Bakara Suresi 234. Ayet — Elfaz
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
1وَالَّذِينَve(e)lleƶīnekimselerinİsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2يُتَوَفَّوْنَyuteveffevneölen(ler)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.
3مِنْكُمْminkumiçinizdenHarf-i Cer+Zamir
4وَيَذَرُونَve yeƶerūnegeriye bıraktıklarıBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek
5اَزْوَاجًاezvāceneşleriİsimز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca
6يَتَرَبَّصْنَyeterabbeSne(bekleyip) gözetlerlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müennes Gaib · Tefa''ul Bâbıر ب صBeklemek, pusuya yatmak, yapışmak, fırsat kollamak, bir beklenti, bir şeyden vazgeçmek, bir şeyi gözetlemek, birinin başına gelmek, bekleyen kişi, alıkoyan kişi veya pahalı zamanı bekleyerek buğday gibi şeyleri toplayan ve tutan kişi.
7بِاَنْفُسِهِنَّbi enfusihinnekendileriniHarf-i Cer+İsim+Zamirن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan
10وَعَشْرًاve ǎşranve on (gün)Bağlaç+İsimع ش رOnda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara - arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, birinin toplumunu geliştirmek, tanıdık olmak. ashirun - yoldaş, ashiratun - akraba, ma'sharun - topluluk, ırk, kalabalık, yakın iletişim içinde yaşayanlar (çoğul: ashair).
11فَاِذَاfe iƶāzamanİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
12بَلَغْنَbeleğnebitirdiğiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müennes Gaibب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak
14فَلَاfe lāyokturSonuç Edatı+Harf-i Nefi
16عَلَيْكُمْǎleykumsizeHarf-i Cer+Zamir
17فِيمَاfīmāHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
18فَعَلْنَfeǎlneyapmalarındaMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müennes Gaibف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum
19فِيfīiçinHarf-i Cer
20اَنْفُسِهِنَّenfusihinnekendileriİsim+Zamirن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan
21بِالْمَعْرُوفِbi l-meǎ'rūfiuygun olanıHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağı
22وَاللّٰهُve(a)llahuAllahİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
23بِمَاbimā-danHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
24تَعْمَلُونَteǎ'melūneyaptıklarınız-Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat