wird über sie kommen noch werden sie traurig sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, die ihr Vermögen fi-sabilillah ausgeben, dann dem, was sie gaben, weder Vorhaltung noch Belästigung folgen lassen, haben ihre Belohnung bei ihrem HERRN und um sie wird es weder Angst geben, noch werden sie traurig sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those who spend of their wealth in divine service and do not later remind the recipient reproachfully of past favours contributing to his mental anguish shall receive their reward in heaven, they shall have no basis for alarm nor shall fear or dread fall upon them nor shall they grieve.

Abdul Haleem

Those who spend their wealth in God’s cause, and do not follow their spending with reminders of their benevolence or hurtful words, will have their rewards with their Lord: no fear for them, nor will they grieve.

Abdullah Yusuf Ali

Those who spend their substance in the cause of Allah, and follow not up their gifts with reminders of their generosity or with injury,-for them their reward is with their Lord: on them shall be no fear, nor shall they grieve.

Abul A'la Maududi

Those who spend their wealth in the Way of Allah and do not follow up their spending by stressing their benevolence and causing hurt, will find their reward secure with their Lord. They have no cause for fear and grief.

Aisha Bewley

Those who spend their wealth in the Way of Allah, and then do not follow what they have spent by demands for gratitude or insulting words will have their reward with their Lord. They will feel no fear and will know no sorrow.

Al-Hilali & Khan

Those who spend their wealth in the Cause of Allâh, and do not follow up their gifts with reminders of their generosity or with injury, their reward is with their Lord. On them shall be no fear, nor shall they grieve.

Ali Quli Qarai

Those who spend their wealth in the way of Allah and then do not follow up what they have spent with reproaches and affronts, they shall have their reward near their Lord, and they will have no fear, nor will they grieve.

Amatul Rahman Omar

Those who spend their wealth in the cause of Allâh, then follow not up what they have spent with a show of obligation, nor (with) injury, they shall have their reward with their Lord. They shall have no cause of fear, nor shall they ever grieve.

Arthur John Arberry

Those who expend their wealth in the way of God then follow not up what they have expended with reproach and injury, their wage is with their Lord, and no fear shall be on them, neither shall they sorrow.

Bijan Moeinian

Those who sincerely spend their money in the cause of God, and do not make a big deal of it, will be generously rewarded by their Lord; they will not be sorry nor will they grieve

E. Henry Palmer

Those who expend their wealth in God's way, then do not follow up what they expend by taunting with it and by annoyance, these have their hire with their Lord, and no fear is on them, neither shall they grieve.

Edip-Layth

Those who spend their money in the cause of God, then do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their reward with their Lord, they have nothing to fear nor will they grieve.

George Sale

They who lay out their substance for the religion of God, and afterwards follow not what they have so laid out by reproaches or mischief, they shall have their reward with their Lord; upon them shall no fear come, neither shall they be grieved.

Hamid S. Aziz

Those who expend their wealth in Allah's way, then do not follow it up by taunting and by annoyance, these have their reward with their Lord, and no fear is on them, neither shall they grieve.

Mahmoud Ghali

(The ones) who expend their riches in the way of Allah (and) thereafter do not follow up whatever they have expended with reproach or hurt, have their reward in the Providence of their Lord, and no fear will be upon them, neither will they grieve.

Marmaduke Pickthall

Those who spend their wealth for the cause of Allah and afterward make not reproach and injury to follow that which they have spent; their reward is with their Lord, and there shall no fear come upon them, neither shall they grieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who spend in the way of God, and having spent do not boast or give pain (by word or deed), will get their reward from their Lord, and will neither have fear nor regret.

Muhammad Asad

They who spend their possessions for the sake of God and do not thereafter mar their spending by stressing their own benevolence and hurting [the feelings of the needy] shall have their reward with 'their Sustainer, and no fear need they have, and neither shall they grieve.

Mustafa Khattab

Those who spend their wealth in the cause of Allah and do not follow their charity with reminders of their generosity or hurtful words—they will get their reward from their Lord, and there will be no fear for them, nor will they grieve.

Progressive Muslims

Those who spend their money in the cause of God, then they do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their reward with their Lord, there is no fear over them nor will they grieve.

Sahih International

Those who spend their wealth in the way of Allah and then do not follow up what they have spent with reminders [of it] or [other] injury will have their reward with their Lord, and there will be no fear concerning them, nor will they grieve.

Sam Gerrans

Those who spend their wealth in the cause of God, then follow not what they have spent with condescension or hindrance, they have their reward with their Lord; and no fear will be upon them, nor will they grieve.

Shabbir Ahmed

Those who spend their wealth in the Cause of Allah, must remember that they have not obliged any persons. Therefore they do not afflict them with reminders of their generosity ((17:26), (30:38)). Their reward is with their Lord. (The society will return their generosity in this life as well). There will be no fear for them from without, nor grief will touch them from within.

Syed Vickar Ahamed

Those who spend what they own in the cause of Allah, and do not follow up their gifts with reminders of their generosity, or with injury— For those their reward is with their Lord: On them shall be no fear, and they shall not be in grieve.

Taqi Usmani

Those who spend their wealth in the way of Allah, then do not make their spending followed by boasting about favour, or with causing hurt,- they have their reward with their Lord and there is no fear for them nor shall they grieve.

The Monotheist Group

Those who spend their money in the cause of God, then they do not follow what they have spent with either insult or harm; they will have their recompense with their Lord, there is no fear over them nor will they grieve.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui dépensent leurs biens dans le sentier dʹAllah sans faire suivre leurs largesses ni dʹun rappel ni dʹun tort, auront leur récompense auprès de leur Seigneur. Nulle crainte pour eux, et ils ne seront point affligés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku malên xwe di riya Xwedê de didin û piştî dayînê jî minetê nekin û eziyetê nedin; ji bo wan (roja qiyametê) li cem Xwedayê wan xelat heye. Ji bo wan tirs nîn e û ew xemgîn jî nabin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die hun bezittingen als bijdrage op Gods weg geven en dan het geven van hun bijdrage niet laten volgen door gepoch en ergernis, voor hen is hun loon bij hun Heer. Zij hebben niets te vrezen en zij zullen niet bedroefd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die hun vermogen voor des Heeren Godsdienst verteren en die gaven niet terugvorderen, en ook geen strijd daarom beginnen, zullen door hunnen Heer beloond worden; hun treft vrees noch droefheid.

Hollandaca — Siregar

Degenen die hun eigendommen op de Weg van Allah uitgeven en dan bun vrijgevigheid noch met opscheppen, noch met kwetsen laten volgen, voor hen is hun beloning bij him Heer, er is voor hen geen angst en zij zullen niet treuren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Те, которые расходуют свои имущества на пути Аллаха [чтобы слово Аллаха было высшим и для других благих дел] и потом то, что расходовали, не сопровождают попреками (в адрес тех, кому были даны эти средства) и обидой (словом или делом), им [расходующим] – их награда от Господа их, и нет страха над ними (за то, что их ожидает в Вечной жизни), и не будут они печальны (за то, что уже прошло).

Rusça — Osmanov

Тем, кто тратит свое имущество во имя Аллаха и не сопровождает это попреками и обидными напоминаниями, уготована награда у Господа. Им нечего страшиться, и не будут они огорчены.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som ger av vad de har för Guds sak och som inte låter gåvan följas av (stora ord om) frikostighet eller (uttryck) som sårar, skall få sin lön av sin Herre och de skall inte känna fruktan och ingen sorg skall tynga dem.