İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.
تِلْكَ الرُّسُلُ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ مِنْهُمْ مَنْ كَلَّمَ اللّٰهُ وَرَفَعَ بَعْضَهُمْ دَرَجَاتٍ وَاٰتَيْنَا عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ الْبَيِّنَاتِ وَاَيَّدْنَاهُ بِرُوحِ الْقُدُسِ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلَ الَّذِينَ مِنْ بَعْدِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَلٰكِنِ اخْتَلَفُوا فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ وَمِنْهُمْ مَنْ كَفَرَ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا اقْتَتَلُوا وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ
tilke r-rusulu feDDelnā beǎ'Dehum ǎlā beǎ'Din minhum men kelleme (a)llahu ve rafeǎ beǎ'Dehum deracātin ve āteynā ǐysā bne meryeme l-beyyināti ve eyyednāhu bi rūHi l-ḳudusi ve lev şā'e (a)llahu mā ḳtetele (e)lleƶīne min beǎ'dihim min beǎ'di mā cā'ethumu l-beyyinātu ve lākini ḣtelefū fe minhum men āmene ve minhum men kefera ve lev şā'e (a)llahu mā ḳtetelū ve lākinne (a)llahe yef'ǎlu mā yurīdu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O peygamberlerden bâzısını bâzısına üstün ettik. Onlardan Allah'la konuşan var, bâzılarının da derecelerini yüceltmiştir. Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller verdik, onu, Rûh-ul-Kudüs'le kuvvetlendirdik. Allah dileseydi onlardan sonrakiler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama gene de aykırılığa düştüler. İçlerinde inanan var, inanmayan var. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, fakat Allah dilediğini, dilediği gibi yapar.
Abdulkadir Gölpınarlı
O peygamberlerden bâzısını bâzısına üstün ettik. Onlardan Allahʼla konuşan var, bâzılarının da derecelerini yüceltmiştir. Meryemoğlu İsaʼya apaçık deliller verdik, onu, Rûh-ul-Kudüsʼle kuvvetlendirdik. Allah dileseydi onlardan sonrakiler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama gene de aykırılığa düştüler. İçlerinde inanan var, inanmayan var. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, fakat Allah dilediğini, dilediği gibi yapar.
Adem Uğur
O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Rûhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lâkin Allah dilediğini yapar.
Ahmed Hulusi
İşte o Rasullerden bazısını bazısından daha üst özellikli kıldık. Onlardan kimi Allah kelamına muhatap oldu, kimini de derecelerle daha yükseltti. Meryemoğlu İsa'ya da açık deliller verdik, varlığında açığa çıkan Ruh-ül Kuds (kutsal kuvveler) ile teyit ettik. . . Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki toplumlar kendilerine açık deliller ulaştığı halde birbirlerini öldürmezdi. Fakat fikir ayrılığına düştüler, kimi iman etti kimi de inkar etti. Eğer Allah dilemiş olsaydı birbirlerini öldürmezlerdi. . . Ne var ki Allah dilediğini yapar.
Ahmet Tekin
O görevlendirdiğimiz rasullerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan bazılarıyla Allah konuştu. Bazılarının da mertebelerini, makamlarını yükseltti. Meryem’in oğlu Îsâ’ya ayan beyan âyetler, mûcizeler verdik. Onu, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî ve ekonomik düzeni içeren, ihyâ eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kitabı getiren elçi Cebrâil ile destekledik. Eğer Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, bu peygamberlerden sonra gelen ümmetleri, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ayrı baş çekerek ihtilâfa düştüler. İçlerinden kimi Allah’a ve peygamberlerine iman etti. Kimi de Allah’ı ve peygamberlerini inkâr etti. Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat Allah istediği kanunları koyuyor, her an iradesinin tecellisini icraya devam ediyor.
Ahmet Varol
İşte biz bu peygamberlerin bazılarını bazılarına üstün kıldık. Onların içinde Allah'ın kendileriyle konuştukları vardır. Bazılarını ise derecelerle yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kuds ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler kendilerine açık belgeler geldikten sonra birbirleriyle çarpışmazlardı. Ama onlar ayrılığa düştüler; kimisi iman etti, kimisi de inkar etti. Allah dileseydi onlar birbirleriyle çarpışmazlardı. Ama Allah istediğini yapar.
Ali Bulaç
İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l-Kudüs'le destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler, birbirlerini öldürmezdi. Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.
Ali Fikri Yavuz
Bu (sûrede sözü geçen) peygamberlerin bir kısmını, kendilerine verilen özelliklerle diğerlerinden üstün kıldık. O peygamberlerden, (arada vasıta olmadan) Allah’ın sözleştiği (Hz. Mûsâ gibi) peygamber var! ve bazılarını da derece bakımından Allah yükseklere çıkarmıştır. Meryem’in oğlu Îsa’ya o açık mûcizeleri verdik ve kendisini melek (Cebrâil aleyhisselâm) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, peygamberlerden sonra gelen ümmetler, kendilerine hidayete ulaştırıcı o apaçık mûcizeler ve deliller geldikten sonra birbirini öldürmezlerdi. Fakat ihtilâfa (ayrılığa) düştüler. Sonunda kimi iman etti, kimi de küfre saptı. Yine Allah dileseydi birbirinin kanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediği şeyi yapar.
Ali Rıza Safa
İşte, o elçilerin bir bölümünü, diğerlerine üstün yaptık. Allah, Onlardan kimiyle konuştu; kimini de konumlarla yükseltti. Meryem Oğlu İsa'ya, açık kanıtlar verdik ve Onu Kutsal Ruh ile destekledik. Oysa Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat uyuşmazlığa düştüler; kimi inandı, kimi de inkar etti. Oysa Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.
Bayraktar Bayraklı
O peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmıyla konuşmuş, bazılarını derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik ve onu Ruhulkudüs/Cebrail ile güçlendirdik. Allah dileseydi, o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de bazıları iman etti, bazıları da inkar etti. Allah dileseydi onlar savaşamazlardı; lakin Allah dilediğini yapar.
Bekir Sadak
Iste bu peygamberlerden bir kismini digerlerinden ustun kildik. Onlardan Allah'in kendilerine hitabettgi, derecelerle yukselttikleri vardir. Meryem oglu Isa'ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudus'le destekledik. Allah dileseydi, belgeler kendilerine geldikten sonra, peygamberlerin ardindan birbirlerini oldurmezlerdi. Fakat ayriliga dustuler, kimi inandi, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini oldurmezlerdi, lakin Allah istedigini yapar. *
Celal Yıldırım
İşte bu peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık ; onlardan, Allah'ın kendileriyle söyleştiği kimseler vardır ve bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık belgeler verdik ve onu Rûhulkuds (Melek Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi bunların arkasından gelen (ümmet)ler kendilerine açık belgeler geldikten sonra artık birbirlerini öldürmezlerdi. Ama (her şeye rağmen) ayrılıp sürtüştüler : Kimi imân etti, kimi küfre saptı; fakat Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki Allah dilediğini işler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. Allah içlerinden bir kısmıyla konuşmuş, bir kısmını da derecelerle yükseltmiştir. Meryem oğlu Îsâ’ya açık deliller verdik ve onu Rûhulkudüs’le destekledik. Allah dileseydi elçilerin ardından gelen insanlar, kendilerine bunca açık delil geldikten sonra birbirine düşüp savaşmazlardı; lâkin farklı yollara yöneldiler. Bu sebeple kimileri iman etmiş, kimileri de inkâr etmişlerdir. Allah dileseydi aralarında savaşmazlardı fakat Allah dilediğini yapar.
Diyanet İşleri
İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.
Diyanet İşleri (eski)
İşte bu peygamberlerden bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan Allah'ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır. Meryem oğlu İsa'ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs'le destekledik. Allah dileseydi, belgeler kendilerine geldikten sonra, peygamberlerin ardından birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, lakin Allah istediğini yapar.
Diyanet Vakfi
O peygamberlerin bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Allah onlardan bir kısmı ile konuşmuş, bazılarını da derece derece yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik ve onu Rûhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Allah dileseydi o peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ihtilafa düştüler de içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi onlar savaşmazlardı; lâkin Allah dilediğini yapar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O işaret olunan resuller yok mu, biz onların bazısını, bazısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'l- Kudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz, o işaret edilen peygamberlerden kimini kiminden üstün kıldık. İçlerinden kimi ile Allah konuştu, kimini de daha yüksek derecelere çıkardı. Meryem oğlu İsa'ya da o açık delilleri ve mucizeleri verdik ve kendisini Cebrail ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki milletler kendilerine o açık deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne varki Allah, dilediğini yapar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O işaret olunan Resuller, biz onların bazısını bazısından efdal kıldık, içlerinden kimi var Allah kelamına Kelim etti, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı, Meryemin oğlu İsaya da o beyyineleri verdik ve kendisini Ruhul'kudüs ile te'yid eyledik, eğer Allah dilese idi bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o beyyineler geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi, ve lakin ıhtilafa düştüler kimi iman etti kimi küfür, yine Allah dilese idi birbirlerinin kanına girmezlerdi ve lakin Allah ne isterse yapar
Erhan Aktaş
İşte o Resuller ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem Oğlu İsa'ya beyyinat verdik ve onu Kudus'un Ruhu ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de kafirlik etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte o elçiler ki her birine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya beyyineler verdik ve onu Kudus'un Ruhu ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte o elçiler ki herbirine farklı lütuflarda bulunduk. Allah, onların kimisi ile konuşmuş, kimisinin de derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya beyyineler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, bunca açık kanıttan sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Yalnız onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimisi iman etti, yine onlardan kimisi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirleriyle savaşmazlardı. Ancak, Allah neyi dilerse onu yapar.
Fizilal-il Kuran
İşte şu peygamberler. Bunların bir kısmını diğerlerinden üstün kıldık. Onlardan kimileri ile Allah konuştu, kimilerini de derecelerce yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya açık mucizeler verdik, O'nu Ruh-ul Kuds aracılığı ile destekledik. Eğer Allah öyle dileseydi, bu peygamberlerin arkasından gelen ümmetler, kendilerine açık belgeler geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar anlaşmazlığa düştüler. Onlardan kimi iman etti, kimi de kâfir oldu. Eğer Allah öyle dileseydi, onlar birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah neyi dilerse onu yapar.
Gültekin Onan
İşte bu elçiler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan Tanrı'nın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve O'nu Ruhul'l-Kudüs ile destekledik. Şayet Tanrı dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet)ler birbirlerini öldürmezdi. Ancak, ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi küfretti. Tanrı dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Tanrı dilediğini yapandır.
Hamdi Döndüren
İşte bu peygamberler yok mu, biz onların kimini, kiminden üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah onunla bizzat konuştu, kimini de derecelerle daha yükseklere çıkardı. Meryem oğlu İsa’ya da açık deliller verdik ve kendisini Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların arkasından gelen ümmetler, kendilerine o açık deliller geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak onlar kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar.
Hasan Basri Çantay
(Bu surede zikredilen) o peygamberler (yok mu?) biz onların kimine kiminden üstün meziyyetler verdik. Allah onlardan biri ile söyleşmiş, birini de birçok derecelerle yükseltmişdir. Meryem'in oğlu İsa'ya o beyyineleri (açık ayetleri, burhanları, mu'cizeleri) biz verdik ve onu Ruhul kuds (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi onların arkasındaki (ümmet) ler, kendilerine o apaçık bürhanlar geldikten sonra, birbirini öldürmez (ler) di. Fakat ihtilafa düşdüler. Binnetice onlardan kimi iman etdi, kimi küfre sapdı. Eğer Allah dileseydi birbirini öldürmezlerdi. Şu var ki Allah ne dilerse yapar.
Hasib Asutay
İşte bu peygamberlerin bir kısmını bir kısmından üstün kıldık. Allah onlardan kimisiyle konuştu ve bazılarını da derece derece yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık mucizeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen (millet)ler kendilerine açık deliller geldikten sonra birbirini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi, birbirini öldürmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.
Hayrat Neşriyat
İşte bu peygamberler ki, (biz) onların bazı sını bazısına üstün kıldık. İçle rinden kimi var ki, Allah (onunla bizzat) ko nuşmuş, bazıla rını da dereceler le yükseltmiştir. Mer yem oğlu Îsâ’ya ise apaçık delil ler (mu'cize ler) verdik ve onu Rûhü’l-Kudüs (Cebrâîl) ile takviye ettik. Hâlbuki Allah dileseydi, onlar dan son raki ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi; fa kat (kullarını hayra ve şerre kābil kılarak, irâ de lerinde serbest bı rak tığı için) ihtilâfa düştüler. Bunun ü zerine onlardan bir kısmı îmân etti, bir kısmı da inkâretti. Hâlbuki Allah dileseydi (onlar aslâ) bir bir lerini öldürmez lerdi; fakat Allah, dilediğini yapar.
İbni Kesir
Şu peygamberler onlardan kimini kiminden üstün kıldık. Allah, onlardan kimiyle söyleşmiş, kimini de derecelerle yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik. Ve onu Ruh'ul-Kudüs ile destekledik. Eğer Allah dilesydi; onların arkasındakiler; kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ihtilafa düştüler, sonra onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Allah dileseydi; birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak Allah, istediğini yapar.
Mehmet Okuyan
İşte şu elçilerin bir kısmını bir kısmına (farklı oldukları noktalarda) üstün kılmıştık. Allah onlardan bir kısmına konuşmuş, bazılarını da derecelerle yükseltmiştir. (Nitekim) Meryem oğlu İsa’ya da apaçık deliller vermiştik ve onu Kutsal Ruh (Cebrail) ile desteklemiştik. Allah dileseydi (Allah’ın dileğine uysalardı) onlardan sonra gelen milletler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşmazlardı. Fakat onlar ayrılığa düştüler; içlerinden kimi iman etti, kimi de inkâr etti. Allah dileseydi (Allah’ın dileğine uysalardı) onlar savaşmazlardı fakat (her şekilde) Allah dilediğini yapar.
Muhammed Esed
Bu elçilerin bazılarına diğerlerinden daha fazla meziyetler bahşettik: İçlerinden kimi ile Allah (bizzat) konuşmuş, kimini de daha üst derecelere yükseltmiştir. Biz, Meryem oğlu İsa'ya hakikatin tüm kanıtlarını bahşettik ve o'nu kutsal ilham ile destekledik. Ve eğer Allah dileseydi, o (elçiler)den sonra gelenler, kendilerine hakikatin bütün kanıtları geldikten sonra birbirleriyle çatışmazlardı; ancak (vaki olduğu üzere) onlar karşıt görüşlere kapıldılar ve bazıları imana ererken diğerleri hakikati inkara yöneldi. Buna rağmen Allah dileseydi, birbirleriyle çatışmazlardı. Ama Allah dilediğini yapar.
Mustafa İslamoğlu
Söz konusu elçilerden her birine diğerinden farklı meziyetler bahşettik. Onlardan kimisiyle Allah konuşmuş, kimisini de yüce mertebelere çıkarmıştır. Meryem oğlu İsa'ya da hakikatin apaçık belgelerini verdik ve onu mukaddes ruh ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların ardından gelenler, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne ki onlar ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Eğer Allah dileseydi birbirlerinin kanına girmezlerdi, fakat Allah dilediğini yapar.
Ömer Nasuhi Bilmen
O resûller yok mu, Biz onların bazılarını bazıları üzerine tafdil ettik. Onlardan kimi vardır ki, Allah Teâlâ onunla mükâlemede bulunmuştur. Bazılarına da yüksek dereceler vermiştir. Meryem'in oğlu İsa'ya da beyyineler verdik ve onu Rûhu'lKudüs ile teyid eyledik. Eğer Allah Teâlâ dileseydi onlardan sonrakiler, kendilerine o beyyineler geldikten sonra birbirini öldürüp durmazlardı. Fakat ihtilâfa düştüler, artık onlardan kimi imân etti ve onlardan kimi de kâfir oldu ve eğer Allah Teâlâ dilemiş olsaydı mukatelede bulunmazlardı ve lâkin Hak Teâlâ neyi irâde ederse onu yapar.
Ömer Öngüt
Biz o peygamberlerden kimini kiminden üstün kıldık. Allah onlardan kimileri ile konuşmuş, bazılarının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık mucizeler verdik ve onu kudsî ruhla destekledik. Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar ihtilâfa düştüler. Kimileri inandı, kimileri de küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.
Suat Yıldırım
Biz, o peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Allah onlardan bazısına hitap buyurdu, bazısını birçok derecelerle yükseltti. Meryem’in oğlu Îsâ’ya da o açık belgeleri, mûcizeleri verdik ve onu Rûhulkudüs ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onların peşlerinden gelenler kendilerine açık delillerin gelmesine rağmen, birbirleriyle savaşmazlardı. Lâkin ihtilâfa düştüler de onlardan bir kısmı iman, bir kısmı ise inkâr etti. Şayet Allah dileseydi onlar birbirleri ile savaşmazlardı, lâkin şu var ki Allah dilediği her şeyi yapar.
Süleyman Ateş
İşte o elçilerden kimini kiminden üstün kıldık. Allah onlardan kimine konuştu, kimini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve onu Ruh'ül-Kudüs ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen milletler, kendilerine açık deliller gelmiş olduktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, onlardan kimi inandı, kimi de inkar etti. Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar.
Süleymaniye Vakfı
İşte elçilerimiz! Onlardan kimini kimine üstün kıldık. Allah kimiyle konuştu, kimini birkaç basamak yükseltti. Meryem'in oğlu İsa'ya da açık belgeler verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Allah, tercihi (insanlara bırakmayıp) kendi yapsaydı sonrakiler o açık belgeler geldikten sonra birbirleriyle savaşamazlardı. Ama ihtilafa düştüler; kimi inanıp güvendi, kimi de kafir oldu. Evet, tercihi Allah yapsaydı birbirleriyle savaşamazlardı ama Allah dilediğini yapar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah, bu elçilerden kimini kimine üstün kıldı. Kimiyle konuştu, kimini birkaç basamak yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler verdi ve onu Kutsal Ruh ile destekledi. Allah, tercihi (insanlara bırakmayıp) kendi yapsaydı, sonrakiler o açık deliller geldikten sonra birbirleriyle savaşamazlardı. Ama ayrılığa düştüler; kimi inanıp güvendi, kimi ayetleri görmezlikten geldi (kafir oldu). Tercihi Allah yapsaydı, birbirleriyle savaşamazlardı. Ama Allah dilediğini yapar.
Şaban Piriş
İşte, bu peygamberlerdir ki biz, onların bir kısmını bir kısmından üstün kıldık. Allah, onlardan bir kısmıyla konuşmuş ve bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya da açık belgeler verdik ve O'nu Ruhu'l- Kudüs ile destekledik. Allah dilemiş olsaydı, kendilerine açık belgeler geldikten sonra o peygamberlerin ardından gelenler birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, onlar ihtilafa düşüp bir kısmı iman etti, bir kısmı da kafir oldu. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat, Allah, dilediğini yapar.
Tefhim-ul Kuran
İşte bu peygamberler; bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlardan, Allah'ın kendileriyle konuştuğu ve derecelerle yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudûs'le destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, onların peşinden gelen (ümmet) ler, birbirlerini öldürmezdi. Ancak ihtilafa düştüler; onlardan kimi inandı, kimi de küfretti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.
Ümit Şimşek
İşte bu peygamberlere Biz birbirinden farklı üstünlükler verdik. Onlardan kimiyle Allah bizzat konuştu; bazılarını da derece derece yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya ise apaçık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs ile güçlendirdik. Eğer Allah dileseydi, onlardan sonra gelenler, kendilerine bu kadar açık deliller ulaşmışken birbirleriyle çatışmazlardı. Lâkin anlaşmazlığa düştüler ve onlardan iman eden de oldu, inkâr eden de. Allah dileseydi onlar birbirleriyle çatışmazlardı; fakat Allah murad ettiği şeyi yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur. Bazılarını da derecelerle yüceltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya açık ayetler verdik ve onu Ruhulkudüs'le güçlendirdik. Allah dileseydi, onların ardından gelenler, açık-seçik mesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki, Allah dilediğini yapıyor.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Biz o elçilərin bəzisini digərlərindən üstün etdik. Onlardan bəzisi ilə Allah danışmış, bəzisini isə dərəcələrə yüksəltmişdir. Biz Məryəm oğlu İsaya açıq-aydın dəlillər verdik və onu müqəddəs Ruh (Cəbrail) ilə qüvvətləndirdik. Əgər Allah istəsəydi, onlardan sonra gələnlər özlərinə açıq-aydın dəlillər gəldikdən sonra bir-biriləri ilə vuruşmazdılar. Lakin onlar ixtilaf etdilər. Onlardan kimisi iman gətirdi, kimisi də inkar etdi. Əgər Allah istəsəydi, onlar bir-biriləri ilə vuruşmazdılar. Lakin Allah istədiyini edir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Diesen Gesandten haben Wir Vorzüge gewährt, dem einen mehr als dem anderen. Unter ihnen ist der, zu dem Gott sprach. Einige waren höher gestuft als die anderen. Jesus, Marias Sohn, gaben Wir die klaren Beweiszeichen, und Wir unterstützten ihn mit dem Heiligen Geist. Wenn Gott es gewollt hätte, hätten sich die Menschen nach diesen Gesandten nicht entzweit (und gegeneinander keine Kriege geführt), besaßen sie doch die klaren Beweiszeichen. Doch sie stritten miteinander und gingen verschiedene Wege. Einige glaubten an Gott und andere leugneten Ihn. Wenn Gott es gewollt hätte, hätten sie einander nicht getötet. Aber Gott macht, was Er will.
Almanca — Der Edle Quran
Dies sind die Gesandten; einige von ihnen haben Wir vor anderen bevorzugt. Unter ihnen gibt es manche, zu denen Allah gesprochen hat, und einige, die Er um Rangstufen erhöht hat. Und ʹIsa, dem Sohn Maryams, gaben Wir die klaren Beweise und stärkten ihn mit dem Heiligen Geist. Und wenn Allah gewollt hätte, hätten diejenigen nach ihnen nicht miteinander gekämpft, nachdem die klaren Beweise zu ihnen gekommen waren. Aber sie waren uneinig: Unter ihnen gab es manche, die glaubten und andere, die ungläubig waren. Und wenn Allah gewollt hätte, hätten sie nicht miteinander gekämpft. Doch Allah tut, was Er will.
Almanca — M. A. Rassoul
Dies sind die Gesandten. Wir haben einigen von ihnen den Vorrang über andere gegeben. Unter ihnen sind welche, zu denen Allah gesprochen hat, und einige, die Er um Rangstufen erhöht hat. Und Wir gaben Jesus, dem Sohn Marias, die klaren Beweise und unterstützten ihn durch heilige Eingebung, und wenn Allah es so gewollt hätte, dann hätten sich diejenigen, die nach ihnen kamen, nicht gegenseitig bekämpft, nachdem klare Beweise zu ihnen gekommen waren. Sie wurden jedoch uneins. Die einen von ihnen waren gläubig, die anderen ungläubig. Wenn Allah es so gewollt hätte, dann hätten sie sich nicht gegenseitig bekämpft. Doch Allah tut, was Er will.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diese Gesandten, den einen von ihnen gewährten WIR Gunst den anderen gegenüber. Zu einigen von ihnen sprach ALLAH und andere erhöhte ER um Stellungen. Und WIR ließen ʹIsa Ibnu- Maryam, dieWunderzeichen zukommen und unterstützten ihn mit Ruhhul-qudus . Und hätte ALLAH es gewollt, hätten diejenigen nach ihnen den bewaffneten Kampf gegenseitig nicht geführt, nachdem zu ihnen die Zeichen gekommen waren. Doch sie wurden uneins. Also manche von ihnen haben den Iman verinnerlicht und manche von ihnen haben Kufr betrieben. Und hätte ALLAH es gewollt, hätten sie den bewaffneten Kampf gegenseitig nicht geführt, doch ALLAH macht, was ER will.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We endowed such Prophets with privileges, some more than others. Among them was one spoken to by Allah, and He evaluated some a degree higher in rank. And We sent ‘Isa, son of Maryam, with clear revelations and signs guiding out of darkness and superstition of later times and out of want of spiritual and intellectual vision into illumination and mental enlightenment, and We supported him giving him countenance by the Holy Spirit, Jibril. And had Allah willed, never would have their successors fought against each other, especially after receiving intellectual enlightenment and mental illumination. But they were at variance in a state of discord and enmity, some recognising Allah and obeying His statutes and others denying Him or rejecting His ordinances and decrees. And had Allah willed they would not have warred against each other, but Allah does and enacts what He will.
Abdul Haleem
We favoured some of these messengers above others. God spoke to some; others He raised in rank; We gave Jesus, son of Mary, Our clear signs and strengthened him with the holy spirit. If God had so willed, their successors would not have fought each other after they had been brought clear signs. But they disagreed: some believed and some disbelieved. If God had so willed, they would not have fought each other, but God does what He will.
Abdullah Yusuf Ali
Those messengers We endowed with gifts, some above others: To one of them Allah spoke; others He raised to degrees (of honour); to Jesus the son of Mary We gave clear (Signs), and strengthened him with the holy spirit. If Allah had so willed, succeeding generations would not have fought among each other, after clear (Signs) had come to them, but they (chose) to wrangle, some believing and others rejecting. If Allah had so willed, they would not have fought each other; but Allah Fulfilleth His plan.
Abul A'la Maududi
And these Messengers (who have been designated to guide people), We have exalted some of them above the others. Among them are such as were spoken to by Allah Himself, and some He exalted in other respects. And We granted Jesus, son of Mary, Clear Signs and supported him with the spirit of holiness. Had He willed, those who had seen these Clear Signs would not have fought one another thereafter. But (it was not the will of Allah to prevent people from disagreement by compulsion, hence) they differed among themselves whereby some attained faith and others denied the Truth. Yet had Allah so willed they would not have fought one another. Allah does whatever He wills.
Aisha Bewley
These Messengers: We favoured some of them over others. Allah spoke directly to some of them and raised up some of them in rank. We gave Clear Signs to ‘Isa, son of Maryam, and reinforced him with the Purest Ruh. If Allah had willed, those who came after them would not have fought each other after the Clear Signs came to them, but they differed. Among them there are those who have iman and among them there are those who are kafir. If Allah had willed, they would not have fought each other. But Allah does whatever He desires.
Al-Hilali & Khan
Those Messengers! We preferred some of them to others; to some of them Allâh spoke (directly); others He raised to degrees (of honour); and to ‘Îsâ (Jesus), the son of Maryam (Mary), We gave clear proofs and evidence, and supported him with Rûh-ul-Qudus [Jibrael (Gabriel)]. If Allâh had willed, succeeding generations would not have fought against each other, after clear Verses of Allâh had come to them, but they differed - some of them believed and others disbelieved. If Allâh had willed, they would not have fought against one another, but Allâh does what He likes.
Ali Quli Qarai
These are the apostles, some of whom We gave an advantage over others: of them are those to whom Allah spoke, and some of them He raised in rank, and We gave Jesus, son of Mary, manifest proofs and strengthened him with the Holy Spirit. Had Allah wished, those who succeeded them would not have fought each other after the manifest proofs had come to them. But they differed. So there were among them those who had faith and there were among them those who were faithless, and had Allah wished, they would not have fought one another; but Allah does whatever He desires.
Amatul Rahman Omar
We have made these Messengers excel one another. There are those of them to whom Allâh has spoken much, and some of them He has exalted by many degrees of rank. And We gave Jesus, son of Mary, clear arguments, and We supported him with the blessed word (of God). Had Allâh (so) willed, people (who came) after them (- the Messengers) would not have fought one another (particularly) after clear arguments had come to them, but (as it was) they differed one from another; so that some of them believed while others disbelieved. Had Allâh (so) willed they would not have fought one another. Yet Allâh does whatever He intends.
Arthur John Arberry
And those Messengers, some We have preferred above others; some there are to whom God spoke, and some He raised in rank. And We gave Jesus son of Mary the clear signs, and confirmed him with the Holy Spirit. And had God willed, those who came after him would not have fought one against the other after the clear signs had come to them; but they fell into variance, and some of them believed, and some disbelieved; and had God willed they would not have fought one against the other; but God does whatsoever He desires.
Bijan Moeinian
I have blessed My Prophets in different manners. One of them (Moses) I talked directly with. The others were elevated in ranks in other ways. I endowed Jesus, son of Mary, with undeniable miracles and supported him with the Holy Spirit. If God had wished, people would not be divided among themselves after the death of their Prophet. That is why they dispute among themselves [as a mean of test and trial so that] some choose to believe and some choose the disbelief. If God had willed, there would not be any fight among themselves but there is wisdom in the will of God.
E. Henry Palmer
These apostles have we preferred one of them above another. Of them is one to whom God spake; and we have raised some of them degrees; and we have given Jesus the son of Mary manifest signs, and strengthened him by the Holy Spirit. And, did God please, those who came after them would not have fought after there came to them manifest signs. But they did disagree, and of them are some who believe, and of them some who misbelieve, but, did God please, they would not have fought, for God does what He will.
Edip-Layth
Such messengers, We have preferred some to others; some of them talked to God, and He raised some of them in ranks, and We gave Jesus son of Mary the proofs and We supported him with the Holy Spirit. Had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them acknowledged and some of them did not appreciate. Had God wished they would not have fought, but God does whatever He wishes.
George Sale
These are the apostles; we have preferred some of them before others: Some of them hath God spoken unto, and hath exalted the degree of others of them. And we gave unto Jesus the son of Mary manifest signs, and strengthened him with the holy spirit. And if God had pleased, they who came after those apostles, would not have contended among themselves, after manifest signs had been shewn unto them. But they fell to variance; therefore some of them believed, and some of them believed not; and if God had so pleased, they would not have contended among themselves, but God doth what he will.
Hamid S. Aziz
Of these Messengers, We preferred some above others. Of them are some to whom Allah spoke; and We have exalted some of them by degrees; and We gave Jesus, the son of Mary, manifest signs, and strengthened him with the Holy Spirit. And, if Allah had willed, those who came after them would not have fought one another, after the clear proof had come to them. But they disagreed, some believing and others disbelieving. And, if Allah had willed, they would not have fought one another; but Allah does what He will.
Mahmoud Ghali
Those are the Messengers; We have graced some of them over some others; of them (there are some) to whom Allah spoke, and some He raised in degrees. And We brought Isa son of Maryam (Jesus son of Mary) the supreme evidences and aided him with the Spirit of Holiness. (The Angel Jibrîl) And if Allah had (so) decided, the ones who (came) after them would not have fought against each other, after the supreme evidences had come to them. But they differed among themselves. So of them are the ones who believed, and of them are the ones who disbelieved. And if Allah had (so) decided, they would not have fought against each other; but Allah performs whatever He wills.
Marmaduke Pickthall
Of those messengers, some of whom We have caused to excel others, and of whom there are some unto whom Allah spake, while some of them He exalted (above others) in degree; and We gave Jesus, son of Mary, clear proofs (of Allah's Sovereignty) and We supported him with the holy Spirit. And if Allah had so wiled it, those who followed after them would not have fought one with another after the clear proofs had come unto them. But they differed, some of them believing and some disbelieving. And if Allah had so willed it, they would not have fought one with another; but Allah doeth what He will.
Mohamed Ahmed - Samira
Of all these apostles We have favoured some over the others. God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others. And to Jesus, son of Mary, We gave tokens, and reinforced him with divine grace. If God had so willed those who came after them would never have contended when clear signs had come to them. But dissensions arose, some believed, some denied. And if God had willed they would never have fought among themselves. But God does whatsoever He please.
Muhammad Asad
Some of these apostles have We endowed more highly than others: among them were such as were spoken to by God [Himself], and some He has raised yet higher. ' And We vouchsafed unto Jesus, the son of Mary, all evidence of the truth, and strengthened him with holy inspiration. And if God had so willed, they who succeeded those [apostles] would not have contended with one another after all evidence of the truth had come to them; but [as it was,] they did take to divergent views, and some of them attained to faith, while some of them came to deny the truth. Yet if God had so willed, they would not have contended with one another: but God does whatever He wills.
Mustafa Khattab
We have chosen some of those messengers above others.[1] Allah spoke directly to some, and raised some high in rank. To Jesus, son of Mary, We gave clear proofs and supported him with the holy spirit.[2] If Allah had willed, succeeding generations would not have fought ˹among themselves˺ after receiving the clear proofs. But they differed—some believed while others disbelieved. Yet if Allah had willed, they would not have fought one another. But Allah does what He wills.
Progressive Muslims
Such messengers, We have preferred some over others; some of them talked to God, and He raised some of them in rank, and We gave Jesus son of Mary the proofs and We supported him with the holy spirit. And had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them believed and some of them disbelieved. Had God wished they would not have fought, but God does whatever He wishes.
Sahih International
Those messengers - some of them We caused to exceed others. Among them were those to whom Allah spoke, and He raised some of them in degree. And We gave Jesus, the Son of Mary, clear proofs, and We supported him with the Pure Spirit. If Allah had willed, those [generations] succeeding them would not have fought each other after the clear proofs had come to them. But they differed, and some of them believed and some of them disbelieved. And if Allah had willed, they would not have fought each other, but Allah does what He intends.
Sam Gerrans
Those messengers: We gave preference to some of them over others; among them were those to whom God spoke, and He raised some of them in degree. And We gave Jesus, son of Mary the clear signs, and We strengthened him with the Spirit of Holiness. And had God willed, there would not have fought one another those after them after the clear signs had come to them; but they differed, and some of them believed, and some of them denied; and had God willed, they would not have fought one another; but God does what He wills.
Shabbir Ahmed
(All Messengers were one in Purpose). We have caused some of them to excel others. (They were assigned different strategies suitable to their times, locations and people. So they worked at diverse platforms and) Allah communicated to all of them in various ways. Jesus son of Mary was one of those Messengers to whom We gave clear signs of the Truth and We helped him with the Sacred Revelation. If Allah had created human beings like programmed robots, lacking free will, they wouldn't have differed and wouldn't fight among themselves in matters of belief. But, Allah planned that men and women be endowed with the ability to make choices, and that compulsion in matters of faith would never been ordained (2:256). Allah makes His Laws in the World of Command as He Wills, and then He implements them in the World of Creation (the Universe) and never changes His Laws ((7:54), (17:77), (33:62)).
Syed Vickar Ahamed
Those messengers: We preferred some of them, some above the others: To some of them (Moses), Allah spoke directly; Others (David), He raised to degrees (of honor); To Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary), We gave Clear (Signs), and strengthened him with the Holy Spirit (Gabriel). If Allah had so willed, the following generations would not have fought among each other, after Clear (Signs) had come to them, but they (chose) to differ, some believing and others rejecting. If Allah had so willed, they would not have fought each other; But Allah fulfills His plan.
Taqi Usmani
Those are the messengers some of whom We have given excellence over some others. Among them there are ones to whom Allah spoke (directly) and He raised some of them steps higher (in other respects), and We gave clear signs to ‘Īsā (Jesus), the son of Maryam (Mary) and supported him with the Holy Spirit. If Allah so willed, those succeeding him would have not fought against each other after clear signs had come to them.But they disagreed among themselves. So, there were some who believed and there were some who disbelieved, and if Allah so willed, they would have not fought against each other. But Allah does what He intends
The Monotheist Group
Such messengers, We have preferred some over others; some of them talked to God, and He raised some of them in rank, and We gave Jesus, son of Mary, the clear proofs and We supported him with the Holy Spirit. And had God wished, the people after them would not have fought after the proofs had come to them, but they disputed, some of them believed and some of them rejected. If God had wished they would not have fought, but God does what He pleases.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Parmi ces messagers, Nous avons favorisé certains par rapport à dʹautres. Il en est à qui Allah a parlé; et Il en a élevé dʹautres en grade. A Jésus fils de Marie Nous avons apporté les preuves, et lʹavons fortifié par le Saint-Esprit. Et si Allah avait voulu, les gens qui vinrent après eux ne se seraient pas entretués, après que les preuves leur furent venues; mais ils se sont opposés: les uns restèrent croyants, les autres furent infidèles. Si Allah avait voulu, ils ne se seraient pas entretués; mais Allah fait ce quʹIl veut.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew pêxember ên ku me hinek ji wan di ser ên din re girtine. Hin ji wan hene ku Xwedê bi wan re peyiviye û dereceyên hinekan jî bilind kirine. Me nîşanên eşkere jî dane Îsayê kurê Meryemê û me ew bi Canê Pak (Cebraîl) daye destekkirin. Eger Xwedê bixwesta, ew ên ku piştî delîlên eşkere ji wan re hatin, dê piştî pêxemberan şerê hev nekirbûya. Lê belê ew bi hev ketin; vêca hinek ji wan îman anîn û hinek ji wan jî kafir bûn. Eger Xwedê bixwesta helbet wan şerê hev nedikir. Lê belê Xwedê her çi bivê (wê) dike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dat zijn de gezanten. Wij hebben sommigen boven anderen verkozen. Tot enkelen van hen heeft God gesproken en sommigen heeft Hij hogere rangen gegeven. Wij hebben ʹIsa, de zoon van Marjam, de duidelijke bewijzen gegeven en hem gesterkt met de heilige geest. Als God het gewild had, hadden zij die na hen kwamen elkaar niet bestreden, nadat de duidelijke bewijzen tot hen gekomen waren. Maar zij waren het oneens. Sommigen van hen geloofden dus, maar anderen waren ongelovig. Als God het gewild had, hadden zij elkaar niet bestreden, maar God doet wat Hij wenst.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Onder de apostelen hebben wij eenigen boven de anderen bevoorrecht. Met eenige sprak God zelf, anderen bevoorrechte hij nog meer. Jezus, den zoon van Maria, gaven wij kracht van teekenen en versterkten hem met den heiligen geest. Indien God gewild had, dan zouden de later levenden, nadat hun zulke duidelijke teekens waren geopenbaard, niet van meening verschillen. Maar zij zijn van verschillende meening. Eenige gelooven, anderen gelooven niet. En indien het Gode behaagd had, zouden zij niet onder elkander strijden; maar God doet wat hij wil.
Hollandaca — Siregar
Dat zijn de Boodschappers van wie Wij sommigen boven anderen bevoorrecht hebben, onder hen zijn er tot wie Allah gesproken heeft, en onder hen zijn er die Hij (enkele) graden verheven heeft, en Wij hebben aan ʹIsa, de zoon van Maryam, duidelijke Tekenen gegeven en Wij hebben hem niet de Heilige Geest (Djibrîl) versterkt. Als Allah het gewild had, hadden degenen na lien niet met elkaar gevochten nadat de duidelijke Tekenen tot hen waren gekomen, maar zij twistten: sommigen geloofden en sommigen van hen waren ongelovig. En als Allah het gewild had, hadden zij niet met elkaar gevochten, maar Allah doet wat Hij wil.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Вот – посланники! Мы дали преимущество одним из них перед другими (по откровениям от Аллаха, по количеству их последователей, по степени перед Аллахом). Из них были такие, с которыми говорил Аллах (без посредника) [как пророки Муса и Мухаммад] и вознес некоторых из них [пророка Мухаммада] по степеням (тем, что Аллах направил его ко всему человечеству, а не к отдельному народу, и что Он сделал его печатью пророков, и что Он дал общине пророка Мухаммада превосходство перед другими общинами). И Мы даровали Иисе, сыну Марьям, ясные знамения [чудеса, как исцеление слепого от рождения, и прокаженного и воскрешение умерших по дозволению Аллаха] (которые доказывали, что он является посланником Аллаха) и подкрепили [усилили] его [Иису] духом святым [ангелом Джибрилом] (в особо важных делах, когда он нуждался в особой поддержке). И если бы Аллах захотел, то не сражались бы те (люди), кто были после них [после посланников], после того, как пришли к ним ясные знамения (либо, уверовав все вместе, либо придя к согласию, если одни станут неверующими). Однако они [те, к которым пришли знамения] разошлись (во мнениях), и среди них оказались такие, что уверовали, и такие, что стали неверующими. А если бы Аллах желал (чтобы они не сражались после возникших разногласий), то они не сражались бы, но Аллах делает то, что желает.
Rusça — Osmanov
Одним посланникам Мы дали преимущество перед другими. Среди них были такие, с которыми беседовал Аллах, а некоторых Аллах вознес степенями. Мы даровали ʹИсе, сыну Марйам, ясные знамения, поддержали его Святым Духом. Если бы Аллах захотел, то народы, которые жили после посланников, не сражались бы друг с другом, после того как им были явлены ясные знамения. Но между ними разгорелись разногласия, одни из людей уверовали, другие же не уверовали. Если бы захотел Аллах, то они не сражались бы [друг с другом], но Аллах вершит то, что пожелает.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Några av dessa sändebud (om vilka Vi har berättat för dig) har Vi gett företräde framför de andra. Bland dem finns den som Gud (själv) talade till, och några har Han satt ännu högre. Jesus, Marias son, skänkte Vi klara bevis och Vi stärkte honom med helig ande. Om Gud hade velat skulle de släkten som följde dem inte ha stridit med varandra efter att ha nåtts av dessa klara bevis. Men de kom att omfatta skilda meningar - några trodde, andra framhärdade i otro. Om Gud hade velat, skulle de inte ha stridit med varandra; men Gud gör vad Han vill.