Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ اَنْ يَنْكِحْنَ اَزْوَاجَهُنَّ اِذَا تَرَاضَوْا بَيْنَهُمْ بِالْمَعْرُوفِ ذٰلِكَ يُوعَظُ بِهِ مَنْ كَانَ مِنْكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ذٰلِكُمْ اَزْكٰى لَكُمْ وَاَطْهَرُ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

ve iƶā Talleḳtumu n-nisā'e fe beleğne ecelehunne fe lā teǎ'Dulūhunne en yenkiHne ezvācehunne iƶā terāDev beynehum bi l-meǎ'rūfi ƶālike yūǎZu bihi men kāne minkum yu'minu bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ƶālikum ezkā lekum ve eTheru ve(a)llahu yeǎ'lemu ve entum lā teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2طَلَّقْتُمُTalleḳtumuط ل قBağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.boşadığınız
3النِّسَاءَn-nisā'eن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınları
4فَبَلَغْنَfe beleğneب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakulaştıklarında
5اَجَلَهُنَّecelehunneا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesi(iddetlerinin) sonuna
6فَلَاfe lā
7تَعْضُلُوهُنَّteǎ'Dulūhunneع ض لDaraltmak, zorlaşmak/güçleşmek, haksız yere alıkoymak, engellemek, önlemek.engel olmayın
8اَنْen
9يَنْكِحْنَyenkiHneن ك حBağlamak, düğüm yapmak, sözleşme yapmak, evlenmek, evlilikevlenmelerine
10اَزْوَاجَهُنَّezvācehunneز و جBirleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca(eski) kocalarıyla
11اِذَاiƶātakdirde
12تَرَاضَوْاterāDevر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.anlaştıkları
13بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinkendi aralarında
14بِالْمَعْرُوفِbi l-meǎ'rūfiع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıgüzelce
15ذٰلِكَƶālikebu
16يُوعَظُyūǎZuو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.verilen bir öğüttür
17بِهِbihionunla
18مَنْmenkimseye
19كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
20مِنْكُمْminkumiçinizden
21يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan
22بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
23وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününe
24الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
25ذٰلِكُمْƶālikumbu
26اَزْكٰىezkāز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatdaha iyi
27لَكُمْlekumsizin için
28وَاَطْهَرُve eTheruط ه رTemiz/saf olmak veya olmaya başlamak, kirden arınmak, uzak/mesafeli hale getirmek, temizlemek/yıkamak/arındırmak, sakınmak, kendini uzaklaştırmak, temizlemek/arındırmak, abdest almak.ve daha temizdir
29وَاللّٰهُve(a)llahuAllah
30يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
31وَاَنْتُمْve entumve siz
32لَا
33تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmezsiniz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kadınları boşadınız da zamanlarını geçirdiler mi aralarında güzellikle uzlaşırlarsa kocalarına varmalarına engel olmayın. Bu, içinizde Allah'a ve son güne inananlara verilmiş bir öğüttür. Bu, sizin için daha hayırlıdır, daha temiz bir iştir. Siz bilmezsiniz ama Allah bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kadınları boşadınız da zamanlarını geçirdiler mi aralarında güzellikle uzlaşırlarsa kocalarına varmalarına engel olmayın. Bu, içinizde Allahʼa ve son güne inananlara verilmiş bir öğüttür. Bu, sizin için daha hayırlıdır, daha temiz bir iştir. Siz bilmezsiniz ama Allah bilir.

Adem Uğur

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Ahmed Hulusi

Karılarınızı boşadığınızda, bekleme süresi sonunda, aralarında karşılıklı anlaşmaları halinde, evlenmelerine engel olmayın. Bu sizden kim Allah'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman ediyorsa ona verilmiş olan bir öğüttür. İşte bu sizin için daha tezkiyeli (beşeri şartlanmalardan arı) ve daha temizdir. Allah bilir siz bilmezsiniz!

Ahmet Tekin

Hanımlarınızı boşadığınız zaman, iddetlerini, bekleme müddetlerini tamamladıklarında, birbirleriyle, Kur’ân’ın ve sünnetin hükümlerine göre, iyilikle meşrûiyet sınırları içinde, İslâmî kurallarla örtüşen örfe uygun bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eski kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla, içinizden Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenlere öğüt verilmekte, sorumlulukları hatırlatılmaktadır. Bu sizin için daha çok günahlardan ve haramdan arındırıcı, daha hayırlı, kalplerdeki şüpheyi gideren kuraldır. Allah biliyor, siz bilemezsiniz.

Ahmet Varol

Kadınları boşadığınızda bekleme sürelerini tamamlarlarsa, aralarında iyilik üzere anlaşmaları durumunda (kendileriyle evlenmeye niyetlendikleri) eşleriyle nikahlanmalarını engellemeye çalışmayın. Bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edene öğüt verilmektedir. Bu sizin için daha elverişli ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Ali Bulaç

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz.

Ali Fikri Yavuz

Kadınları (Ric’î talâkla) boşadınız da iddetlerini bitirdiler mi, aralarında meşrû bir şekilde anlaştıkları takdirde, ey veliler, artık kendilerini kocalarına nikâh etmelerine engel olmayın. Bu anlatılanlar, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah sizin menfaatinizi bilir, siz bilemezsiniz.

Ali Rıza Safa

Ve kadınları boşadığınızda, eğer bekleme sürelerini tamamladıktan sonra, onlar aralarında uygun bir biçimde uzlaşırlarsa, kocalarıyla evlenmelerine artık engel olmayın. İşte bu, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanan her biriniz için uyarıdır. Bu, sizin için daha arındırıcı ve daha temizdir. Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.

Bayraktar Bayraklı

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, eski kocalarıyla evlenmelerine engel olmayınız! İşte bununla, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız, kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Bekir Sadak

Kadinlari bosadiginizda, muddetleri sona ermisse, kocalari ile birbirleriyle guzellikle anlasmislarsa evlenmelerine engel olmayin. Icinizden Allah'a ve ahiret gunune inanan kimse bundan ibret alir. Bu sizin icin daha nezih ve daha paktir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Celal Yıldırım

Kadınları boşadığınızda şer'î bekleme süresi sona erince aralarında örfe uygun iyilik ölçüleri içinde anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. Bununla sizden Allah'a ve Âhiret gününe inananlara öğüt veriliyor. Bu sizin için daha uygun ve daha pâk ve nezîhtir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kadınları boşadığınızda, onlar da bekleme sürelerini tamamladıklarında, aralarında mâkul ve meşrû ölçülerde rızalaştıkları takdirde boşayan kocalarıyla yeniden evlenmelerine engel olmayın. Bu söylenenler, içinizden Allah’a ve âhiret gününe iman edenlere verilen öğüttür. Bunlar sizin için en iyi iç ve dış temizliği sağlayan öğütlerdir. Tam manasıyla bilen Allah’tır, siz ise bilmezsiniz.

Diyanet İşleri

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ermişse, kocaları ile birbirleriyle güzellikle anlaşmışlarsa evlenmelerine engel olmayın. İçinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse bundan ibret alır. Bu sizin için daha nezih ve daha paktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet Vakfi

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde, kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp, engellemeyin. İşte bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür. Bu, sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınları boşadığınızda, iddetlerini bitirdikleri zaman aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, kendilerini kocalarına nikah edecekler diye baskı yapmayın. Bu, işte içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen bir öğüttür. Bu sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha temizdir. Siz bilmezken Allah bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, aralarında meşru surette rızalaştıkları takdirde kendilerini kocalarına nikah edecekler diye tazyık da etmeyin, bu işte içinizden Allaha ve Ahıret gününe iman etmiş olanlara verilir bir öğüttür, bu sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir, siz bilmezken Allah bilir

Erhan Aktaş

Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eşleriyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eşleriyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde; onların eşleriyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Fizilal-il Kuran

Kadınları boşayıp da bekleme sürelerini doldurdukları zaman eğer daha önceki kocaları ile meşru biçimde anlaşırlarsa evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizdeki Allah 'a ve Ahiret gününe inananlara yönelik bir öğüttür. Bu sizin hesabınıza en temiz ve en iffetli yoldur. Allah bilir, fakat siz bilemezsiniz.

Gültekin Onan

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini (ecele) de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikahlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Tanrı'ya ve ahiret gününe inananlara bununla (böyle) öğüt verilir. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Tanrı bilir de siz bilmezsiniz.

Hamdi Döndüren

Kadınları boşadığınız zaman iddet süreleri sona erince, aralarında meşru şekilde anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara verilen bir öğüttür. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hasan Basri Çantay

Kadınları boşadınız da ıddetlerini bitirdiler mi, aralarında meşru' bir suretde anlaşdıkları takdirde, artık kendilerini kocalarına nikah etmelerine engel olmayın, işte içinizden Allaha ve ahiret gününe iman etmekde olan (lar) a bununla öğüd veriliyor. Bu sizin için daha fazıyletli ve daha temizdir. (Ondaki maslahatı) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hasib Asutay

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla, içinizden Allah'a ve âhiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için daha hayırlı ve daha temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Hayrat Neşriyat

Hem kadınları (ric'î, dönüşü mümkün bir boşama ile) boşadığınızda, bekleme müddetlerini de bitirdiklerinde, artık aralarında meşrû' olarak anlaştıkları takdirde, bu durumda kocalarıyla (tekrar) evlenirler diye onlara mâni' olmayın! Bu, içinizden Allah’a ve âhiret gününe îmân etmekte olan kimselere, kendisiyle nasîhat olunan(bir e mir)dir. Bu, sizin için daha hayırlı ve da ha temizdir. Çünki (sizin için neyin daha hayırlı olduğunu, ancak) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

İbni Kesir

Kadınları boşadığınız vakit, onlar iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında güzelce anlaştıkları takdirde; kocalarıyla tekrar evlenmelerine mani olmayın. İşte sizden Allah'a ve ahiret gününe inanmış olanlara, bununla öğüt veriliyor. Bu, sizin için daha iyi, daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Mehmet Okuyan

Kadınları boşadığınız ve onlar da (üç aylık bekleme) süresinin sonuna geldiklerinde, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski veya aday) eşleriyle evlenmelerine engel olmayın! İşte bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Bu (öğüdü tutmanız), kendiniz için en iyi ve en temiz olandır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Muhammed Esed

Kadınları boşadıktan sonra, bekleme sürelerinin sonuna gelmişlerse, aralarında uygun bir şekilde anlaştıkları taktirde başka erkeklerle evlenmelerine engel olmayın. Bu, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanan her biriniz için uyarıdır; bu, sizin için en erdemli ve en temiz (yol)dur. Allah her şeyi aslıyla bilir, ama siz bilmezsiniz.

Mustafa İslamoğlu

Kadınları boşadıktan sonra, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, aralarında münasip bir biçimde anlaştıkları takdirde, eş(namzet)leriyle evlenmelerine engel çıkarmayın! Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan herkese bir uyarıdır; işte bu sizin için en yararlı ve en temiz olandır. Allah her şeyi bilir ve fakat siz bilemezsiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kadınları boşadığınızda, onlar da iddetlerini sonuna erdirince onların kendi aralarında maruf veçhile karşılıklı rızayla kocaları ile tekrar evlenmelerine mani olmayınız. Sizden Allah'a ve Ahiret gününe inanmış olanlara işte bununla öğüt verilir. Bu husus sizin için daha faydalı ve daha temizdir ve Allah Teâlâ bilir, siz bilmezsiniz.

Ömer Öngüt

Kadınları boşadığınız zaman, iddetlerini bitirince, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde, kocalarıyla tekrar evlenmelerine engel olmayın. İçinizden Allah'a ve ahiret gününe inanmış olanlara işte bununla öğüt veriliyor. Böyle yapmanız sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Suat Yıldırım

Ey kocalar! Eşlerinizi boşayıp da onlar da iddetlerini tamamladıklarında, kendi aralarında meşrû surette anlaşmaları durumunda, kocaları ile tekrar nikâhlanmaları hususunda onlara baskı yapmayın. Sizden Allah’a ve âhiret gününe iman edenlere bu ayetlerle öğüt verilir. Böyle yapmak, sizin için daha hayırlı, daha nezihtir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Süleyman Ateş

Kadınları boşadığınız zaman bekleme sürelerini bitirdiler mi, kendi aralarında güzelce anlaştıkları takdirde, (eski) kocalarıyle evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Bu, sizin için daha iyi ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Kadınlarınızı boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna varırlarsa koca adaylarıyla marufa uygun olarak anlaştıkları takdirde evlenmelerine engel olmayın! Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Sizi daha geliştirecek ve daha da arındıracak olan budur. Bunları Allah bilir ama siz bilemezsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kadınları boşadığınızda bekleme sürelerinin sonuna varırlarsa, koca adaylarıyla marufa uygun olarak anlaştıkları taktirde evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve Ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Sizin için iyi ve temiz olan budur. Bunları bilen Allah'tır siz bilemezsiniz.

Şaban Piriş

Kadınları boşadığınız vakit, onlar da bekleme sürelerini bitirince aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte, sizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere, bununla öğüt veriliyor. Bu, sizin için daha faydalı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Tefhim-ul Kuran

Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikâhlamalarına engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz.

Ümit Şimşek

Kadınları boşadığınız zaman, iddetlerini bitirdiklerinde, aralarında meşru şekilde anlaşacak olurlarsa kocalarına dönmelerine engel olmayın. Sizden Allah'a ve âhiret gününe inanmış olanlara verilen öğüt işte budur. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temiz bir iştir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kadınları boşadığınız zaman bekleme sürelerini tamamladıklarında, kendi aralarında örfe uygun olarak anlaşmışlarsa eski kocalarıyla nikahlanmaları hususunda onlara engel çıkarmayın. Bu, sizin Allah'a ve ahıret gününe inanmış olanınıza verilen öğüttür. Bu sizin için daha isabetli ve daha temizdir, Allah bilir ama siz bilmezsiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qadınlarınızı boşadığınız və onların gözləmə müddəti başa çatdığı zaman ərlə arvad şəriətə müvafiq qayda üzrə öz aralarında razılığa gələrsə, o qadınlara yenidən əvvəlki ərlərinə ərə getməyə mane olmayın. Bu sizlərdən Allaha və Axirət gününə iman gətirənlərə verilən bir öyüd-nəsihətdir. Bu sizin üçün daha yaxşı və daha pakdır. Allah bilir, siz isə bilmirsiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Boşanmış qadınların gözləmə müddətləri bitərkən aralarında barışıq və yaxşılıqla yaşamağa razılıq olduğu zaman onların təkrar öz ərlərinə nikah edilməsinə mane olmayın! Bu sizin Allaha və axirət gününə inananlarınıza verilən bir nəsihətdir. Bu (şərʼi baxımdan) sizin üçün daha təmiz (faydalı) və daha pakdır. Allah (sizin mənfəətinizi) bilir, siz bilməzsiniz!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wenn die Frauen nach ausgesprochener Scheidung und verstrichener Wartezeit eine neue Ehe mit dem gleichen Mann eingehen wollen, so dürft ihr (die ihr das Sagen über sie habt) das nicht verbieten, wenn beide Partner eine Versöhnung im Guten erzielt haben. Dazu werdet ihr, die ihr an Gott und den Jüngsten Tag glaubt, ermahnt. Für euch ist das segensreicher und reiner. Gott weiß alles, und ihr wißt nichts.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihr euch von Frauen scheidet und sie dann ihre festgesetzte Zeit erreicht haben, so haltet sie nicht davon ab, ihre Gatten zu heiraten, wenn sie sich in rechtlicher Weise miteinander geeinigt haben. Damit wird von euch ermahnt, wer an Allah und den Jüngsten Tag glaubt. Das ist lauterer für euch und reiner. Allah weiß, ihr aber wißt nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihr von den Ehefrauen die Talaq-Scheidung vollzogen habt und sie sich dem Ende ihrerWartezeit näherten, dann hindert sie (die Frauen) nicht daran, ihre Männer wieder zu heiraten, wenn sie sich nach dem Gebilligten aussöhnten. Damit wird von euch ermahnt, wer den Iman an ALLAH und an den Jüngsten Tag zu verinnerlichen pflegte. Dies ist für euch nutzbringender und reiner. Und ALLAH weiß und ihr wisst nicht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when you have divorced women and they have fulfilled their determined period of waiting, do not restrain them, O you who have influence, from reuniting with their separated husbands in wedlock if the women wish to reconcile their quarrel in equity and honour. This is an appeal incumbent on those who believe in Allah and in the Last Day with truly faithful hearts. This imparts sanctity to you and you become pious, for Allah is 'Alimun whereas you are not.

Abdul Haleem

When you divorce women and they have reached their set time, do not prevent them from remarrying their husbands if they both agree to do so in a fair manner. Let those of you who believe in God and the Last Day take this to heart: that is more wholesome and purer for you. God knows and you do not.

Abdullah Yusuf Ali

When ye divorce women, and they fulfil the term of their ('Iddat), do not prevent them from marrying their (former) husbands, if they mutually agree on equitable terms. This instruction is for all amongst you, who believe in Allah and the Last Day. That is (the course Making for) most virtue and purity amongst you and Allah knows, and ye know not.

Abul A'la Maududi

When you divorce women and they have completed their waiting term do not hinder them from marrying other men if they have agreed to this in a fair manner. That is an admonition to everyone of you who believes in Allah and the Last Day; that is a cleaner and purer way for you. For Allah knows whereas you do not know.

Aisha Bewley

When you divorce women and they are near the end of their ‘idda, do not prevent them from marrying their first husbands if they have mutually agreed to it with correctness and courtesy. This is an admonition for those of you who have iman in Allah and the Last Day. That is better and purer for you. Allah knows and you do not know.

Al-Hilali & Khan

And when you have divorced women and they have fulfilled the term of their prescribed period, do not prevent them from marrying their (former) husbands, if they mutually agree on reasonable basis. This (instruction) is an admonition for him among you who believes in Allâh and the Last Day. That is more virtuous and purer for you. Allâh knows and you know not.

Ali Quli Qarai

When you divorce women and they complete their term, do not thwart them lest they should [re]marry their husbands, when they honourably reach mutual consent. Herewith are advised those of you who believe in Allah and the Last Day. That will be more decent and purer for you, and Allah knows and you do not know.

Amatul Rahman Omar

When (some of) you divorce (their) women (for the first or the second time) and they approach the end of the prescribed period of waiting (- `Iddat) then do not prevent them from remarrying their (former) husbands when they have agreed between themselves to an equitable and decent contract. This is an exhortation for those among you who believe in Allâh and the Last Day. This is more blissful for you and purer. And Allâh knows while you do not know.

Arthur John Arberry

When you divorce women, and they have reached their term, do not debar them from marrying their husbands, when they have agreed together honourably. That is an admonition for whoso of you believes in God and the Last Day; that is cleaner and purer for you; God knows, and you know not.

Bijan Moeinian

Once your ex-wife has finished her waiting period, do not prevent her re-marrying her (ex-) husband, if they would like to live in a mutually honorable manner. This instruction is meant for those of you who believe in God and the Day of Judgment. Respecting this law purifies you and leads you to righteousness. Remember that you do not know as much as God knows.

E. Henry Palmer

When ye divorce women, and they have reached their prescribed term, do not prevent them from marrying their (fresh) husbands, when they have agreed with each other reasonably. That is what he is admonished with who amongst you believes in God and in the last day. That is more pure for you and cleaner. But God knows, and ye know not.

Edip-Layth

If you divorce the women, and they have reached their required interim period, then do not prevent them from remarrying their husbands if they amicably agree amongst themselves out of what is best. This is to remind any of you who acknowledge God and the Last day, this is better for you and purer; and God knows while you do not know.

George Sale

But when ye have divorced your wives, and they have fulfilled their prescribed time, hinder them not from marrying their husbands, when they have agreed among themselves according to what is honourable. This is given in admonition unto him among you who believeth in God, and the last day. This is most righteous for you, and most pure. God knoweth, but ye know not.

Hamid S. Aziz

When you divorce women, and they have reached their prescribed term, do not put difficulties in their marrying their husbands, if it is agreed between them in kindness (or equity). This instruction is for all amongst you who believe in Allah and in the Last Day. That is more pure for you and cleaner. But Allah knows, and you know not.

Mahmoud Ghali

And when you have divorced women, (and) so they have reached their term, then do not pose problems for them from their marrying their spouses when they have consented among themselves with beneficence. That (instruction) is for (any) of you who believes in Allah and the Last Day to be admonished by it; That (Literally: those "instructions") is more cleansing for you and purer; and Allah knows, and you do not know.

Marmaduke Pickthall

And when ye have divorced women and they reach their term, place not difficulties in the way of their marrying their husbands if it is agreed between them in kindness. This is an admonition for him among you who believeth in Allah and the Last Day. That is more virtuous for you, and cleaner. Allah knoweth; ye know not.

Mohamed Ahmed - Samira

When you have divorced your wives and they have completed the fixed term (of waiting), do not stop them from marrying other men if it is agreed between them honourably. This warning is for those among you who believe in God and the Last Day. This is both proper and right for you, for God knows and you do not know.

Muhammad Asad

And when you divorce women, and they have come to the end of their waiting-term, hinder them not from marrying other men if they have agreed with each other in a fair manner. This is an admonition unto every one of you who believes in God and the Last Day; it is the most virtuous [way] for you, and the cleanest. And God knows, whereas you do not know.

Mustafa Khattab

When you divorce women and they have reached the end of their waiting period, do not ˹let the guardians˺ prevent them from re-marrying their ex-husbands if they come to an honourable agreement. This is enjoined on whoever has faith in Allah and the Last Day. This is purer and more dignifying for you. Allah knows and you do not know.

Progressive Muslims

And if you divorce the women, and they have reached their required interim period, then do not prevent them from remarrying their husbands if they amicably agree amongst themselves out of what is best. This is to remind any of you who believe in God and the Last Day, this is better for you and purer; and God knows while you do not know.

Sahih International

And when you divorce women and they have fulfilled their term, do not prevent them from remarrying their [former] husbands if they agree among themselves on an acceptable basis. That is instructed to whoever of you believes in Allah and the Last Day. That is better for you and purer, and Allah knows and you know not.

Sam Gerrans

And when you divorce women, and they have reached their term, then constrain them not from marrying their spouses when they have come to terms according to what is fitting. By that is admonished whoso among you believes in God and the Last Day; that is purer and cleaner for you; and God knows, and you know not.

Shabbir Ahmed

And when you have divorced women, and they have completed their waiting period, people in the society shall not place difficulties if both of them wish to remarry each other in kindness. And they shall not place difficulties if the woman decides to marry a different husband with their mutual agreement. This instruction is for all among you who believe in Allah and the Last Day. Following the Commands helps you develop your personality and stay clear of vice. Allah knows, you know not.

Syed Vickar Ahamed

And when you divorce women, and they fulfill the term (a waiting period of three monthly courses,) do not prevent them from marrying their former husbands, if they both agree on fair terms. This (instruction) is for all among you, who believe in Allah and the Last Day. That is (the path towards) greatest virtue and purity among you. And Allah knows, and you know not.

Taqi Usmani

When you have divorced women, and they have reached (the end of) their waiting period, do not prevent them from marrying their husbands when they mutually agree with fairness. Thus the advice is given to everyone of you who believes in Allah and in the Hereafter. This is more pure and clean for you. Allah knows and you do not know.

The Monotheist Group

And if you divorce the women, and they reach their required interim period, then do not make difficulty for them if they wish to remarry their husbands if they have amicably agreed among themselves out of what is best. This is to remind any of you who believe in God and the Last Day, this is better for you and purer; and God knows while you do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand vous divorcez dʹavec vos épouses, et que leur délai expire, alors ne les empêchez pas de renouer avec leurs époux, sʹils sʹagréent lʹun lʹautre, et conformément à la bienséance. Voilà à quoi est exhorté celui dʹentre vous qui croit en Allah et au Jour dernier. Ceci est plus décent et plus pur pour vous. Et Allah sait, alors que vous ne savez pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku we jin (bi kêmtirîn sê telaqan) berdan û wan jî civanê xwe temam kir, êdî dema ew û mêrên xwe di navbera xwe de bi rindî, (bi mehreke nû) li hev bizivirin, astengiyê dermexin. Ev a ha, ji we yê ku bi Xwedê û roja axretê bawerî tîne, ji bo xwe dike pend û şîret. Eger hûn vê şîretê bigirin (û nebin asteng ji bo wan) teqez ji bo we her çêtir û paqijtir e. Xwedê dizane û hûn nizanin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jullie vrouwen de scheiding geven en zij bereiken hun termijn, verhindert haar dan niet te trouwen met haar echtgenoten wanneer zij in redelijkheid overeenstemming bereikt hebben. Daartoe wordt wie van jullie gelooft in God en de laatste dag aangespoord. Dat is zuiverder voor jullie en reiner. En God weet en jullie weten niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij u van uwe vrouwen scheidt, en zij hebben den haar voorgeschreven tijd vervuld, verhindert haar dan niet een anderen man te nemen, indien zij zich naar billijkheid willen vereenigen. Dit is tot onderricht van hen onder u, die aan God en den jongsten dag gelooven. Dit is gerechter en reiner voor u God weet, maar gij weet niet.

Hollandaca — Siregar

En wanneer jullie de vrouwen scheiding hebben gegeven en zij hun termijn hebben bereikt verhindert hen dan niet om te huwen met hun aanstaande echtgenoten als zij met elkaar overeenstemming hebben bereikt, volgens de voorschriften. Dat is waartoe jullie vermaand worden, (voor) wie van jullie in Allah gelooft en in de Laatste Dag. Dat is deugdzamer en reiner voor jullie. En Allah weet, terwijl jullie niet weten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда вы (о, мужья) даете развод женам (в первый или второй раз), и когда они [разведенные женщины] достигают своего предела [когда заканчивается их ‘идда], то (вы, о, опекуны женщин) не препятствуйте им (снова) вступать в супружеский союз с мужьями их (заключив новое брачное соглашение), если они [мужья и жены] согласятся между собой согласно принятому [что соответствует шариату и здравому смыслу]. Этим [этими положениями] увещают тех из вас, которые веруют в Аллаха и в Последний День. Это [эти положения] – самое лучшее для вас (как деяние) и самое чистое (от грехов). И Аллах знает (в чем для вас польза), а вы не знаете (этого)!

Rusça — Osmanov

Когда вы принимаете развод ваших родственниц, то по прошествии установленного срока не препятствуйте им вступать вновь в брак с [прежними] мужьями, согласно обычаю, если между ними установилось согласие. Это наставление тому из вас, кто верует в Аллаха и в Судный день. Так [будет] благороднее и чище для вас. Аллах ведает [о сути вопроса], а вы не ведаете.