Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَا اِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَاِثْمُهُمَٓا اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَا وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَ قُلِ الْعَفْوَ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

yeselūneke ǎni l-ḣamri ve l-meysiri ḳul fīhimā iṧmun kebīrun ve menāfiǔ li n-nāsi ve iṧmuhumā ekberu min nef'ǐhimā ve yeselūneke māƶā yunfiḳūne ḳuli l-ǎfve ke ƶālike yubeyyinu (a)llahu lekumu l-āyāti leǎllekum tetefekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَسْـَٔلُونَكَyeselūnekeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksana soruyorlar
2عَنِǎni-tan
3الْخَمْرِl-ḣamriخ م رÖrtmek/gizlemek/perdelemek, önceki durumundan/halinden değişmek/başkalaşmak, karışmış/harmanlanmış/birleşmiş/kaynaşmış, sarhoşluk/şarap/üzüm, makyaj, aklı bulandıran/örten herhangi bir sarhoş edici şey, gizlice/beklenmedik şekilde gelmek, kalabalık insan topluluğu, parfüm kokusu, fermente olmuş/olgunlaşmış bir şeyşarap-
4وَالْمَيْسِرِve l-meysiriي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu.ve kumardan
5قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
6فِيهِمَاfīhimāo ikisinde vardır
7اِثْمٌiṧmunا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünah
8كَبِيرٌkebīrunك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.büyük
9وَمَنَافِعُve menāfiǔن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.ve bazı yararlar
10لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar için
11وَاِثْمُهُمَٓاve iṧmuhumāا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıfakat onların günahı
12اَكْبَرُekberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.daha büyüktür
13مِنْmin-ndan
14نَفْعِهِمَاnef'ǐhimāن ف عFayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak.yararı-
15وَيَسْـَٔلُونَكَve yeselūnekeس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekve sana soruyorlar
16مَاذَاmāƶāne
17يُنْفِقُونَyunfiḳūneن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.infak edeceklerini
18قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
19الْعَفْوَl-ǎfveع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)Af (ihtiyaçlarınızdan fazlasını)
20كَذٰلِكَke ƶālikeböyle
21يُبَيِّنُyubeyyinuب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçıklıyor
22اللّٰهُ(a)llahuAllah
23لَكُمُlekumusize
24الْاٰيَاتِl-āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri
25لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
26تَتَفَكَّرُونَtetefekkerūneف ك رDüşündü, net bir bilgi edinmek için değerlendirdi, zihinsel olarak inceledi, zihni kullandı, derin düşünce içinde oldu, üzerinde düşündü.düşünürsünüz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sana şarap ve kumarın hükümlerini soruyorlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah var, hem insanlara faydalar var; fakat günahları, faydalarından daha çok. Sonra mallarından neyi vereceklerini soruyorlar. De ki: Kendilerini sıkmayanını, sıkıntıya düşürmeyenini, fazlasını. İşte Allah, delillerini size böylece bildirir, tâ ki düşünesiniz.

Adem Uğur

Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. "İhtiyaç fazlasını" de. Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.

Ahmed Hulusi

Sana sarhoşluk veren şeyler ile kumardan soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük kötülük ve insanlar için bazı yararlar vardır. Fakat zararları yararlarından daha fazladır. " Allah yolunda ne kadar harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "El Afv (zaruri harcamalarınızdan) arta kalanı bağışlayın!" Allah böylece gereken apaçık işaretleri veriyor size. . . (Nedenini) derin düşünmeniz için.

Ahmet Tekin

Sana, mayalanmış, zihnî melekeleri bulandıran şarap ve benzeri içkiler ve kumarla ilgili sualler soruyorlar. 'Her ikisinde de bilerek işlenmiş büyük günah, zarar var ve insanlar için bir takım faydalar da var. Ancak her ikisinin de bilerek işlenen günahı, zararı, faydasından daha çok ve büyüktür.' de. Bir de sana Allah yolunda İslâm uğrunda karşılık beklemeden, gönüllü ne kadar harcayacaklarını soruyorlar. 'Gönül rızaları ile ihtiyaç fazlasını, değerlisini' de. Allah dünya ve âhiretle ilgili işlerinizi düzene koymak için düşünesiniz diye âyetlerini size böyle açıklıyor.

Ahmet Varol

Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: 'Onlarda büyük günah ve insanlar için bazı yararlar vardır. Ancak günahları yararlarından daha büyüktür.' Yine sana neyi sarfedeceklerini (infak edeceklerini) soruyorlar. De ki: 'İhtiyaçtan fazlasını.' İşte Allah, olur ki düşünürsünüz diye ayetlerini size böyle açıklamaktadır.

Ali Bulaç

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “- Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için bazı (ufak tefek) faydalar vardır. Fakat günahları faydalarından daha büyüktür; “Yine sana hangi şeyi nafaka verceklerini soruyorlar. De ki: “- İhtiyacınızdan geri kalanı harcayın.” Allah âyetlerini size böyle açıklıyor ki, düşünesiniz;

Ali Rıza Safa

Sana, şarap ve kumar hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onlarda, hem büyük bir suç hem de insanlar için yararlar vardır. Ama suçları, yararlarından daha çoktur!" Bir de sana, yardımlaşmak amacıyla ne paylaşacaklarını soruyorlar; şunu söyle: "Ayırabileceğiniz her şeyi!" Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki düşünürsünüz diye.

Bayraktar Bayraklı

Sana alkol ve kumar hakkında soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından büyüktür." Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. "İhtiyaç fazlasını" de. Allah, düşünesiniz diye size ayetlerini böyle açıklıyor.

Bekir Sadak

Sana icki ve kumari sorarlar, de ki «Ikisinde hem buyuk gunah ve hem insanlara bazi faydalar vardir. Gunahlari faydasindan daha buyuktur". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: «Artani". Boylece Allah, dunya ve ahiret hususunda dusunesiniz diye size ayetleri aciklar.

Celal Yıldırım

Sana hamr (alkollü içki)" den ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) faydalar vardır; ama günahları (ve zararları) yararlarından daha büyüktür. Ve Sana (Allah için, O'nun yolunda) neyi harcayacaklarını soruyorlar; de ki: Artanı... Böylece Allah (Dünya ve Âhiret hakkında) düşünesiniz diye size âyetlerini açıklıyor.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: Bu ikisinde insanlar için büyük zarar ve bazı faydalar vardır; zararları da faydalarından büyüktür. Sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: İhtiyaç fazlasını.Allah sizin için âyetlerini işte böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

Diyanet İşleri

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: 'İkisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür'. Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: 'Artanı'. Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düşünesiniz diye size ayetleri açıklar.

Diyanet Vakfi

Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. «İhtiyaç fazlasını» de. Allah size âyetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Ancak günahları yararlarından daha büyüktür." Yine sana neyi başkalarına vereceklerini soruyorlar. De ki: "Sizi sıkmayanını." Allah, düşünesiniz diye, ayetlerini size böylece açıklıyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana hamr-ü meysirden soruyorlar, de ki bu ikisinde büyük bir günah bir de nasa ba'zı menfeatler var fakat günahları menfeatlerinden daha büyüktür, yine sana soruyorlar: Neyi infak edecekler? de ki sıkmayanını, böyle beyan ediyor Allah size ayetlerini ki düşünesiniz

Erhan Aktaş

Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı." Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana hamrın ve şans oyunlarının hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için kısmen yararı olsa da kötülüğü yararından daha büyüktür.". Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan fazla olanını.". Düşünesiniz diye, Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır.

Fizilal-il Kuran

Sana içki ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki; Onların ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlara bazı yararları varsa da günahları yararlarından büyüktür. Sana Allah yolunda ne vereceklerini sorarlar. De ki; «ihtiyaçlarınızdan artakalanını verin!» Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki düşünesiniz.

Gültekin Onan

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Tanrı size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz (tetefekkerun).

Hamdi Döndüren

Sana şarabı ve kumarı soruyorlar. De ki: “Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlar için bir takım yararlar vardır. Fakat bunların günahı yararlarından daha büyüktür!” Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazla olanı (infak edin). İşte böylece Allah size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki düşünürsünüz.

Hasan Basri Çantay

(219-220) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidelerinden daha büyükdür." (Yine) sana hangi şey'i nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyacınızdan artanı (verin)". Allah size böylece ayetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki dünya hususunda da, ahiret işinde de iyice düşünürsünüz. Bir de sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları yarar ve iyi bir haale getirmek hayırlıdır. Şayet kendileriyle bir arada yaşarsanız onlar sizin kardeşierinizdir. Allah, (yetimlerin) salahına çalışanlarla (onların mal ve haalinde) fesad (ve fenalık) yapanları bilir. Eğer Allah dileseydi sizi muhakkak zahmete sokardı. Şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: Her ikisinde de hem büyük günâh (zarar), hem insanlar için (bazı) faydalar vardır. (80) İkisinin de günâhı faydasından daha büyüktür; (yine) sana (Allah yolunda) neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan artanı (verin). Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz. (80. İçkideki faydalardan kasıt içkiden kazanç elde etmek, neşelenmek gibi şeylerdir. Bunlar içkinin zararına oranla pek azdır. Kumarda da kazanan taraf için zahiri bir fayda görülür, ama kaybeden taraf için büyük bir zarar vardır. Onun için kumar oynamak yasaklanmıştır.)

Hayrat Neşriyat

Sana, şarab ve kumardan soruyorlar. De ki: 'Onlarda büyük bir günah ve insanlar için birtakım faydalar vardır. Fakat günahları, faydalarından daha büyüktür.' Sana, (Allah yolunda) neyi (kime) sarf edeceklerini soruyorlar. De ki: '(İhtiyaçtan) fazla olanı!' Allah, size âyetleri böyle iyice açıklar; tâ ki düşünesiniz.

İbni Kesir

Sana içkiden ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür. Ve sana ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçlarınızdan artanı. Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyan

Sana içkiden (uyuşturucudan) ve kumardan soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de büyük bir günah (haram) ve insanlar için birtakım çıkarlar vardır. Her ikisinin (de) günahı çıkarından daha büyüktür.” Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “Vazgeçilebileni.” Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Muhammed Esed

Sana, sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında sorarlar. De ki: "Onların her ikisinde de hem büyük bir kötülük hem de insanlar için bazı yararlar vardır; ancak yol açtıkları kötülük, sağladıkları yararlardan daha büyüktür." (Allah yolunda) neyi harcayacaklarını sana sorarlar. De ki: "O'nun için ayırabileceğiniz her şeyi." Böylece Allah mesajlarını size açıklıyor ki tefekkür edesiniz.

Mustafa İslamoğlu

Sana sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında soruyorlar. De ki: "Onların her ikisinde de insanlar için büyük bir kötülük ve birtakım menfaatler vardır. Her ikisinin yol açtıkları kötülük sağladıkları menfaatten çok daha büyüktür." Yine onlar "Neden infak edelim?" diye soruyorlar. De ki: "Bağışlanabilen her şeyden". Böylece Allah size mesajlarını açıklıyor ki, tefekkür edebilesiniz

Ömer Nasuhi Bilmen

Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: «İkisinde de büyük günah vardır. Ve nâs için menfaatler de vardır. Bunların günahı ise menfaatlerden çok büyüktür.» Sana ne infak edeceklerini de sual ediyorlar. De ki: «İhtiyacınızdan artanı.» Allah Teâlâ âyetlerini sizlere işte böyle beyan ediyor, tâ ki tefekkür edesiniz.

Ömer Öngüt

Resulüm! Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım (zahiri) faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. ” Sana (Allah yolunda) ne sarfedeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı. ” Böylece Allah size âyetlerini açıklar, umulur ki düşünürsünüz.

Suat Yıldırım

Sana şarap ve kumar hakkındaki hükmü sorarlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlara bazı menfaatler vardır. Fakat günahları faydalarından daha çoktur. Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar. De ki: İhtiyacınızdan artanı harcayın. Böylece Allah size âyetlerini açıklıyor ki dünya ve âhiret hakkında düşünesiniz.

Süleyman Ateş

Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki; "O ikisinde büyük günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Fakat onların günahı yararından büyüktür." Ve sana Allah yolunda ne vereceklerini soruyorlar. De ki; "Af (yani ihtiyaçlarınızdan fazlasını veya helal ve güzel olan şeyleri verin!)" Allah size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Sana içki ve uyuşturucu çeşitleri ile kumar çeşitlerini soruyorlar. De ki: İkisinde de büyük günah ve insanlar için (bazı) yararlar vardır; ama ikisinin de günahı yararlarından büyüktür. Hayra neyi harcayacaklarını da soruyorlar. De ki: (ihtiyaçtan) Artan ve artma özelliği olanı! Allah ayetlerini size böyle açıklar ki düşünesiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana hamrı (sarhoşluk veren maddeleri) ve kumarı soruyorlar. De ki her ikisinde büyük bir ism (zararlar) ve insanlar için yararlar vardır. Ama bunlardaki ism yararlarından büyüktür. (Hayra) neyi harcayacaklarını da soruyorlar. De ki: Artanı!. Allah, ayetlerini size böyle açıklar ki düşünesiniz.

Şaban Piriş

Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: -Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar; De ki: -İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

Tefhim-ul Kuran

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: «Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür.» Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: «İhtiyaçtan artakalanı.» Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz;

Ümit Şimşek

Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de büyük bir günah, bir de insanlar için bazı yararlar vardır; fakat günahları, yararlarından daha büyüktür. Bir de ne bağışlayacaklarını soruyorlar. 'İhtiyaçtan fazlasını' de. İşte, Allah, düşünmeniz için âyetlerini size böyle açıklıyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Sana uyuşturucuyu/şarabı ve kumarı sorarlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah vardır; insanlar için çıkarlar da vardır. Ama onların kötülüğü yararlarından çok daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin." İşte Allah, ayetleri size böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Səndən sərxoşedici içki və qumar barəsində soruşurlar. De: “İkisində də həm böyük günah, həm də insanlar üçün mənfəət vardır. Amma günahları mənfəətlərindən daha böyükdür”. Səndən Allah yolunda nə xərcləyəcəklərini soruşurlar. De: “Ehtiyacınızdan artıq qalanını!” Allah ayələri sizə belə bəyan edir ki, bəlkə fikirləşəsiniz –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Səndən içki və qumar (meysir) haqqında sual edənlərə söylə: ″Onlarda həm böyük günah, həm də insanlar üçün mənfəət (dünya mənfəəti) vardır. Lakin günahları mənfəətlərindən daha böyükdür″! (Allah yolunda) nəyi paylamalı olduqlarını soruşanlara isə de: ″Ehtiyacınızdan artıq qalanını (möhtaclara paylayın)!″ Allah sizə Öz ayələrini bu cür bildirir ki, bəlkə, fikirləşəsiniz.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie fragen dich nach dem Wein und dem Glücksspiel. Sprich: ʺIn beiden liegt zwar etwas Nutzen für die Menschen, aber viel Übel. Das Übel überwiegt den Nutzen.ʺ Sie fragen dich, was sie spenden sollen. Sprich: ʺWas man leicht erübrigen kann, ohne sich übermäßig anzustrengen.ʺ So erläutert euch Gott Seine offenbarten Zeichen, damit ihr darüber nachdenkt.

Almanca — Der Edle Quran

Sie fragen dich nach berauschendem Trunk und Glücksspiel. Sag: In ihnen (beiden) liegt große Sünde und Nutzen für die Menschen. Aber die Sünde in ihnen (beiden) ist größer als ihr Nutzen. Und sie fragen dich, was sie ausgeben sollen. Sag: Den Überschuss. So macht Allah euch die Zeichen klar, auf daß ihr nachdenken möget,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie befragen dich über Berauschendes und Glücksspiel. Sprich: ʺIn beiden liegt großes Übel und Nutzen für die Menschen. Doch ihr Übel ist größer als ihr Nutzen.ʺ Und sie befragen dich was sie spenden sollen. Sprich: ʺDen Überschuß.ʺ So macht euch Allah die Zeichen klar, damit ihr nachdenken möget

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie fragen dich nach dem Khamr und dem Glücksspiel. Sag: ʺIn beiden sind große Verfehlungen und Nutzen für die Menschen, doch ihre Verfehlungen überwiegen ihrem Nutzen.ʺ Und sie fragen dich, wieviel sie geben sollen. Sag: ʺDen Überschuß.ʺ Solcherart verdeutlicht ALLAH euch die Ayat, damit ihr nachdenkt

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They ask you, O Muhammad, about intoxicants and gambling. Say to them: "They both involve a major sin as well as some advantages, but their evil outweighs their advantages." And they ask you how to spend in benevolence! Say to them: "Spend in benevolence and benefaction of what you can spare in excess of your actual requirements." Thus, Allah elucidates to you people His revelations and ordinances that you may hopefully consider the consequences.

Abdul Haleem

They ask you [Prophet] about intoxicants and gambling: say, ‘There is great sin in both, and some benefit for people: the sin is greater than the benefit.’ They ask you what they should give: say, ‘Give what you can spare.’ In this way, God makes His messages clear to you, so that you may reflect

Abdullah Yusuf Ali

They ask thee concerning wine and gambling. Say: "In them is great sin, and some profit, for men; but the sin is greater than the profit." They ask thee how much they are to spend; Say: "What is beyond your needs." Thus doth Allah Make clear to you His Signs: In order that ye may consider-

Abul A'la Maududi

They ask you about wine and games of chance. Say: "In both these there is great evil, even though there is some benefit for people, but their evil is greater than their benefit." They ask: “What should we spend in the Way of Allah?” Say: “Whatever you can spare.” In this way Allah clearly expounds His injunctions to you that you may reflect upon them,

Aisha Bewley

They will ask you about alcoholic drinks and gambling. Say, ‘There is great wrong in both of them and also certain benefits for mankind. But the wrong in them is greater than the benefit.’ They will ask you what they should give away. Say, ‘Whatever is surplus to your needs.’ In this way Allah makes the Signs clear to you, so that hopefully you will reflect

Al-Hilali & Khan

They ask you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) concerning alcoholic drink and gambling.[1] Say: "In them is a great sin, and (some) benefit for men, but the sin of them is greater than their benefit." And they ask you what they ought to spend. Say: "That which is beyond your needs." Thus Allâh makes clear to you His Laws in order that you may give thought." [2]

Ali Quli Qarai

They ask you concerning wine and gambling. Say, ‘There is a great sin in both of them, and some profits for the people, but their sinfulness outweighs their profit.’ And they ask you as to what they should spend. Say, ‘All that is surplus.’ Thus does Allah clarify His signs for you so that you may reflect

Amatul Rahman Omar

They ask you concerning intoxicants and games of chance. Say, `In both of them is a great sin and both are harmful too, and they have some uses for people, but the sin inherent in them is even more serious than their usefulness.' They ask you how much they should spend. Say, `The surplus (- what you can spare after spending on your basic requirement).' Thus does Allâh make clear His commandments so that you may reflect -

Arthur John Arberry

They will question thee concerning wine, and arrow-shuffling. Say: 'In both is heinous sin; and uses for men, but the sin in them is more heinous than the usefulness.' They will question thee concerning what they should expend. Say: 'The abundance.' So God makes clear His signs to you; haply you will reflect;

Bijan Moeinian

People ask you about drinking and gambling. Say: "There are some benefits and harms in them. Their harms, however, outweighs the benefits." They also ask you how much they should contribute to the charity. Say: “Anything above your needs.” See how clearly God makes His points so that you may contemplate upon this life and Hereafter.

E. Henry Palmer

They will ask thee about wine and el maisar, say, 'In them both is sin and profit to men; but the sin of both is greater than the profit of the same. ' They will ask thee what they shall expend in alms: say, 'The surplus.' Thus does God manifest to you His signs; haply ye may reflect on this world and the next!

Edip-Layth

They ask you about intoxicants and gambling. Say, "In them is great harm, and a benefit for people; but their harm is greater than their benefit." They ask you how much are they to give, say, "The excess." Thus, God clarifies for you the signs that you may think.

George Sale

They will ask thee concerning wine and lots: Answer, in both there is great sin, and also some things of use unto men; but their sinfulness is greater than their use. They will ask thee also what they shall bestow in alms: Answer, what ye have to spare. Thus God sheweth his signs unto you, that peradventure ye might seriously think

Hamid S. Aziz

They will ask you about wine and el maisar (getting something too easily, i. e. gambling, usury etc.), say, "In them both is great sin and some profit to men; but the sin of both is greater than the profit of the same." They will ask you what they shall expend in alms: Say: "The surplus (what is beyond need)." Thus does Allah manifest to you His signs; per chance (or possibly) you may reflect

Mahmoud Ghali

They ask you concerning wine and games of chance. Say, "In (both) is great vice, and profits for mankind; and the vice in them is greater than the profit." And they ask you (concerning) what (things) they should expend. Say, "Liberality." (Or: clemency) Thus, Allah makes evident the signs to you, that possibly you would meditate

Marmaduke Pickthall

They question thee about strong drink and games of chance. Say: In both is great sin, and (some) utility for men; but the sin of them is greater than their usefulness. And they ask thee what they ought to spend. Say: that which is superfluous. Thus Allah maketh plain to you (His) revelations, that haply ye may reflect.

Mohamed Ahmed - Samira

They ask you of (intoxicants, ) wine and gambling. Tell them: "There is great enervation though profit in them for men; but their enervation is greater than benefit. And they ask you what they should give. Tell them: "The utmost you can spare." So does God reveal His signs: You may haply reflect

Muhammad Asad

THEY WILL ASK thee about intoxicants and games of chance. Say: "In both there is great evil as well as some benefit for man; but the evil which they cause is greater than the benefit which they bring." And they will ask thee as to what they should spend [in God's cause]. Say: "Whatever you can spare." In this way God makes clear unto you His messages, so that you might reflect

Mustafa Khattab

They ask you ˹O Prophet˺ about intoxicants and gambling. Say, "There is great evil in both, as well as some benefit for people—but the evil outweighs the benefit."[1] They ˹also˺ ask you ˹O Prophet˺ what they should donate. Say, “Whatever you can spare.” This is how Allah makes His revelations clear to you ˹believers˺, so perhaps you may reflect

Progressive Muslims

They ask you about intoxicants and gambling. Say: "In them is great harm, and a benefit for mankind; but their harm is greater than their benefit." And they ask you how much are they to give, Say: "The excess." It is thus that God clarifies for you the revelations that you may think.

Sahih International

They ask you about wine and gambling. Say, "In them is great sin and [yet, some] benefit for people. But their sin is greater than their benefit." And they ask you what they should spend. Say, "The excess [beyond needs]." Thus Allah makes clear to you the verses [of revelation] that you might give thought.

Sam Gerrans

They ask thee about wine and games of chance. Say thou: “In both is great sin, and benefits for men; but their sin is greater than their benefit.” And they ask thee what they should spend. Say thou: “The surplus.” Thus does God make plain to you the proofs, that you might reflect

Shabbir Ahmed

They ask you (O Messenger), concerning alcohol, intoxicants, gambling, and easy money. Say, "There is great loss for men and women in these things and a little momentary gain. Their damage far outweighs their benefit. They drag down individual and collective potentials of people." And they ask you what they should spend on others. Tell them, "All that is beyond your needs." Thus Allah makes plain to you His Revelations, that you may reflect and understand the Wisdom behind each Command.

Syed Vickar Ahamed

They ask you (O Prophet) concerning drinking and gambling: Say: "In them is great sin, and some profit, for men; But the sin is greater than the profit. " (And) they ask how much they are to spend (in charity), Say: "What is beyond your needs." Thus Allah makes clear to you His Signs: In order that you may think—

Taqi Usmani

They ask you about wine and gambling. Say, "In both there is great sin, and some benefits for people. And their sin is greater than their benefit." And they ask you as to what they should spend. Say, “The surplus”. This is how Allah makes His verses clear to you, so that you may ponder

The Monotheist Group

They ask you about alcohol and gambling. Say: "In them is great harm, and a benefit for the people; but their harm is greater than their benefit." And they ask you how much they are to give, say: "The excess." It is thus that God clarifies for you the revelations that you may think.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils tʹinterrogent sur le vin et les jeux de hasard. Dis: ʺDans les deux il y a un grand péché et quelques avantages pour les gens; mais dans les deux, le péché est plus grand que lʹutilitéʺ. Et ils tʹinterrogent: ʺQue doit-on dépenser (en charité)?ʺ Dis: ʺLʹexcédent de vos biens.ʺ Ainsi, Allah vous explique Ses versets afin que vous méditiez

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Di bara Mey (eraq) û qumarê de ji te dipirsin. Bibêje: Di herduyan de jî gunehekî pir mezin heye û ji bo mirovan hin feyde jî hene. Lê belê gunehê herduyan jî ji feydeya wan mezintir e. Dîsa ji te dipirsin ma (di riya Xwedê de) em çi bidin? Bibêje: Yê zêdeyî pêdiviyên xwe (bidin). Bi vî awayî Xwedê ayetên xwe ji we re eşkere dike da hûn bifikirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij vragen jou naar de wijn en het kansspel. Zeg: ʺIn beide is grote zonde en veel nuttigheid voor de mensen, maar hun zonde is groter dan hun nut.ʺ Zij vragen jou ook wat zij als bijdragen zullen geven. Zeg: ʺWat over is.ʺ Zo maakt God aan jullie de tekenen duidelijk. Misschien zullen jullie nadenken

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen u ondervragen omtrent wijn en gelukspel. Zeg hun: In beiden is groote zonde, maar ook nut voor de menschen; maar de zonde is grooter dan het nut. Zij zullen u vragen, wat zij aan aalmoezen moeten besteden. Antwoord hun: Uw overvloed. Zoo heeft God u zijne teekens geopenbaard, opdat gij zoudt nadenken. Over deze en de volgende wereld.

Hollandaca — Siregar

Zij vragen jou over de wijn en het kansspel. Zeg: ʺIn beide is grote zonde en nut voor de mensen, maar de zonde in beide is groter dan hun nuit.ʺ En zij vragen jou wat zij aan bijdragen moeten geven. Zeg: ʺWat jullie kunnen missen.ʺ Zo maakt Hij voor jullie Zijn Tekenen duidelijk, hopelijk zullen jullie nadenken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [люди] спрашивают тебя (о, Пророк) об опьяняющем [вине] [можно ли потреблять, продавать и покупать] и азартной игре. Скажи: «В них обоих – великий грех (и вред для веры, разума и имущества человека) и некая польза [получение выгоды] для людей, но грех их – больше пользы (так как они отвлекают человека от поминания Аллаха и молитвы, вносят вражду и озлобленность, и расточают имущество)». И спрашивают они тебя: что им расходовать (из их имущества в качестве милостыни)? Скажи (им): «Остаток [то, что переходит за ваши потребности]». Вот так разъясняет Аллах вам знамения (и положения Своего Закона), – чтобы вы размышляли (о том, что приносит вам пользу)

Rusça — Osmanov

Они спрашивают тебя о вине и майсире. Отвечай: ʺИ в том, и в другом есть великий грех, есть и некая польза для людей, но греха в них больше, чем пользыʺ. Они спрашивают тебя, что же им расходовать. Отвечай: ʺИзлишек [, который остается у вас]ʺ. Так разъясняет вам Аллах знамения, - может быть, вы поразмыслите

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE FRÅGAR dig om rusdrycker och spel om pengar. Säg: ʺDet ligger svår synd i bådadera men (också) något som kan vara människan till nytta. Det onda de medför är dock större än den nytta de kan ge.ʺ Och de frågar dig vad de bör ge åt andra. Säg: ʺDet som överstiger vars och ens behov.ʺ Så klargör Gud (Sina) budskap för er för att ni skall tänka över (dem)