(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاِنَّهُ لَلْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

ve min Hayṧu ḣaracte fe velli vecheke şeTra l-mescidi l-Harāmi ve innehu le l-Haḳḳu min rabbike ve mā (a)llahu bi ğāfilin ǎmmā teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْve minve
2حَيْثُHayṧuح ي ثHer yerde, neredenereden
3خَرَجْتَḣaracteخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkarsan (yola)
4فَوَلِّfe velliو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdön
5وَجْهَكَvechekeو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzünü
6شَطْرَşeTraش ط رİkiye bölmek, yarıya ayırmak, bir şeyin yönü, doğrutarafına
7الْمَسْجِدِl-mescidiس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmekMescid-i
8الْحَرَامِl-Harāmiح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.Haram
9وَاِنَّهُve innehubu elbette
10لَلْحَقُّle l-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekbir gerçektir
11مِنْmin-den
12رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin-
13وَمَاve māve değildir
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15بِغَافِلٍbi ğāfilinغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşanhabersiz
16عَمَّاǎmmā-dan
17تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıklarınız-

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Nerede bulunursan bulun, hemen yüzünü Mescid-i Harâm'a doğru çevir. Bu emir şüphesiz gerçektir, Rabbindendir ve Allah yaptığınız şeylerden gafil değildir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Nerede bulunursan bulun, hemen yüzünü Mescid-i Harâmʼa doğru çevir. Bu emir şüphesiz gerçektir, Rabbindendir ve Allah yaptığınız şeylerden gafil değildir.

Adem Uğur

Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Ahmed Hulusi

Nereden (hangi düşünceden) çıkarsan çık, vechini (yüzünü - müşahedeni) Mescid-i Haram'a (çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale) döndür! Bu elbette Rabbinden (kaynaklanan) bir Hak'tır. Allah varlığınızın hakikati olarak, ortaya koyduklarınızdan gafil değildir.

Ahmet Tekin

Nereden yola çıkarsan çık, namazda yüzünü Mescid-i Haram tarafına, Kâbe’ye çevir. Bu Rabbinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, Kur’ân âyetiyle bildirilen doğrudur. Allah işlediğiniz amellerden gâfil, habersiz değildir.

Ahmet Varol

Her nereden (yola) çıkarsan çık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Şüphesiz bu, Rabbin tarafından bildirilen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Ali Bulaç

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Ali Fikri Yavuz

Nereden sefere çıkarsan, namazda yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir. Bu yöneliş emri Rabbinden gelen gerçek bir haktır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Ali Rıza Safa

Nereden çıkarsan, yüzünü, Kutsal Yakarış Evi yönüne çevir. Kuşkusuz, kesinlikle, Efendinden bir gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan zaten habersiz değildir.

Bayraktar Bayraklı

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Bu emir, Rabbinden sana gelen bir gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Bekir Sadak

Her nereden yola cikarsan, yuzunu Mescid-i Haram semtine cevir, suphesiz bu Rabbinden bir haktir. Allah, yaptiklarinizdan gafil degildir.

Celal Yıldırım

Her nerede (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Harâm'a çevir. Şüphesiz ki bu, Rabbin tarafından (verilen) hak (bir emir)dir. Allah yapacaklarınızdan habersiz değildir..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Her nereden (yola) çıkarsan yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Bu, elbette rabbinden gelen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.

Diyanet İşleri (eski)

Her nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Diyanet Vakfi

Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescid- i Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her nereden yola çıkarsan hemen yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Şüphesiz bu Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz de değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem her nereden sefere çıkarsan hemen Mescidi harama doğru yüzünü çevir, bu emir şüphesiz hak, rabbından olduğu muhakkakdır, Allah amellerinizden gafil de değildir

Erhan Aktaş

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Her nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Her nereden çıkarsan çık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu emir Rabb'inden gelen haktır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Fizilal-il Kuran

Nereden yola çıkmış olursan ol, yüzünü Mescid- i Haram'a doğru çevir. Bu kesinlikle Rabbinden gelen bir gerçektir. Hiç şüphesiz, Allah neler yaptığınızdan habersiz değildir.

Gültekin Onan

Her nereden (yola) çıkarsan çık, (namaz için) yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Kuşkusuz bu rabbinden gelen bir gerçektir. Tanrı, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Hamdi Döndüren

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü (namazda) Mescid-i Haram yönüne çevir. Kuşkusuz bu, Rabbinden sana gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Hasan Basri Çantay

Hangi yerden (sefere) çıkarsan (namazda) yüzünü Mescid-i haram tarafına döndür. Bu (emir de) Rabbinden (gelen) mutlak bir Hak dır. Allah, yapacaklarınızdan gaafil değildir.

Hasib Asutay

(Habibim!) Nereden (yola) çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz, bu, Rabbinden olan bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Hayrat Neşriyat

Ve nereden (yolculuğa) çıksan, artık (namazda) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına (Kâ'beye) çevir! Hiç şübhesiz ki bu, Rabbinden (gelen) haktır. Hâlbuki Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

İbni Kesir

Nereden (yola) çıkarsan yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Şüphesiz bu, Rabbından bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

Mehmet Okuyan

Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Şüphesiz ki bu (emir), Rabbinden (sana gelen bir) gerçektir. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

Muhammed Esed

Böylece, nereden gelirseniz gelin, (namazda) yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin. Bilin ki bu (emir) Rabbinizden gelen bir hakikattir; ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Mustafa İslamoğlu

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü mutlaka Mescid-i Haram'a çevir. Bil ki bu emir Rabbinden gelen bir hakikattir. Allah sizin de yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve her nereden sefere çıkarsan hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür. Şüphe yok ki bu Rabbin cânibinden bir haktır. Ve Allah Teâlâ sizin amellerinizden gâfil değildir.

Ömer Öngüt

Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i haram'a doğru çevir. Şüphesiz ki bu, Rabbinizden gelen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Suat Yıldırım

Her nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür! Şüphesiz ki böyle yapmak, Rabbin tarafından gelen gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Süleyman Ateş

Nereden (yola) çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Süleymaniye Vakfı

(Namaza) kalktığın her yerde yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Bu, kesinlikle Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Namaza) kalktığın her yerde yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Rabbinin doğru saydığı budur. Yaptığınız hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz.

Şaban Piriş

Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen hak bir emirdir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Tefhim-ul Kuran

Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

Ümit Şimşek

Onun için, nereden yola çıkarsan çık; yönünü Mescid-i Harama çevir. Çünkü o Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir. Allah ise yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a döndür. Bu, elbette Rabb'inden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hara səfərə çıxsan, namaz qıldıqda üzünü Məscidulharama tərəf çevir! Çünki bu, sənin Rəbbindən gələn haqdır! Allah sizin etdiklərinizdən xəbərsiz deyildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Hər hansı bir yerə getdikdə, (namaz vaxtı) üzünü Məscidülhərama (Kəʼbəyə) tərəf çevir! Çünki Rəbbin tərəfindən göstərilən bu qiblə haqdır. Allah gördüyünüz işlərdən xəbərsiz deyildir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wo immer du herkommst, sollst du dein Antlitz in Richtung der Heiligen Moschee wenden! Das ist die Wahrheit von deinem Herrn. Gott entgeht nichts von dem, was ihr tut.

Almanca — Der Edle Quran

Und woher du immer heraustrittst, da wende dein Gesicht in Richtung der geschützten Gebetsstätte. Es ist wirklich die Wahrheit von deinem Herrn. Und Allah ist nicht unachtsam dessen, was ihr tut.

Almanca — M. A. Rassoul

Und von wo du auch herkommst, wende dein Gesicht in Richtung der heiligen Moschee; denn dies ist gewiß die Wahrheit von deinem Herrn. Und Allah ist dessen nicht achtlos, was ihr tut.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wohin auch immer du gehst, wende dich mit dem Gesicht in Richtung von Almasdschidil-haram. Und gewiß, dies ist zweifelsohne die Wahrheit von deinem HERRN. Und ALLAH ist nicht achtlos dem gegenüber, was ihr tut.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And whenever you, Muhammad, depart from a place, turn your face at prayer toward the Sacred Mosque, for it is indeed the truth proceeding from Allah, your Creator, and Allah is not unaware of all that you do.

Abdul Haleem

[Prophet], wherever you may have started out, turn your face in the direction of the Sacred Mosque- this is the truth from your Lord: He is not unaware of what you do-

Abdullah Yusuf Ali

From whencesoever Thou startest forth, turn Thy face in the direction of the sacred Mosque; that is indeed the truth from the Lord. And Allah is not unmindful of what ye do.

Abul A'la Maududi

From wheresoever you might come forth turn your face towards the Holy Mosque; for that indeed is the Truth from your Lord, and Allah is not heedless of what you do.

Aisha Bewley

Wherever you come from, turn your face to the Masjid al-Haram. This is certainly the truth from your Lord. Allah is not unaware of what you do.

Al-Hilali & Khan

And from wheresoever you start forth (for prayers), turn your face in the direction of Al-Masjid-Al-Harâm (at Makkah), that is indeed the truth from your Lord. And Allâh is not unaware of what you do.

Ali Quli Qarai

Whencesoever you may go out, turn your face towards the Holy Mosque. Indeed it is the truth from your Lord, and Allah is not oblivious of what you do.

Amatul Rahman Omar

And from wheresoever you (O Prophet!) may go forth keep your attention fixed in the direction of Masjid al-Harâm (- the Holy Mosque at Makkah) for that indeed is the true commandment proceeding from your Lord, and Allâh is not at all unaware of what you do.

Arthur John Arberry

From whatsoever place thou issuest, turn thy face towards the Holy Mosque; it is the truth from thy Lord. God is not heedless of the things you do.

Bijan Moeinian

Wherever you are, say your prayers towards Majid-Alharam (in Mecca. ) This is an order from your Lord. Do not think that God does not know what you are doing.

E. Henry Palmer

From whencesoever thou comest forth, there turn thy face towards the Sacred Mosque, for it is surely truth from thy Lord; God is not careless about what ye do.

Edip-Layth

Regardless from where you start, you shall set yourself towards the Restricted Temple; it is the truth from your Lord; and God is not oblivious of what you do.

George Sale

And from what place soever thou comest forth, turn thy face towards the holy temple; for this is truth from thy Lord; neither is God regardless of that which ye do.

Hamid S. Aziz

From wherever you come forth, there turn your face towards the Sacred Mosque, for it is surely truth from your Lord; Allah is not unmindful about what you do.

Mahmoud Ghali

And from where you go out, then turn your face towards the Inviolable Mosque; and surely it is indeed the Truth from your Lord; and in no way is Allah ever heedless of whatever you do.

Marmaduke Pickthall

And whencesoever thou comest forth (for prayer, O Muhammad) turn thy face toward the Inviolable Place of Worship. Lo! it is the Truth from thy Lord. Allah is not unaware of what ye do.

Mohamed Ahmed - Samira

Each has a goal to which he turns. So strive towards piety and excel the others: God will bring you all together wheresoever you be. God has power over everything.

Muhammad Asad

Thus, from wherever thou mayest come forth, turn thy face [in prayer] towards the Inviolable House of Worship-for,. behold, this [commandment] comes in truth from thy Sustainer; and God is not unaware of what you do.

Mustafa Khattab

Wherever you are ˹O Prophet˺, turn your face towards the Sacred Mosque. This is certainly the truth from your Lord. And Allah is never unaware of what you ˹all˺ do.

Progressive Muslims

And from wherever you go out, you shall set yourself towards the Restricted Temple; it is the truth from your Lord; and God is not unaware of what you do.

Sahih International

So from wherever you go out [for prayer, O Muúammad] turn your face toward al- Masjid al-îaram, and indeed, it is the truth from your Lord. And Allah is not unaware of what you do.

Sam Gerrans

And from wheresoever thou goest out, direct thou thy face towards the inviolable place of worship; and it is the truth from thy Lord, and God is not unmindful of what you do.

Shabbir Ahmed

And wherever you proceed, whatever you are occupied with, remain attentive to the Divine Ideology symbolized by the Sacred Masjid. Behold, it is the Truth from your Lord. And Allah is not unaware of what you do with your life.

Syed Vickar Ahamed

And, from where ever you start forth, turn your face in the direction of the Sacred Mosque (in Makkah); That is indeed the truth from your Lord. And Allah is not unmindful of what you do.

Taqi Usmani

From wherever you set out, turn your face in the direction of the Sacred Mosque (Al-Masjid-ul-Harām). That, indeed, is the truth from your Lord, and Allah is not unaware of what you do.

The Monotheist Group

And from wherever you go out, you shall set yourself towards the Restricted Temple; it is the truth from your Lord; and God is not unaware of what you do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et dʹoù que tu sortes, tourne ton visage vers la Mosquée sacrée. Oui voilà bien la vérité venant de ton Seigneur. Et Allah nʹest pas inattentif à ce que vous faites.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi cihê tu pê de biçî seferê (di nimêjê de) berê xwe bide aliyê Mizgefta Heramê. Bêguman ev ji cem Xwedayê te fermaneke heq e ku ji bo te hatiye. Xwedê ji ya ku hûn dikin ne bêagah e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Waar je ook vandaan komt, wend je aangezicht in de richting van de heilige moskee. Het is de waarheid die van jouw Heer komt. God let goed op wat jullie doen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En aan welke plaats gij ook komen moogt, wendt uw aangezicht naar den heiligen tempel; want dit is de waarheid die van uwen God komt, en God is niet onopmerkzaam nopens hetgeen gij doet.

Hollandaca — Siregar

En waar jij ook vandaan vertrekt, wend jouw gezicht in de richting van de Masdjid al Harâm (de Gewijde Moskee te Mekkah) en voorwaar, het is zeker de Waarheid van jouw Heer, en Allah is niet onachtzaam omtrent wat jullie doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И откуда бы ты ни вышел (во время дальней поездки), (то во время молитвы) поворачивай свое лицо [прими направление] в сторону Запретной (для греха) Мечети; ибо это (направление) – однозначно, истина от твоего Господа, – поистине, Аллах не небрежет тем, что вы делаете!

Rusça — Osmanov

И где бы ты ни оказался, обращай лицо в сторону Запретной мечети. Вот она, истина от Господа твоего, и Аллах ведает о том, что вы вершите.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Var du än har börjat din färd, vänd därför ditt ansikte mot den heliga Moskén - detta är din Herres sanna ord. Gud förbiser ingenting av vad ni gör.