Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.

وَاذْكُرُوا اللّٰهَ فِي اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍ فَمَنْ تَعَجَّلَ فِي يَوْمَيْنِ فَلَا اِثْمَ عَلَيْهِ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَا اِثْمَ عَلَيْهِ لِمَنِ اتَّقٰى وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُوا اَنَّكُمْ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

ve ƶkurū (a)llahe fī eyyāmin meǎ'dūdātin fe men teǎccele fī yevmeyni fe lā iṧme ǎleyhi ve men teeḣḣara fe lā iṧme ǎleyhi li meni tteḳā ve tteḳū (a)llahe ve ǎ'lemū ennekum ileyhi tuHşerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاذْكُرُواve ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve anın
2اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
3فِي
4اَيَّامٍeyyāminي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünlerde
5مَعْدُودَاتٍmeǎ'dūdātinع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.sayılı
6فَمَنْfe menkim
7تَعَجَّلَteǎcceleع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.acele ederse
8فِي
9يَوْمَيْنِyevmeyniي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeciiki gün içinde
10فَلَاfe lāyoktur
11اِثْمَiṧmeا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünah
12عَلَيْهِǎleyhiona
13وَمَنْve menve kim
14تَاَخَّرَteeḣḣaraا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımgeri kalırsa
15فَلَاfe lāyoktur
16اِثْمَiṧmeا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünah
17عَلَيْهِǎleyhiona da
18لِمَنِli menikimse için
19اتَّقٰىtteḳāو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişisakınan
20وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
21اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
22وَاعْلَمُواve ǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilin ki
23اَنَّكُمْennekumşüphesiz siz
24اِلَيْهِileyhiO'nun huzuruna
25تُحْشَرُونَtuHşerūneح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplanacaksınız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sayılı hac günlerinde Allah'ı anın. İki gün içinde acele edip de dönmek isteyenlere suç yok. Geri kalanlara da suç yok ama sakınmak şartıyla. Allah'tan sakının ve bilin ki siz, şüphe yok onun tapısında haşr edileceksiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sayılı hac günlerinde Allahʼı anın. İki gün içinde acele edip de dönmek isteyenlere suç yok. Geri kalanlara da suç yok ama sakınmak şartıyla. Allahʼtan sakının ve bilin ki siz, şüphe yok onun tapısında haşr edileceksiniz.

Adem Uğur

Sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Ahmed Hulusi

Bir de sayılı günlerde (kurban bayramı 2. /3. /4. günleri) Allah'ı zikredin (tekbir getirin). Kim iki gün içinde aceleyle işini bitirirse ona bir suç yoktur. Kim tehir ederse ona da suç yoktur. Bu korunan kimse içindir. . . Allah'tan korunun (yaptıklarınızın sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) ve iyi bilin ki muhakkak sonunda O'na haşrolacaksınız.

Ahmet Tekin

Sayılı günlerde, teşrik günlerinde telbiye ve tekbir getirerek Allah’ı zikredin, Allah’a ibadet edin, Allah’ın dinini, şeriatını anlatın. İki gün içinde, acele edip Mina’dan Mekke’ye dönmek isteyene günah yoktur. İki gün içinde dönmeyip, geciken de bilerek günah işlemiş sayılmaz. Bunlar günahlardan arınıp Allah’a sığınanlar, emirlerini yerine getirenler, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler içindir. Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunun. Bilin ki, toplanıp onun huzuruna getirileceksiniz.

Ahmet Varol

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim iki günde acele ederse onun için bir günah yoktur. Kim de geriye kalırsa sakındığı takdirde onun için de bir günah yoktur. [42] Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Ali Bulaç

Sayılı günlerde Allah'ı anın. İki günde (Mina'dan dönmek için) elini çabuk tutana günah yoktur, geri kalana da günah yoktur. (Bu) sakınan için(dir). Allah'tan korkup sakının ve gerçekten bilin ki, siz O'na döndürülüp toplanacaksınız.

Ali Fikri Yavuz

Bir de sayılı günlerde (teşrîk günlerinde) Allah’ı tekbîr ile zikredin. Kim, iki günde (zilhiccenin on birinci ve on ikinci gününde) Mina’dan dönmek için acele ederse, ona günah yoktur. Mina’da geri kalana da günah yoktur. Fakat, bu günahın olmayışı takvâ sahibi içindir. Allah’dan korkun ve bilin ki, muhakkak hepiniz ona dönüp toplanacaksınız.

Ali Rıza Safa

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim iki gün içinde ivedi davranırsa, üzerine suç yoktur. Kim geriye kalırsa, onun üzerine de suç yoktur. Sorumluluk bilinci taşıyanlar için böyledir. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Çünkü iyi bilin ki, O'nun karşısında toplanacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Mina'da tayin edilmiş belli günlerde Allah'ı anınız; her kim iki gün içinde acele ederse günaha girmez, kim orada daha uzun kalırsa, o da Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde oldukça, günaha girmemiş olur. O halde Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olunuz ve sonunda Allah'ın huzurunda toplanacağınızı biliniz.

Bekir Sadak

Allah'i sayili gunlerde anin. Gunahtan sakinan kimseye, acele edip, Mina'daki ibadeti iki gunde bitirirse gunah yoktur, geri kalsa da gunah yoktur. Allah'tan sakinin. O'nun katinda toplanacaginizi bilin.

Celal Yıldırım

Ve sayılı günlerde Allah'ı anın.. Kim iki günde (Minâ'dan ayrılmak için) acele ederse, ona hiçbir günah yoktur. Kim de geri kalırsa, ona da hiçbir günah yoktur. (Tabii bu) Allah'tan korkup günahlardan sakınan içindir. Artık Allah'tan korkun ve bilin ki herhalde siz O'na haşrolunacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Belirlenmiş günlerde Allah’ı zikredin. Allah’a saygılı olan için iki günde (dönmekte) acele edene günah yoktur; daha uzun kalana da günah yoktur. Allah’a saygılı olun. Bilin ki sizler O’nun huzurunda toplanacaksınız!

Diyanet İşleri

Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ı sayılı günlerde anın. Günahtan sakınan kimseye, acele edip, Mina'daki ibadeti iki günde bitirirse günah yoktur, geri kalsa da günah yoktur. Allah'tan sakının. O'nun katında toplanacağınızı bilin.

Diyanet Vakfi

Sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin (tekbir alın). Bunlardan kim iki gün içinde (Mina'dan) dönmek için acele ederse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Ama bu, takva sahipleri içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, siz ancak O'nun huzuruna varıp toplanacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin, tekbir getirin. Bunlardan iki gün içinde dönüş için acele edene günah yoktur, geç dönene de günah yoktur; fakat korunan için. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de sayılı günlerde Allahı zikredin -tekbir alın- bunlardan iki gün içinde avdet için acele edene günah yok, teahhur edene de günah yok amma korunan için: Allaha korunun ve bilin ki siz ona haşrolunacaksınız

Erhan Aktaş

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim acele edip, iki gün içinde dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa takvalı olduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'a karşı takvalı olun ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim acele edip, iki gün içinde dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa takvalı olduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'a karşı takvalı olun ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim acele edip, iki gün içinde dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa takvalı olduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'a karşı takvalı olun ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Fizilal-il Kuran

Sayılı günlerde Allah'ın adını anın. Kim hemen iki gün içinde dönerse bir günahı yoktur. Kim geri kalırsa da, günahtan korunanlar için, günahı yoktur. Allah'tan korkun ve bilin ki, hepiniz O'nun huzurunda biraraya getirileceksiniz.

Gültekin Onan

Sayılı günlerde (Mina'da) Tanrı'yı anın. İki günde (Mina'dan dönmek için) elini çabuk tutana/acele edene günah yoktur, geri kalana da günah yoktur. (Bu) sakınan için(dir). Tanrı'dan korkup sakının ve gerçekten bilin ki siz O'na döndürülüp toplanacaksınız.

Hamdi Döndüren

Bir de sayılı günlerde Allah’ı anın (tekbir getirin)! Her kim, (Mina’dan Mekke’ye) iki gün içinde dönmek için acele ederse ona günah yoktur. Her kim de geri kalırsa ona da günah yoktur. Ama bu sakınanlar içindir. Allah’tan sakının ve bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız!

Hasan Basri Çantay

Bir de sayılı günlerde Allahı zikredin (tekbir alın). Kim iki günde ("Mina" dan dönmek için) acele ederse üstüne günah yokdur. Kim de geri kalırsa ona da günah yokdur. (Fakat bu,) takva saahibi için (dir). Allahdan korkun ve bilin ki muhakkak (hepiniz) ancak Ona (varıb) toplanacaksınız.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Sayılı günlerde Allah'ı anın. (75) Kim iki günde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günâh yoktur. Kim geri kalırsa ona da günâh yoktur. (Bu,) korunan için (dir). Allah'tan korkun ve O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin. (75. Sayılı günlerden kasıt teşrik günleridir. Bunlar zilhiccenin on birinci, on ikinci ve on üçüncü günleri yani kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleridir.)

Hayrat Neşriyat

O hâlde sayılı günlerde (teşrik günlerinde) Allah’ı (tekbirlerle) zikredin! Bundan böyle kim iki günde (Mina’dan dönmek için) acele ederse, artık ona bir günah yoktur. Kim de (Üçüncü güne) geri kalırsa ona da bir günah yoktur. (Bu, günahlardan) sakınanlar içindir. Öyleyse Allah’dan sakının ve bilin ki, doğrusu siz O’nun huzûruna toplanacaksınız.

İbni Kesir

Sayılı günlerde Allah'ı zikredin. Kim iki günde acele ederse, ona günah yoktur. Kim de geri kalırsa, ona günah yoktur. Bu; takva sahibi olanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, şüphesiz siz, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Mehmet Okuyan

Sayılı günlerde Allah’ı hatırlayın! Takvâlı (duyarlı) olmak isteyenler için kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönmek isterse ona herhangi bir günah yoktur. (Dönüşü) geciktirenler için de herhangi bir günah yoktur. Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bilin ki hepiniz yalnızca O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Muhammed Esed

Ve Allah'ı tayin edilmiş belli günler de hatırlayın; her kim iki gün içinde acele ederse günaha girmez, kim daha uzun kalırsa o da Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde oldukça günaha girmemiş olur. O halde Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve sonunda O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Mustafa İslamoğlu

Sayılı günlerde Allah'ı anın! Her kim acele edip iki günde dönerse ona günah yoktur. Kim de dönüşü erteleyip daha uzun kalırsa sorumlu davrandığı sürece ona da günah yoktur. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve sonunda O'nun huzurunda toplanacağınızı aklınızdan çıkarmayın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah Teâlâ'yı sayılı günlerde zikrediniz. İmdi her kim iki gün içinde (Mina'dan dönmek için) acele ederse onun üzerine günah yoktur, geri kalana da günah yoktur. (Bu) Muttakî olan içindir. Ve Allah'tan korkunuz ve biliniz ki, sizler şüphesiz O'na haşr olunacaksınızdır.

Ömer Öngüt

Sayılı günlerde (eyyâm-ı teşrikte) Allah'ı zikrediniz. Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona bir günah yoktur. Her kim geri kalırsa, ona da bir günah yoktur. Bu, takvâ sahibi olanlar içindir. O halde Allah'tan korkun. Biliniz ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Suat Yıldırım

O sayılı günlerde tekbir getirerek Allah’ı zikredin! Kim acele edip iki günde dönerse ona vebal yoktur. Kim geri kalırsa, günahlardan korunduğu takdirde, ona da vebal yok. Allah’a karşı gelmekten korunun ve bilin ki hepiniz neticede diriltilip O’nun huzurunda toplanacaksınız!

Süleyman Ateş

Sayılı günlerde Allah'ı anın (tekbir alın). Kim hemen iki gün içinde (Mina'dan Mekke'ye) dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa korunduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'tan korkun ve O'nun huzuruna toplanacağınızı bilin.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ı bir de (bayramın birinci gününe) eklenen günlerde anın (şeytan taşlama ibadetini yapın). Kim acele eder (şeytan taşlamayı eklenen) iki gün içinde tamamlarsa ona bir günah yoktur. Kim bir gün daha kalırsa (eklenen üçüncü günde de taşlarsa) ona da bir günah yoktur. Bu, yanlışlardan sakınanlar içindir. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ı sayılı günlerde de (babalarınızdan öğrendiğiniz gibi) anın. Kim acele eder, (Mina'dan) iki günde dönerse, sevabında bir eksilme olmaz. Geciken kişinin de sevabında bir eksilme olmaz. Bu, çekinenler için böyledir. Allah'tan çekinip korunun ve bilin ki huzurunda toplanacağınız zat O'dur.

Şaban Piriş

Allah'ı sayılı günlerde de anın. Günahtan sakınan kimseye, acele edip (Mina'daki ibadeti) iki günde bitirse de günah yoktur, geri kalsa da günah yoktur. Allah'tan sakının, onun katında toplanacağınızı bilin.

Tefhim-ul Kuran

Sayılı günlerde Allah'ı anın. İki günde (Mina'dan dönmek için) elini çabuk tutana günah yoktur, geri kalana da günah yoktur. (Bu) sakınan için(dir.) Allah'tan korkup sakının ve gerçekten bilin ki, siz O'na döndürülüp toplanacaksınız.

Ümit Şimşek

Belirli günlerde de Allah'ı ayrıca anın. Acele ederek iki günde haccını bitirene bir günah yoktur. Geride kalan için de, kötülükten sakındığı takdirde, bir günah yoktur. Allah'tan sakının; ve bilin ki hepiniz Onun huzurunda toplanacaksınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ı sayılı günlerde anın. Kim hemen iki gün içinde işini bitirirse ona günah yoktur. Kim de bunu geciktirir-ertelerse, sakınıp korunduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'tan korkun ve bilin ki, siz O'nun huzurunda haşredileceksiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sayı müəyyən olan günlərdə (zil-Hiccənin 11-i, 12-si və 13-ü) Allahı yad edin. Kim iki gün ərzində ziyarətini tamamlayıb geri qayıtsa, ona heç bir günah olmaz. Kim (13-cü günü Minada) yubanarsa, ona da heç bir günah olmaz. Bu, Allahdan qorxanlara aiddir. Allahdan qorxun və bilin ki, Onun hüzuruna toplanılacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey hacılar!) Sayı bəlli olan günlərdə (Mina dağında) Allahı yada salın (təkbirlə zikr edin). Tələsərək iki gündə (zülhiccənin on birinci və on ikinci günlərində Minadan Məkkəyə) qayıdana heç bir günah gəlməz. Eləcə də yubanana (zülhiccənin on üçüncü günü Minada qalana) heç bir günah tutulmaz. Bu (günah tutulmaması), müttəqilərə aiddir. Allahdan qorxun və Onun yanında (hüzurunda) toplanacağınızı bilin!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und gedenkt Allahs während einer bestimmten Anzahl von Tagen. Wer sich jedoch in zwei Tagen (mit dem Aufbruch) beeilt, den trifft keine Sünde, und wer länger bleibt, den trifft keine Sünde; (das gilt) für den, der gottesfürchtig ist. Fürchtet Allah und wißt, daß ihr zu Ihm versammelt werdet!

Almanca — M. A. Rassoul

Und gedenkt Allahs während einer bestimmten Anzahl von Tagen; und wer eilig in zwei Tagen aufbricht, den trifft keine Schuld, und wer länger bleibt, den trifft keine Schuld, wenn er gottesfürchtig ist. Und fürchtet Allah und wisset, daß ihr zu Ihm geführt werdet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gedenkt ALLAHs an abgezählten Tagen . Und wer in zwei Tagen beeilt aufbricht, auf diese kommt keine Verfehlung zu, und wer später aufbricht, für diesen ist es (ebenfalls) keine Verfehlung, (dies) für denjenigen, der Taqwa gemäß handelt. Und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber und wisst, daß ihr doch vor Ihm versammelt werdet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And exercise your minds in devotion and in meditation on three specific days following the conclusion of AL-Hajj when AL-Shaytan is pelted with stones in the valley of Mina. As this is optional, you incur no blame if you should leave Macca two days before or after the due date if you sincerely venerate Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him and faithfully realize that to Him shall you be thronged.

Abdul Haleem

Remember God on the appointed days. If anyone is in a hurry to leave after two days, there is no blame on him, nor is there any blame on anyone who stays on, so long as they are mindful of God. Be mindful of God, and remember that you will be gathered to Him.

Abdullah Yusuf Ali

Celebrate the praises of Allah during the Appointed Days. But if any one hastens to leave in two days, there is no blame on him, and if any one stays on, there is no blame on him, if his aim is to do right. Then fear Allah, and know that ye will surely be gathered unto Him.

Abul A'la Maududi

And remember Allah through the appointed days. It is no sin for him who hastens off and returns in two days, and it is no sin for him who delays the return provided he has spent the days in piety. Beware of disobeying Allah and know well that to Him you all shall be mustered.

Aisha Bewley

Remember Allah on the designated days. Those who hurry on in two days have done no wrong, and those who stay another day have done no wrong – those of them who have taqwa. So have taqwa of Allah. And know that you will be gathered back to Him.

Al-Hilali & Khan

And remember Allâh during the appointed Days.[1] But whosoever hastens to leave in two days, there is no sin on him and whosoever stays on, there is no sin on him, if his aim is to do good and obey Allâh (fear Him), and know that you will surely be gathered unto Him.

Ali Quli Qarai

Remember Allah in the appointed days. Then whoever hastens off in a couple of days, there is no sin upon him, and whoever delays, there is no sin upon him —that for one who has been Godwary— and be wary of Allah, and know that toward Him you will be mustered.

Amatul Rahman Omar

Remember Allâh (at Minâ) with His praises during (these) days appointed (for this purpose). However if any one hastens (to leave the valley of Minâ) after two days there is no sin for him and if any one stays behind, it is no sin for him either. (This direction is) for him who guards against evil (under all circumstances). So take Allâh as a shield, and know that you shall all be brought together before Him.

Arthur John Arberry

And remember God during certain days numbered. If any man hastens on in two days, that is no sin in him; and if any delays, it is not a sin in him, if he be godfearing. And fear you God, and know that unto Him you shall be mustered.

Bijan Moeinian

Worship your Lord for a few days in <i>Mena</i>. You may contemplate there only for two days or you may extend your stay as long as the aim is to increase your faith. Observe your Lord and remember that you have to return to Him.

E. Henry Palmer

Remember God for a certain number of days; but whoso hastens off in two days, it is no sin to him, and he who lingers on it is no sin to him,- for him who fears. So fear ye God and know that unto Him shall ye be gathered.

Edip-Layth

Remember God during a number of days. Whoever hurries to two days, there is no sin upon him; and whoever delays, there is no sin upon him if he is being righteous. Be conscientious of God, and know that it is to Him that you will be gathered.

George Sale

Remember God the appointed number of days: But if any haste to depart from the valley of Mina in two days, it shall be no crime in him. And if any tarry longer, it shall be no crime in him, in him who feareth God. Therefore fear God, and know that unto him ye shall be gathered.

Hamid S. Aziz

Remember Allah through the appointed days; but whoever hastens off in two days, it is no sin to him, and he who lingers on it is no sin to him, for him who fears. So fear you Allah and know that unto Him shall you be gathered.

Mahmoud Ghali

And remember Allah during a (prescribed) number of days. So, whoever hastens on in two days, then there is no vice in him, (Literally: on him) and whoever defers then there is no vice in him; (that is) for whoever is pious. And be pious to Allah, and know that to Him you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

Remember Allah through the appointed days. Then whoso hasteneth (his departure) by two days, it is no sin for him, and whoso delayeth, it is no sin for him; that is for him who wardeth off (evil). Be careful of your duty to Allah, and know that unto Him ye will be gathered.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember God during the stated days; but if a person comes away after two days, it will not be a sin; and if one tarries, he will not transgress, if he keep away from evil. Follow the law of God, and remember that you will have to gather before Him in the end.

Muhammad Asad

And bear God in mind during the appointed days; but he who hurries away within two days shall incur no sin, and he who tarries longer shall incur no sin, provided that he is conscious of God. Hence, remain conscious of God, and know that unto Him you shall be gathered.

Mustafa Khattab

And remember Allah during ˹these˺ appointed days.[1] Whoever departs swiftly on the second day is not sinful, neither are those who stay behind ˹till the third—seeking additional reward˺, so long as they are mindful ˹of their Lord˺. And be mindful of Allah, and know that to Him you will ˹all˺ be gathered.

Progressive Muslims

And remember God during a few number of days. Whoever hurries to two days, there is no sin upon him; and whoever delays, there is no sin upon him if he is being righteous. And be aware of God, and know that it is to Him that you will be gathered.

Sahih International

And remember Allah during [specific] numbered days. Then whoever hastens [his departure] in two days - there is no sin upon him; and whoever delays [until the third] - there is no sin upon him - for him who fears Allah. And fear Allah and know that unto Him you will be gathered.

Sam Gerrans

And remember God during days numbered. And whoso makes haste in two days, no sin is upon him; and whoso tarries, no sin is upon him — for him who is in prudent fear; and be in prudent fear of God, and know that to Him you will be gathered.

Shabbir Ahmed

The appointed days of Pilgrimage and Umrah are meant to remind one another of Allah's Commands. If a participant hastens his departure by a couple of days or delays it, there is no detriment in either case for those who walk aright. Walk aright and remember that all of you will be gathered before Him.

Syed Vickar Ahamed

And celebrate the Praises of Allah during the appointed days. But if anyone has to leave in two days, there is no sin on him, and if anyone stays on, there is no sin on him (either), if his aim is to do right. Then fear Allah, and know that you will surely be brought before Him.

Taqi Usmani

Recite the name of Allah during the given number of days. Then whoever is early in leaving after two days, there is no sin on him, and whoever leaves later, there is no sin on him, if he is God-fearing. Fear Allah and be sure that you are going to be gathered before Him.

The Monotheist Group

And remember God during a few number of days. Whoever hurries to two days, there is no sin upon him; and whoever delays, there is no sin upon him if he is being righteous. And be aware of God, and know that it is to Him that you will be gathered.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et invoquez Allah pendant un nombre de jours déterminés. Ensuite, il nʹy a pas de péché, pour qui se comporte en piété, à partir au bout de deux jours, à sʹattarder non plus. Et craignez Allah. Et sachez que cʹest vers Lui que vous serez rassemblés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di çend rojên bijimar (her sê rojên piştî eydê) de Xwedê (bi tekbîr û tesbîhan) dibîr bînin. Vêca kî ku di du rojan de lez bike (da ku ji Mînayê vegerê Mekkê) tu guneh li serê nîn e û kî ku dereng jî bimîne (roj^n xwe temam bike) tu guneh li ser wî jî nîn e. Ev e, ji bo wî kesi ye ku ji Xwedê ditirse. Hay ji emr û nehyê Xwedê hebin! Agahdar bin, birastî jî hûn hemû dê bi bal Wî ve bên komkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Gedenkt God op een bepaald aantal dagen. Als iemand het haastig in twee dagen doet, dan is dat voor hem geen vergrijp en als iemand het langzamer doet, dan is dat voor hem ook geen vergrijp, als hij maar godvrezend is. En vreest God en weet dat jullie tot Hem verzameld zullen worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenkt God op de bepaalde dagen. Die het vertrek uit de vallei van Mina zal hebben verhaast, zal niet schuldig zijn. Ook hij niet die nog langer blijft, indien hij God slechts vreest. Vreest daarom God en weet dat gij eens tot hem verzameld wordt.

Hollandaca — Siregar

En gedenkt Allah gedurende een vastgesteld aantal dagen. Maar wie haast heeft om na twee dagen te vertrekken, en rust dan geen zonde op hem; en wie (het vertrek nog een dag) uitstelt, er rust dan (ook) geen zonde op hem, voor wie Allah vreest. En vreest Allah en weet dat jullie tot Hem verzameld zullen worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (особо сильно) поминайте Аллаха (восхваляя Его и возвеличивая словами и делами) в дни исчисленные [в дни ташрика [[Одиннадцатое, двенадцатое и тринадцатое числа месяца зуль-хиджжа.]]]. Кто поторопится в два дня [кто захочет выйти из долины Мина до захода солнца двенадцатого числа, после бросания камешек], то не (будет) греха на нем, а кто задержится (и останется ночевать в Мине, чтобы бросать камушки тринадцатого числа), то не (будет) греха на нем; (это) – для того, кто будет остерегаться (наказания) Аллаха (завершая быстрее и задерживаясь) [[Но задержаться лучше, потому что это еще большее поклонение и следование тому, что совершал Пророк.]]. И остерегайтесь (наказания) Аллаха (выполняя то, что Он повелел и, сторонясь того, что Он запретил) и знайте, что вы к Нему будете собраны (в День Суда).

Rusça — Osmanov

Поминайте Аллаха в установленные дни. А если кто торопится [и завершает обряд] в два дня, то нет греха на нем. А если кто задержится и [завершит обряд по истечении трех дней], то нет греха на нем. И все это для богобоязненных. Бойтесь же Аллаха и знайте, что к Нему призовут вас [и предстанете] вы пред Ним.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och prisa Gud under de (tre) fastställda dagarna; men den som beger sig iväg efter två dagar begår ingen synd och om någon stannar längre begår han (heller) ingen synd, om han fruktar (Gud i allt). - Ja, frukta Gud (ni alla) och var förvissade om att ni skall samlas åter till Honom.