Meryem Suresi 63. Ayet — Elfaz
İşte bu, kullarımızdan Allah'a karşı gelmekten sakınanlara miras kılacağımız cennettir.
1تِلْكَtilkeişte budurİşaret Zamiri
2الْجَنَّةُl-cennetucennetMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık
3الَّتِيlletīİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4نُورِثُnūriṧuvereceğimizMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıو ر ثBirine mirasçı olmak, birinin mirasını almak, hayatta kalmak, birinden sonra birinin sahibi veya destekçisi olmak, halef olmak
5مِنْmin-danHarf-i Cer
7مَنْmenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8كَانَkāneMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin